1. Mesajını
aktarmak için kulunu bir gece gurbette oturduğu yerden etrafını
bereketlendirdiği uzak bir bölgeye yürüten Tanrı çok yücedir. O her şeyi işitir
ve görür.
2. Musa’ya mesajımı
verip onu Yakupoğullarına elçi olarak görevlendirmiştim. Benden başka
hiçkimseye boyun eğmeyin dedim.
3. Nuh’la birlikte
taşıdıklarımızın soyundan olan Musa, kendisine yaptığım güzelliklerin
karşılığını veren bir kuldu.
4. Ey
Yakupoğulları, hatırlayın ben size tarihte şu şekilde davranmıştım. Siz iki
defa kendinizi bozup haddinizi aşmıştınız.
5. İlkinde sizin
üzerinize savaşçı kullarımı salmıştım da ülkenizi işgal etmişlerdi. Böylece
size yaptığım uyarı gerçekleşti.
6. Sonra devranı
sizin lehinize döndürdüm. Size mal mülk ve çoluk çocuk sundum, sizi güçlü bir
toplum haline getirdim.
7. Düzgün davranırsanız
kendi yararınıza olur, kötü davranırsanız da kendi zararınızadır. Uyarımın son
gerçekleşmesinde ise sizi kedere boğdular, önceki gibi ülkenizi işgal ettiler,
size hakim olup baskı kurdular.
8. Siz kendinizi
düzeltirseniz Tanrı size merhamet eder. Ama siz bana sırt çevirirseniz, ben de
size sırt çeviririm. Bana güvenmeyenleri cehenneme hapsedeceğim.
9. İşte bu mesaj da
size doğru yolu gösteriyor. Güvenip kendini düzeltenleri de büyük bir mükafatla
müjdeliyor.
10. Diriliş sonrası
hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyenlere de çok acı bir ceza vereceğim.
11. Bazı insanlar
iyilik zannederek kötülüğü istiyor çünkü onlar çok acelecidir.
12. Gece ve gündüzü
iki şaheser haline getirdim. Geceyi giderip gündüzü ortaya çıkarırım. Böylece Tanrı’nın
size sunduğu geçimlikleri elde edebilir ve günleri sayıp ölçebilirsiniz. İşte
bu şekilde size her şeyi detaylı olarak anlatıyorum.
13. Herkes kendi
çabasının karşılığını alacak. Sonra diriliş günü sonuç belgelerini kendilerine
açık bir şekilde sunacağım.
14. “Oku belgeni,
bugün kendinin ne olduğunu iyi anlayacaksın!”
15. Kim benim
gösterdiğim yolda giderse kendi yararına, kim de benim gösterdiğim yolda
gitmezse kendi zararınadır. Hiçkimse herhangi birinin işlediği suç için şefaat
edemez. Hiçbir toplumu elçi göndermeden ortadan kaldırmadım.
16. Ben bir şehri
ortadan kaldırmak istediğimde, oranın sömürücülerine uyarımı gönderirim ama
onlar benim mesajıma aykırı davranmaya devam ederler. Bu yüzden onlara yaptığım
tehdidi gerçekleştirip ortadan kaldırırım.
17. Nuh’dan sonra
birçok toplumu işte bu şekilde ortadan kaldırdım. Tanrı elbette kullarının
suçunu görür ve bilir.
18. Kim diriliş
öncesi hayatı tercih ederse, dilediğim kişiye ondan dilediğim kadarını veririm.
Ama daha sonra onu cehenneme sokarım, dışlanmış ve rezil bir şekilde orada
kavrulur.
19. Her kim de
diriliş sonrası hayatı tercih eder, bana güvenir ve gereği gibi çabalarsa,
böylelerinin çabası da karşılığını bulacaktır.
20. Tanrı onlara da
bunlara da verir. O vermekten çekinmez.
21. Bir düşün, diriliş
öncesi hayatta onları nasıl birbirinden farklı yapıyorum. İşte diriliş sonrası
hayattaki kademeler daha büyük ve daha muhteşemdir.
22. Tanrı’dan başka
hiçkimseye boyun eğme yoksa dışlanmış ve çaresiz kalırsın.
23-24. Tanrı;
kendisinden başkasına boyun eğmemenizi, ana babanıza düzgün davranmanızı
emretti. Eğer biri veya ikisi birden senin yanında yaşlanırsa, onlara söylenme,
onları hor görme, onlarla saygılı konuş. Alçakgönüllü ve merhametli bir şekilde
onlara kol kanat ger. “Onlar beni küçükken yetiştirdiği için siz de onlara
merhamet ediniz Tanrım” de.
25. Tanrı içinizi
biliyor. Eğer siz kendinizi düzeltirseniz, o kendisine yönelenlere karşı
bağışlayıcıdır.
26. Elindekileri
çevrendeki yoksullar ve işsizlerle paylaş, boş yere harcama.
27. Elindekileri
boş yere harcayanlar sömürücülere destek olmuş olur. Sömürücü ise Tanrı’ya karşı
nankördür.
28. Eğer o anda
imkanın olmayıp da Tanrı’dan seni darlıktan çıkaracak bir fırsat beklerken,
onlara yardımcı olamıyorsan bile kırıcı konuşma.
29. Cimri olma,
savurgan da olma. Yoksa açıkta kalır, pişman olursun.
30. Herkesin hayatı Tanrı'nın elindedir. O kullarının her halini görür ve bilir.
31. Geçim
endişesiyle bebeklerinizi öldürmeyin. Ben sizin de evlatlarınızın da gıdasını
sağlarım. Onları öldürmek çok büyük bir suçtur.
32. Evlilik dışı
ilişkiden uzak durun, o çok çirkin ve kötü bir yoldur.
33. Haksız yere
Tanrı’nın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, onun
ailesi katilin idam edilmesine karar verebilir. Fakat katil idam edildiği halde
yakınlarını öldürmeye kalkmasın. Çünkü katilin idamını isteyerek gereken cezayı
vermiş olurlar.
34. Yetişkin olana
kadar kendisinin ihtiyaçlarını karşılamak için ona yapacağınız harcamaların
dışında yetim malına el uzatmayın. Onu yetiştirmek için verdiğiniz söze bağlı
kalın, çünkü o söz büyük bir sorumluluktur.
35. Alışverişinizde
hile yapmayın, ölçüde tartıda adaletli olun. Bu sizin için daha iyi ve daha
kârlıdır.
36. Körükörüne inat
etme, gözün kulağın ve bütün bilincin bundan sorumludur.
37. Şehrinde
kendini beğenmiş bir şekilde yaşama. Unutma ki sen gücü sınırlı ve zayıf bir
canlısın.
38. Bütün bu
sayılanlar, Tanrı’nın nefret ettiği kötülüklerdir.
39. Tanrı’nın sana
bildirdiği mesajın özü işte budur. Sakın Tanrı’dan başka hiçkimseye boyun eğme
yoksa dışlanmış ve rezil bir şekilde cehenneme atılırsın.
40. Allah bize erkek evlat vererek büyük iyilik yaptı diyorsunuz. Melek diye
nitelediğiniz doğa güçlerinin Tanrı'nın kızları olduğuna inanıyorsunuz. Böylece
Tanrı'ya büyük bir iftira atmış oluyorsunuz.
41. Düşünüp öğüt
almanız için bu mesajda her şeyi detaylı olarak anlattım ama faydası olmuyor,
sırt çevirmeye devam ediyorsunuz.
42-44. Onlara şunu
söyle: “Sizin iddia ettiğiniz gibi her şeyin hakimi olan Tanrı’dan başka
tanrısal özelliklere sahip birileri olsaydı, rahat durmaz karışıklık
çıkarırlardı. Ama onun sizin bu iddialarınızla hiçbir alakası yoktur, çok
yücedir. Şu koca evren ve içindeki her şey onun hükmünü yerine getirir. Onun
hükmünü yerine getirmeyen hiçbir şey yoktur, ama siz onların görevlerini yerine
getirdiğinin farkında değilsiniz. O anlayışlıdır, bağışlayıcıdır.”
45-46. Sen bu
mesajı aktarırken, diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyenlerin senin
söylediklerini anlamalarının, işitmelerinin önündeki o görünmez engeli
kaldırmam, olduğu gibi bırakırım. Çünkü onlar, sen bu mesajla sadece Tanrı’ya
itaat edilmesi gerektiğini söylediğin için
soğuk bir şekilde sırt çevirirler.
x
x
47. Onlar seni
dinlerken ne amaçla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurken o suçluların
“Yanına geldiğimiz bu adam kafayı yemiş” dediklerini çok iyi biliyorum.
