1. Kendileriyle
anlaşma yapmış olduğunuz, Tanrı’dan başkasına boyun eğen o topluluklara Tanrı
elçisi’nden son uyarı!
2. Size dört ay
mühlet… Tanrı’dan kurtulamayacağınızı sakın unutmayın. O güvenmemiş olanları
perişan edecek.
3. Tanrı elçisi’den
bu önemli görüşme gününde herkese bir duyuru: Tanrı elçisi Tanrı’dan başkasına
boyun eğen o topluluklara son bir fırsat veriyor. Eğer yaptıklarınızdan
vazgeçerseniz sizin yararınıza olur. Yok eğer umursamazsanız da Tanrı’dan
kurtulamayacağınızı sakın unutmayın. Tanrı güvenmeyenleri acı bir cezaya
çarptıracağını söylüyor.
4. Fakat kendileriyle
anlaşma yapmış olduğunuz, Tanrı’dan başkasına boyun eğen o toplulukların
arasından anlaşmaya bağlı kalan ve size karşı düşmanlarınızla işbirliğinde
bulunmayan grupların durumu farklıdır. Bu yüzden onlarla yapmış olduğunuz
anlaşmayı bozmadan, belirlediğiniz süreye kadar uygulayın. Tanrı kendinden sakınanları sever.
5. Kendilerine
dokunulmayacak olan bu dört aylık mühlet dolduğunda, hâla taşkınlık yapıp size
saldırmaktan vazgeçmemişlerse, gelip geçtikleri yerleri gözetim altında tutun.
Sonra onları yakaladığınızda tutuklayıp idamla cezalandırın. Eğer bu süreç
içerisinde yaptıklarından vazgeçen, Tanrı’nın mesajına uyup kendini arındırmaya
başlayanlar olursa onlara dokunmayın. Tanrı bağışlayıcı ve şefkatlidir.
6. Eğer Tanrı’dan
başkasına boyun eğen o topluluklardan herhangi bir kişi onlardan ayrılıp sana
iltica ederse kabul et ve onu koruma altına al ki Tanrı’nın mesajını bizzat
senden dinlesin. Çünkü onların çoğu mesajımdan habersiz.
7. Artık Tanrı
elçisi, Tanrı’dan başkasına boyun eğen o topluluklardan size saldırmaktan
vazgeçmeyenlere göz açtırmayacak. Anlaşmaya bağlı kaldığı sürece memleketinizde
yaptığınız anlaşmaya sadık kalarak saldırganlığa son vermiş olanlara bir şey
yapmayın. Tanrı kendisinden sakınanları sever.
8. Şimdi yalakalık
yapıyorlar ama içten içe size karşı diş biliyorlar. Eğer onların hakından
gelmezseniz gözünüzün yaşına bakmazlar. Onların çoğu haindir.
9. Basit menfaatleri Tanrı’nın mesajına tercih
ediyorlar. Tanrı’nın mesajına sırt çeviriyorlar. Yaptıkları ne kötü bir şey!
10. Güvenenlerin
gözünün yaşına bakmaz onlar. Çok zorba insanlar!
11. Elbette onların
arasından yaptıklarından vazgeçen, Tanrı’nın mesajına uyup kendini arındırmaya
başlayanlar olursa artık sizden biri sayılırlar. Öğrenmek isteyenler için mesajımı işte böyle ayrıntılı olarak
anlatıyorum.
12. Fakat
yaptığınız anlaşmayı çiğneyip sizi bu hayat tarzından caydırmak için
saldırırlarsa, bir daha böyle bir şey yapmamaları için güvenmeyen o kodamanlara
karşı kendinizi savunun. Böyle bir durumda anlaşma geçersiz olur.
13. Vaktiyle Tanrı
elçisini memleketinden kovmak için etmediklerini bırakmayan, sizinle yaptıkları
anlaşmaya uymayan ve size savaş açanlara karşı kendinizi savunmaktan geri mi
duracaksınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz?
Eğer gerçekten Tanrı’ya güveniyorsanız ondan başka hiçkimseden
korkmayın.
14-15. Onlara karşı
kendinizi savunun ki Tanrı onları sizin vesilenizle cezalandırsın, perişan
etsin ve onlara karşı size zafer versin. Böylece, güvenenler baskılardan
kurtulsun, içleri ferahlasın. Tanrı dilediğini bağışlar. O her şeyi bilir ve
adaletlidir.
16. Tanrı, kendisi
uğruna mücadele edenleri, elçisi ve güvenenlere karşı başkalarıyla ittifak
yapmayanları ortaya çıkarmadan kendi halinize bırakılacağınızı mı
sandınız? Tanrı yaptığınız
her şeyin farkındadır.
