1. E, l, m...
2. İnsanlar, “Güvendik” demekle; sınanmadan bırakılacaklarını mı
sandılar.
3. Ben onlardan öncekileri de sınadım. Tanrı elbette samimi olanları da
ikiyüzlü olanları da bilmektedir.
4. Yanlış bir çabanın içinde olanlar kendilerine hakettikleri karşılığı
vermeden bırakacağımı mı sanıyorlar? Ne büyük
bir yanılgı!
5. Kim Tanrı'yla karşılaşacağına güveniyorsa bilsin ki Tanrı'nın
belirlediği süre dolacaktır. O her şeyi işitir ve bilir.
6. Kim gayret gösterirse kendi yararınadır. Tanrı'nın hiçkimseye
ihtiyacı yoktur.
7. Güvenen ve
kendini düzeltenlerin yanlışlarını bağışlayıp çabalarına karşılık çok güzel bir
mükafat vereceğim.
8. İnsanın ana-babasıyla iyi geçinmesini emrediyorum. Fakat onlar senin
körükörüne benden başkasına boyun eğmen için uğraşırlarsa sakın onlara uyma.
Sonunda hepiniz benim karşıma çıkacaksınız ve size çabanızın karşılığını
vereceğim.
9. Güvenen ve kendini düzeltenleri, düzgün insanların arasına
koyacağım.
10. Bazı insanlar Tanrı'ya güvendiğini söylüyor fakat Tanrı uğruna
baskıya uğradığında, insanların verdiği sıkıntıyı Tanrı'nın kendisine yaptığı
bir kötülük zannediyorlar. Ama Tanrı bir
kapı açtığında, “Biz de sizinle beraberiz” diyorlar. Tanrı elbette herkesin içindekileri
biliyor.
11. Tanrı kendisine güvenenleri de ikiyüzlüleri de bilmektedir.
12. Güvenmeyenler, güvenenlere “Bizim yolumuza uyun, cezasını sizin
yerinize biz çekeriz” diyorlar. Yalan söylüyorlar. Onların yerine ceza
çekemeyecekler.
13. Diriliş günü daha önce işledikleri suçları ve yanlışa
sürükledikleri kişilerin suçlarını hatırlarlar ve uydurdukları şeylerden
yargılanırlar.
14. Daha önceden Nuh’u da halkına elçi
olarak görevlendirmiştim. Onların arasında dokuz yüz elli sene yaşadı.
Suçlu oldukları için sonunda sular altında kaldılar.
15. Herkese bir ders olsun diye Nuh’u ve onunla birlikte o deniz
aracında bulunanları kurtardım.
16-17. İbrahim’i de halkına elçi olarak görevlendirmiştim. Halkına:
“Tanrı'ya boyun eğin, ondan sakının. Bu sizin için en iyisidir, bunu anlayın.
Siz kendi uydurmalarınıza dayanarak Tanrı'yı bırakıp da heykelini yaptığınız o
kişilere boyun eğiyorsunuz. Tanrı'nın dışında boyun eğdikleriniz sizi hiçbir
şekilde kurtaramazlar. Kurtuluşu yalnızca Tanrı'dan bekleyin, sadece ona boyun
eğin, ona karşılık verin. Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız” dedi.
18. Eğer güvenmiyorsanız, hatırlayın ki sizden önceki o toplumlar da
güvenmemişlerdi. Elçinin görevi sadece net bir şekilde aktarmaktır.
19. Tanrı'nın varoluş nasıl başlattığını hiç düşünmüyor musunuz? İşte o
daha sonra onu tekrarlayacak. Bu, Tanrı'ya göre hiç de zor değildir.
20. Onlara şunu söyle: “Dünyada dolaşın da Tanrı'nın varoluşu nasıl
başlattığını inceleyin. Daha sonra o yeniden dirilişi de gerçekleştirecek. Tanrı'nın
her şeye gücü yeter."
21. Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız ve o dilediğini
cezalandıracak, dilediğini de kurtaracak.
22. Ne dünyada ne de uzayda hiçbir şekilde ondan kaçamazsınız. Hiçkimse
sizi Tanrı'dan koruyup kurtaramaz.
23. Tanrı'nın mesajına ve onun tarafından yargılanacağına
güvenmeyenlere acımayacağım. Onları acı bir cezaya çarptıracağım.
24. İbrahim’in halkının, “Onu yakarak öldürelim” demekten başka bir
cevabı olmadı. Fakat Tanrı onu ateşten kurtardı. Güvenenler için bu bir
örnektir.
