.

.
.

19 Ocak 2017

Müminun Suresi


1-9. Kendilerine gönderilmiş olan bu mesaja güvenen, ona uyan ve ona aykırı sözleri önemsemeyen, kendini arındıran, eşleri veya çalışanlarından evlendikleri haricinde kimseyle evlilik dışı ilişkiye girmeyen, -ki böyle davranırlarsa suç işlememiş olurlar. Ama her kim bu hükmü çiğnerse suç işlemiş olur- verdikleri güvencelere ve sözlere uyan, kendilerine gönderilmiş olan bu mesaja özen gösterenler kurtulacak.
10-11. Onlar cenneti kazanacaklar ve orada sonsuza dek kalacaklar.
12. Ben insanın oluşumunu çamurlu sudan başlattım.
13. Sonra onu spermden çoğaltıp güvenli bir yere yerleştiriyorum.
14. Sonra spermi zigota, zigotu küçücük bir et parçasına, küçücük et parçasını omurgaya dönüştürüyorum. Sonra omurgayı etle kaplıyor ve böylece onu yepyeni bir canlı haline getiriyorum. Mükemmel bir yaratıcı olan Tanrı çok yücedir.
15. Bütün bunlardan sonra ölürsünüz.
16. Daha sonra diriliş günü hepiniz diriltilirsiniz.
17. Şu koca evreni oluşturan da benim. Ben yaratmayı çok iyi bilirim.
18. Uzaydan belli bir oranda su indirip onu dünyaya yerleştirdim. Elbette onu gidermeye de gücüm yeter.
19-20. Onunla hurma bahçeleri, üzüm bağları ve yiyeceğiniz her türlü ürünü, yüksek tepelerde biten ve yemekler için yağ ve garnitür sağlayan zeytin ağaçlarını da oluşturdum.
21. Hayvanları bir düşünün. Size onların içinden süt sağlarım. Onların her şeyinden faydalanıp yiyebilirsiniz.
22. Karada onlarla suda deniz araçlarıyla seyahat edersiniz.
23. Daha önceden Nuh’u da halkına elçi olarak görevlendirmiştim. “Ey halkım, Tanrı’ya boyun eğin. Ondan başka hiçbir kimseye boyun eğmemeniz gerekiyor. Hiç ondan sakınmıyor musunuz” dedi.
24-25. Onun halkından güvenmeyenlerin kodamanları da şöyle dedi: "Bu da bizim gibi sıradan bir insan. Yönetimimizi ele geçirmeye çalışıyor. Eğer Tanrı gerçekten bize bir mesaj göndermek isteseydi, melekleri indirirdi. Biz öncü atalarımızdan hiç böyle şeyler duymadık. Bu sadece bir ajan! Onu bir süre gözleyelim, sonra gereğini yaparız."
26. O da: "Tanrım beni güvenmeyenlerden koruyunuz" diye dua etti.
27. Ben de ona: "Sana bildireceğim şekilde benim gözetimim altında bir deniz aracı yap" diye bildirdim. Sonra emrim gerçekleşip fırtına kopmadan önce, "Her familyadan birer çifti ve hakkında hüküm verilmiş olanlar hariç bütün aileni bindir. O suçluların hiçbiri hakkında benden ricada bulunma, onların hepsi suda boğulacak" dedim.
28. Beraberindeki kişilerle birlikte ona bindiğinizde, "Bütün övgülere layık hüküm, bizi bu suçlu halktan kurtaran Tanrı'ya aittir" deyin.
29. Sen de şunu söyle: "Tanrım beni bereketli bir yere ulaştırınız, siz en uygun yere ulaştırırsınız."
30. İşte bütün bunlar bir örnektir. Ben her şeyin farkındayım.
31. Daha sonra onların ardından başka toplumlar oluşturdum.
32. "Tanrı’ya boyun eğin. Ondan başka hiçbir kimseye boyun eğmemeniz gerekiyor. Hiç ondan sakınmıyor musunuz" diye uyarması için onların içinden bazı kişileri seçip elçi olarak görevlendirdim.
33-38. Onların halkından bu hayatta genişlik verdiğim kişilerden güvenmeyen ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğini ummayan kodamanları da: "Bu da bizim gibi sıradan bir insan. Bizim gibi yemek yiyor ve su içiyor. Eğer bizim gibi sıradan bir insana uyarsak, mahvoluruz! Öldükten sonra çürüyüp kemik yığını olmamıza rağmen diriltileceğimizi mi söylüyor! Mümkünatı yok, bunların gerçekleşmesi imkansız! Bu yaşadığımız hayattan başka hayat yok. Yaşayacağız ve ölüp gideceğiz. Fakat diriltilmeyeceğiz. Bu sadece Tanrı'nın adını kullanarak yalan uyduran birisi. Biz ona güvenmiyoruz" dediler.