17. Tanrı'nın
mesajını öğrenmek için tutulan evlere, ona güvenmediklerini kendi ağızlarıyla
itiraf eden, Tanrı’dan başkasına boyun eğen o kişiler giremez. Onların bütün
çabaları boşa gidecek ve içinde sonsuza dek kalmak üzere ateşe girecekler.
18. Tanrı'nın
mesajını öğrenmek için tutulan evlere Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın
gerçekleşeceğine güvenen, Tanrı’nın mesajına uyup kendini arındıran ve
Tanrı’dan başka hiçkimseden korkmayanlar girebilir. Ancak böyle kişiler mükafat
kazanabilir.
19. Tanrı'nın
mesajını öğrenmek için tutulan evlere gelip derse katılınca Tanrı’ya ve diriliş
sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenip onun mesajı uğruna mücadele edenlerle
aynı muameleyi göreceğinizi mi sandınız? Tanrı’ya göre bunlar bir değildir.
Tanrı öyle suçluları asla beraat ettirmeyecek.
20. Elbette
Tanrı’ya göre onun mesajına güvenen ve onun uğruna göç edip canla başla
mücadele edenler üstündür. Kurtulacak olanlar işte böyle kişilerdir.
21-22. Tanrı’nın
hoşnut kalıp bağışlayacağını ve sonsuza dek hasbahçeyle mükafatlandıracağını
söylediği kişiler işte böyle kişilerdir. Tanrı muhteşem bir
mükafat vadetmektedir.
23. Ey güvendiğini
söyleyenler, kendi kardeşiniz veya ana babanız bile olsa güvenmeyenlerle
ittifak yapmayın. Onlarla ittifak yapanlar onların suç ortağıdır.
24. Onlara şunu
söyle: “Ana babanız, çoluk çocuğunuz, kardeşiniz, hanımınız veya herhangi bir
akrabanız, biriktirdiğiniz mallar, bozuk gitmesinden korktuğunuz işiniz,
dayayıp döşediğiniz eviniz; Tanrı elçisinden ve Tanrı’nın mesajı uğruna
mücadele etmekten daha önemliyse bekleyin bakalım. Tanrı gereğini yapacaktır. O suçluları asla beraat ettirmeyecek.”
25. Tanrı size
birçok yerde yardım etti. Örneğin hâla belleğinizde tazeliğini koruyan o gün de
sizin yenmenizi sağlamıştı. Sayısal çokluğunuza güvenip kesin zafer umuduyla
havalara girmiş fakat onlardan çok olmanızın size hiçbir yararı olmamıştı.
Eliniz ayağınıza dolaşmış, oradan kaçmayı düşünmüştünüz.
26. Tanrı elçisinin
ve güvenenlerin içlerine huzur vermiş ve o saldırganları sizin göremediğiniz
bir orduyla perişan etmişti. Onlara böyle karşılık vermişti.
27. Her şeye rağmen
Tanrı dilediğini bağışlayabilir. O bağışlayıcı ve şefkatlidir.
28. Ey güvendiğini
söyleyenler, Tanrı’dan başkasına boyun eğen o kişilerin niyeti kötü. O yüzden
artık onları buralara yaklaştırmayın. Onların size ambargo uygulamasından
çekiniyorsanız merak etmeyin, Tanrı dilerse size lütfuyla yardım eder. Tanrı
her şeyi bilir ve adaletlidir.
29. Tanrı’ya ve
diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyen, Tanrı elçisinin bildirdiği
ilkeleri kabul etmeyen, Tanrı’nın ilkelerini benimsemeyen, daha önceden mesaj
gönderilmiş o topluluklar size saldırdıklarında onlar teslim olup dize gelene
kadar kendinizi savunun.
30. Yahudiler
Ezra’nın, hristiyanlar da Mesih’in Tanrı’nın oğlu olduğunu iddia ediyorlar. Bu
tür şeyler onların uydurduğu bir hurafedir. Önceki çağlarda güvenmemiş olan
toplulukların hurafelerini taklit ediyorlar. Yazıklar olsun onlara, ne kadar
karaktersizler!
31. Tanrı'ya sırt
çevirip alimlerine hocalarına ve Meryemoğlu Mesih’e tapıyorlar. Halbuki onlara
da sadece Tanrı'ya boyun eğmeleri emredilmişti. Tanrı’dan başka
hiçkimseye boyun eğilmez. Tanrı’nın onların boyun eğdikleri kişilerle
hiçbir alakası yoktur.
32. Güvenmeyenler
Tanrı’nın bu aydınlatıcı mesajının indirilmesini asla istemiyorlar ama onların
her ne kadar hoşuna gitmese de Tanrı bunu indirmeyi tamamlayacak.
33. O, elçisiyle doğru yolu gösteren bu mesajını
aktarıp uyulması gereken gerçek sistemi ortaya koyuyor ve böylece her ne
kadar Tanrı’dan başkalarına boyun eğenlerin hoşuna gitmese de diğer
sistemlerin yanlış olduğunu gösteriyor.
