.

.
.

12 Kasım 2016

isra Suresi

1. Mesajını aktarmak için kulunu bir gece gurbette oturduğu yerden etrafını bereketlendirdiği uzak bir bölgeye yürüten Tanrı çok yücedir. O her şeyi işitir ve görür.
2. Musa’ya mesajımı verip onu Yakupoğullarına elçi olarak görevlendirmiştim. Benden başka hiçkimseye boyun eğmeyin dedim.
3. Nuh’la birlikte taşıdıklarımızın soyundan olan Musa, kendisine yaptığım güzelliklerin karşılığını veren bir kuldu.
4. Ey Yakupoğulları, hatırlayın ben size tarihte şu şekilde davranmıştım. Siz iki defa kendinizi bozup haddinizi aşmıştınız.
5. İlkinde sizin üzerinize savaşçı kullarımı salmıştım da ülkenizi işgal etmişlerdi. Böylece size yaptığım uyarı gerçekleşti.
6. Sonra devranı sizin lehinize döndürdüm. Size mal mülk ve çoluk çocuk sundum, sizi güçlü bir toplum haline getirdim.
7. Düzgün davranırsanız kendi yararınıza olur, kötü davranırsanız da kendi zararınızadır. Uyarımın son gerçekleşmesinde ise sizi kedere boğdular, önceki gibi ülkenizi işgal ettiler, size hakim olup baskı kurdular.
8. Siz kendinizi düzeltirseniz Tanrı size merhamet eder. Ama siz bana sırt çevirirseniz, ben de size sırt çeviririm. Bana güvenmeyenleri cehenneme hapsedeceğim.
9. İşte bu mesaj da size doğru yolu gösteriyor. Güvenip kendini düzeltenleri de büyük bir mükafatla müjdeliyor.
10. Diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyenlere de çok acı bir ceza vereceğim.
11. Bazı insanlar iyilik zannederek kötülüğü istiyor çünkü onlar çok acelecidir.
12. Gece ve gündüzü iki şaheser haline getirdim. Geceyi giderip gündüzü ortaya çıkarırım. Böylece Tanrı’nın size sunduğu geçimlikleri elde edebilir ve günleri sayıp ölçebilirsiniz. İşte bu şekilde size her şeyi detaylı olarak anlatıyorum.
13. Herkes kendi çabasının karşılığını alacak. Sonra diriliş günü sonuç belgelerini kendilerine açık bir şekilde sunacağım.
14. “Oku belgeni, bugün kendinin ne olduğunu iyi anlayacaksın!”
15. Kim benim gösterdiğim yolda giderse kendi yararına, kim de benim gösterdiğim yolda gitmezse kendi zararınadır. Hiçkimse herhangi birinin işlediği suç için şefaat edemez. Hiçbir toplumu elçi göndermeden ortadan kaldırmadım.
16. Ben bir şehri ortadan kaldırmak istediğimde, oranın sömürücülerine uyarımı gönderirim ama onlar benim mesajıma aykırı davranmaya devam ederler. Bu yüzden onlara yaptığım tehdidi gerçekleştirip ortadan kaldırırım.
17. Nuh’dan sonra birçok toplumu işte bu şekilde ortadan kaldırdım. Tanrı elbette kullarının suçunu görür ve bilir.
18. Kim diriliş öncesi hayatı tercih ederse, dilediğim kişiye ondan dilediğim kadarını veririm. Ama daha sonra onu cehenneme sokarım, dışlanmış ve rezil bir şekilde orada kavrulur.
19. Her kim de diriliş sonrası hayatı tercih eder, bana güvenir ve gereği gibi çabalarsa, böylelerinin çabası da karşılığını bulacaktır.
20. Tanrı onlara da bunlara da verir. O vermekten çekinmez.
21. Bir düşün, diriliş öncesi hayatta onları nasıl birbirinden farklı yapıyorum. İşte diriliş sonrası hayattaki kademeler daha büyük ve daha muhteşemdir.
