.

.
.

11 Şubat 2017

Ankebut Suresi


1. E, l, m...
2. İnsanlar, “Güvendik” demekle; sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar.
3. Ben onlardan öncekileri de sınadım. Tanrı elbette samimi olanları da ikiyüzlü olanları da bilmektedir.
4. Yanlış bir çabanın içinde olanlar kendilerine hakettikleri karşılığı vermeden bırakacağımı mı sanıyorlar? Ne büyük bir yanılgı!
5. Kim Tanrı'yla karşılaşacağına güveniyorsa bilsin ki Tanrı'nın belirlediği süre dolacaktır. O her şeyi işitir ve bilir.
6. Kim gayret gösterirse kendi yararınadır. Tanrı'nın hiçkimseye ihtiyacı yoktur.
7. Güvenen ve kendini düzeltenlerin yanlışlarını bağışlayıp çabalarına karşılık çok güzel bir mükafat vereceğim.
8. İnsanın ana-babasıyla iyi geçinmesini emrediyorum. Fakat onlar senin körükörüne benden başkasına boyun eğmen için uğraşırlarsa sakın onlara uyma. Sonunda hepiniz benim karşıma çıkacaksınız ve size çabanızın karşılığını vereceğim.
9. Güvenen ve kendini düzeltenleri, düzgün insanların arasına koyacağım.
10. Bazı insanlar Tanrı'ya güvendiğini söylüyor fakat Tanrı uğruna baskıya uğradığında, insanların verdiği sıkıntıyı Tanrı'nın kendisine yaptığı bir kötülük zannediyorlar. Ama Tanrı bir kapı açtığında, “Biz de sizinle beraberiz” diyorlar. Tanrı elbette herkesin içindekileri biliyor.
11. Tanrı kendisine güvenenleri de ikiyüzlüleri de bilmektedir.
12. Güvenmeyenler, güvenenlere “Bizim yolumuza uyun, cezasını sizin yerinize biz çekeriz” diyorlar. Yalan söylüyorlar. Onların yerine ceza çekemeyecekler.
13. Diriliş günü daha önce işledikleri suçları ve yanlışa sürükledikleri kişilerin suçlarını hatırlarlar ve uydurdukları şeylerden yargılanırlar.
14. Daha önceden Nuh’u da halkına elçi olarak görevlendirmiştim. Onların arasında dokuz yüz elli sene yaşadı. Suçlu oldukları için sonunda sular altında kaldılar.
15. Herkese bir ders olsun diye Nuh’u ve onunla birlikte o deniz aracında bulunanları kurtardım.
16-17. İbrahim’i de halkına elçi olarak görevlendirmiştim. Halkına: “Tanrı'ya boyun eğin, ondan sakının. Bu sizin için en iyisidir, bunu anlayın. Siz kendi uydurmalarınıza dayanarak Tanrı'yı bırakıp da heykelini yaptığınız o kişilere boyun eğiyorsunuz. Tanrı'nın dışında boyun eğdikleriniz sizi hiçbir şekilde kurtaramazlar. Kurtuluşu yalnızca Tanrı'dan bekleyin, sadece ona boyun eğin, ona karşılık verin. Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız” dedi.
18. Eğer güvenmiyorsanız, hatırlayın ki sizden önceki o toplumlar da güvenmemişlerdi. Elçinin görevi sadece net bir şekilde aktarmaktır.
19. Tanrı'nın varoluş nasıl başlattığını hiç düşünmüyor musunuz? İşte o daha sonra onu tekrarlayacak. Bu, Tanrı'ya göre hiç de zor değildir.
20. Onlara şunu söyle: “Dünyada dolaşın da Tanrı'nın varoluşu nasıl başlattığını inceleyin. Daha sonra o yeniden dirilişi de gerçekleştirecek. Tanrı'nın her şeye gücü yeter."
21. Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız ve o dilediğini cezalandıracak, dilediğini de kurtaracak.
22. Ne dünyada ne de uzayda hiçbir şekilde ondan kaçamazsınız. Hiçkimse sizi Tanrı'dan koruyup kurtaramaz.
23. Tanrı'nın mesajına ve onun tarafından yargılanacağına güvenmeyenlere acımayacağım. Onları acı bir cezaya çarptıracağım.
24. İbrahim’in halkının, “Onu yakarak öldürelim” demekten başka bir cevabı olmadı. Fakat Tanrı onu ateşten kurtardı. Güvenenler için bu bir örnektir.
