1. Ey güvendiğini
söyleyenler, benim hoşnutluğunu kazanmak ve mesajım uğruna mücadele etmek için
memleketinizi bile terk etmeyi göze aldıysanız benim sınırlarımı çiğneyen ve
size düşmanlık eden o kişilere içinizi dökmeyin. Siz onlara her ne kadar düzgün
davransanız da onlar size sunulan bu mesaja güvenmiyorlar. Unutmayın, sırf
Tanrı’ya güveniyorsunuz diye sizi de elçiyle birlikte memleketinizden
kovmuşlardı. Elbette onlara düzgün davranmaya devam edin fakat içinizi dışınızı
bildiğimi sakın unutmayın. Onlara içinizi dökerseniz çok büyük bir yanlış
yapmış olursunuz.
2. Onlar eskisi
gibi tekrar size üstünlük sağlasalar size düşman kesilip yine size diş biler,
sizinle savaşıp öldürmeye çalışırlar. Tanrı'nın mesajına olan güveninizden
caydırmaya çalışırlar.
3. Sonra diriliş
günü sizi yargılayacağı zaman ne akrabalık bağlarınız ne de çoluk çocuğunuz
sizi kurtaramaz. Tanrı ne için
çabaladığınızın farkındadır.
4-5. İçiniz rahat
olsun. İbrahim ve onunla birlikte Tanrı'ya güvenenler kendi halklarına karşı
çıkmışlar, onların Tanrı’yı bırakıp da itaat ettikleri o kişileri kabul
etmemişlerdi. “Sizin dininizi kabul etmiyoruz. Biz size sadece Tanrı’ya itaat
etmeniz gerektiğini söylediğimiz için bize kin duyup düşmanca davranıyorsunuz”
demişler ve “Tanrım biz kendimizi size bıraktık. Size teslim olduk. Sonunda
sizin huzurunuza çıkarılacağız. Tanrım bizi o güvenmeyen kişilerin baskısından koruyunuz. Bizi
bağışlayınız Tanrım. Sizin her şeye
gücünüz yeter ve adaletlisiniz” diye dua etmişlerdi. Ancak İbrahim’in kendi
babasına: “Tanrı’dan senin bağışlanmanı dileyeceğim fakat unutma ki ben seni
Tanrı’dan kurtaramam” demesi örnek alınamaz.
6. Tanrı’ya ve
diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenenler bunu düşünüp ferahlasın.
Eğer umursamıyorsanız da Tanrı’nın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, bütün övgülere
layıktır.
7. Gün gelir Tanrı
şimdi anlaşmazlık yaşadığınız bazı kişilerle aranızın düzelmesini sağlar.
Tanrı’nın her şeye gücü yeter. O bağışlayıcı ve şefkatlidir.
8. Tanrı uymanız
için bildirilen sistem yüzünden size karşı mücadele etmemiş ve sizi
memleketinizden kovmaya çalışmamış olanlara karşı yardımsever ve paylaşımcı
olmanızı yasaklamıyor. Tanrı paylaşımcı
davranışları sever.
9. O sadece uymanız
için bildirilen sistem yüzünden size karşı mücadele etmiş ve sizi
memleketinizden kovmaya çalışmış olanlarla ve onları destekleyenlerle ittifak
yapmanızı yasaklıyor. Onlarla ittifak yapanlar onların suç ortağıdır.
10. Ey güvendiğini
söyleyenler, biz de güveniyoruz diyerek sizin yanınıza kaçan o bayanları önce
bir sorgulayın. Tanrı onların gerçekten güvenip güvenmediğini biliyor fakat siz
onların güvendiklerine kanaat getirirseniz, güvenmeyen kocalarına geri
göndermeyin. Çünkü güvenen bir bayan güvenmeyen bir erkekle evli kalamaz.
Kocalarının vaktiyle onlara almış olduğu çeyizi onlara bırakın. Evin geçimini
uygun bir şekilde yerine getirmek şartıyla onlarla evlenebilirsiniz. Sizinle
birlikte göç etmemiş olan güvenmeyen eşinizden de boşanın. İki tarafın
erkekleri de vaktiyle almış olduğu çeyizi geri alsın. İşte aranızdaki bu konuda
Tanrı’nın hükmü budur. Tanrı her şeyi
bilir ve adaletlidir.
11. Aranızda eşi
güvenmeyenlerle birlikte kalmış olup da verdiği çeyizi geri alamayanlar varsa
elinize geçen ganimetlerden onların zararını telafi edin. Güvendiğinizi söylediğiniz Tanrı’dan sakının.
12. Ey elçi, bir
daha Tanrı’dan başka hiçkimseye boyun eğmeyeceğini, yağmacı eşkiyalar ve fuhuş
çeteleriyle iş yapmayacağını, geçim endişesiyle bebeğini öldürmeyeceğini,
evlilik dışı ilişki bir ilişki yaşayıp bu ilişkiden çocuk doğurup kendi kocasına
nisbet etmeyeceğini, senin aktardığın ilkelere karşı çıkmayacağını söyleyen o
güvenmiş bayanların iltica talebini kabul et. Onlar için Tanrı’dan bağışlanma
dile. Tanrı bağışlayıcı ve şefkatlidir.
13. Ey güvendiğini
söyleyenler sakın Tanrı'nın öfkesine uğramış olan o yahudilerle ittifak
yapmayın. Tanrı’ya güvenmeyenler nasıl yerin altındaki ölülerin diriltilerek
dışarı çıkarılacağına güvenmiyorlarsa onlar da aslında diriliş sonrası hayatın
gerçekleşeceğine güvenmiyorlar.