.

.
.

4 Kasım 2016

Furkan Suresi

1-3. Bütün insanları uyarmak için kuluna, doğruyu yanlıştan ayıran mesajı sunan, evrenin hakimi, hiçbir çocuğu olmayan, hakimiyette hiçbir ortağı bulunmayan, her şeyi oluşturup düzenleyen Tanrı kusursuzdur ama buna rağmen onu bırakıp hiçbir şey yaratamayan tam aksine kendileri yaratılmış olan, başlarına gelecek herhangi bir kötülüğü veya iyiliği kontrol edemeyen, hayatı ölümü ve dirilişi kontrol edemeyen kişilere boyun eğiyorlar.
4. Güvenmeyenler: “Bu, Muhammed’in başkalarından yardım alarak uydurduğu düzmece bir şey” diyorlar. Böylece büyük bir iftira atmış ve suç işlemiş oluyorlar.
5. Bazıları da: “Bu eski çağlarda yaşamış olan toplumların mitolojik hikayelerinden ibaret. Muhammed onu başkalarına yazdırıyor, sonra birileri ona sabah akşam okuyup anlatıyor” diyorlar.
6. Böylelerine: “Hayır onu evrenin bütün gizliliklerini bilen Tanrı sunmaktadır. O merhametli ve bağışlayıcıdır” de.
7-8. Bazıları da: “Bu nasıl Tanrı’nın elçisi olabilir ki! O da bizim gibi yiyen içen, insanların arasında gezen sıradan birisi. İşaret olarak onun yanına görünür bir melek verilmesi gerekirdi, Tanrı tarafından ona bir hazine verilmesi gerekirdi, çalışıp çabalamadan ürün aldığı bir bahçesi olması gerekirdi” diyorlar. O suçlular: “Sizin peşinden gittiğiniz adam sadece kafayı yemiş birisi!” diyorlar.
9. Bak sana neler yakıştırıyor ve kendi kafalarını karıştırıyorlar, işin içinden çıkamıyorlar.
10. Tanrı çok cömerttir, mesele bu olsaydı sana onlardan daha iyisini, içinden dereler akan bahçeler ve villalar verirdi.
11. Aslında onlar kıyametin gerçekten kopacağını ummuyorlar. Ben kıyametin gerçekleşeceğine güvenmeyenleri ateşle cezalandıracağım.
12. O ateş uzaktan karşılarına çıktığında onun kaynamasını ve uğultusunu işitirler.
13. Zincirlere vurulmuş bir şekilde cehennemin daracık bir yerine tıkılınca o an hemen yok olup gitmeyi isterler.
14. Yok olmayı sadece bir kez değil defalarca isteyeceksiniz artık.
15-16. Onlara: “Bu mu daha iyi yoksa sakınanlara bir mükafat ve bir emeklilik yeri olarak söz verilen ve istedikleri her şeye sahip olacakları, içinde sonsuza dek yaşayacakları ölümsüzlük bahçeleri mi?” diye sor. Bunun sorumluluğunu Tanrı üstlenmiştir.
17. O gün hepsini biraraya toplar ve Tanrı’yı bırakıp da boyun eğdikleri doğa güçlerine: “Bu kullarımı doğru yoldan siz mi uzaklaştırdınız yoksa onlar kendi mi uzaklaştı?” diye sorar.
18. Onlar da: “Böyle bir şey yapmaktan size sığınırız. Biz sizden başka hiçkimseye itaat etmeyiz. Siz onlara ve atalarına hayat verip yaşattınız ama onlar mesajınızı önemsemediler, bozulup gittiler” diye cevap verirler.
19. “Bakın onlar sizin söylediğiniz şeyleri reddediyorlar. Artık hiçbir sığınak ve kurtarıcı bulamayacaksınız. Siz suçlulara büyük bir ceza vereceğim!”
20. Senden önce elçi olarak görevlendirdiğim bütün insanlar da yiyip içer, insanların arasında gezerdi. Her şeye rağmen bana bağlılık gösterip göstermediğinizi ortaya çıkarmak için sizi birbirinizle deniyorum. Tanrı her şeyi görmektedir.
