.

.
.

4 Şubat 2017

Ahkaf Suresi


1. H, m...
2. Bu mesaj, her şeye gücü yeten ve adaletli Tanrı tarafından sunulmaktadır.
3. Ben evreni ve içindekileri bir amaç için oluşturdum ve onlara bir süre belirledim. Fakat güvenmeyenler kendilerine yapılan uyarıları önemsemiyorlar.
4. Onlara: “Hiç düşündünüz mü Tanrı'yı bırakıp da itaat ettiğiniz kişiler dünyada herhangi bir şey yaratabilirler mi veya onların evrenin yönetiminde bir ortaklığı mı var söyleyin bana! Eğer haklıysanız haydi bu konuda daha önce gönderilmiş bir mesaj, bir vahiy kalıntısı gösterin bakalım” diye sor.
5. Tanrı'yı bırakıp da diriliş günü kendisine karşılık veremeyecek olan, hatta kendilerine itaat edildiğinden haberi bile olmayan kişilere boyun eğenden daha yanlış kim olabilir!
6. Herkesin diriltileceği zaman o kişiler onları yüzüstü bırakacak ve kendilerine yapılan itaatleri reddedecekler.
7. Kendilerine net mesajım ulaştığında, güvenmeyenler kendilerine gönderilen mesaja "Büyük bir aldatmaca" diyorlar.
8. Bazıları da "Bunları kendisi uyduruyor" diyor. Onlara şunu söyle: “Eğer bunları ben uydurmuş olsaydım, beni Tanrı'nın elinden kurtaramazdınız. O sizin bu mesaj hakkında kopardığınız yaygaranın farkındadır. O hepimize tanıktır. Şefkatli ve bağışlayıcıdır.”
9. Onlara şunu söyle: “Tanrı'nın tek elçisi ben değilim. Ben kendimin de sizin de ne mualeme göreceğinizi bilmiyorum. Ben sadece onun bana bildirdiklerine uyuyorum. Ben sadece net bir şekilde uyarmakla görevliyim."
10. Onlara şunu söyle: "Bakın Yakupoğullarından bazıları güvendiği halde siz Tanrı tarafından sunulan bu mesaja güvenmiyor ve önemsemiyorsanız bilin ki Tanrı böyle suçluları asla beraat ettirmeyecek!"
11. Güvenmeyenler güvenenler hakkında: "Eğer bu mesaj iyi bir şey olsaydı, biz onlardan önce koşardık” diyorlar. Bununla amaçlarına ulaşamayınca da “Bu eski bir uydurma” diyorlar.
12. Daha önceden rehber ve şefkat olarak Musa’ya da mesaj göndermiştim. Arapça olarak sunulan ve öncekileri güncelleyen bu mesaj da yanlış yapanları uyarmakta ve kendini düzeltenleri müjdelemektedir.
13. "Biz Tanrı'dan başkasına boyun eğmeyiz" diyen ve kendini düzeltenler korkmayacak ve üzülmeyecekler.
14. Onlar çabalarına karşılık içinde sonsuza dek kalmak üzere hasbahçeye girecekler.
15. İnsanın ana-babasıyla iyi geçinmesini emrediyorum. Anası onu sıkıntıyla karnında taşır, sıkıntıyla doğurur. Onun ana karnında taşınması ve sütten kesilmesi yaklaşık otuz ay sürer. Kimisi kendine gelip olgunlaştığında: “Tanrım, bana ve ana-babama yaptığınız güzelliklerin karşılığını vermemi ve hem benim hem de ailemin hoşnut olacağınız şekilde düzgün bir insan olmamızı sağlayınız. Ben size yöneldim ve size teslim oldum” der.
16. İşte böyle kişilerin yanlışlarını bağışlayacağım ve çabalarına karşılık mükafatlandıracağım. Onlar hasbahçeye girecekler. Bu onlara verilen ve gerçekleşecek olan bir sözdür.
17. Kimisi de ana-babasına “Siz ne saçmalıyorsunuz ya! Benden önce nice nesiller ölüp gitmiş, hiçbiri geri gelmemiş. Siz benim diriltileceğimi mi iddia ediyorsunuz” der. Ana babası da Tanrı'dan yardım isteyerek “Kendine yazık ediyorsun. Tanrı'ya güven. Onun bahsettiği şeyler gerçekleşecek” der. O da “Bunlar sadece eski çağlarda yaşamış olan toplumların mitolojik hikayeleri!" der.
18. Böyle kişilere de kendilerinden önce yaşamış olan diğer insanlarla birlikte tehdidim gerçekleşir, çok büyük bir zarara uğrarlar.