34. Ey güvendiğini
söyleyenler, alim ve hocaların çoğu insanları sömürüyor, insanları
Tanrı'nın mesajından vazgeçirmeye çalışıyorlar. Tanrı’nın mesajını kullanıp
milletten para toplayan fakat onu Tanrı'nın mesajı uğruna harcamayan
o kişilerin acı bir cezaya çarptırılacağını haber ver!
35. Cehennem
ateşinde yanıp yüzleri ve bütün vücutları ateşte kavrulacağı zaman onlara:
“Kendi refahınız için milletten para toplamanızın sonucu işte budur. Cezanızı
çekin bakalım” denilecek.
36. Tanrı evreni
oluşturacağı zaman koyduğu ölçü gereği bir sene on iki aydan ibarettir. Senede
dört ay av yasağı vardır. Uyulması gereken sistem budur. Buna aykırı
davranmayın. Size saldıranlar nasıl birlik oluyorsa siz de kendinizi hep
birlikte savunun. Unutmayın, Tanrı kendisinden sakınanların yanındadır.
37. Av yasaklarını
çiğnemek Tanrı’ya güvenmemiş bir şekilde ömür sürenlerin yaptıkları
yanlışlardan biridir. Onlar av yasağına kafalarına göre bazen uyuyor bazen
uymuyorlar. Tanrı’nın hükmünü ezip geçiyorlar. Üstelik yaptıkları bu yanlışı doğru sanıyorlar. Tanrı kendisine güvenmeyen bu kişileri kesinlikle
beraat ettirmeyecek.
38. Ey güvendiğini
söyleyenler, Tanrı’nın mesajı uğruna saldırıya uğranızda kendinizi savunun
denildiği halde neden işi ağırdan alıyorsunuz? Diriliş sonrası hayat yerine
diriliş öncesi hayatı mı tercih ediyorsunuz? Şunu bilin ki diriliş öncesi bu
hayat, diriliş sonrası hayata göre çok kısadır.
39. Eğer Tanrı’nın
mesajı uğruna saldırıya uğranızda kendinizi savunmazsanız, sizi ortadan
kaldırıp yerinize başka bir toplum getirir ve bu konuda ona hiçbir şekilde
engel olamazsınız. Sonunda sizi de acı bir cezaya çarptırır. Tanrı’nın her
şeye gücü yeter.
40. Siz elçiyi
yüzüstü bıraksanız da Tanrı onu yüzüstü bırakmaz. Güvenmeyenler ona suikast
planladıklarında arkadaşıyla birlikte şehri terkedip oradan ayrılmıştı.
Arkadaşına: “Endişelenme. Tanrı arkamızda” demişti. Tanrı onların içlerine
huzur vermiş ve onları sizin göremediğiniz bir orduyla desteklemişti. Böylece
güvenmemiş olan o kişilerin planlarını boşa çıkardı. Tanrı’nın yardımı
gerçekten çok büyüktür. O adildir ve her
şeye gücü yeter.
41. Tanrı’nın
mesajı uğruna size saldırdıklarında siz de hep birlikte kararlı bir şekilde
canla başla kendinizi savunun. Bu sizin için çok önemlidir, bunu
bilin.
42. Gösterdiğin
yol, çaba gerektirmeyen ve hemen sonuç alınan bir yol olsaydı, aktardığın
mesaja uyarlardı. Fakat yol onlara uzun ve sıkıntılı geldi. “İmkanımız olsaydı
biz de seni desteklerdik” diye Tanrı'ya yemin ediyorlar. Kendilerine yazık
ediyorlar. Tanrı onların üçkağıtçı olduğunu iyi biliyor.
43. Allah iyiliğini
versin. Samimi olup olmadıklarını anlamadan neden onlara bilgi verdin?
44. Tanrı’ya ve
diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenen birisi, Tanrı’nın mesajı
uğruna canla başla mücadele etmemek için sana bahane uydurmaz. Tanrı kendisinden sakınanların farkındadır.
45. Sana bahane
uyduranlar Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmiyorlar.
Derin şüpheler içinde bocalayıp duruyorlar.
46. Samimi
olsalardı çaba gösterirlerdi. Tanrı gerçek niyetlerini beğenmediği için onları
ilerletmedi, “Olduğunuz halde kalın öyleyse” dedi.
47. Onlar bu halde
sizin aranıza girseler bile size sıkıntı çıkarmaktan başka hiçbir faydaları
olmaz, aranızda karışıklık çıkarır, ajanlık yapabilirler. Tanrı bütün
suçluların farkındadır.
48. Zaten eskiden
beri aranızda karışıklık çıkarmak istiyor, arkanızdan iş çeviriyorlar. Fakat
işte onlar hoşlanmasa da
Tanrı'nın size bahsettiği zafer gerçekleşti.
