.

.
.

27 Kasım 2017

Mümtehine Suresi


1. Ey güvendiğini söyleyenler, benim hoşnutluğunu kazanmak ve mesajım uğruna mücadele etmek için memleketinizi bile terk etmeyi göze aldıysanız benim sınırlarımı çiğneyen ve size düşmanlık eden o kişilere içinizi dökmeyin. Siz onlara her ne kadar düzgün davransanız da onlar size sunulan bu mesaja güvenmiyorlar. Unutmayın, sırf Tanrı’ya güveniyorsunuz diye sizi de elçiyle birlikte memleketinizden kovmuşlardı. Elbette onlara düzgün davranmaya devam edin fakat içinizi dışınızı bildiğimi sakın unutmayın. Onlara içinizi dökerseniz çok büyük bir yanlış yapmış olursunuz.
2. Onlar eskisi gibi tekrar size üstünlük sağlasalar size düşman kesilip yine size diş biler, sizinle savaşıp öldürmeye çalışırlar. Tanrı'nın mesajına olan güveninizden caydırmaya çalışırlar.
3. Sonra diriliş günü sizi yargılayacağı zaman ne akrabalık bağlarınız ne de çoluk çocuğunuz sizi kurtaramaz. Tanrı ne için çabaladığınızın farkındadır.
4-5. İçiniz rahat olsun. İbrahim ve onunla birlikte Tanrı'ya güvenenler kendi halklarına karşı çıkmışlar, onların Tanrı’yı bırakıp da itaat ettikleri o kişileri kabul etmemişlerdi. “Sizin dininizi kabul etmiyoruz. Biz size sadece Tanrı’ya itaat etmeniz gerektiğini söylediğimiz için bize kin duyup düşmanca davranıyorsunuz” demişler ve “Tanrım biz kendimizi size bıraktık. Size teslim olduk. Sonunda sizin huzurunuza çıkarılacağız. Tanrım bizi o güvenmeyen kişilerin baskısından koruyunuz. Bizi bağışlayınız Tanrım. Sizin her şeye gücünüz yeter ve adaletlisiniz” diye dua etmişlerdi. Ancak İbrahim’in kendi babasına: “Tanrı’dan senin bağışlanmanı dileyeceğim fakat unutma ki ben seni Tanrı’dan kurtaramam” demesi örnek alınamaz.
6. Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenenler bunu düşünüp ferahlasın. Eğer umursamıyorsanız da Tanrı’nın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, bütün övgülere layıktır.
7. Gün gelir Tanrı şimdi anlaşmazlık yaşadığınız bazı kişilerle aranızın düzelmesini sağlar. Tanrı’nın her şeye gücü yeter. O bağışlayıcı ve şefkatlidir.
8. Tanrı uymanız için bildirilen sistem yüzünden size karşı mücadele etmemiş ve sizi memleketinizden kovmaya çalışmamış olanlara karşı yardımsever ve paylaşımcı olmanızı yasaklamıyor. Tanrı paylaşımcı davranışları sever.
9. O sadece uymanız için bildirilen sistem yüzünden size karşı mücadele etmiş ve sizi memleketinizden kovmaya çalışmış olanlarla ve onları destekleyenlerle ittifak yapmanızı yasaklıyor. Onlarla ittifak yapanlar onların suç ortağıdır.
10. Ey güvendiğini söyleyenler, biz de güveniyoruz diyerek sizin yanınıza kaçan o bayanları önce bir sorgulayın. Tanrı onların gerçekten güvenip güvenmediğini biliyor fakat siz onların güvendiklerine kanaat getirirseniz, güvenmeyen kocalarına geri göndermeyin. Çünkü güvenen bir bayan güvenmeyen bir erkekle evli kalamaz. Kocalarının vaktiyle onlara almış olduğu çeyizi onlara bırakın. Evin geçimini uygun bir şekilde yerine getirmek şartıyla onlarla evlenebilirsiniz. Sizinle birlikte göç etmemiş olan güvenmeyen eşinizden de boşanın. İki tarafın erkekleri de vaktiyle almış olduğu çeyizi geri alsın. İşte aranızdaki bu konuda Tanrı’nın hükmü budur. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
11. Aranızda eşi güvenmeyenlerle birlikte kalmış olup da verdiği çeyizi geri alamayanlar varsa elinize geçen ganimetlerden onların zararını telafi edin. Güvendiğinizi söylediğiniz Tanrı’dan sakının.
12. Ey elçi, bir daha Tanrı’dan başka hiçkimseye boyun eğmeyeceğini, yağmacı eşkiyalar ve fuhuş çeteleriyle iş yapmayacağını, geçim endişesiyle bebeğini öldürmeyeceğini, evlilik dışı ilişki bir ilişki yaşayıp bu ilişkiden çocuk doğurup kendi kocasına nisbet etmeyeceğini, senin aktardığın ilkelere karşı çıkmayacağını söyleyen o güvenmiş bayanların iltica talebini kabul et. Onlar için Tanrı’dan bağışlanma dile. Tanrı bağışlayıcı ve şefkatlidir.
13. Ey güvendiğini söyleyenler sakın Tanrı'nın öfkesine uğramış olan o yahudilerle ittifak yapmayın. Tanrı’ya güvenmeyenler nasıl yerin altındaki ölülerin diriltilerek dışarı çıkarılacağına güvenmiyorlarsa onlar da aslında diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmiyorlar.