1-9. Kendilerine gönderilmiş
olan bu mesaja güvenen, ona uyan ve ona aykırı sözleri önemsemeyen, kendini
arındıran, eşleri veya çalışanlarından evlendikleri haricinde kimseyle evlilik
dışı ilişkiye girmeyen, -ki böyle davranırlarsa suç işlememiş olurlar. Ama her
kim bu hükmü çiğnerse suç işlemiş olur- verdikleri güvencelere ve sözlere uyan,
kendilerine gönderilmiş olan bu mesaja özen gösterenler kurtulacak.
10-11. Onlar
cenneti kazanacaklar ve orada sonsuza dek kalacaklar.
12. Ben insanın
oluşumunu çamurlu sudan başlattım.
13. Sonra onu
spermden çoğaltıp güvenli bir yere yerleştiriyorum.
14. Sonra spermi
zigota, zigotu küçücük bir et parçasına, küçücük et parçasını omurgaya
dönüştürüyorum. Sonra omurgayı etle kaplıyor ve böylece onu yepyeni bir canlı
haline getiriyorum. Mükemmel bir yaratıcı olan Tanrı çok yücedir.
15. Bütün bunlardan
sonra ölürsünüz.
16. Daha sonra
diriliş günü hepiniz diriltilirsiniz.
17. Şu koca evreni
oluşturan da benim. Ben yaratmayı çok iyi bilirim.
18. Uzaydan belli
bir oranda su indirip onu dünyaya yerleştirdim. Elbette onu gidermeye de gücüm
yeter.
19-20. Onunla hurma
bahçeleri, üzüm bağları ve yiyeceğiniz her türlü ürünü, yüksek tepelerde biten
ve yemekler için yağ ve garnitür sağlayan zeytin ağaçlarını da oluşturdum.
21. Hayvanları bir
düşünün. Size onların içinden süt sağlarım. Onların her şeyinden faydalanıp
yiyebilirsiniz.
22. Karada onlarla
suda deniz araçlarıyla seyahat edersiniz.
23. Daha önceden Nuh’u da halkına elçi olarak
görevlendirmiştim. “Ey halkım, Tanrı’ya boyun eğin. Ondan başka hiçbir
kimseye boyun eğmemeniz gerekiyor. Hiç ondan
sakınmıyor musunuz” dedi.
24-25.
Onun halkından güvenmeyenlerin kodamanları
da şöyle dedi: "Bu da bizim gibi sıradan
bir insan. Yönetimimizi ele geçirmeye çalışıyor. Eğer Tanrı gerçekten bize bir
mesaj göndermek isteseydi, melekleri indirirdi. Biz öncü atalarımızdan hiç
böyle şeyler duymadık. Bu sadece bir ajan! Onu bir süre gözleyelim, sonra
gereğini yaparız."
26.
O da: "Tanrım beni güvenmeyenlerden koruyunuz" diye dua etti.
27.
Ben de ona: "Sana bildireceğim
şekilde benim gözetimim altında bir deniz aracı yap" diye bildirdim. Sonra
emrim gerçekleşip fırtına kopmadan önce, "Her familyadan birer çifti ve
hakkında hüküm verilmiş olanlar hariç bütün aileni bindir. O suçluların hiçbiri
hakkında benden ricada bulunma, onların hepsi suda boğulacak" dedim.
28. Beraberindeki
kişilerle birlikte ona bindiğinizde, "Bütün övgülere layık hüküm, bizi bu
suçlu halktan kurtaran Tanrı'ya aittir" deyin.
29. Sen de şunu
söyle: "Tanrım beni bereketli bir yere ulaştırınız, siz en uygun yere
ulaştırırsınız."
30. İşte bütün
bunlar bir örnektir. Ben her şeyin farkındayım.
31. Daha sonra
onların ardından başka toplumlar oluşturdum.
32. "Tanrı’ya
boyun eğin. Ondan başka hiçbir kimseye boyun eğmemeniz gerekiyor. Hiç ondan sakınmıyor musunuz" diye uyarması için
onların içinden bazı kişileri seçip elçi olarak görevlendirdim.
33-38. Onların
halkından bu hayatta genişlik verdiğim kişilerden güvenmeyen ve diriliş sonrası
hayatın gerçekleşeceğini ummayan kodamanları da: "Bu da bizim gibi sıradan
bir insan. Bizim gibi yemek yiyor ve su içiyor. Eğer bizim gibi sıradan bir
insana uyarsak, mahvoluruz! Öldükten sonra çürüyüp kemik yığını olmamıza rağmen
diriltileceğimizi mi söylüyor! Mümkünatı yok, bunların gerçekleşmesi imkansız!
Bu yaşadığımız hayattan başka hayat yok. Yaşayacağız ve ölüp gideceğiz. Fakat
diriltilmeyeceğiz. Bu sadece Tanrı'nın adını kullanarak yalan uyduran birisi.
Biz ona güvenmiyoruz" dediler.