48. Bak sana neler
yakıştırıyor ve birbirlerinin kafalarını karıştıyorlar, işin içinden
çıkamıyorlar.
49. “Çürümüş kemik
ve toz toprak olmamıza rağmen, tekrar diriltileceğiz öyle mi” diye soruyorlar.
50-52. Onlara:
“Toprağa karıştıktan sonra taş, demir veya aklınıza imkansız gibi görünen başka
bir madde olsanız da diriltileceksiniz” de. Onlar da: “Peki bu durumda bizi kim
diriltebilir ki!” diyorlar. Sen de “Sizi ilk defa oluşturan diriltecek” de.
Seni hafife alıp: “Ne zaman olacakmış bu” diye soruyorlar. Onlara şunu söyle:
“Düşündüğünüzden daha yakında olacak. O gün sizi çağıracak, siz de onun emrine
itaat edeceksiniz. İşte o zaman, dünyada ne kadar az yaşamış olduğunuzu
anlayacaksınız.”
53. Bana boyun
eğenlere, birbirleriyle güzel konuşmalarını söyle. Çünkü fesatçılar aralarını
bozmaya çalışır. Onlar insana hep bir sorun çıkarır.
54. Tanrı sizin ne
olduğunuzu biliyor. Dilediklerine merhamet eder, dilediklerini de cezalandırır.
Ben seni onlara bekçi olarak görevlendirmedim.
55. Tanrı evrendeki her şeyin durumunu bilmektedir. Her elçiye
çeşitli özellikler verdim. Örneğin Davut’a Zebur’u gönderdim.
56. Tanrı’nın
dışında boyun eğdiklerinizi çağırın bakalım, başınıza gelen hiçbir sorunu
gideremez içinde bulunduğunuz durumu da değiştiremezler.
57. Onların melek diye taptığı doğa
güçleri daima Tanrı'nın hükmünü yerine getirir. Onun merhametine sığınıp
cezasından korkarlar. Tanrı’nın cezası çok korkunçtur.
58. Diriliş
gününden önce bütün şehirleri şiddetli bir felakete uğratıp ortadan
kaldıracağım. Bu belirlenmiş bir karardır.
59. Önceki
toplumların hiçbiri güvenmediği için artık mucize göndermiyorum. Örneğin Semud
toplumuna o dişi deveyi apaçık bir mucize olarak göndermiştim ama ona kıydılar.
Mucizeleri sadece korksunlar diye gönderdim.
60. Dediğim gibi Tanrı
insanların her durumunu bilir. Sana gösterdiğim o görüntüyle ve bu mesajda
bahsettiğim o korkunç çalı konusuyla insanları sınadım. Ben onları onunla
korkutuyorum ama bir işe yaramıyor, daha fazla hadlerini aşıyorlar.
61. Doğa güçlerinin insana itaat etmelerini söyledim. Onlar insana
itaat ediyorlar. Ama benlik:
“Çamurdan oluşturduğun bir canlıya mı itaat edeceğim” diyerek ona itaat etmiyor.
62. “Bana tercih
ettiğin şu canlılar var ya, eğer bana diriliş gününe kadar ömür verirsen,
birazı hariç onun türünün hepsini felakete sürükleyebilirim” diyor.
63-65. Tanrı da
“Defol, onlardan kim sana uyarsa, sonsuz cehennem cezasına çarptırılacak! Hadi
bakalım, onlardan gücünün yettiğini davetinle kışkırt, bütün imkanlarınla davet
et, mallarına ve çocuklarına ortak ol, onlara ümit ver. Bilin ki o saptırıcının
size verdiği ümitler bir aldanıştan ibarettir. Bana boyun eğenler üzerinde hiçbir
gücün yoktur” dedi. Kurtarıcı olarak
Tanrı yeter.
66. Onun size
sunduğu geçimlikleri elde edebilmeniz amacıyla denizleri gemilerin yüzebileceği
şekilde oluşturmuştur. O size karşı çok şefkatlidir.