39. Onlar da: "Tanrım beni güvenmeyenlerden koruyunuz" diye dua ettiler.
40. O da: "Yakında onlar çok pişman olacaklar" dedi.
41. Ve günün birinde felakete uğradılar. Onları duman ettim. Suçlular defolup gittiler.
42. Sonra onların ardından başka toplumlar oluşturdum.
43. Hiçkimse kendisi için belirlenmiş olan süreyi çabuklaştıramaz veya geciktiremez.
44. Sonra ardı ardına elçiler görevlendirdim. Kendilerine elçi görevlendirilen o toplumlardan hiçbiri güvenmedi. Ben de onları arka arkaya ortadan kaldırarak tarihe karıştırdım. Güvenmeyenler defolup gittiler.
45-46. Daha sonra Musa'yı kardeşi Harun'la birlikte apaçık mucizeler ve mesajım ile Firavun ve onun meclis üyeleri için elçi olarak görevlendirdim. Buna rağmen zorba bir toplum olarak yaşamakta ısrar ettiler.
47. "Bunların halkı bize boyun eğmişken, bizim gibi sıradan bir insan olan bu iki adama mı güveneceğiz!" dediler.
48. Onlara güvenmediler, bu yüzden felakete uğradılar.
49. Halbuki onlara doğru yolu göstermek için Musa'ya mesajımı göndermiştim.
50. Güvenli ve sulak bir yaylada yaşattığım Meryem'i ve oğlunu da örnek yaptım.
51. Elçi olarak görevlendirdiğim herkese: "Sağlıklı olan her şeyi yiyebilirsiniz. Düzgün bir hayat yaşayın. Ben yaptığınız her şeyin farkındayım" dedim.
52. Ey insanlar! İşte hepinizin uyması gereken yol tektir. Boyun eğmeniz gereken tek kişi benim. Bana itaat edin.
53. Ama onlar kendilerine gönderilen bu hükmü paramparça edip çeşitli gruplara ayrıldılar. Her grup kendi görüşüyle yetiniyor.
54. Sen onları kendi hallerine bırak, bir süre sınırı aşmış bir şekilde başıboş yaşayıp gitsinler bakalım.
55-56. Kendilerine mal mülk ve çoluk çocuk vermekle onların iyiliği için çırpındığımı mı sanıyorlar! Hayır, onlar gerçeğin farkında değiller.
57-61. Tanrı’dan korkup çekinen, onun mesajına güvenen, ondan başkasına boyun eğmeyen, bir şey yaparken Tanrı tarafından yargılanacağını düşünerek yapanlar iyi kişilerdir ve kurtulacak olanlar bunlardır.
62. Ben hiçkimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmam. Hiçkimseye haksızlık yapmadan her şeyi kaydediyorum.
63. Onların aklında bunlar yok, başka amaçlar peşinde koşuyorlar.
64. Sonunda onların sömürücülerini cezalandırdığımda feryat ederler.
65. "Artık feryat etmeyin, benden kurtulamazsınız!"
66-67. Çünkü size mesajım ulaştığında umursamıyor, sırt çeviriyordunuz. Onun hakkında saçma sapan konuşup yalanlar uyduruyordunuz.
68. Onlar bu mesaj üzerinde hiç düşünmüyorlar mı? Atalarının karşılaşmadığı bir şeyle karşılaştıkları için mi böyle yapıyorlar?
69. Kendileri için görevlendirilen kişi tanımadıkları biri mi de onu yadırgıyorlar?
70. Üstelik bir de onun cinlendiğini iddia ediyorlar. O onlara gerçeği aktardı ama onların çoğu gerçekten hoşlanmıyor.
71. Eğer gerçek onların keyfinin istediği gibi olsaydı, evren ve içindekiler mahvolurdu. Ben onlara öğüdümü gönderdim ama onlar kendilerine gönderilen bu öğüdü umursamıyorlar.
72. Halbuki sen onlardan bir menfaat de beklemiyorsun. Tanrı’nın sana sunduğu mesaj her şeyden üstündür. O son derece lütufkardır.
73. Sen onlara sadece doğru yolu gösteriyorsun.
74. Fakat diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyenler bu yoldan gitmek istemiyorlar.
75. Onlara acıyıp sıkıntıya uğratmasam bile sınırı aşmış bir şekilde başıboş yaşayıp gitmeye devam ederler.
76. Onları cezalandırsam bile Tanrı’ya teslim olup itaat etmezler.
77. Sonunda onları acı bir cezaya çarptırdığımda bütün umutları suya düşecek.
78. O size anlama kavrama yeteneği ve bilinç vermiştir. Ama çok azınız karşılık veriyorsunuz.
79. O sizi dünyadan türetmiştir ve sizi tekrar diriltecektir.
80. Size hayat veren ve alan, gece ile gündüzü değiştiren odur. Hiç düşünmüyor musunuz?
81. Tam aksine önceki toplumların iddialarını savunuyorsunuz.
82-83. "Öldükten sonra çürüyüp kemik yığını olmamıza rağmen diriltilecek miyiz. Bunlar geçmişteki atalarımıza da bahsedilmişti. Bunlar, eski çağlarda yaşamış olan toplumların mitolojik hikayeleri” diyorsunuz.