39. Onlar da: "Tanrım beni güvenmeyenlerden koruyunuz" diye dua ettiler.
40.
O da: "Yakında onlar çok pişman olacaklar" dedi.
41.
Ve günün birinde felakete uğradılar. Onları duman ettim. Suçlular defolup
gittiler.
42.
Sonra onların ardından başka toplumlar
oluşturdum.
43. Hiçkimse
kendisi için belirlenmiş olan süreyi çabuklaştıramaz veya geciktiremez.
44. Sonra ardı
ardına elçiler görevlendirdim. Kendilerine elçi görevlendirilen o toplumlardan
hiçbiri güvenmedi. Ben de onları arka arkaya ortadan kaldırarak tarihe
karıştırdım. Güvenmeyenler defolup gittiler.
45-46. Daha sonra
Musa'yı kardeşi Harun'la birlikte apaçık mucizeler ve mesajım ile Firavun ve
onun meclis üyeleri için elçi olarak görevlendirdim. Buna rağmen zorba bir toplum olarak yaşamakta ısrar ettiler.
47.
"Bunların halkı bize boyun eğmişken, bizim gibi sıradan bir insan olan bu
iki adama mı güveneceğiz!" dediler.
48.
Onlara güvenmediler, bu yüzden felakete uğradılar.
49.
Halbuki onlara doğru yolu göstermek için Musa'ya mesajımı göndermiştim.
50.
Güvenli ve sulak bir yaylada yaşattığım Meryem'i ve oğlunu da örnek yaptım.
51.
Elçi olarak görevlendirdiğim herkese: "Sağlıklı olan her şeyi
yiyebilirsiniz. Düzgün bir hayat yaşayın. Ben yaptığınız her şeyin
farkındayım" dedim.
52.
Ey insanlar! İşte hepinizin uyması gereken
yol tektir. Boyun eğmeniz gereken tek kişi benim. Bana itaat edin.
53. Ama onlar
kendilerine gönderilen bu hükmü paramparça edip çeşitli gruplara ayrıldılar.
Her grup kendi görüşüyle yetiniyor.
54. Sen onları
kendi hallerine bırak, bir süre sınırı aşmış bir şekilde başıboş yaşayıp
gitsinler bakalım.
55-56. Kendilerine
mal mülk ve çoluk çocuk vermekle onların iyiliği için çırpındığımı mı
sanıyorlar! Hayır, onlar gerçeğin farkında değiller.
57-61. Tanrı’dan korkup çekinen, onun mesajına
güvenen, ondan başkasına boyun eğmeyen, bir şey yaparken Tanrı tarafından yargılanacağını düşünerek
yapanlar iyi kişilerdir ve kurtulacak olanlar bunlardır.
62. Ben hiçkimseyi
gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmam. Hiçkimseye haksızlık yapmadan
her şeyi kaydediyorum.
63. Onların aklında
bunlar yok, başka amaçlar peşinde koşuyorlar.
64. Sonunda onların
sömürücülerini cezalandırdığımda feryat ederler.
65. "Artık
feryat etmeyin, benden kurtulamazsınız!"
66-67. Çünkü size
mesajım ulaştığında umursamıyor, sırt çeviriyordunuz. Onun hakkında saçma sapan
konuşup yalanlar uyduruyordunuz.
68. Onlar bu mesaj
üzerinde hiç düşünmüyorlar mı? Atalarının karşılaşmadığı bir şeyle
karşılaştıkları için mi böyle yapıyorlar?
69. Kendileri için
görevlendirilen kişi tanımadıkları biri mi de onu yadırgıyorlar?
70. Üstelik bir de
onun cinlendiğini iddia ediyorlar. O onlara gerçeği aktardı ama onların çoğu
gerçekten hoşlanmıyor.
71. Eğer gerçek
onların keyfinin istediği gibi olsaydı, evren ve içindekiler mahvolurdu. Ben
onlara öğüdümü gönderdim ama onlar kendilerine gönderilen bu öğüdü umursamıyorlar.
72. Halbuki sen
onlardan bir menfaat de beklemiyorsun. Tanrı’nın sana sunduğu mesaj her şeyden
üstündür. O son derece lütufkardır.
73. Sen onlara
sadece doğru yolu gösteriyorsun.
74. Fakat diriliş
sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyenler bu yoldan gitmek istemiyorlar.
75. Onlara acıyıp
sıkıntıya uğratmasam bile sınırı aşmış bir şekilde başıboş yaşayıp gitmeye
devam ederler.
76. Onları
cezalandırsam bile Tanrı’ya teslim olup itaat etmezler.
77. Sonunda onları
acı bir cezaya çarptırdığımda bütün umutları suya düşecek.
78. O size anlama
kavrama yeteneği ve bilinç vermiştir. Ama çok azınız karşılık veriyorsunuz.
79. O sizi dünyadan
türetmiştir ve sizi tekrar diriltecektir.
80. Size hayat
veren ve alan, gece ile gündüzü değiştiren odur. Hiç düşünmüyor musunuz?
81. Tam aksine
önceki toplumların iddialarını savunuyorsunuz.
82-83.
"Öldükten sonra çürüyüp kemik yığını olmamıza rağmen diriltilecek miyiz.
Bunlar geçmişteki atalarımıza da bahsedilmişti. Bunlar, eski çağlarda yaşamış
olan toplumların mitolojik hikayeleri” diyorsunuz.
84. Onlara:
"Dünya ve üstündekiler kime aittir biliyor musunuz" diye sor.
85. Tanrı'ya ait
olduğunu söylerler. Onlara: "Hiç mi düşünmüyorsunuz" de.
86. Onlara:
"Şu koca evrenin sahibi ve her şeyin hakimi kimdir" diye sor.
87. Tanrı'ya ait
olduğunu söylerler. Onlara: "Hiç mi ondan
sakınmıyorsunuz" de.
88.
Onlara: "Her şeyin
hakimiyeti kimin elinde? Kendisi her şeye hükmeden ama onun verdiği hükme
hiçkimsenin müdahale edemediği kimdir biliyor musunuz?" diye sor.
89. Tanrı olduğunu
söylerler. Onlara: "Öyleyse nasıl ona sırt çevirebiliyorsunuz" de.
90. Ben onlara
gerçeği gönderdim fakat onlar güvenmiyorlar.
91. Tanrı'nın
hiçbir çocuğu yoktur. Ondan başka boyun eğilecek hiçkimse yoktur. Eğer olsaydı,
her biri kendi oluşturduklarını yönlendirerek diğerini ortadan kaldırırdı.
Fakat Tanrı'nın bu tür iddialarla hiçbir alakası yoktur.
92. O görünen ve
görünmeyen her şeyi bilir, onların boyun eğdikleri kişilerden yücedir.
93-94. "Tanrım
onları tehdit ettiğiniz şeyleri benim sağlığımda gerçekleştirirseniz, beni bu
suçluların arasında bırakmayınız" diye dua et.
95. Onları tehdit
ettiğim şeyleri senin sağlığında gerçekleştirmeye elbette gücüm yeter.
96. Sen sorunları
başından güzel bir şekilde savuşturmaya devam et. Ben onların senin hakkında
neler söylediklerinin farkındayım.
97-98. "Tanrım
o saptırıcıların iftiralarından ve onların yanıma gelmelerinden size
sığınıyorum" diye dua et.
99-100. Sonunda bir
gün onlara ölüm geldiğinde, "Tanrım bana bir fırsat daha veriniz ki önemsemediğim
o konularda kendimi düzelteyim" derler. Ama bu sadece onların boş
sözleridir. Önlerinde diriliş gününe kadar bekleme süresi vardır.
101. Ferman
çıkarıldığı zaman aralarındaki bütün bağlar kopar, tamamen çaresiz kalırlar.
102. Kim el üstünde
tutulursa, onlar kurtulur.
103. Kim de rezil
edilirse, onlar da kendilerini zarara sokmuş olur. Sonsuza dek cehennemde
kalırlar
104. Orada ateşten
yüzleri kavrulur, derileri yüzülür.
105. "Size
mesajım ulaştığında, ona güvenmiyordunuz değil mi?"
106-107. Onlar da:
"Tanrım sizin gösterdiğiniz yolda gitmeyerek büyük bir yanlış yaptık. Tanrım nolur bize bir fırsat daha veriniz. Eğer
yine eski halimize dönersek, bizi o zaman cezalandırınız" diye
yalvarırlar.
108-111. O da:
"Kesin sesinizi! Boşuna dil dökmeyin! Bazı kullarım, Tanrım size güveniyoruz. Bize acıyıp
bağışlayınız. Siz son derece merhametlisiniz diyordu. Fakat siz onları
önemsemiyordunuz. Benim mesajımı da umursamıyordunuz. Siz onları ciddiye
almıyordunuz ama ben artık onları bağlılıklarından dolayı mükafatlandırdım.
Büyük bir zafere ulaştılar" der.
112. Onlara
"Dünyada ne kadar kaldınız" diye sorar.
113. Onlar da:
"Herhalde bir gün falan kalmışızdır, bilen varsa cevap versin"
derler.
114-115. O da:
"Az bir süre kaldınız. Keşke farkında olsaydınız. Sizi boş yere
oluşturduğumu ve benim karşıma çıkarılmayacağınızı mı sandınız!" der.
116. Her şeyin
hakimi olan Tanrı çok yücedir. Ondan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Her şeyin
hakimidir.
117. Körükörüne
Tanrı'dan başkalarına itaat edenleri Tanrı
yargılayacak fakat ona güvenmeyen o kişiler asla beraat edemeyecek.
118. Sen: "Tanrım
acıyıp bağışlayınız, siz son derece merhametlisiniz" diye dua etmeye devam
et.