49. Onların
arasından kimin samimi olup olmadığı ortaya çıkarılmadan sizin hakkınızda
detaylı bilgi sahibi olmak istiyorlar. Dikkat edin onların birçoğu size karşı
düşmanlarınızla işbirliği içindeler. Bilsinler ki cehennem güvenmeyenlerin
icabına bakacak.
50. Sizin rahatlığa
kavuşmanız onların canını sıkıyor. Sıkıntı yaşamanız hoşlarına gidiyor. “İyi ki
tedbirimizi almışız” diyorlar. Sizi hiç umursamıyorlar.
51. Onlara:
“Başımıza gelen her olayı Tanrı kayıt altına almaktadır. Bizim tek tanrımız odur” deyin. Tanrı'ya
güvenenler kendini ona bıraksın.
52. Onlara şunu
söyleyin: “Başımıza gelmesini beklediğiniz ölümün de zararı yok bize kalıp
yaşamanın da. Fakat biz de sizin yenilgiye uğramanızı ve Tanrı’nın sizi
cezalandırmasını bekliyoruz. Herkes gelecek
adına bir beklenti içinde, madem öyle bekleyin bakalım.”
53. Onlara şunu
söyle: “İnsanlara yaptığı yardımları gönülsüz de yapsanız gönüllü de yapsanız
tamamen boşa gidecek. Çünkü siz Tanrı’ya güvenmiyorsunuz.”
54. Onların
yaptıkları yardımlar tamamen boşa gidecek. Çünkü onlar Tanrı elçisine
güvenmiyorlar, vahiy dersine istemeye istemeye gidiyorlar ve insanlara
yaptıkları yardımları sırf millete hava atmak için yapıyorlar.
55. Onların ne malı
mülkü ne de çoluk çocuklarının çokluğuna aldanma. Tanrı bu vesileyle onlara
diriliş öncesi bu hayatta sıkıntı çektirir, güvenmemiş bir şekilde ömürlerini
tüketip giderler.
56. Sizden
olmadıkları halde, korkudan “Biz de sizdeniz” diye Tanrı'ya yemin ediyorlar.
57. Kaçıp
sığınabilecekleri, kayıplara karışabilecekleri bir yer olsaydı koşa koşa giderlerdi.
58. Onlardan
bazıları sosyal yardımların paylaşımıyla ilgili olarak seni karalıyorlar.
Kendilerine ondan bir pay verilirse memnun oluyor, verilmeyince öfkeleniyorlar.
59. Halbuki Tanrı
elçisi ne verdiyse ona razı olup: “Biz Tanrı’ya güveniyoruz, Tanrı elçisi
ileride yine verir. Biz Tanrı’ya teslim olduk” demeleri gerekirdi.
60. Sosyal
yardımlar; kimsesizler garibanlar yoksullar işçiler, size sempati duyan
boyunduruk altındaki kişiler ve borç batağına sürüklenenler ve Tanrı’nın mesajı
uğruna mücadele edenler arasında
paylaştırılacaktır. Tanrı’nın hükmüne uyun. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
61. Onlardan
bazıları da milliyetçi söylemlere sahip olmadığı için elçiyi rahatsız ediyor.
Onlara şunu söyle: “Elçinin herkesi kucaklayan bir söyleme sahip olmam sizin de
yararınızadır. Elçi Tanrı’ya güveniyor, Tanrı’ya güvenenlere önem veriyor,
onlara karşı şefkat duyuyor. Tanrı elçisini rahatsız eden o kişiler acı bir
cezaya çarptırılacaklar.”
62. Sizden
olmadıkları halde, gözünüze girmek için “Biz de sizdeniz” diye Tanrı'ya yemin
ediyorlar. Eğer gerçekten Tanrı’ya güvenseydiler, önce elçinin gözüne girmeye
çalışırlardı.
63. Tanrı’nın elçisini dinlemeyen ve bu hükümleri
umursamayanlar içinde sonsuza dek kalmak üzere cehennem ateşiyle
cezalandırılacaklar, perişan olacaklar.
64. İkiyüzlülük
yapan o kişiler hem Tanrı elçisi hakkında alay ediyor, hem de konuştuklarını
kendilerine haber verecek bir bölüm sunulmasından çekiniyorlar. Onlara
şunu söyle: “Şimdi alay ediyorsunuz ama Tanrı korktuğunuzu başınıza getirecek!”
65. Sorsan, “Kendi
aramızda muhabbet edip şakalaşıyorduk” derler. Onlara şunu söyle: “Tanrı’nın
mesajı ve elçisi hakkında mı şakalaşıyorsunuz!” de.