25. İbrahim onlara: “Siz diriliş öncesi hayatta aranızdaki çıkar ilişkilerinden dolayı Tanrı'yı bırakıp heykelini yaptığınız o kişilere boyun eğiyorsunuz fakat diriliş günü birbirinizi reddedeceksiniz, birbirinizi dışlayacaksınız. Hepiniz ateşe gireceksiniz ve hiçkimse sizi kurtaramayacak" dedi.
26. Lut İbrahim’e güvendi. “Ben de buraları terkedip Tanrı’nın yönlendireceği yerlere gidiyorum. Onun her şeye gücü yeter ve adaletlidir” dedi.
27. İbrahim’e İshak’ı ve Yakup'u armağan ettim, onların evlatlarından elçiler seçip mesajımı gönderdim. Onu diriliş öncesi hayatta mükafatlandırdığım gibi diriliş sonrası hayatta da mükafatlandıracağım.
28-29. Lut’u da halkına elçi olarak görevlendirmiştim. Halkına: “Siz daha önce hiçbir insanın yapmadığı bir kötülük yapıyorsunuz! Cinsel duygularla erkeklere yaklaşıyorsunuz. Kervanların yolunu kesiyorsunuz. Biraraya gelip o çirkin işi yapıyorsunuz" dedi. Halkının ise: “Eğer doğru söylüyorsan, hadi Tanrı tarafından cezalandırılmamızı sağla bakalım” demekten başka bir cevabı olmadı.
30. O da: “Tanrım beni bu bozgunculardan kurtarınız” diye dua etti.
31. Elçilerim İbrahim’e o sevindirici haberi getirdiklerinde ayrıca halkı suçlu olan o şehri de ortadan kaldıracaklarını söylediler.
32. İbrahim: “Ama orada Lut da var” dedi. Bunun üzerine onlar: “Orada kimlerin olduğunu biliyoruz. Onu ve ailesini kurtaracağız. Ama karısı hariç çünkü o da pisliğe bulaşmış biri” diye cevap verdiler.
33-34. Sonra elçilerim Lut'un yanına gelince, halkı yüzünden endişelenmeye başladı ve morali bozuldu. Bunun üzerine onlar da: “Korkup endişelenme. Seni ve aileni kurtaracağız. Ama karın hariç çünkü o da pisliğe bulaşmış biri! Suçlu oldukları için bu şehir halkına felaket yağdıracağız” dediler.
35. Düşünenler için o şehrin kalıntılarını ibret olarak bıraktım.
36. Medyen halkı için de soydaşları Şuayip’i elçi olarak görevlendirmiştim. “Ey halkım, Tanrı'ya boyun eğin ve diriliş gününün gerçekleşeceğine güvenin. Ülkeyi berbat etmeyin” dedi.
37. Fakat onlar Şuayip'e güvenmediler ve sonra korkunç bir felakete uğradılar. Yurtlarında yere serilip kaldılar.
38. Âd ve Semud halkı için de elçi görevlendirmiştim. Onların yaşadıkları yerlerden geçerken nasıl bir sona uğradıklarını görüyorsunuz. Saptırıcılar onları da mesajıma uymaması için oyalamış ve yaptıkları yanlışlara fetva vermişlerdi. Zaten onlar da bunun farkındaydılar.
39. Firavun, baş hoca ve Karun için de elçi görevlendirmiştim. Musa onlara net mesajımı aktardı fakat onlar umursamadılar ve benden kurtulamadılar.
40. Onların hepsini suçlu oldukları için cezalandırdım. Kimini volkan yağmuruna tuttum, kimini başka felaketlere uğrattım, kimini yerle bir ettim, kimini sular altında bıraktım. Tanrı onlara hiçbir haksızlık yapmadı, onlar kendilerine yazık ettiler.
41. Tanrı'dan başkalarına boyun eğenlerin durumu, avlanmak için ağ ören örümcek gibidir. Örümcek ağı ise çok güvensiz bir yuvadır. Keşke farkına varsalar.
42. Tanrı onların kendisini bırakıp da kimlere boyun eğdiklerinin elbette farkındadır. Onun her şeye gücü yeter ve adaletlidir.
43. İşte bunları insanlara örnek olarak anlatıyorum. Ancak kulak verenler düşünür.
44. Tanrı evreni bir amaç için oluşturmuştur. Bu, güvenenler için bir mesajdır.
45. Sana bildirilen mesajı aktarmaya devam et ve ona uy. Tanrı'nın mesajına uymak kişiyi kötülük ve yanlışlardan arındırır. Tanrı'nın öğüdü elbette en önemli şeydir. O sizin yaptığınız her şeyin farkındadır.