21. Benim karşıma çıkacağını ummayanlar: "Bize elçi olarak melek gönderilmesi gerekirdi, Tanrı’yı görmemiz gerekirdi" diyorlar. Kendilerini büyük görüyorlar, çok küstahlık ediyorlar.
22. Meleklerin ne olduğunu anlayacakları gün suçlular için hiç iyi olmayacak. “Hapı yuttuk” diyecekler.
23. Onların bütün çabalarını toz duman haline getireceğim.
24. Ama o gün hasbahçeye girecek olanlar daha iyi bir yerleşim yerine ve daha güzel bir emeklilik yerine sahip olacaklar.
25. O gün bütün doğa güçleri harekete geçer ve uzayın görevi sona erdiği için ortadan kaldırılır.
26. O gün bütün yetki Allah'ındır. Güvenmemiş olanlar için çok zor bir gündür.
27-29. O gün o suçlular başını taşlara vurur: “Keşke elçinin aktardığı mesaja uysaydım. Mahvoldum ben, keşke o kişilerle arkadaşlık etmeseydim. Tanrı bizim için bir mesaj gönderdi ama onlar beni ondan uzaklaştırdı” der. Saptırıcılar insanı işte böyle çaresiz bırakır.
30. Elçi de: “Halkım bu mesajı terketti tanrım” der.
31. İşte bütün peygamberleri böyle suçlulara düşman yaptım. Yol gösterici ve kurtarıcı olarak Tanrı yeter.
32. Güvenmeyenler: “Bu mesajın ona tek seferde bir bütün olarak sunulması gerekirdi” diyorlar. Ben onu senin bilincine yerleştirmek için belli bir düzen içinde sunuyorum.
33. Onlar hangi soruyla karşına çıkarsa çıksın, sana doğruyu anlatıyor ve en güzel açıklamayı yapıyorum.
34. Karakteri ve davranışları bozuk olanlar, toplanıp yüzükoyun cehenneme gönderilecekler.
35. Daha önceden Musa'ya da mesaj göndermiştim, kardeşi Harun'u ona yardımcı yapmıştım.
36. “Mesajıma aykırı davranan o topluma gidin” dedim, daha sonra o toplumu ortadan kaldırdım.
37. Nuh'un toplumu da elçilere güvenmediği için onları sular altında bıraktım. Onları insanlara bir ibret yaptım. İleride de o suçlulara dehşetli bir ceza vereceğim.
38-39. Âd, Semud, Res toplumuna ve bunlardan başka birçok topluma da çeşitli örnekler vermiştim, sonra hepsini ortadan kaldırdım.
40. Bela yağmuruna tutulan şehirlerden gelip geçiyorlar. Hiç bunları düşünmüyorlar mı? Aslında onlar diriltileceklerini ummuyorlar.
41-42. Seni düşündüklerinde: “Tanrı elçi olarak onu mu görevlendirmiş! Boyun eğdiğimiz kişilere gerçekten bağlı olmasak neredeyse bizi onlardan uzaklaştıracaktı” diyerek seni küçümsüyorlar. Cezaya uğradıklarında kimin yanlış yolda olduğunu anlayacaklar.
43. Kafasına göre yaşayanları sen kurtaramazsın.
44. Onların çoğunun kulak verdiğini veya düşündüğünü mü sanıyorsun! Onlar hayvan gibidir hatta davranış olarak onlardan daha aşağı durumdadırlar.
45. Sizin barınağınız olan dünyada tanrınızın yaşam döngüsünü nasıl sağladığını ve güneşi bu konuda yönlendirici yaptığını hiç düşünmüyor musunuz? İstese dünyayı cansız bir yer haline getirirdi.
46. Daha sonra onu çok kolay bir şekilde avucumun içine alacağım.
47. O, geceyi sizin için örtü, uykuyu dinlenme, gündüzü de hayata dönüş yaptı.
48. Rahmetimin önünden rüzgarları müjdeci olarak gönderir ve yukarıdan tertemiz yağmur yağdırırım.
49. Onunla kuru toprağı canlandırırım. Oluşturduğum birçok hayvana ve insana su sağlarım.
50. Düşünüp ibret almaları için bunları insanların gözü önünde devamlı yaparım ama çoğu görmezden gelir.