22. Tanrı’dan başka hiçkimseye boyun eğme yoksa dışlanmış ve çaresiz kalırsın.
23-24. Tanrı; kendisinden başkasına boyun eğmemenizi, ana babanıza düzgün davranmanızı emretti. Eğer biri veya ikisi birden senin yanında yaşlanırsa, onlara söylenme, onları hor görme, onlarla saygılı konuş. Alçakgönüllü ve merhametli bir şekilde onlara kol kanat ger. “Onlar beni küçükken yetiştirdiği için siz de onlara merhamet ediniz Tanrım” de.
25. Tanrı içinizi biliyor. Eğer siz kendinizi düzeltirseniz, o kendisine yönelenlere karşı bağışlayıcıdır.
26. Elindekileri çevrendeki yoksullar ve işsizlerle paylaş, boş yere harcama.
27. Elindekileri boş yere harcayanlar sömürücülere destek olmuş olur. Sömürücü ise Tanrı’ya karşı nankördür.
28. Eğer o anda imkanın olmayıp da Tanrı’dan seni darlıktan çıkaracak bir fırsat beklerken, onlara yardımcı olamıyorsan bile kırıcı konuşma.
29. Cimri olma, savurgan da olma. Yoksa açıkta kalır, pişman olursun.
30. Herkesin hayatı Tanrı'nın elindedir. O kullarının her halini görür ve bilir.
31. Geçim endişesiyle bebeklerinizi öldürmeyin. Ben sizin de evlatlarınızın da gıdasını sağlarım. Onları öldürmek çok büyük bir suçtur.
32. Evlilik dışı ilişkiden uzak durun, o çok çirkin ve kötü bir yoldur.
33. Haksız yere Tanrı’nın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, onun ailesi katilin idam edilmesine karar verebilir. Fakat katil idam edildiği halde yakınlarını öldürmeye kalkmasın. Çünkü katilin idamını isteyerek gereken cezayı vermiş olurlar.
34. Yetişkin olana kadar kendisinin ihtiyaçlarını karşılamak için ona yapacağınız harcamaların dışında yetim malına el uzatmayın. Onu yetiştirmek için verdiğiniz söze bağlı kalın, çünkü o söz büyük bir sorumluluktur.
35. Alışverişinizde hile yapmayın, ölçüde tartıda adaletli olun. Bu sizin için daha iyi ve daha kârlıdır.
36. Körükörüne inat etme, gözün kulağın ve bütün bilincin bundan sorumludur.
37. Şehrinde kendini beğenmiş bir şekilde yaşama. Unutma ki sen gücü sınırlı ve zayıf bir canlısın.
38. Bütün bu sayılanlar, Tanrı’nın nefret ettiği kötülüklerdir.
39. Tanrı’nın sana bildirdiği mesajın özü işte budur. Sakın Tanrı’dan başka hiçkimseye boyun eğme yoksa dışlanmış ve rezil bir şekilde cehenneme atılırsın.
40. Allah bize erkek evlat vererek büyük iyilik yaptı diyorsunuz. Melek diye nitelediğiniz doğa güçlerinin Tanrı'nın kızları olduğuna inanıyorsunuz. Böylece Tanrı'ya büyük bir iftira atmış oluyorsunuz.
41. Düşünüp öğüt almanız için bu mesajda her şeyi detaylı olarak anlattım ama faydası olmuyor, sırt çevirmeye devam ediyorsunuz.
42-44. Onlara şunu söyle: “Sizin iddia ettiğiniz gibi her şeyin hakimi olan Tanrı’dan başka tanrısal özelliklere sahip birileri olsaydı, rahat durmaz karışıklık çıkarırlardı. Ama onun sizin bu iddialarınızla hiçbir alakası yoktur, çok yücedir. Şu koca evren ve içindeki her şey onun hükmünü yerine getirir. Onun hükmünü yerine getirmeyen hiçbir şey yoktur, ama siz onların görevlerini yerine getirdiğinin farkında değilsiniz. O anlayışlıdır, bağışlayıcıdır.”
45-46. Sen bu mesajı aktarırken, diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyenlerin senin söylediklerini anlamalarının, işitmelerinin önündeki o görünmez engeli kaldırmam, olduğu gibi bırakırım. Çünkü onlar, sen bu mesajla sadece Tanrı’ya itaat edilmesi gerektiğini söylediğin için
soğuk bir şekilde sırt çevirirler.
x

47. Onlar seni dinlerken ne amaçla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurken o suçluların “Yanına geldiğimiz bu adam kafayı yemiş” dediklerini çok iyi biliyorum.