46. Size kötü davranmadıkları sürece sizden önce kendilerine mesaj gönderilmiş olan topluluklarla güzel bir şekilde konuşun. Onlara: "Biz size gönderilen mesaja da kendimize gönderilen mesaja da güveniyoruz çünkü hepimizin tanrısı aynıdır. Biz ona teslim oluyoruz" deyin.
47. İşte sana da bu mesajı sunuyorum. Daha önce kendilerine mesaj gönderilen topluluklardan ve bu halktan bu mesaja güvenenler var. Daha önceki mesajlara güvenmemiş olanlar bu mesaja da güvenmiyorlar.
48. Sen bundan önceki mesajları okuyup yazmış biri değilsin. Yoksa sahtekarlar insanları bu konuda kuşkuya düşürebilirdi.
49. Hayır bu, daha önceden mesajıma aşina olanların çok iyi tanıdığı üzere benim net bir mesajımdır. Mesajıma güvenmeyenler suçluların ta kendileridir.
50. Bazıları da "Muhammed'e de Tanrı’dan mucizeler verilmesi gerekirdi" diyorlar. Onlara: "Mucize sadece Tanrı’nın yetkisindedir. Ben sadece net bir şekilde uyarmak görevliyim!” de.
51. Kendilerine aktarman için sana sunduğum bu mesaj onlara yetmiyor mu! Bu, güvenenler için bir öğüt ve şefkattir.
52. Onlara şunu söyle: "Tanrı hepimize tanıktır. O evrendeki her şeyi bilir. Tanrı'ya güvenmeyip boş şeylere güvenenler mahvolacaklar.”
53. Senden kıyametin hemen gelmesini istiyorlar. Belirlenmiş bir süre olmasaydı hemen yargılanırlardı. O siz hiç farkında olmadan ansızın gelecek.
54. Senden kıyametin hemen gelmesini istiyorlar. Bilin ki cehennem güvenmeyenlerin icabına bakacak.
55. O zaman o ceza onları üstlerinden ve ayaklarının altından saracak ve onlara “Çabanızın karşılığını çekin bakalım!” denilecek.
56. Ey bana güvenen kullarım! Unutmayın, dünyanın her yeri bana aittir. Benden başkasına boyun eğmeyin.
57. Elbette herkes ölecek. Sonunda hepiniz benim karşıma çıkarılacaksınız.
58-59. Güvenen ve kendini düzeltenleri sonsuza dek kalmak üzere içinden dereler akan bahçelerdeki villalara yerleştireceğim. Ne harikadır Tanrı’ya teslim olup ona bağlılık gösterenlerin çabasının mükafatı!
60. Nice canlılar var ki yiyecek biriktirmez. Tanrı onlara besin sağladığı gibi size de sağlar. O her şeyi işitir ve bilir.
61. Onlara evreni kimin oluşturduğunu, kimin güneşi ve ay’ı hizmetinize sunduğunu sorunca, Tanrı diyorlar. Ama buna rağmen nasıl ona sırt çeviriyorlar.
62. Herkesin hayatı Tanrı'nın elindedir. O her şeyin farkındadır.
63. Uzaydan su indirip ölü gezegeni kimin canlandırdığını sorunca, Tanrı diyorlar. Onlara: "Tanrı hükmünü verecektir" de. Çoğu bunun farkında değil.
64. Diriliş öncesi hayat değersiz ve önemsizdir. Asıl hayat diriliş sonrasındadır, keşke farkına varsanız.
65. Gemide yolculuk yaparken bir tehlikeyle karşılaşınca canı gönülden Tanrı'ya yalvarırsınız. Ama sizi kurtarıp sağ salim karaya çıkarınca da ondan başkalarına boyun eğmeye devam edersiniz.
66. Böylece kendilerine bildirdiğim mesaja güvenmemiş olurlar. Şimdilik keyif sürsünler bakalım, ileride her şeyi anlayacaklar.
67. Çevredeki diğer şehirlerde halkın can güvenliği yokken bu şehri huzurlu ve güvenli yaptığımı hiç düşünmüyorlar mı! Şimdi Tanrı'nın mesajına güvenmeyip boş şeylere mi güveniyorlar!
68. Tanrı'nın adını kullanarak yalan uyduran ve kendilerine gönderilen mesaja güvenmeyenden daha suçlu kim olabilir! Güvenmeyenlerin yeri cehennemdir!
69. Benim uğruma mücadele edenleri de kendi yoluma iletirim. Tanrı kendini düzeltenlerin yanındadır.