25. İbrahim onlara: “Siz diriliş öncesi hayatta aranızdaki çıkar
ilişkilerinden dolayı Tanrı'yı bırakıp heykelini yaptığınız o kişilere boyun
eğiyorsunuz fakat diriliş günü birbirinizi reddedeceksiniz, birbirinizi
dışlayacaksınız. Hepiniz ateşe gireceksiniz ve
hiçkimse sizi kurtaramayacak" dedi.
26. Lut İbrahim’e güvendi. “Ben de buraları terkedip Tanrı’nın yönlendireceği
yerlere gidiyorum. Onun her şeye gücü yeter ve adaletlidir” dedi.
27. İbrahim’e İshak’ı ve Yakup'u armağan ettim, onların evlatlarından
elçiler seçip mesajımı gönderdim. Onu diriliş öncesi hayatta mükafatlandırdığım
gibi diriliş sonrası hayatta da mükafatlandıracağım.
28-29. Lut’u da halkına elçi olarak görevlendirmiştim. Halkına: “Siz
daha önce hiçbir insanın yapmadığı bir kötülük yapıyorsunuz! Cinsel duygularla
erkeklere yaklaşıyorsunuz. Kervanların yolunu kesiyorsunuz. Biraraya gelip o
çirkin işi yapıyorsunuz" dedi. Halkının ise: “Eğer doğru söylüyorsan, hadi
Tanrı tarafından cezalandırılmamızı sağla bakalım” demekten başka bir cevabı
olmadı.
30. O da: “Tanrım beni bu bozgunculardan kurtarınız” diye dua etti.
31. Elçilerim İbrahim’e o sevindirici haberi getirdiklerinde ayrıca
halkı suçlu olan o şehri de ortadan kaldıracaklarını söylediler.
32. İbrahim: “Ama orada Lut da var” dedi. Bunun üzerine onlar: “Orada
kimlerin olduğunu biliyoruz. Onu ve ailesini kurtaracağız. Ama karısı hariç
çünkü o da pisliğe bulaşmış biri” diye cevap verdiler.
33-34. Sonra elçilerim Lut'un yanına gelince, halkı yüzünden
endişelenmeye başladı ve morali bozuldu. Bunun üzerine onlar da: “Korkup
endişelenme. Seni ve aileni kurtaracağız. Ama karın hariç çünkü o da pisliğe
bulaşmış biri! Suçlu oldukları için bu şehir halkına felaket yağdıracağız”
dediler.
35. Düşünenler için o şehrin kalıntılarını ibret olarak bıraktım.
36. Medyen halkı için de soydaşları Şuayip’i elçi olarak
görevlendirmiştim. “Ey halkım, Tanrı'ya boyun eğin ve diriliş gününün
gerçekleşeceğine güvenin. Ülkeyi berbat etmeyin” dedi.
37. Fakat onlar Şuayip'e güvenmediler ve sonra korkunç bir felakete
uğradılar. Yurtlarında yere serilip kaldılar.
38. Âd ve Semud halkı için de elçi görevlendirmiştim. Onların
yaşadıkları yerlerden geçerken nasıl bir sona uğradıklarını görüyorsunuz.
Saptırıcılar onları da mesajıma uymaması için oyalamış ve yaptıkları yanlışlara
fetva vermişlerdi. Zaten onlar da bunun farkındaydılar.
39. Firavun, baş
hoca ve Karun için de elçi görevlendirmiştim. Musa onlara net mesajımı aktardı
fakat onlar umursamadılar ve benden kurtulamadılar.
40. Onların hepsini
suçlu oldukları için cezalandırdım. Kimini volkan yağmuruna tuttum, kimini
başka felaketlere uğrattım, kimini yerle bir ettim, kimini sular altında
bıraktım. Tanrı onlara hiçbir haksızlık yapmadı, onlar kendilerine yazık
ettiler.
41. Tanrı'dan
başkalarına boyun eğenlerin durumu, avlanmak için ağ ören örümcek gibidir.
Örümcek ağı ise çok güvensiz bir yuvadır. Keşke farkına varsalar.
42. Tanrı onların
kendisini bırakıp da kimlere boyun eğdiklerinin elbette farkındadır. Onun her
şeye gücü yeter ve adaletlidir.
43. İşte bunları
insanlara örnek olarak anlatıyorum. Ancak kulak verenler düşünür.
44. Tanrı evreni
bir amaç için oluşturmuştur. Bu, güvenenler için bir mesajdır.
45. Sana bildirilen
mesajı aktarmaya devam et ve ona uy. Tanrı'nın mesajına uymak kişiyi kötülük ve
yanlışlardan arındırır. Tanrı'nın öğüdü elbette en önemli şeydir. O sizin
yaptığınız her şeyin farkındadır.