51. İsteseydim her şehir için bir uyarıcı görevlendirebilirdim.
52. Güvenmeyenlere uyma, bu mesaj ile onlara karşı güçlü bir şekilde mücadele et.
53. O, biri tatlı ve susuzluğu giderici öteki acı ve tuzlu iki denizi birbirine salmış ve asla aşamayacakları bir şekilde birbirine karışmalarını engellemiştir.
54. Bir sıvıdan insan oluşturmakta sonra onu sülale ve soy haline getirmektedir. Tanrı’nın her şeye gücü yeter.
55. Buna rağmen onlar Tanrı’yı bırakıp başlarına gelecek herhangi bir kötülüğü veya iyiliği kontrol edemeyen kişilere boyun eğiyorlar. Güvenmeyenler Tanrı’yı umursamıyorlar.
56. Ben seni sadece müjdelemek ve uyarmakla görevlendirdim.
57. Onlara: “Bunun karşılığında sizden hiçbir menfaat beklemiyorum. Ancak isteyenler Tanrı’nın yolunda gidebilir” de.
58. Asla ölmeyecek olan, daima diri olan Tanrı'ya güven ve onun emrini yerine getirmeye devam et. Kullarının suçlarını onun bilmesi yeterli.
59. O evreni ve içindeki her şeyi altı evrede oluşturmuştur. Her şeyin hakimidir. Çok merhametlidir. Daima her şeyi bilen Tanrı'ya yönel.
60. Onlara: “Allah'a itaat edin” denildiğinde, “Allah'a mı! Biz senin istediğine mi itaat edeceğiz!” diyorlar. Bir faydası olmuyor, sırt çeviriyorlar.
61. Uzayda yıldızlar, ısı ve ışık kaynağı olan bir güneş ve aydınlık bir ay oluşturan Tanrı kusursuzdur.
62. Düşünüp ibret almak ve ona karşılık vermek isteyenler için gece ile gündüzü ardarda getiren odur.
63. Allah'a itaat etmek demek, insanlarla güzel geçinmek, onun mesajını önemsemeyenler laf attığında ağız dalaşı yapmamak,
64. Devamlı Tanrı’ya itaat edip düzgün davranmaya çalışmak,
65. “Tanrım bizi cehennem cezasından uzak tutunuz, o çok kötü bir cezadır” diye dua etmektir.
66. Gerçekten orası çok kötü bir yerleşim yeri ve ikametgah!
67. Harcamalarında savurganlık veya pintilik yapmamak ve geçimini dengeli bir şekilde sürdürmek,
68. Tanrı’dan başka hiçkimseye boyun eğmemek, haksız yere, Tanrı'nın dokunulmaz kıldığı cana kıymamak, evlilik dışı ilişkiye girmemektir. Bunları yapan, suçunun cezasını çekecek.
69. Diriliş günü katmerli bir cezaya çarptırılacak ve aşağılanmış bir şekilde bu cezayı sonsuza kadar çekecek.
70. Ancak kim bunlardan vazgeçer, güvenir ve kendini düzeltirse, Tanrı onların kötü halini iyiye çevirir. Tanrı bağışlayıcı ve merhametlidir.
71. Kim bunlardan vazgeçer ve kendini düzeltirse, Tanrı onun vazgeçişini kabul eder.
72. Uydurma sözlerin peşinden gitmemek, Tanrı’nın hükmüne aykırı bir sözle karşılaştığında dikkate almamak,
73. Kendine Tanrı’nın mesajından bahsedildiğinde, onu görmezlikten duymazlıktan gelmemek,
74. “Eşim ve çocuklarımla bize mutluluklar sağlayınız, bizim senden sakınan örnek bir insan olmamızı sağlayınız Tanrım” diye dua etmektir.
75. İşte bunlar bağlılıklarından dolayı villalarla mükafatlandırılacak, neşe ve huzur içinde yaşayacaklar.
76. Orada sonsuza dek kalacaklar. Ne güzel bir yerleşim yeri ve ikametgah!

77. Onlara şunu söyle: “Tanrı’ya itaat etmezseniz o size hiçbir değer vermez. Eğer ona güvenmezseniz paçanızı kurtaramayacaksınız!”