1-4. İnsan, onun
kemiklerini diriltemeyeceğimi mi sanıyor! Diriliş gününe ve kendi kendini
kınayacak olan kişilere andolsun ki parmak uçlarını bile aynı haline getirmeye
gücüm yeter.
5. Ama buna rağmen
bazı insanlar kendini salmak istiyor.
6. "Diriliş
günü ne zamanmış" diye soruyor.
7. Şaşkınlıktan
gözler faltaşı gibi açıldığında,
8. Ay karanlığa
gömüldüğünde,
9. Güneş ve ay
birleştirildiğinde,
10. O gün insan
“Kime sığınsam şimdi” diye düşünür.
11. Ama hiçbir
şekilde şefaat olmayacak!
12. O gün tek söz
sahibi Tanrı olacak.
13. O gün insan,
neyi önemseyip neyi önemsemediğini anlayacak.
14-15. Çünkü insan
ne kadar bahane uydursa da, kendi kendine tanıktır.
16. Bu mesajı
hızlıca öğrenmek için dilinle telaş içinde mırıldanma.
17. Ben onu öğretip
yazdıracağım.
18. Sen de
öğreteceğim şekilde ezberlemelisin.
19. İşte böylece
onu net bir şekilde ortaya koyacağım.
20. Bakın sizler
çabucak gelip geçen bu diriliş öncesi hayata öncelik veriyorsunuz.
21. Diriliş sonrası
hayatı ise önemsemiyorsunuz.
22-23. O gün bazı
yüzler Tanrı’ya bakar ve ışıl ışıl mutluluk saçar.
24. O gün bazı
yüzler de korkudan solar.
25. Başının çok
büyük bir belaya girdiğini anlar.
26. Can boğaza
dayandığında,
27. “Yok mu tedavi
edecek bir doktor” diye feryat edildiğinde,
28. Ayrılık
vaktinin geldiğini anladığında,
29. Dizlerinin bağı
çözüldüğünde,
30. İşte o gün kişi
Tanrı’nın eline düşer.
31. Ama o ne
güvendi, ne de mesajına uydu.
32. Tam aksine
güvenmedi ve sırt çevirdi.
33. Şahsi çıkarları
için bir grubun peşinden gidiyordu.
34. "Hak
ettiğini bulacaksın sen!"
35. "Hak
ettiğini bulacaksın!"
36. İnsan hiçbir sorumluluğu
olmadığını mı sanıyor!
37. O, fışkırtılan
menideki bir tek spermden oluşmuyor mu?
38. Sonra bir
zigota dönüşüyor ve Tanrı onu biçimlendirip düzenliyor.
39. Erkek kadın
herkesi işte bu şekilde oluşturuyor.
40. Bunları yapanın
ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi!