.

.
.

3 Ocak 2018

Tevbe Suresi


1. Kendileriyle anlaşma yapmış olduğunuz, Tanrı’dan başkasına boyun eğen o topluluklara Tanrı elçisi’nden son uyarı!
2. Size dört ay mühlet… Tanrı’dan kurtulamayacağınızı sakın unutmayın. O güvenmemiş olanları perişan edecek.
3. Tanrı elçisi’den bu önemli görüşme gününde herkese bir duyuru: Tanrı elçisi Tanrı’dan başkasına boyun eğen o topluluklara son bir fırsat veriyor. Eğer yaptıklarınızdan vazgeçerseniz sizin yararınıza olur. Yok eğer umursamazsanız da Tanrı’dan kurtulamayacağınızı sakın unutmayın. Tanrı güvenmeyenleri acı bir cezaya çarptıracağını söylüyor.
4. Fakat kendileriyle anlaşma yapmış olduğunuz, Tanrı’dan başkasına boyun eğen o toplulukların arasından anlaşmaya bağlı kalan ve size karşı düşmanlarınızla işbirliğinde bulunmayan grupların durumu farklıdır. Bu yüzden onlarla yapmış olduğunuz anlaşmayı bozmadan, belirlediğiniz süreye kadar uygulayın. Tanrı kendinden sakınanları sever.
5. Kendilerine dokunulmayacak olan bu dört aylık mühlet dolduğunda, hâla taşkınlık yapıp size saldırmaktan vazgeçmemişlerse, gelip geçtikleri yerleri gözetim altında tutun. Sonra onları yakaladığınızda tutuklayıp idamla cezalandırın. Eğer bu süreç içerisinde yaptıklarından vazgeçen, Tanrı’nın mesajına uyup kendini arındırmaya başlayanlar olursa onlara dokunmayın. Tanrı bağışlayıcı ve şefkatlidir.
6. Eğer Tanrı’dan başkasına boyun eğen o topluluklardan herhangi bir kişi onlardan ayrılıp sana iltica ederse kabul et ve onu koruma altına al ki Tanrı’nın mesajını bizzat senden dinlesin. Çünkü onların çoğu mesajımdan habersiz.
7. Artık Tanrı elçisi, Tanrı’dan başkasına boyun eğen o topluluklardan size saldırmaktan vazgeçmeyenlere göz açtırmayacak. Anlaşmaya bağlı kaldığı sürece memleketinizde yaptığınız anlaşmaya sadık kalarak saldırganlığa son vermiş olanlara bir şey yapmayın. Tanrı kendisinden sakınanları sever.
8. Şimdi yalakalık yapıyorlar ama içten içe size karşı diş biliyorlar. Eğer onların hakından gelmezseniz gözünüzün yaşına bakmazlar. Onların çoğu haindir.
9. Basit menfaatleri Tanrı’nın mesajına tercih ediyorlar. Tanrı’nın mesajına sırt çeviriyorlar. Yaptıkları ne kötü bir şey!
10. Güvenenlerin gözünün yaşına bakmaz onlar. Çok zorba insanlar!
11. Elbette onların arasından yaptıklarından vazgeçen, Tanrı’nın mesajına uyup kendini arındırmaya başlayanlar olursa artık sizden biri sayılırlar. Öğrenmek isteyenler için mesajımı işte böyle ayrıntılı olarak anlatıyorum.
12. Fakat yaptığınız anlaşmayı çiğneyip sizi bu hayat tarzından caydırmak için saldırırlarsa, bir daha böyle bir şey yapmamaları için güvenmeyen o kodamanlara karşı kendinizi savunun. Böyle bir durumda anlaşma geçersiz olur.
13. Vaktiyle Tanrı elçisini memleketinden kovmak için etmediklerini bırakmayan, sizinle yaptıkları anlaşmaya uymayan ve size savaş açanlara karşı kendinizi savunmaktan geri mi duracaksınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz?  Eğer gerçekten Tanrı’ya güveniyorsanız ondan başka hiçkimseden korkmayın.
14-15. Onlara karşı kendinizi savunun ki Tanrı onları sizin vesilenizle cezalandırsın, perişan etsin ve onlara karşı size zafer versin. Böylece, güvenenler baskılardan kurtulsun, içleri ferahlasın. Tanrı dilediğini bağışlar. O her şeyi bilir ve adaletlidir.
16. Tanrı, kendisi uğruna mücadele edenleri, elçisi ve güvenenlere karşı başkalarıyla ittifak yapmayanları ortaya çıkarmadan kendi halinize bırakılacağınızı mı sandınız? Tanrı yaptığınız her şeyin farkındadır.
17. Tanrı'nın mesajını öğrenmek için tutulan evlere, ona güvenmediklerini kendi ağızlarıyla itiraf eden, Tanrı’dan başkasına boyun eğen o kişiler giremez. Onların bütün çabaları boşa gidecek ve içinde sonsuza dek kalmak üzere ateşe girecekler.
18. Tanrı'nın mesajını öğrenmek için tutulan evlere Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenen, Tanrı’nın mesajına uyup kendini arındıran ve Tanrı’dan başka hiçkimseden korkmayanlar girebilir. Ancak böyle kişiler mükafat kazanabilir.
19. Tanrı'nın mesajını öğrenmek için tutulan evlere gelip derse katılınca Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenip onun mesajı uğruna mücadele edenlerle aynı muameleyi göreceğinizi mi sandınız? Tanrı’ya göre bunlar bir değildir. Tanrı öyle suçluları asla beraat ettirmeyecek.
20. Elbette Tanrı’ya göre onun mesajına güvenen ve onun uğruna göç edip canla başla mücadele edenler üstündür. Kurtulacak olanlar işte böyle kişilerdir.
21-22. Tanrı’nın hoşnut kalıp bağışlayacağını ve sonsuza dek hasbahçeyle mükafatlandıracağını söylediği kişiler işte böyle kişilerdir. Tanrı muhteşem bir mükafat vadetmektedir.
23. Ey güvendiğini söyleyenler, kendi kardeşiniz veya ana babanız bile olsa güvenmeyenlerle ittifak yapmayın. Onlarla ittifak yapanlar onların suç ortağıdır.
24. Onlara şunu söyle: “Ana babanız, çoluk çocuğunuz, kardeşiniz, hanımınız veya herhangi bir akrabanız, biriktirdiğiniz mallar, bozuk gitmesinden korktuğunuz işiniz, dayayıp döşediğiniz eviniz; Tanrı elçisinden ve Tanrı’nın mesajı uğruna mücadele etmekten daha önemliyse bekleyin bakalım. Tanrı gereğini yapacaktır. O suçluları asla beraat ettirmeyecek.”
25. Tanrı size birçok yerde yardım etti. Örneğin hâla belleğinizde tazeliğini koruyan o gün de sizin yenmenizi sağlamıştı. Sayısal çokluğunuza güvenip kesin zafer umuduyla havalara girmiş fakat onlardan çok olmanızın size hiçbir yararı olmamıştı. Eliniz ayağınıza dolaşmış, oradan kaçmayı düşünmüştünüz.
26. Tanrı elçisinin ve güvenenlerin içlerine huzur vermiş ve o saldırganları sizin göremediğiniz bir orduyla perişan etmişti. Onlara böyle karşılık vermişti.
27. Her şeye rağmen Tanrı dilediğini bağışlayabilir. O bağışlayıcı ve şefkatlidir.
28. Ey güvendiğini söyleyenler, Tanrı’dan başkasına boyun eğen o kişilerin niyeti kötü. O yüzden artık onları buralara yaklaştırmayın. Onların size ambargo uygulamasından çekiniyorsanız merak etmeyin, Tanrı dilerse size lütfuyla yardım eder. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
29. Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyen, Tanrı elçisinin bildirdiği ilkeleri kabul etmeyen, Tanrı’nın ilkelerini benimsemeyen, daha önceden mesaj gönderilmiş o topluluklar size saldırdıklarında onlar teslim olup dize gelene kadar kendinizi savunun.
30. Yahudiler Ezra’nın, hristiyanlar da Mesih’in Tanrı’nın oğlu olduğunu iddia ediyorlar. Bu tür şeyler onların uydurduğu bir hurafedir. Önceki çağlarda güvenmemiş olan toplulukların hurafelerini taklit ediyorlar. Yazıklar olsun onlara, ne kadar karaktersizler!
31. Tanrı'ya sırt çevirip alimlerine hocalarına ve Meryemoğlu Mesih’e tapıyorlar. Halbuki onlara da sadece Tanrı'ya boyun eğmeleri emredilmişti. Tanrı’dan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Tanrı’nın onların boyun eğdikleri kişilerle hiçbir alakası yoktur.
32. Güvenmeyenler Tanrı’nın bu aydınlatıcı mesajının indirilmesini asla istemiyorlar ama onların her ne kadar hoşuna gitmese de Tanrı bunu indirmeyi tamamlayacak.
33. O, elçisiyle doğru yolu gösteren bu mesajını aktarıp uyulması gereken gerçek sistemi ortaya koyuyor ve böylece her ne kadar Tanrı’dan başkalarına boyun eğenlerin hoşuna gitmese de diğer sistemlerin yanlış olduğunu gösteriyor.
34. Ey güvendiğini söyleyenler, alim ve hocaların çoğu insanları sömürüyor, insanları Tanrı'nın mesajından vazgeçirmeye çalışıyorlar. Tanrı’nın mesajını kullanıp milletten para toplayan fakat onu Tanrı'nın mesajı uğruna harcamayan o kişilerin acı bir cezaya çarptırılacağını haber ver!
35. Cehennem ateşinde yanıp yüzleri ve bütün vücutları ateşte kavrulacağı zaman onlara: “Kendi refahınız için milletten para toplamanızın sonucu işte budur. Cezanızı çekin bakalım” denilecek.
36. Tanrı evreni oluşturacağı zaman koyduğu ölçü gereği bir sene on iki aydan ibarettir. Senede dört ay av yasağı vardır. Uyulması gereken sistem budur. Buna aykırı davranmayın. Size saldıranlar nasıl birlik oluyorsa siz de kendinizi hep birlikte savunun. Unutmayın, Tanrı kendisinden sakınanların yanındadır.
37. Av yasaklarını çiğnemek Tanrı’ya güvenmemiş bir şekilde ömür sürenlerin yaptıkları yanlışlardan biridir. Onlar av yasağına kafalarına göre bazen uyuyor bazen uymuyorlar. Tanrı’nın hükmünü ezip geçiyorlar. Üstelik yaptıkları bu yanlışı doğru sanıyorlar. Tanrı kendisine güvenmeyen bu kişileri kesinlikle beraat ettirmeyecek.
38. Ey güvendiğini söyleyenler, Tanrı’nın mesajı uğruna saldırıya uğranızda kendinizi savunun denildiği halde neden işi ağırdan alıyorsunuz? Diriliş sonrası hayat yerine diriliş öncesi hayatı mı tercih ediyorsunuz? Şunu bilin ki diriliş öncesi bu hayat, diriliş sonrası hayata göre çok kısadır.
39. Eğer Tanrı’nın mesajı uğruna saldırıya uğranızda kendinizi savunmazsanız, sizi ortadan kaldırıp yerinize başka bir toplum getirir ve bu konuda ona hiçbir şekilde engel olamazsınız. Sonunda sizi de acı bir cezaya çarptırır. Tanrı’nın her şeye gücü yeter.
40. Siz elçiyi yüzüstü bıraksanız da Tanrı onu yüzüstü bırakmaz. Güvenmeyenler ona suikast planladıklarında arkadaşıyla birlikte şehri terkedip oradan ayrılmıştı. Arkadaşına: “Endişelenme. Tanrı arkamızda” demişti. Tanrı onların içlerine huzur vermiş ve onları sizin göremediğiniz bir orduyla desteklemişti. Böylece güvenmemiş olan o kişilerin planlarını boşa çıkardı. Tanrı’nın yardımı gerçekten çok büyüktür. O adildir ve her şeye gücü yeter.
41. Tanrı’nın mesajı uğruna size saldırdıklarında siz de hep birlikte kararlı bir şekilde canla başla kendinizi savunun. Bu sizin için çok önemlidir, bunu bilin.
42. Gösterdiğin yol, çaba gerektirmeyen ve hemen sonuç alınan bir yol olsaydı, aktardığın mesaja uyarlardı. Fakat yol onlara uzun ve sıkıntılı geldi. “İmkanımız olsaydı biz de seni desteklerdik” diye Tanrı'ya yemin ediyorlar. Kendilerine yazık ediyorlar. Tanrı onların üçkağıtçı olduğunu iyi biliyor.
43. Allah iyiliğini versin. Samimi olup olmadıklarını anlamadan neden onlara bilgi verdin?
44. Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenen birisi, Tanrı’nın mesajı uğruna canla başla mücadele etmemek için sana bahane uydurmaz. Tanrı kendisinden sakınanların farkındadır.
45. Sana bahane uyduranlar Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmiyorlar. Derin şüpheler içinde bocalayıp duruyorlar.
46. Samimi olsalardı çaba gösterirlerdi. Tanrı gerçek niyetlerini beğenmediği için onları ilerletmedi, “Olduğunuz halde kalın öyleyse” dedi.
47. Onlar bu halde sizin aranıza girseler bile size sıkıntı çıkarmaktan başka hiçbir faydaları olmaz, aranızda karışıklık çıkarır, ajanlık yapabilirler. Tanrı bütün suçluların farkındadır.
48. Zaten eskiden beri aranızda karışıklık çıkarmak istiyor, arkanızdan iş çeviriyorlar. Fakat işte onlar hoşlanmasa da Tanrı'nın size bahsettiği zafer gerçekleşti.
49. Onların arasından kimin samimi olup olmadığı ortaya çıkarılmadan sizin hakkınızda detaylı bilgi sahibi olmak istiyorlar. Dikkat edin onların birçoğu size karşı düşmanlarınızla işbirliği içindeler. Bilsinler ki cehennem güvenmeyenlerin icabına bakacak.
50. Sizin rahatlığa kavuşmanız onların canını sıkıyor. Sıkıntı yaşamanız hoşlarına gidiyor. “İyi ki tedbirimizi almışız” diyorlar. Sizi hiç umursamıyorlar.
51. Onlara: “Başımıza gelen her olayı Tanrı kayıt altına almaktadır. Bizim tek tanrımız odur” deyin. Tanrı'ya güvenenler kendini ona bıraksın.
52. Onlara şunu söyleyin: “Başımıza gelmesini beklediğiniz ölümün de zararı yok bize kalıp yaşamanın da. Fakat biz de sizin yenilgiye uğramanızı ve Tanrı’nın sizi cezalandırmasını bekliyoruz. Herkes gelecek adına bir beklenti içinde, madem öyle bekleyin bakalım.”
53. Onlara şunu söyle: “İnsanlara yaptığı yardımları gönülsüz de yapsanız gönüllü de yapsanız tamamen boşa gidecek. Çünkü siz Tanrı’ya güvenmiyorsunuz.”
54. Onların yaptıkları yardımlar tamamen boşa gidecek. Çünkü onlar Tanrı elçisine güvenmiyorlar, vahiy dersine istemeye istemeye gidiyorlar ve insanlara yaptıkları yardımları sırf millete hava atmak için yapıyorlar.
55. Onların ne malı mülkü ne de çoluk çocuklarının çokluğuna aldanma. Tanrı bu vesileyle onlara diriliş öncesi bu hayatta sıkıntı çektirir, güvenmemiş bir şekilde ömürlerini tüketip giderler.
56. Sizden olmadıkları halde, korkudan “Biz de sizdeniz” diye Tanrı'ya yemin ediyorlar.
57. Kaçıp sığınabilecekleri, kayıplara karışabilecekleri bir yer olsaydı koşa koşa giderlerdi.
58. Onlardan bazıları sosyal yardımların paylaşımıyla ilgili olarak seni karalıyorlar. Kendilerine ondan bir pay verilirse memnun oluyor, verilmeyince öfkeleniyorlar.
59. Halbuki Tanrı elçisi ne verdiyse ona razı olup: “Biz Tanrı’ya güveniyoruz, Tanrı elçisi ileride yine verir. Biz Tanrı’ya teslim olduk” demeleri gerekirdi.
60. Sosyal yardımlar; kimsesizler garibanlar yoksullar işçiler, size sempati duyan boyunduruk altındaki kişiler ve borç batağına sürüklenenler ve Tanrı’nın mesajı uğruna mücadele edenler arasında paylaştırılacaktır. Tanrı’nın hükmüne uyun. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
61. Onlardan bazıları da milliyetçi söylemlere sahip olmadığı için elçiyi rahatsız ediyor. Onlara şunu söyle: “Elçinin herkesi kucaklayan bir söyleme sahip olmam sizin de yararınızadır. Elçi Tanrı’ya güveniyor, Tanrı’ya güvenenlere önem veriyor, onlara karşı şefkat duyuyor. Tanrı elçisini rahatsız eden o kişiler acı bir cezaya çarptırılacaklar.”
62. Sizden olmadıkları halde, gözünüze girmek için “Biz de sizdeniz” diye Tanrı'ya yemin ediyorlar. Eğer gerçekten Tanrı’ya güvenseydiler, önce elçinin gözüne girmeye çalışırlardı.
63. Tanrı’nın elçisini dinlemeyen ve bu hükümleri umursamayanlar içinde sonsuza dek kalmak üzere cehennem ateşiyle cezalandırılacaklar, perişan olacaklar.
64. İkiyüzlülük yapan o kişiler hem Tanrı elçisi hakkında alay ediyor, hem de konuştuklarını kendilerine haber verecek bir bölüm sunulmasından çekiniyorlar. Onlara şunu söyle: “Şimdi alay ediyorsunuz ama Tanrı korktuğunuzu başınıza getirecek!”
65. Sorsan, “Kendi aramızda muhabbet edip şakalaşıyorduk” derler. Onlara şunu söyle: “Tanrı’nın mesajı ve elçisi hakkında mı şakalaşıyorsunuz!” de.
66. Boşuna bahane uydurmayın. Siz Tanrı’ya güvenmekten caydınız. Suçlu olduğunuz halde şimdilik bir şey yapmıyorum ama ileride hepinizi cezalandıracağım.
67. İkiyüzlülük yapan erkek ve kadınlar sadece kendi menfaatlerini düşünürler. Yanlış şeyleri yapıp doğru şeyleri umursamazlar. Sömürücüdürler. Tanrı’yı önemsemezler. Tanrı da onları önemsemeyecek. Hüküm giyecekler.
68. Tanrı ikiyüzlülük yapan erkek ve kadınları ve güvenmeyen herkesi içinde sonsuza dek kalmak üzere cehennem ateşiyle cezalandıracağına söz vermiştir. Cehennem onların icabına bakacak. Tanrı onları tamamen dışlayacak, sonsuz bir cezaya mahkum olacaklar.
69. Siz de öncekiler gibisiniz. Onlar sizden daha güçlüydü, malı mülkü çoluk çocukları daha fazlaydı ama siz de onlar gibi zevkü sefa sürmeye baktınız. Siz de onlar gibi kendinizi kaptırıp gittiniz. Fakat bütün çabalarınız boşa gidecek ve mahvolacaksınız.
70. Sizden önceki toplumların; Nuh'un ve İbrahim’in halkının, Ad Semud ve Medyen toplumunun, yerle bir edilen o şehirlerin haberlerini size anlattım. Onlara da kendileri için görevlendirilmiş elçiler apaçık bir mesaj aktarmıştı. Tanrı onlara hiçbir haksızlık yapmadı, onlar kendilerine yazık ettiler.
71. Tanrı’ya güvenen erkek ve kadınlar yoldaştır. Doğru şeyleri yapıp yanlış şeylerden sakınırlar. Tanrı’nın elçisini dinler, Tanrı’nın mesajına uyup kendilerini arındırırlar. İşte Tanrı böyle kişileri bağışlayacaktır. Onun her şeye gücü yeter ve adaletlidir.
72. Tanrı kendisine güvenen erkek ve kadın herkesi içlerinden dereler akan ve sonsuza dek kalacakları bahçelerle, ölümsüzlük bahçelerindeki villalarla mükafatlandıracağına söz vermiştir. En önemlisi de Tanrı onlardan hoşnut olacaktır. Büyük başarı budur işte!
73. Ey elçi, güvenmeyen o ikiyüzlülere karşı mücadele etmeye devam et, onlara taviz verme. Onlar cehenneme girecekler. Ne kötü bir son!
74. Biz de Tanrı’ya teslim oluyoruz dedikleri halde gerçekte ona güvenmiyorlar. Güvenmedikleri kendi söylemlerinden de belli oluyor ama hâla biz öyle şeyler söylemiyoruz diye Tanrı’ya yemin ediyorlar. Tanrı elçisi onlara iyilikten başka bir şey yapmadığı halde yine de ona düşmanlık ediyorlar. Yaptıklarınlardan vazgeçip kendilerini düzeltirlerse kendi yararlarınadır. Yok eğer umursazlarsa da Tanrı onları kelimenin tam anlamıyla çok acı bir cezaya çarptıracak ve dünyadaki hiçkimse onları koruyup kurtaramayacak.
75. Tanrı bizi garibanlıktan kurtarırsa, biz de kendimizi düzeltip onun mesajına uymaya başlayacağız diye Tanrı’ya söz veriyorlar.
76. Fakat maddi imkanları genişleyince açgözlülük yapıyor, Tanrı’yı ciddiye alıp umursamıyorlar.
77. Tanrı’ya güvenmedikleri ve ona verdikleri sözden caydıkları için Tanrı da onları ölene kadar kendi ikiyüzlülükleri içinde terkediyor.
78. Gizli konuşmalarını ve görüşmelerini benim bilemeyeceğimi mi sanıyorlar? Tabi ki Tanrı bütün gizlilikleri bilir.
79. Güvenenmiş olan o kişilerin arasından sosyal yardımlara fazla fazla katkı sağlayanları “Övülmek için gösteriş yapıyor” diye karalamaya çalışıyor, imkanı kısıtlı olduğu için imkanı nisbetinde katkı sağlayanlarla da “Tanrı bunun üç kuruşuna mı muhtaç” diye dalga geçiyorlar. Tanrı onlara dalga geçmeyi gösterecek; onları acı bir cezaya çarptıracak.
80. Bir de kalkmış senden şefaat bekliyorlar. Sen onları bağışlaması Tanrı’dan bin kere bağışlanma dilesen de Tanrı onları asla bağışlamaz. Çünkü onlar gerçekte Tanrı’nın elçisine güvenmiyorlar. Tanrı o suçluları asla beraat ettirmeyecek.
81. Bu zamana kadar Tanrı elçisini umursamayan o kişiler daha önceden hiçbir çaba göstermediklerine, Tanrı’nın mesajı uğruna canla başla mücadele etmediklerine seviniyorlar. “Ne direnişi ya! Bizim derdimiz bize yetiyor zaten” diyorlar. Onlara şunu söyle: “Cehennem ateşinde yanmaktan daha büyük dert mi var?” Keşke bunu anlasalar.
82. Çünkü onlar çabalarına karşılık perişan olacaklar.
83. Tanrı seni bir daha onlarla karşılaştırırsa ve yine senden bilgi isterlerse, “Siz aramıza katılamazsınız. Daha önceden hiçbir çaba göstermediğinize seviniyorsunuz. O umursamazlığınız içinde çaba harcamamaya devam edin bakalım” de.
84. Onların gözünün yaşına bakma. Onlar gerçekte Tanrı elçisine güvenmiyor ve güvenmemiş bir şekilde ömürlerini tüketiyorlar.
85. Onların ne malı mülkü ne de çoluk çocuklarının çokluğuna aldanma. Tanrı bu vesileyle onlara diriliş öncesi bu hayatta sıkıntı çektirir, güvenmemiş bir şekilde ömürlerini tüketip giderler.
86. Tanrı’ya güvenmelerini ve Tanrı elçisiyle birlikte mücadele etmelerini söyleyen bir bölüm sunulduğunda rahatlarını bozmak istemiyorlar, sana bahane uyduruyorlar.
87. Tanrı elçisini umursamadıklarına sevindikleri için Tanrı da bilinçlerini kapatıp onları anlamaz hale getirmiştir.
88. Elçi ve onunla birlikte Tanrı'ya güvenenler, Tanrı’nın mesajı uğruna canla başla mücadele ediyorlar. Onlar ise kurtulacak ve sevinçten havalara uçacaklar.
89. Tanrı onları içlerinden dereler akan ve sonsuza dek kalacakları bahçelerle mükafatlandıracak. İşte bu muhteşem bir başarıdır.
90. Bu zamana kadar seni umursamayan bazı araplar şimdi kalkmış sana bahane uyduruyor ve senden bilgi istiyorlar. Onlar hiçbir çaba göstermedikleri halde sadece Tanrı elçisini kandırmaya çalışıyorlar. Tanrı’ya güvenmeyen o kişiler acı bir cezaya çarptırılacaklar.
91. Tanrı elçisine güvenen ve kendini düzelten fakat bedensel engelli, hasta veya Tanrı’nın mesajı uğruna harcama yapmak için maddi imkanı olmayan kişileri kaytarmakla suçlamayın. Tanrı bağışlayıcı ve şefkatlidir.
92. “Bize de bir sorumluluk ver” diye senin yanına gelip “Şimdilik size göre bir şey yok” cevabını alınca, Tanrı’nın mesajı uğruna harcama yapmak için maddi imkanı olmadığına üzülen o kişileri kaytarmakla suçlamayın.
93. Asıl kaytaranlar, maddi imkanı olduğu halde Tanrı’nın mesajı uğruna canla başla mücadele etmemek için sana bahane uyduranlardır. Tanrı elçisini umursamadıklarına sevindikleri için Tanrı da bilinçlerini kapatıp onları anlamaz hale getirmiştir.
94. Onlarla karşılaştığında sana bahane uyduruyorlar. Onlara: “Boşuna bahane uydurmayın. Size güvenmiyorum. Tanrı bana gerçek yüzünüzü gösterdi. Tanrı elçisi sizin ne için çabaladığınızı cümle aleme anlatacak. İleride de görünen ve görünmeyen her şeyi bilen Tanrı'nın huzuruna çıkarılacaksınız ve o size çabanızın karşılığını verecek” de.
95. Bizi anlayışla karşılayın diye Tanrı'ya yemin ediyorlar. Onlara yüz vermeyin. Niyetleri kötü. Onlar çabalarına karşılık cehenneme girecekler.