66. Boşuna bahane
uydurmayın. Siz Tanrı’ya güvenmekten caydınız. Suçlu olduğunuz halde şimdilik
bir şey yapmıyorum ama ileride hepinizi cezalandıracağım.
67. İkiyüzlülük
yapan erkek ve kadınlar sadece kendi menfaatlerini düşünürler. Yanlış
şeyleri yapıp doğru şeyleri umursamazlar. Sömürücüdürler. Tanrı’yı
önemsemezler. Tanrı da onları önemsemeyecek. Hüküm giyecekler.
68. Tanrı
ikiyüzlülük yapan erkek ve kadınları ve güvenmeyen herkesi içinde sonsuza dek
kalmak üzere cehennem ateşiyle cezalandıracağına söz vermiştir. Cehennem onların icabına bakacak. Tanrı
onları tamamen dışlayacak, sonsuz bir cezaya mahkum olacaklar.
69. Siz de
öncekiler gibisiniz. Onlar sizden daha güçlüydü, malı mülkü çoluk çocukları
daha fazlaydı ama siz de onlar gibi zevkü sefa sürmeye baktınız. Siz de onlar
gibi kendinizi kaptırıp gittiniz. Fakat bütün çabalarınız boşa gidecek ve
mahvolacaksınız.
70. Sizden önceki
toplumların; Nuh'un ve İbrahim’in halkının, Ad Semud ve Medyen toplumunun,
yerle bir edilen o şehirlerin haberlerini size anlattım. Onlara da
kendileri için görevlendirilmiş elçiler apaçık bir mesaj aktarmıştı. Tanrı
onlara hiçbir haksızlık yapmadı, onlar kendilerine yazık ettiler.
71. Tanrı’ya
güvenen erkek ve kadınlar yoldaştır. Doğru şeyleri yapıp
yanlış şeylerden sakınırlar. Tanrı’nın elçisini dinler, Tanrı’nın mesajına uyup
kendilerini arındırırlar. İşte Tanrı böyle kişileri bağışlayacaktır. Onun her şeye gücü yeter ve adaletlidir.
72. Tanrı
kendisine güvenen erkek ve kadın herkesi içlerinden dereler akan ve sonsuza dek
kalacakları bahçelerle, ölümsüzlük bahçelerindeki villalarla
mükafatlandıracağına söz vermiştir. En önemlisi de Tanrı onlardan hoşnut
olacaktır. Büyük başarı budur işte!
73. Ey elçi,
güvenmeyen o ikiyüzlülere karşı mücadele etmeye devam et, onlara taviz
verme. Onlar cehenneme girecekler. Ne kötü bir son!
74. Biz de Tanrı’ya
teslim oluyoruz dedikleri halde gerçekte ona güvenmiyorlar. Güvenmedikleri
kendi söylemlerinden de belli oluyor ama hâla biz öyle şeyler söylemiyoruz diye
Tanrı’ya yemin ediyorlar. Tanrı elçisi onlara iyilikten başka bir şey yapmadığı
halde yine de ona düşmanlık ediyorlar. Yaptıklarınlardan vazgeçip kendilerini
düzeltirlerse kendi yararlarınadır. Yok eğer umursazlarsa da Tanrı
onları kelimenin tam anlamıyla çok acı bir cezaya
çarptıracak ve dünyadaki hiçkimse onları koruyup kurtaramayacak.
75. Tanrı bizi
garibanlıktan kurtarırsa, biz de kendimizi düzeltip onun mesajına uymaya
başlayacağız diye Tanrı’ya söz veriyorlar.
76. Fakat maddi
imkanları genişleyince açgözlülük yapıyor, Tanrı’yı ciddiye alıp
umursamıyorlar.
77. Tanrı’ya
güvenmedikleri ve ona verdikleri sözden caydıkları için
Tanrı da onları ölene kadar kendi ikiyüzlülükleri içinde terkediyor.
78. Gizli
konuşmalarını ve görüşmelerini benim bilemeyeceğimi mi sanıyorlar? Tabi ki Tanrı bütün gizlilikleri
bilir.
79. Güvenenmiş olan o kişilerin arasından sosyal
yardımlara fazla fazla katkı sağlayanları “Övülmek için gösteriş yapıyor” diye
karalamaya çalışıyor, imkanı kısıtlı olduğu için imkanı nisbetinde katkı
sağlayanlarla da “Tanrı bunun üç kuruşuna mı muhtaç” diye dalga geçiyorlar.
Tanrı onlara dalga geçmeyi gösterecek; onları acı bir cezaya çarptıracak.
80. Bir de kalkmış senden şefaat bekliyorlar. Sen onları bağışlaması
Tanrı’dan bin kere bağışlanma dilesen de Tanrı onları asla bağışlamaz. Çünkü
onlar gerçekte Tanrı’nın elçisine güvenmiyorlar. Tanrı o suçluları asla beraat
ettirmeyecek.