67. Denizde bir
fırtınaya yakalandığınızda, boyun eğdiğiniz kişileri unutup hemen Tanrı’yı
hatırlarsınız. Ama o sizi kurtarıp sağ salim karaya çıkarınca da ona tekrar
sırt çevirmeye devam edersiniz. İşte böyle insanlar ona güvenmiyor.
68. Peki karadayken
sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya volkan yağmuruna tutmasından güvende
misiniz? Bu durumda sizi hiçkimse de kurtaramaz.
69. Veya ona
güvenmediğiniz için başka bir zaman tekrar denize açıldığınızda, şiddetli bir
kasırga gönderip sizi sular altında bırakmayacağından güvende misiniz? Eğer
öyle yaparsam hiçkimse sizi benden kurtaramaz.
70. Ben insanlığa
çok cömert davrandım. Onlara karada ve denizde birçok imkan sağladım, birçok
sağlıklı besin kaynakları sundum, onları yarattıklarımdan birçoğuna tercih
ettim.
71. O gün bütün
insanları önderleriyle bir araya toplayacağım. Kim sonuç belgesini sevinç
içinde alırsa, belgesini okuyacak ve kıl kadar haksızlığa uğramayacak.
72. Diriliş öncesi
hayatta mesajımı görmezden gelenler, diriliş sonrası hayatta da kör olacak ve
daha kötü bir durumda olacak.
73. Seni, sana
bildirdiğim mesajın dışına çıkarıp benim hakkımda Kur’an dışında bazı şeyler
uydurmanı istediler. O zaman seni candan dost sayacaklardı.
74. Seni
sağlamlaştırmasaydım, az da olsa onlara meylederdin.
75. İşte o zaman
seni hayatta da öldükten sonra da kat kat cezalandırırdım ve hiçkimse seni
benden kurtaramazdı.
76. Bunu
başaramayınca da seni şehirden kovmakla tehdit ettiler. Şunu iyi bilsinler ki
bunu yaparlarsa, seni çıkardıktan sonra kendileri de orada çok fazla yaşayamaz.
77. Senden önce
görevlendirmiş olduğum elçilere karşı onu yapanlara uyguladığım kanun budur.
Benim kanunum hiçbir zaman değişmez.
78-79. Sabah akşam
vahiy dersi yap, özellikle sabah dersine dikkat et. Çünkü sabah dersi çok
önemlidir. Sen de geceleri uyanıp onunla meşgul ol. Tanrı seni güzel bir şehre
gönderebilir.
80. “Tanrım buradan
güzellikle çıkıp güzel bir başlangıç yapmamı sağlayınız ve tarafınızdan bana
yardımcı bir güç veriniz” diye dua et.
81. Onlara şunu
söyle: “Gerçek geldi, yanlış ortadan kayboldu. Zaten yanlış, yok olmaya
mahkumdur.”
82. Sana sunduğum
bu mesaj, güvenenler için bir merhamet ve çaredir. Ona sırt çevirenler de
zarara uğrar.
83. İnsana mesajımı
sunduğumda, onu önemsemez ve uzak durur. Ama başına bir kötülük geldiğinde,
ümitsizliğe düşer.
84. Onlara şunu
söyle: “Herkes bir yol tutturmuş gidiyor, ama Tanrı kimin doğru yolda olduğunu
iyi biliyor.”
85. Bazıları da
sana, bu hayat verici mesajın nasıl sunulduğunu soruyor. Onlara şunu söyle: “Bu
mesajı göndermek Tanrı’nın işidir. Siz bunu tam olarak kavrayamazsınız.”
86. İstesem sana
mesaj göndermeyi keserim de sana bu konuda hiçkimse yardımcı olamaz.
87. Ancak Tanrı
sana acıdığı için böyle yapmıyor. Onun sana olan lütfu çok büyüktür.
88. Onlara şunu
söyle: “Dünyadaki herkes biraraya gelse ve hep beraber birbirleriyle yardımlaşarak
uğraşsalar bile bunun gibi bir mesaj oluşturamazlar.”
89. Ben bu mesajda
insanlar için her türlü öğüdü verdim ama halkın çoğu güvenmiyor.
90-93. Bazıları:
“Sen bizim için toprağı yarıp pınarlar fışkırtmadıkça veya kendine içinden
dereler akan üzüm ve hurma bahçeleri meydana getirmedikçe sana güvenmeyeceğiz.