84. Onlara: "Dünya ve üstündekiler kime aittir biliyor musunuz" diye sor.
85. Tanrı'ya ait olduğunu söylerler. Onlara: "Hiç mi düşünmüyorsunuz" de.
86. Onlara: "Şu koca evrenin sahibi ve her şeyin hakimi kimdir" diye sor.
87. Tanrı'ya ait olduğunu söylerler. Onlara: "Hiç mi ondan sakınmıyorsunuz" de.
88. Onlara: "Her şeyin hakimiyeti kimin elinde? Kendisi her şeye hükmeden ama onun verdiği hükme hiçkimsenin müdahale edemediği kimdir biliyor musunuz?" diye sor.
89. Tanrı olduğunu söylerler. Onlara: "Öyleyse nasıl ona sırt çevirebiliyorsunuz" de.
90. Ben onlara gerçeği gönderdim fakat onlar güvenmiyorlar.
91. Tanrı'nın hiçbir çocuğu yoktur. Ondan başka boyun eğilecek hiçkimse yoktur. Eğer olsaydı, her biri kendi oluşturduklarını yönlendirerek diğerini ortadan kaldırırdı. Fakat Tanrı'nın bu tür iddialarla hiçbir alakası yoktur.
92. O görünen ve görünmeyen her şeyi bilir, onların boyun eğdikleri kişilerden yücedir.
93-94. "Tanrım onları tehdit ettiğiniz şeyleri benim sağlığımda gerçekleştirirseniz, beni bu suçluların arasında bırakmayınız" diye dua et.
95. Onları tehdit ettiğim şeyleri senin sağlığında gerçekleştirmeye elbette gücüm yeter.
96. Sen sorunları başından güzel bir şekilde savuşturmaya devam et. Ben onların senin hakkında neler söylediklerinin farkındayım.
97-98. "Tanrım o saptırıcıların iftiralarından ve onların yanıma gelmelerinden size sığınıyorum" diye dua et.
99-100. Sonunda bir gün onlara ölüm geldiğinde, "Tanrım bana bir fırsat daha veriniz ki önemsemediğim o konularda kendimi düzelteyim" derler. Ama bu sadece onların boş sözleridir. Önlerinde diriliş gününe kadar bekleme süresi vardır.
101. Ferman çıkarıldığı zaman aralarındaki bütün bağlar kopar, tamamen çaresiz kalırlar.
102. Kim el üstünde tutulursa, onlar kurtulur.
103. Kim de rezil edilirse, onlar da kendilerini zarara sokmuş olur. Sonsuza dek cehennemde kalırlar
104. Orada ateşten yüzleri kavrulur, derileri yüzülür.
105. "Size mesajım ulaştığında, ona güvenmiyordunuz değil mi?"
106-107. Onlar da: "Tanrım sizin gösterdiğiniz yolda gitmeyerek büyük bir yanlış yaptık. Tanrım nolur bize bir fırsat daha veriniz. Eğer yine eski halimize dönersek, bizi o zaman cezalandırınız" diye yalvarırlar.
108-111. O da: "Kesin sesinizi! Boşuna dil dökmeyin! Bazı kullarım, Tanrım size güveniyoruz. Bize acıyıp bağışlayınız. Siz son derece merhametlisiniz diyordu. Fakat siz onları önemsemiyordunuz. Benim mesajımı da umursamıyordunuz. Siz onları ciddiye almıyordunuz ama ben artık onları bağlılıklarından dolayı mükafatlandırdım. Büyük bir zafere ulaştılar" der.
112. Onlara "Dünyada ne kadar kaldınız" diye sorar.
113. Onlar da: "Herhalde bir gün falan kalmışızdır, bilen varsa cevap versin" derler.
114-115. O da: "Az bir süre kaldınız. Keşke farkında olsaydınız. Sizi boş yere oluşturduğumu ve benim karşıma çıkarılmayacağınızı mı sandınız!" der.
116. Her şeyin hakimi olan Tanrı çok yücedir. Ondan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Her şeyin hakimidir.
117. Körükörüne Tanrı'dan başkalarına itaat edenleri Tanrı yargılayacak fakat ona güvenmeyen o kişiler asla beraat edemeyecek.
118. Sen: "Tanrım acıyıp bağışlayınız, siz son derece merhametlisiniz" diye dua etmeye devam et.