81. Bu zamana kadar
Tanrı elçisini umursamayan o kişiler daha önceden hiçbir çaba
göstermediklerine, Tanrı’nın mesajı uğruna canla başla mücadele etmediklerine
seviniyorlar. “Ne direnişi ya! Bizim derdimiz bize yetiyor zaten” diyorlar.
Onlara şunu söyle: “Cehennem ateşinde yanmaktan daha büyük dert mi var?” Keşke
bunu anlasalar.
82. Çünkü onlar
çabalarına karşılık perişan olacaklar.
83. Tanrı seni bir
daha onlarla karşılaştırırsa ve yine senden bilgi isterlerse, “Siz aramıza
katılamazsınız. Daha önceden hiçbir çaba göstermediğinize seviniyorsunuz. O
umursamazlığınız içinde çaba harcamamaya devam edin bakalım” de.
84. Onların gözünün
yaşına bakma. Onlar gerçekte Tanrı elçisine güvenmiyor ve güvenmemiş bir
şekilde ömürlerini tüketiyorlar.
85. Onların ne malı
mülkü ne de çoluk çocuklarının çokluğuna aldanma. Tanrı bu vesileyle onlara
diriliş öncesi bu hayatta sıkıntı çektirir, güvenmemiş bir şekilde ömürlerini
tüketip giderler.
86. Tanrı’ya
güvenmelerini ve Tanrı elçisiyle birlikte mücadele etmelerini söyleyen bir
bölüm sunulduğunda rahatlarını bozmak istemiyorlar, sana bahane
uyduruyorlar.
87. Tanrı elçisini
umursamadıklarına sevindikleri için Tanrı da bilinçlerini kapatıp onları
anlamaz hale getirmiştir.
88. Elçi ve onunla birlikte Tanrı'ya güvenenler, Tanrı’nın
mesajı uğruna canla başla mücadele ediyorlar. Onlar ise kurtulacak ve sevinçten
havalara uçacaklar.
89. Tanrı
onları içlerinden dereler akan ve sonsuza dek kalacakları bahçelerle
mükafatlandıracak. İşte bu muhteşem bir başarıdır.
90. Bu zamana kadar
seni umursamayan bazı araplar şimdi kalkmış sana bahane uyduruyor ve senden
bilgi istiyorlar. Onlar hiçbir çaba göstermedikleri halde sadece Tanrı elçisini
kandırmaya çalışıyorlar. Tanrı’ya güvenmeyen o kişiler acı bir cezaya
çarptırılacaklar.
91. Tanrı elçisine
güvenen ve kendini düzelten fakat bedensel engelli, hasta veya Tanrı’nın mesajı
uğruna harcama yapmak için maddi imkanı olmayan kişileri kaytarmakla
suçlamayın. Tanrı bağışlayıcı ve şefkatlidir.
92. “Bize de bir
sorumluluk ver” diye senin yanına gelip “Şimdilik size göre bir şey yok”
cevabını alınca, Tanrı’nın mesajı uğruna harcama yapmak için maddi imkanı
olmadığına üzülen o kişileri kaytarmakla suçlamayın.
93. Asıl
kaytaranlar, maddi imkanı olduğu halde Tanrı’nın mesajı uğruna canla başla
mücadele etmemek için sana bahane uyduranlardır. Tanrı elçisini
umursamadıklarına sevindikleri için Tanrı da bilinçlerini kapatıp onları
anlamaz hale getirmiştir.
94. Onlarla
karşılaştığında sana bahane uyduruyorlar. Onlara: “Boşuna bahane uydurmayın.
Size güvenmiyorum. Tanrı bana gerçek yüzünüzü gösterdi. Tanrı elçisi sizin ne
için çabaladığınızı cümle aleme anlatacak. İleride de görünen ve görünmeyen her
şeyi bilen Tanrı'nın huzuruna çıkarılacaksınız ve o size çabanızın karşılığını
verecek” de.
95. Bizi anlayışla
karşılayın diye Tanrı'ya yemin ediyorlar. Onlara yüz vermeyin. Niyetleri kötü.
Onlar çabalarına karşılık cehenneme girecekler.
96. Sizden
olmadıkları halde, gözünüze girmek için “Biz de sizdeniz” diye Tanrı'ya yemin
ediyorlar. Tanrı’nın gözüne giremedikten sonra sizin gözünüze girmelerinin ne
önemi var!
97. Arapların çoğu
ikiyüzlüdür, Tanrı’ya güvenmez. Bu yüzden Tanrı’nın elçisi aracılığıyla
bildirdiği ilkeleri çiğneme konusunda onlardan her şey beklenir. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
98. Arapların
birçoğu sosyal yardıma katkı sağlamayı boşa giden bir harcama olarak görüyor ve
ellerine geçen ilk fırsatta size zarar vermek istiyorlar. Ama asıl zarara
uğrayacak olan kendileri! Tanrı her şeyi işitir ve bilir.