Ya iddia ettiğin gibi bize yukarıdan bir ceza gönderilmesini sağla ya da
Tanrı’yı ve meleklerini bize açıkça göster. En azından bir sarayın olması
gerekirdi veya miraca çıkman gerekirdi. Ama miraca çıksan bile okuyabileceğimiz
bir belge getirmezsen sana yine güvenmeyiz” diyor. Onlara şunu söyle: “Ben Tanrı’nın
emrini yerini getiriyorum. Ben sadece elçi olan bir insanım.”
94. İnsanlara
rehber olarak mesaj gönderildiği zaman, “Tanrı bizim gibi sıradan bir insanı mı
elçi olarak görevlendirdi” dedikleri için güvenmediler.
95. Onlara şunu
söyle: “Eğer dünyada sadece uyum içinde yaşayan doğa güçleri olsaydı, onlara da aralarından biri elçi olarak görevlendirilirdi.”
96. Onlara şunu
söyle: “Tanrı hepimize tanıktır. O kullarını görür ve bilir.”
97. Tanrı kimi
kurtarırsa onlar kurtulacak, hüküm giydirdiklerini de hiçkimse ondan
kurtaramayacak. Diriliş günü onları kör sağır dilsiz ve yüzükoyun bir şekilde
dirilteceğim ve onlar cehennemde kalacaklar, ateşi hafifledikçe yeniden
harlayacağım.
98. Mesajıma
güvenmeyenlerin ve “Çürümüş kemik ve toz toprak olmamıza rağmen, tekrar
diriltileceğiz öyle mi” diyenlerin mükafatı bu olacak.
99. Evreni oluşturan Tanrı’nın tekrar onun benzerini
oluşturabileceğini ve bunun için kesinlikle gerçekleşecek olan bir süre
belirleyebileceğini anlamıyorlar mı! Ama o suçlular yine de güvenmiyorlar.
100. Onlara: “Eğer
siz Tanrı’nın bağışlarından sorumlu biri olsaydınız, bitecek korkusuyla kimseye
bir şey vermezdiniz!” de. Böyle insanlar çok açgözlüdür.
101. Musa’ya apaçık
dokuz mucize vermiştim. Yakupoğulları bunu çok iyi biliyor. Musa onların yanına
gittiğinde Firavun ona: “Senin kafayı yediğine inanıyorum Musa” dedi.
102. Musa da:
“Aslında sen de bütün bunları evrenin sahibinin mucize
olarak sunduğunun farkındasın. Ben de senin mahvolacağına inanıyorum Firavun”
dedi.
103. Firavun onları
ülkeden kovmak istedi, ben de onu ve bütün adamlarını sular altında bıraktım.
104. Ondan sonra
Yakupoğullarına: “Bu ülkeye yerleşin. Diriliş öncesi hayat sona erdiğinde
hepinizi dirilteceğim” dedim.
105. Ben sana bu
mesajı eksiksiz sunuyorum ve sana eksiksiz ulaşıyor. Seni sadece müjdelemek ve
uyarmakla görevlendirdim.
106. Bu mesajı
yaşayarak öğretmen için bölümlere ayırıp parça parça sunuyorum.
107-109. Onlara
şunu söyle: “Siz buna ister güvenin ister güvenmeyin. Daha önceden mesajıma
aşina olanlara bu mesajdan bahsedildiğinde, Biz elbette Tanrı’nın emrini yerine
getiririz, Tanrı’nın bahsettiği şey gerçekleşti derler ve bütün kalpleriyle ona
itaat ederler. Bütün kalpleriyle ve ciddiyetle… Ve bu mesaj ona olan
teslimiyetlerini artırır.”
110. Onlara: “İster
Tanrı deyin, ister Allah deyin farketmez. Zaten o bütün güzel özelliklerin
sahibidir” de. Vahiy dersi yaparken çok bağırma veya sessiz konuşma. Normal bir
şekilde konuş.
111. Onlara:
“Hiçbir çocuğu olmayan, hakimiyette hiçbir ortağı bulunmayan, hiçbir yardımcısı
olmayan Tanrı hükmünü verecektir” de ve daima onu anlat.