48. Bak sana neler yakıştırıyor ve birbirlerinin kafalarını karıştıyorlar, işin içinden çıkamıyorlar.
49. “Çürümüş kemik ve toz toprak olmamıza rağmen, tekrar diriltileceğiz öyle mi” diye soruyorlar.
50-52. Onlara: “Toprağa karıştıktan sonra taş, demir veya aklınıza imkansız gibi görünen başka bir madde olsanız da diriltileceksiniz” de. Onlar da: “Peki bu durumda bizi kim diriltebilir ki!” diyorlar. Sen de “Sizi ilk defa oluşturan diriltecek” de. Seni hafife alıp: “Ne zaman olacakmış bu” diye soruyorlar. Onlara şunu söyle: “Düşündüğünüzden daha yakında olacak. O gün sizi çağıracak, siz de onun emrine itaat edeceksiniz. İşte o zaman, dünyada ne kadar az yaşamış olduğunuzu anlayacaksınız.”
53. Bana boyun eğenlere, birbirleriyle güzel konuşmalarını söyle. Çünkü fesatçılar aralarını bozmaya çalışır. Onlar insana hep bir sorun çıkarır.
54. Tanrı sizin ne olduğunuzu biliyor. Dilediklerine merhamet eder, dilediklerini de cezalandırır. Ben seni onlara bekçi olarak görevlendirmedim.
55. Tanrı evrendeki her şeyin durumunu bilmektedir. Her elçiye çeşitli özellikler verdim. Örneğin Davut’a Zebur’u gönderdim.
56. Tanrı’nın dışında boyun eğdiklerinizi çağırın bakalım, başınıza gelen hiçbir sorunu gideremez içinde bulunduğunuz durumu da değiştiremezler.
57. Onların melek diye taptığı doğa güçleri daima Tanrı'nın hükmünü yerine getirir. Onun merhametine sığınıp cezasından korkarlar. Tanrı’nın cezası çok korkunçtur.
58. Diriliş gününden önce bütün şehirleri şiddetli bir felakete uğratıp ortadan kaldıracağım. Bu belirlenmiş bir karardır.
59. Önceki toplumların hiçbiri güvenmediği için artık mucize göndermiyorum. Örneğin Semud toplumuna o dişi deveyi apaçık bir mucize olarak göndermiştim ama ona kıydılar. Mucizeleri sadece korksunlar diye gönderdim.
60. Dediğim gibi Tanrı insanların her durumunu bilir. Sana gösterdiğim o görüntüyle ve bu mesajda bahsettiğim o korkunç çalı konusuyla insanları sınadım. Ben onları onunla korkutuyorum ama bir işe yaramıyor, daha fazla hadlerini aşıyorlar.
61. Doğa güçlerinin insana itaat etmelerini söyledim. Onlar insana itaat ediyorlar. Ama benlik: “Çamurdan oluşturduğun bir canlıya mı itaat edeceğim” diyerek ona itaat etmiyor.
62. “Bana tercih ettiğin şu canlılar var ya, eğer bana diriliş gününe kadar ömür verirsen, birazı hariç onun türünün hepsini felakete sürükleyebilirim” diyor.
63-65. Tanrı da “Defol, onlardan kim sana uyarsa, sonsuz cehennem cezasına çarptırılacak! Hadi bakalım, onlardan gücünün yettiğini davetinle kışkırt, bütün imkanlarınla davet et, mallarına ve çocuklarına ortak ol, onlara ümit ver. Bilin ki o saptırıcının size verdiği ümitler bir aldanıştan ibarettir. Bana boyun eğenler üzerinde hiçbir gücün yoktur” dedi. Kurtarıcı olarak Tanrı yeter.
66. Onun size sunduğu geçimlikleri elde edebilmeniz amacıyla denizleri gemilerin yüzebileceği şekilde oluşturmuştur. O size karşı çok şefkatlidir.