99. Arapların
arasından Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenen, sosyal
yardıma katkı sağlamayı Tanrı’ya yakınlaşmak için bir vesile ve elçiye destek
olarak gören kişiler de var. Sosyal yardıma katkı sağlamak gerçekten Tanrı’ya
yakınlaşmak için bir vesiledir. Tanrı işte böyle kişilere merhamet ederek
hasbahçeye yerleştirir. O çok şefkatli ve
bağışlayıcıdır.
100. Tanrı en
başından beri mesajı uğruna göç etmiş olanlar, onlara destek olanlar ve
daha sonra samimiyetle onlara katılanlardan memnun, onlar da Tanrı'dan memnun
kalacaklar. Onları içlerinden dereler
akan ve sonsuza dek kalacakları bahçelerle mükafatlandıracak. İşte bu muhteşem
bir başarıdır.
101. Yaşadığınız
yerdeki ve çevrenizdeki arapların birçoğu ikiyüzlünün önde gidenidir. Siz
onların kim olduğunu tam olarak bilmiyorsunuz ama ben iyi biliyorum. Onları kat
kat cezalandıracağım, dehşetli bir cezaya çarptıracağım.
102. Yanlışının
farkına varıp kendini düzeltenleri ise Tanrı bağışlar. O çok şefkatli ve
bağışlayıcıdır.
103. Sosyal yardımlara katkı sağlamak isteyenleri
kabul et, arınıp tertemiz olsunlar. Onlarla kestiğin ilişkini yeniden
kurarak onlara destek ol. Böylece rahatlasınlar. Tanrı her şeyi işitir ve
bilir.
104. Bilmiyorlar mı
ki kullarının tövbesini de uğruna yapılan sosyal yardımları da sadece Tanrı
kabul edebilir. O çok merhametli ve şefkatlidir.
105. Onlara: “Ne
yaparsanız yapın, Tanrı elçisi ve ona güvenenler sizin ne için çabaladığınızı
cümle aleme anlatacak. İleride de görünen ve görünmeyen her şeyi bilen
Tanrı'nın huzuruna çıkarılacaksınız ve o size çabanızın karşılığını verecek”
de.
106. Eğer böyle
devam ederlerse sonunda Tanrı onları cezaya çarptıracak, yok eğer Tanrı’nın
mesajına güvenirlerse de bağışlayacaktır. O her şeyi bilir ve adaletlidir.
107. İyilik
güzellikten başka bir niyetleri olmadığına dair Tanrı'ya yemin ediyorlar ama
onlar o toplanma yerini Tanrı’ya güvenenleri bu güvenlerinden caydırmak, onları
birbirine düşürmek, başlarını belaya sokmak ve Tanrı elçisine karşı savaş açmış
olanlar için ajanlık yapmak amacıyla açtılar. Tanrı onların ne sahtekar
olduğunu iyi biliyor.
108. Sakın öyle
yerlere gitme. Tanrı’dan sakınanlarla birlikte hazırladığınız ve arınmak
isteyen kişilerin geldiği o toplanma yerine gitmen yeterlidir. Tanrı kendini
arındıranları sever.
109. Tanrı’dan
sakınan ve onun hoşnutluğunu kazanmaya çalışan bir karakter sahibi olmak mı
yoksa yok olup gidecek şeylerin peşinde koşup sonunda cehennem ateşiyle
cezalandırılmak mı iyi? Tanrı böyle suçluları asla beraat ettirmeyecek.
110. Onların bu
gidişatı kendi içlerini de huzursuz eder ve en sonunda da tamamen çaresiz
kalırlar. Tanrı her şeyi
bilir ve adaletlidir.
111. Tanrı
kendisine güvenen, mesajı uğruna mücadele eden, bu uğurda saldırıya
uğradıklarında kendilerini savunanlara Tevrat ve İncil aracılığıyla bildirdiği
gibi şimdi de bu mesaj aracılığıyla hayatlarına ve mal mülklerine karşılık
hasbahçeyi teklif etmektedir. Bu, Tanrı'nın bir
sözüdür ve kesinlikle gerçekleşecektir. Tanrı'nın bahsettiği şeyler
gerçekleşecektir. Ne mutlu bu teklifi kabullenenlere! Büyük başarı budur işte!
112. Ne mutlu
Tanrı’ya yönelen, hükmüne boyun eğen, onun yolunda yaşayan, ona itaat eden, ona
teslim olan, doğru şeyleri yapıp yanlış şeylerden sakınan, Tanrı’nın bildirdiği
ilkelere uyanlara! Tanrı’ya güvenenleri çok güzel haberler bekliyor.