96. Sizden olmadıkları halde, gözünüze girmek için “Biz de sizdeniz” diye Tanrı'ya yemin ediyorlar. Tanrı’nın gözüne giremedikten sonra sizin gözünüze girmelerinin ne önemi var!
97. Arapların çoğu ikiyüzlüdür, Tanrı’ya güvenmez. Bu yüzden Tanrı’nın elçisi aracılığıyla bildirdiği ilkeleri çiğneme konusunda onlardan her şey beklenir. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
98. Arapların birçoğu sosyal yardıma katkı sağlamayı boşa giden bir harcama olarak görüyor ve ellerine geçen ilk fırsatta size zarar vermek istiyorlar. Ama asıl zarara uğrayacak olan kendileri! Tanrı her şeyi işitir ve bilir.
99. Arapların arasından Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenen, sosyal yardıma katkı sağlamayı Tanrı’ya yakınlaşmak için bir vesile ve elçiye destek olarak gören kişiler de var. Sosyal yardıma katkı sağlamak gerçekten Tanrı’ya yakınlaşmak için bir vesiledir. Tanrı işte böyle kişilere merhamet ederek hasbahçeye yerleştirir. O çok şefkatli ve bağışlayıcıdır.
100. Tanrı en başından beri mesajı uğruna göç etmiş olanlar, onlara destek olanlar ve daha sonra samimiyetle onlara katılanlardan memnun, onlar da Tanrı'dan memnun kalacaklar. Onları içlerinden dereler akan ve sonsuza dek kalacakları bahçelerle mükafatlandıracak. İşte bu muhteşem bir başarıdır.
101. Yaşadığınız yerdeki ve çevrenizdeki arapların birçoğu ikiyüzlünün önde gidenidir. Siz onların kim olduğunu tam olarak bilmiyorsunuz ama ben iyi biliyorum. Onları kat kat cezalandıracağım, dehşetli bir cezaya çarptıracağım.
102. Yanlışının farkına varıp kendini düzeltenleri ise Tanrı bağışlar. O çok şefkatli ve bağışlayıcıdır.
103. Sosyal yardımlara katkı sağlamak isteyenleri kabul et, arınıp tertemiz olsunlar. Onlarla kestiğin ilişkini yeniden kurarak onlara destek ol. Böylece rahatlasınlar. Tanrı her şeyi işitir ve bilir.
104. Bilmiyorlar mı ki kullarının tövbesini de uğruna yapılan sosyal yardımları da sadece Tanrı kabul edebilir. O çok merhametli ve şefkatlidir.
105. Onlara: “Ne yaparsanız yapın, Tanrı elçisi ve ona güvenenler sizin ne için çabaladığınızı cümle aleme anlatacak. İleride de görünen ve görünmeyen her şeyi bilen Tanrı'nın huzuruna çıkarılacaksınız ve o size çabanızın karşılığını verecek” de.
106. Eğer böyle devam ederlerse sonunda Tanrı onları cezaya çarptıracak, yok eğer Tanrı’nın mesajına güvenirlerse de bağışlayacaktır. O her şeyi bilir ve adaletlidir.
107. İyilik güzellikten başka bir niyetleri olmadığına dair Tanrı'ya yemin ediyorlar ama onlar o toplanma yerini Tanrı’ya güvenenleri bu güvenlerinden caydırmak, onları birbirine düşürmek, başlarını belaya sokmak ve Tanrı elçisine karşı savaş açmış olanlar için ajanlık yapmak amacıyla açtılar. Tanrı onların ne sahtekar olduğunu iyi biliyor.
108. Sakın öyle yerlere gitme. Tanrı’dan sakınanlarla birlikte hazırladığınız ve arınmak isteyen kişilerin geldiği o toplanma yerine gitmen yeterlidir. Tanrı kendini arındıranları sever.
109. Tanrı’dan sakınan ve onun hoşnutluğunu kazanmaya çalışan bir karakter sahibi olmak mı yoksa yok olup gidecek şeylerin peşinde koşup sonunda cehennem ateşiyle cezalandırılmak mı iyi? Tanrı böyle suçluları asla beraat ettirmeyecek.
110. Onların bu gidişatı kendi içlerini de huzursuz eder ve en sonunda da tamamen çaresiz kalırlar. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
111. Tanrı kendisine güvenen, mesajı uğruna mücadele eden, bu uğurda saldırıya uğradıklarında kendilerini savunanlara Tevrat ve İncil aracılığıyla bildirdiği gibi şimdi de bu mesaj aracılığıyla hayatlarına ve mal mülklerine karşılık hasbahçeyi teklif etmektedir. Bu, Tanrı'nın bir sözüdür ve kesinlikle gerçekleşecektir. Tanrı'nın bahsettiği şeyler gerçekleşecektir. Ne mutlu bu teklifi kabullenenlere! Büyük başarı budur işte!