46. Size kötü
davranmadıkları sürece sizden önce kendilerine mesaj gönderilmiş olan
topluluklarla güzel bir şekilde konuşun. Onlara: "Biz size gönderilen
mesaja da kendimize gönderilen mesaja da güveniyoruz çünkü hepimizin tanrısı
aynıdır. Biz ona teslim oluyoruz" deyin.
47. İşte sana da bu
mesajı sunuyorum. Daha önce kendilerine mesaj gönderilen topluluklardan ve bu
halktan bu mesaja güvenenler var. Daha önceki mesajlara güvenmemiş olanlar bu
mesaja da güvenmiyorlar.
48. Sen bundan
önceki mesajları okuyup yazmış biri değilsin. Yoksa sahtekarlar insanları bu
konuda kuşkuya düşürebilirdi.
49. Hayır bu, daha
önceden mesajıma aşina olanların çok iyi tanıdığı üzere benim net bir
mesajımdır. Mesajıma güvenmeyenler suçluların ta kendileridir.
50. Bazıları da
"Muhammed'e de Tanrı’dan mucizeler
verilmesi gerekirdi" diyorlar. Onlara: "Mucize sadece Tanrı’nın
yetkisindedir. Ben sadece net bir şekilde uyarmak görevliyim!” de.
51. Kendilerine
aktarman için sana sunduğum bu mesaj onlara yetmiyor mu! Bu, güvenenler için
bir öğüt ve şefkattir.
52. Onlara şunu
söyle: "Tanrı hepimize tanıktır. O evrendeki her şeyi bilir. Tanrı'ya
güvenmeyip boş şeylere güvenenler mahvolacaklar.”
53. Senden
kıyametin hemen gelmesini istiyorlar. Belirlenmiş bir süre olmasaydı hemen
yargılanırlardı. O siz hiç farkında olmadan ansızın gelecek.
54. Senden
kıyametin hemen gelmesini istiyorlar. Bilin ki cehennem güvenmeyenlerin icabına
bakacak.
55. O zaman o ceza
onları üstlerinden ve ayaklarının altından saracak ve onlara “Çabanızın
karşılığını çekin bakalım!” denilecek.
56. Ey bana güvenen
kullarım! Unutmayın, dünyanın her yeri bana aittir. Benden başkasına boyun
eğmeyin.
57. Elbette herkes ölecek.
Sonunda hepiniz benim karşıma çıkarılacaksınız.
58-59. Güvenen ve
kendini düzeltenleri sonsuza dek kalmak üzere içinden dereler akan bahçelerdeki
villalara yerleştireceğim. Ne harikadır Tanrı’ya teslim olup ona bağlılık
gösterenlerin çabasının mükafatı!
60. Nice canlılar
var ki yiyecek biriktirmez. Tanrı onlara besin sağladığı gibi size de sağlar. O
her şeyi işitir ve bilir.
61. Onlara evreni
kimin oluşturduğunu, kimin güneşi ve ay’ı hizmetinize sunduğunu sorunca, Tanrı
diyorlar. Ama buna rağmen nasıl ona sırt çeviriyorlar.
62. Herkesin hayatı
Tanrı'nın elindedir. O her şeyin
farkındadır.
63. Uzaydan su
indirip ölü gezegeni kimin canlandırdığını sorunca, Tanrı diyorlar. Onlara: "Tanrı
hükmünü verecektir" de. Çoğu bunun farkında
değil.
64. Diriliş öncesi
hayat değersiz ve önemsizdir. Asıl hayat diriliş sonrasındadır, keşke farkına
varsanız.
65. Gemide yolculuk
yaparken bir tehlikeyle karşılaşınca canı gönülden Tanrı'ya yalvarırsınız. Ama
sizi kurtarıp sağ salim karaya çıkarınca da ondan başkalarına boyun eğmeye
devam edersiniz.
66. Böylece
kendilerine bildirdiğim mesaja güvenmemiş olurlar. Şimdilik keyif sürsünler
bakalım, ileride her şeyi anlayacaklar.
67. Çevredeki diğer
şehirlerde halkın can güvenliği yokken bu şehri huzurlu ve güvenli yaptığımı
hiç düşünmüyorlar mı! Şimdi Tanrı'nın mesajına güvenmeyip boş şeylere mi
güveniyorlar!
68. Tanrı'nın adını
kullanarak yalan uyduran ve kendilerine gönderilen mesaja güvenmeyenden daha
suçlu kim olabilir! Güvenmeyenlerin yeri cehennemdir!
69. Benim uğruma
mücadele edenleri de kendi yoluma iletirim. Tanrı kendini düzeltenlerin
yanındadır.