113. Tanrı kendisinden
başkalarına boyun eğmiş olanların ateşe gireceğini söylediği halde ne elçi ne
de Tanrı’ya güvenenler, bir yakınları bile olsa onları bağışlaması Tanrı’dan bağışlanma dilemez.
114. İbrahim babasına: “Tanrı’dan senin
bağışlanmanı dileyeceğim” diye söz verdiği için onun sağlığında bağışlanma
dilemişti fakat onun Tanrı’ya yönelmediğini görünce artık böyle bir şey
yapmaktan vazgeçti. İbrahim çok sabırlı ve yufka yürekli biriydi.
115. İnsanlara
doğruyu gösteren Tanrı, sakınmaları gereken şeyleri açıklamadan önce yapmış
olduklarından sorumlu tutmaz. Tanrı her şeyi
bilir.
116.
Evrenin hakimidir.
Hayatı veren de alan da odur. Hiçkimse sizi
Tanrı’dan koruyup kurtaramaz.
117. Tanrı elçisini
de, mesajı uğruna göç etmiş olan kişileri ve onlara destek olanları da bağışlamıştır.
Onlar birçok kişinin korkudan tir tir titrediği zor zamanlarda onu yalnız
bırakmadılar. Tanrı da onları bağışladı. Tanrı onlara
karşı çok merhametli ve şefkatlidir.
118. Bu zamana
kadar Tanrı elçisini umursamamış olan fakat artık gerçekten Tanrı’ya yönelen o
üç kişiyi de bağışlamıştır. Yaptıklarından dolayı içleri daralmış, dünya
kendilerine zindan olmuştu. Tanrı’dan kaçıp sığınabilecekleri hiçkimsenin
olmadığını anladılar. Yaptıklarından vazgeçip Tanrı’ya yöneldikleri için Tanrı
da onları bağışladı. O çok merhametli ve şefkatlidir.
119.
Ey güvendiğini söyleyenler, Tanrı’dan
sakının ve onun mesajına uyun.
120. Yaşadığınız
yerdeki ve çevrenizdeki araplar da Tanrı elçisini umursamazlık etmeyi bıraksın
artık. Yalnızca kendi çıkarlarını düşünüp ona sırt çevirmesin. Çünkü Tanrı’nın
mesajı uğruna çektikleri bir açlık susuzluk, sarfettikleri her bir çaba,
attıkları her bir adım, güvenmeyenlerin gözünü korkutmak için elde ettikleri
her bir kazanımın karşılığını fazlasıyla alırlar. Merak etmeyin, Tanrı kendini
düzeltenleri karşılıksız bırakmaz.
121. Tanrı’nın
mesajı uğruna az çok yaptıkları her bir harcama, katettikleri her bir mesafenin
karşılığını fazlasıyla alırlar. Tanrı onları çabalarına karşılık
mükafatlandırır.
122. Yeni güvenmiş
olan kişiler elçiden çok uzaktaysa, bildirmiş olduğum sistemi bizzat elçiden
öğrenmek için hepsinin birden gelmesine gerek yok. Her kesimden belli kişiler
gelip iyice öğrensin, memlekete dönünce diğer arkadaşlarına da öğretsin. Daima
Tanrı’dan sakınsınlar.
123. Ey güvendiğini
söyleyenler, güvenmeyenler size saldırdığında kendinizi savunun. Onlara taviz
vermeyin. Unutmayın, Tanrı kendisinden sakınanların yanındadır.
124. Bu mesajdan
bir bölüm sunulduğunda: “Bu anlattıkların nasıl Tanrı’ya güvenmemizi
sağlasın!” diyorlar. Bu mesaj Tanrı’ya gerçekten güvenenleri rahatlatır, ona
olan güvenini artırır.
125. İkiyüzlülere
ise faydası olmuyor. Kötü niyet beslemeye devam ediyor,
güvenmemiş bir şekilde ömür tüketiyorlar.
126. Devamlı
sınandıklarını bilmiyorlar mı? Buna rağmen ders alıp Tanrı’ya yönelmiyorlar.
127. Onların
içyüzünü haber veren bir bölüm sunulduğunda: “Aramızda bir köstebek mi var
acaba” diye düşünüyor fakat yine de aldırış etmiyorlar. Onlar Tanrı’yı ciddiye
almadığı için Tanrı da onları kendi hallerine terketmiştir.
128. İşte şimdi de
aranızdan bu kişi elçi olarak görevlendirilmiştir. O sizin kötülüğünüzü
istemiyor, iyiliğiniz için uğraşıyor. Güvenenlere karşı çok merhametli ve
şefkatlidir.
129.
Umursamayanlara da: “Ben Tanrı’ya güveniyorum. Ondan başka boyun eğilecek hiçkimse
yoktur. Teslimiyetim sadece onadır. O her şeyin hakimidir.