1-2. N...
Her şeyin hakimi de
onun hakim oldukları da tanıktır ki sen bir ajan değilsin. Sadece Tanrı’nın
mesajını alıyorsun.
3. Seni bitmek
tükenmek bilmeyen bir mükafat bekliyor.
4. Sana
kazandırılan bu hayat tarzı çok değerlidir.
5-6. Hanginizin
sapıttığını sen de onlar da ileride anlayacaklar.
7. Gösterdiği yolda
kimin gidip gitmediğini Tanrı biliyor.
8-9. Bazı şeylerden
taviz vermek için senin de kendilerine taviz vermeni isteyen o sahtekarlara
boyun eğme.
10-14. Sürekli
yemin eden, kibirli, iftiracı, hain, iyiliği zorlaştıran, Tanrı'nın sınırlarını
çiğneyen, suçlu, zorba ve de sahtekar olan hiçkimseye zengin ve çevresi geniş
diye boyun eğme.
15. Onlara mesajım
ulaştığında, eski çağlarda yaşamış olan toplumların mitolojik hikayeleri
olduğunu düşünüyorlar.
16. Ben onları can
evinden vuracağım.
17-18. Ben,
yoksullara pay ayırmadan sabahleyin ürünlerini hasat etmeye karar veren bahçe
sahiplerini denediğim gibi sizi de deniyorum.
19-20. Onlar
uyurken, Tanrı onların bahçelerini ani bir felakete uğrattı ve ağaçlar sanki
hasat edilmiş gibi tamamen meyvesiz kaldı.
21-22. Sabah
olunca: "Ürünleri toplayacaksak haydi erkenden gidelim madem" diye
birbirlerine seslendiler.
23-24. “Bugün oraya
herhangi bir yoksul girip yanınıza gelmesin sakın” diye fısıldaşarak yola
çıktılar.
25. Yoksullara
yardım etmemeye kararlı bir şekilde erkenden gittiler.
26-27. Ama bahçeyi
gördüklerinde “Yanlış yere mi geldik yoksa. Eyvah! Bütün emeklerimiz boşa
gitti” dediler.
28. Onların
arasından doğruya en yakın olanı "Ben size Tanrı'nın hükmünü yerine
getirmemiz gerektiğini söylememiş miydim!" dedi.
29. Onlar da “Biz
yanlış yaptık Tanrım, artık emrinizi yerine getireceğiz” dediler.
30. Suçlarını
anlamaya başladılar.
31-32. “Yazıklar
olsun bize, gerçekten biz sınırı aşmışız! Umarız Tanrı bize bunun yerine daha
iyisini verir. Biz ona teslim oluyoruz” dediler.
33. İşte ceza
böyledir. Dirilişten sonraki ceza ise daha korkunçtur. Keşke anlasanız.
34. Tanrı,
kendisinden sakınanlara da mutluluk bahçeleri verecek.
35. Bana teslim
olanlar ile suçluları bir tutmam elbette!
36. Siz
napıyorsunuz, nasıl bir hayat sürüyorsunuz böyle!
37-38. Canınız
nasıl isterse öyle davranabilirsiniz diye bir mesaj mı gönderildi size!
39. Veya diriliş
günü istediğiniz gibi bir muamele göreceğinize dair bir söz mü verdim!
40. Sor bakalım,
hangisi buna kefilmiş!
41. Yoksa kendileri
hakkında benim verdiğim hükme müdahale edebilecek birileri mi varmış! Eğer
öyleyse anlatsınlar bakalım kimmiş!
42. O gün onların
paçaları tutuşur, boyun eğdikleri kişilerden kendilerini kurtarmalarını
isterler ama onları kurtaramazlar.
43. Başları öne
eğilir, çok rezil olurlar. Çünkü kurtuluş için dünyadayken onlara bel
bağlamışlardı.
44. Bu mesaja
güvenmeyenlerin icabına ben bakacağım. Onlar bunu önemsemediği için
cezalandıracağım.
45. Şimdilik onlara
sadece biraz süre veriyorum, benim planım çok sağlamdır.
46. Sanki sen
onlardan bir menfaat bekliyorsun onlar da masraftan mı çekiniyorlar!
47. Veya
görünmeyenleri biliyorlar da hükümleri onlar mı belirliyorlar!
48. Sen Tanrı’nın
hükmüne bağlı kalmaya devam et. Dikkat et, balina'nın içine düşen ve sonra
sıkıntı içinde yalvaran kişi gibi yapma.
49. Eğer o Tanrı’nın
mesajını aktarmayı kabul etmeseydi, bir atık olarak okyanusa salınmış olacaktı.
50. Ama Tanrı onu
tekrar elçi olarak seçip görevlendirdi.
51. Güvenmeyenler
bu mesajı duyduklarında, “O bir ajan” diyerek seni bir kaşık suda boğacakmış
gibi oluyorlar.
52. Ama bu, herkes için
gönderilmiş bir mesajdır.