.

.
.

27 Ekim 2016

Müddessir Suresi

1. Ey elçilik görevi verilmiş kişi
2. Görevini yerine getir. Uyarmaya başla.
3. Tanrı’yı gündeme getir.
4. Kendine çeki düzen ver.
5. Şirkten uzak dur.
6. İyiliği karşılık umarak yapma.
7. Tanrı’ya bağlan.
8-10. Ferman çıktığında, güvenmemiş olanlar için çok zor bir gündür. Hiç kolay değildir.
11-14. Bir başına yarattığım ve daha sonra benim sunduğum imkanlarla mal mülk çoluk çocuk sahibi olan o kişilerin hakından gelirim.
15. Üstelik bir de ileride onlara büyük mükafatı vereceğimi sanıyorlar.
16. Ama bu asla olmayacak! Çünkü mesajıma karşı direniyorlar.
17. Ben onları çok bunaltıcı bir cezaya sokacağım.
18. Düşünüp kendilerince bir değerlendirme yapıyorlar.
19. Yazıklar olsun bu nasıl değerlendirme!
20. Yazıklar olsun bu nasıl değerlendirme!
21. Sonra bir hesap ediyorlar.
22. Bu durumdan hoşlanmayıp surat asıyorlar.
23-25. Kendini beğenmiş bir şekilde, "Bu etkileyici bir aldatmaca, bu bir insan sözü" diyerek sırtçeviriyorlar.
26. Ben onları kavurucu ateşte yakacağım.
27. Kavurucu ateş nedir biliyor musun?
28. O ne öldürür ne güldürür.
29. Adamı süründürür.
30. Onun binlerce görevlisi olacak.
31. Cehennemin görevlileri tamamen benim kontrolümde olacak. Onlarla ilgili verdiğim bu sayı bana güvenmeyenleri ortaya çıkarıyor. Gerçekten güvenenler ise güvenmekten vazgeçmiyorlar. Mesajıma aşina olanlar ve güvenenler kuruntuya düşmüyorlar. Niyeti bozuk olanlar ve güvenmeyenler “Tanrı bu sayılarla bir mesaj mı vermek istiyor” diyorlar. İşte böylece Tanrı dilediğini doğruya iletiyor, dilediğini de öylece bırakıyor. Tanrı'nın evrene nasıl hakim olduğunu ancak kendisi bilir. Bu Kur'an da insanlar için bir öğüttür, hepsi bu!
32-36. Ay’ı ve akıp giden geceyi, ağaran sabahı tanık tutarım ki Kur'an insanlar için çok önemli bir uyarıcıdır.
37. Artık onu önemseyip önemsememek size kalmış.
38. Ama herkes, çabasına karşılık esir tutulacak.
39. Sonuç belgesini sevinç içinde alanlar hariç.
40-42. Onlar bahçelere girecekler. Suçlulara: “Sizi kavurucu ateşe sokan nedir” diye sorarlar.
43-47. Onlar da “Biz Tanrı’nın mesajına uymazdık, yoksulluğun bitirilmesi falan hiç umrumuzda değildi. Diğerleri gibi biz de kendimizi kaptırdık işte. Ölene kadar yargılanma gününü hesaba katmadan yaşadık” derler.
48. Kurtarmasını bekledikleri hiçkimse onları kurtaramaz.
49-51. Onlara ne oluyor da zebraların aslandan kaçarak koşuşması gibi bu mesaja sırt çeviriyorlar.
52. Böyle kişiler sonuç belgelerinin kendilerine açık bir şekilde sunulmasını beklemiş oluyorlar.
53. Diriliş sonrası hayata dair hiçbir endişe taşımıyorlar.
54-55. Bakın bu Kur'an, isteyen herkesin öğüt alabileceği bir mesajdır.
56. Ancak Tanrı’nın dilemesiyle ondan öğüt alabilirler. Yani bu, sadece ona yönelip ondan sakınanlar için mümkündür.