67. Denizde bir fırtınaya yakalandığınızda, boyun eğdiğiniz kişileri unutup hemen Tanrı’yı hatırlarsınız. Ama o sizi kurtarıp sağ salim karaya çıkarınca da ona tekrar sırt çevirmeye devam edersiniz. İşte böyle insanlar ona güvenmiyor.
68. Peki karadayken sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya volkan yağmuruna tutmasından güvende misiniz? Bu durumda sizi hiçkimse de kurtaramaz.
69. Veya ona güvenmediğiniz için başka bir zaman tekrar denize açıldığınızda, şiddetli bir kasırga gönderip sizi sular altında bırakmayacağından güvende misiniz? Eğer öyle yaparsam hiçkimse sizi benden kurtaramaz.
70. Ben insanlığa çok cömert davrandım. Onlara karada ve denizde birçok imkan sağladım, birçok sağlıklı besin kaynakları sundum, onları yarattıklarımdan birçoğuna tercih ettim.
71. O gün bütün insanları önderleriyle bir araya toplayacağım. Kim sonuç belgesini sevinç içinde alırsa, belgesini okuyacak ve kıl kadar haksızlığa uğramayacak.
72. Diriliş öncesi hayatta mesajımı görmezden gelenler, diriliş sonrası hayatta da kör olacak ve daha kötü bir durumda olacak.
73. Seni, sana bildirdiğim mesajın dışına çıkarıp benim hakkımda Kur’an dışında bazı şeyler uydurmanı istediler. O zaman seni candan dost sayacaklardı.
74. Seni sağlamlaştırmasaydım, az da olsa onlara meylederdin.
75. İşte o zaman seni hayatta da öldükten sonra da kat kat cezalandırırdım ve hiçkimse seni benden kurtaramazdı.
76. Bunu başaramayınca da seni şehirden kovmakla tehdit ettiler. Şunu iyi bilsinler ki bunu yaparlarsa, seni çıkardıktan sonra kendileri de orada çok fazla yaşayamaz.
77. Senden önce görevlendirmiş olduğum elçilere karşı onu yapanlara uyguladığım kanun budur. Benim kanunum hiçbir zaman değişmez.
78-79. Sabah akşam vahiy dersi yap, özellikle sabah dersine dikkat et. Çünkü sabah dersi çok önemlidir. Sen de geceleri uyanıp onunla meşgul ol. Tanrı seni güzel bir şehre gönderebilir.
80. “Tanrım buradan güzellikle çıkıp güzel bir başlangıç yapmamı sağlayınız ve tarafınızdan bana yardımcı bir güç veriniz” diye dua et.
81. Onlara şunu söyle: “Gerçek geldi, yanlış ortadan kayboldu. Zaten yanlış, yok olmaya mahkumdur.”
82. Sana sunduğum bu mesaj, güvenenler için bir merhamet ve çaredir. Ona sırt çevirenler de zarara uğrar.
83. İnsana mesajımı sunduğumda, onu önemsemez ve uzak durur. Ama başına bir kötülük geldiğinde, ümitsizliğe düşer.
84. Onlara şunu söyle: “Herkes bir yol tutturmuş gidiyor, ama Tanrı kimin doğru yolda olduğunu iyi biliyor.”
85. Bazıları da sana, bu hayat verici mesajın nasıl sunulduğunu soruyor. Onlara şunu söyle: “Bu mesajı göndermek Tanrı’nın işidir. Siz bunu tam olarak kavrayamazsınız.”
86. İstesem sana mesaj göndermeyi keserim de sana bu konuda hiçkimse yardımcı olamaz.
87. Ancak Tanrı sana acıdığı için böyle yapmıyor. Onun sana olan lütfu çok büyüktür.  
88. Onlara şunu söyle: “Dünyadaki herkes biraraya gelse ve hep beraber birbirleriyle yardımlaşarak uğraşsalar bile bunun gibi bir mesaj oluşturamazlar.” 