19. Herkes çabasına göre gruplandırılacak ve hiçbir haksızlığa uğramadan çabasının karşılığını alacak.
20. Güvenmeyenler o gün ateşin önüne getirilirler. “Siz diriliş öncesi hayatınızda bütün güzelliklerinizi harcayıp zevk sürdünüz. Dünyada benim mesajıma güvenmediğiniz ve ona aykırı davranıp başka şeylere uyduğunuz için rezil edici bir şekilde cezalandırılacaksınız artık!”
21. Âd toplumuna soydaşları Hud'u elçi olarak görevlendirmiştim. Kendinden önce ve sonra birçok uyarıcı gönderilen, şu kum tepelerinin ardında yaşamış olan toplumunu “Tanrı'dan başka hiçkimseye boyun eğmeyin. Yoksa korkarım ki bir gün dehşetli bir şekilde cezalandırılırsınız” diye uyarmıştı.
22. Onlar da: “Sen atalarımızın eskiden beri itaat ettiği kişilere itaat etmekten vazgeçmemizi mi istiyorsun! Eğer haklıysan bizi tehdit ettiğin şeyi gerçekleştir hadi!” dediler.
23. O da: “Ona ancak Tanrı karar verir. Ben sadece size aktarmakla görevlendirildiğim mesajı aktarıyorum fakat görüyorum ki bu sizin umrunuzda değil!” dedi.
24-25. En sonunda o cezayı, yaşadıkları bölgeye uzaktan gelen bir bulutmuş gibi gördüklerinde: "İşte bize yağmur getiren bir bulut yaklaşıyor” diye sevindiler. Hayır yanılıyorsunuz, o sizin istediğiniz şeydir! Tanrı’nın buyruğuyla her şeyi yerle bir eden dehşetli bir kum fırtınası! Böylece geriye harabeye dönmüş boş evlerden başka bir şey kalmadı. Suçlulara işte böyle karşılık veririm.
26. Onlara da anlama kavrama yeteneği ve bilinç vermiştim ve size sağlamadığım imkanları onlara sağlamıştım ama Tanrı'nın mesajına güvenmedikleri için anlama kavrama yetenekleri ve bilinçleri onlara hiçbir fayda sağlamadı ve hafife aldıkları şey başlarına geldi.
27. Etrafınızdaki şehirleri ortadan kaldırdım. Teslim olmaları için onlara da mesajımı detaylı olarak açıklamıştım.
28. Kendilerini kurtarmaları ümidiyle Tanrı’yı bırakıp da boyun eğdikleri kişiler onları kurtarabildi mi! Tam aksine, onları yüzüstü bıraktılar. İşte onların yalanlarının ve hurafelerinin sonu budur.
29. Bu mesajı dinlemek isteyen bazı yabancı toplulukları sana yönlendirmiştim. Oraya geldiklerinde “Dikkatle dinleyelim” dediler. Bittiğinde, toplumlarını uyarmak için geri döndüler.
30-32. “Ey halkımız, biz Musa’dan sonra gönderilen, öncekilerin güncellemesi olan, gerçeği ve doğru yolu gösteren bir mesaj dinledik. Ey halkımız, Tanrı'ya çağıran bu kişiye karşılık verin, Tanrı'ya güvenin ki yanlışlarınızı bağışlayıp sizi acı bir cezadan korusun. Kim Tanrı'ya çağıran bu kişiye karşılık vermezse, bilsin ki hiçbir şekilde Tanrı'dan kaçamayacak ve hiç kimse onu Tanrı'dan kurtaramayacak. Çok büyük bir zarara uğrayacaklar” dediler.
33. Bu evreni oluşturan ve onu oluştururken hiçbir yorgunluğa uğramayan Tanrı’nın ölmüş olan kişileri diriltebileceğini anlamıyorlar mı! Elbette onun her şeye gücü yeter.
34. Güvenmeyenler o gün ateşin önüne getirilirler. Onlara: “Gerçek değil mi bu!” denilir. Onlar da “Evet Tanrım, gerçek” derler. O da “Güvenmediğiniz için cezanızı çekin bakalım” der.
35. Görevlerini yerine getirmiş olan o elçiler gibi sen de bağlılık göstermeye devam et. Onlara karşı sabırsızlanma. Kendilerine bahsedilen şeyler başlarına geldiğinde dünyada sadece gündüzün bir saati kadar az yaşamış gibi hissederler. Dikkat edin, güvenmeyenler mahvolacaklar.