89. Ben bu mesajda insanlar için her türlü öğüdü verdim ama halkın çoğu güvenmiyor.
90-93. Bazıları: “Sen bizim için toprağı yarıp pınarlar fışkırtmadıkça veya kendine içinden dereler akan üzüm ve hurma bahçeleri meydana getirmedikçe sana güvenmeyeceğiz. Ya iddia ettiğin gibi bize yukarıdan bir ceza gönderilmesini sağla ya da Tanrı’yı ve meleklerini bize açıkça göster. En azından bir sarayın olması gerekirdi veya miraca çıkman gerekirdi. Ama miraca çıksan bile okuyabileceğimiz bir belge getirmezsen sana yine güvenmeyiz” diyor. Onlara şunu söyle: “Ben Tanrı’nın emrini yerini getiriyorum. Ben sadece elçi olan bir insanım.”
94. İnsanlara rehber olarak mesaj gönderildiği zaman, “Tanrı bizim gibi sıradan bir insanı mı elçi olarak görevlendirdi” dedikleri için güvenmediler.
95. Onlara şunu söyle: “Eğer dünyada sadece uyum içinde yaşayan doğa güçleri olsaydı, onlara da aralarından biri elçi olarak görevlendirilirdi.”
96. Onlara şunu söyle: “Tanrı hepimize tanıktır. O kullarını görür ve bilir.”
97. Tanrı kimi kurtarırsa onlar kurtulacak, hüküm giydirdiklerini de hiçkimse ondan kurtaramayacak. Diriliş günü onları kör sağır dilsiz ve yüzükoyun bir şekilde dirilteceğim ve onlar cehennemde kalacaklar, ateşi hafifledikçe yeniden harlayacağım.  
98. Mesajıma güvenmeyenlerin ve “Çürümüş kemik ve toz toprak olmamıza rağmen, tekrar diriltileceğiz öyle mi” diyenlerin mükafatı bu olacak.  
99. Evreni oluşturan Tanrı’nın tekrar onun benzerini oluşturabileceğini ve bunun için kesinlikle gerçekleşecek olan bir süre belirleyebileceğini anlamıyorlar mı! Ama o suçlular yine de güvenmiyorlar.
100. Onlara: “Eğer siz Tanrı’nın bağışlarından sorumlu biri olsaydınız, bitecek korkusuyla kimseye bir şey vermezdiniz!” de. Böyle insanlar çok açgözlüdür.
101. Musa’ya apaçık dokuz mucize vermiştim. Yakupoğulları bunu çok iyi biliyor. Musa onların yanına gittiğinde Firavun ona: “Senin kafayı yediğine inanıyorum Musa” dedi.
102. Musa da: “Aslında sen de bütün bunları evrenin sahibinin mucize olarak sunduğunun farkındasın. Ben de senin mahvolacağına inanıyorum Firavun” dedi.
103. Firavun onları ülkeden kovmak istedi, ben de onu ve bütün adamlarını sular altında bıraktım.
104. Ondan sonra Yakupoğullarına: “Bu ülkeye yerleşin. Diriliş öncesi hayat sona erdiğinde hepinizi dirilteceğim” dedim.
105. Ben sana bu mesajı eksiksiz sunuyorum ve sana eksiksiz ulaşıyor. Seni sadece müjdelemek ve uyarmakla görevlendirdim.
106. Bu mesajı yaşayarak öğretmen için bölümlere ayırıp parça parça sunuyorum.
107-109. Onlara şunu söyle: “Siz buna ister güvenin ister güvenmeyin. Daha önceden mesajıma aşina olanlara bu mesajdan bahsedildiğinde, Biz elbette Tanrı’nın emrini yerine getiririz, Tanrı’nın bahsettiği şey gerçekleşti derler ve bütün kalpleriyle ona itaat ederler. Bütün kalpleriyle ve ciddiyetle… Ve bu mesaj ona olan teslimiyetlerini artırır.”
110. Onlara: “İster Tanrı deyin, ister Allah deyin farketmez. Zaten o bütün güzel özelliklerin sahibidir” de. Vahiy dersi yaparken çok bağırma veya sessiz konuşma. Normal bir şekilde konuş.

111. Onlara: “Hiçbir çocuğu olmayan, hakimiyette hiçbir ortağı bulunmayan, hiçbir yardımcısı olmayan Tanrı hükmünü verecektir” de ve daima onu anlat.