112. Ne mutlu Tanrı’ya yönelen, hükmüne boyun eğen, onun yolunda yaşayan, ona itaat eden, ona teslim olan, doğru şeyleri yapıp yanlış şeylerden sakınan, Tanrı’nın bildirdiği ilkelere uyanlara! Tanrı’ya güvenenleri çok güzel haberler bekliyor.
113. Tanrı kendisinden başkalarına boyun eğmiş olanların ateşe gireceğini söylediği halde ne elçi ne de Tanrı’ya güvenenler, bir yakınları bile olsa onları bağışlaması Tanrı’dan bağışlanma dilemez.
114. İbrahim babasına: “Tanrı’dan senin bağışlanmanı dileyeceğim” diye söz verdiği için onun sağlığında bağışlanma dilemişti fakat onun Tanrı’ya yönelmediğini görünce artık böyle bir şey yapmaktan vazgeçti. İbrahim çok sabırlı ve yufka yürekli biriydi.
115. İnsanlara doğruyu gösteren Tanrı, sakınmaları gereken şeyleri açıklamadan önce yapmış olduklarından sorumlu tutmaz. Tanrı her şeyi bilir.
116. Evrenin hakimidir. Hayatı veren de alan da odur. Hiçkimse sizi Tanrı’dan koruyup kurtaramaz.
117. Tanrı elçisini de, mesajı uğruna göç etmiş olan kişileri ve onlara destek olanları da bağışlamıştır. Onlar birçok kişinin korkudan tir tir titrediği zor zamanlarda onu yalnız bırakmadılar. Tanrı da onları bağışladı. Tanrı onlara karşı çok merhametli ve şefkatlidir.
118. Bu zamana kadar Tanrı elçisini umursamamış olan fakat artık gerçekten Tanrı’ya yönelen o üç kişiyi de bağışlamıştır. Yaptıklarından dolayı içleri daralmış, dünya kendilerine zindan olmuştu. Tanrı’dan kaçıp sığınabilecekleri hiçkimsenin olmadığını anladılar. Yaptıklarından vazgeçip Tanrı’ya yöneldikleri için Tanrı da onları bağışladı. O çok merhametli ve şefkatlidir.
119. Ey güvendiğini söyleyenler, Tanrı’dan sakının ve onun mesajına uyun.
120. Yaşadığınız yerdeki ve çevrenizdeki araplar da Tanrı elçisini umursamazlık etmeyi bıraksın artık. Yalnızca kendi çıkarlarını düşünüp ona sırt çevirmesin. Çünkü Tanrı’nın mesajı uğruna çektikleri bir açlık susuzluk, sarfettikleri her bir çaba, attıkları her bir adım, güvenmeyenlerin gözünü korkutmak için elde ettikleri her bir kazanımın karşılığını fazlasıyla alırlar. Merak etmeyin, Tanrı kendini düzeltenleri karşılıksız bırakmaz.
121. Tanrı’nın mesajı uğruna az çok yaptıkları her bir harcama, katettikleri her bir mesafenin karşılığını fazlasıyla alırlar. Tanrı onları çabalarına karşılık mükafatlandırır.
122. Yeni güvenmiş olan kişiler elçiden çok uzaktaysa, bildirmiş olduğum sistemi bizzat elçiden öğrenmek için hepsinin birden gelmesine gerek yok. Her kesimden belli kişiler gelip iyice öğrensin, memlekete dönünce diğer arkadaşlarına da öğretsin. Daima Tanrı’dan sakınsınlar.
123. Ey güvendiğini söyleyenler, güvenmeyenler size saldırdığında kendinizi savunun. Onlara taviz vermeyin. Unutmayın, Tanrı kendisinden sakınanların yanındadır.
124. Bu mesajdan bir bölüm sunulduğunda: “Bu anlattıkların nasıl Tanrı’ya güvenmemizi sağlasın!” diyorlar. Bu mesaj Tanrı’ya gerçekten güvenenleri rahatlatır, ona olan güvenini artırır.
125. İkiyüzlülere ise faydası olmuyor. Kötü niyet beslemeye devam ediyor, güvenmemiş bir şekilde ömür tüketiyorlar.
126. Devamlı sınandıklarını bilmiyorlar mı? Buna rağmen ders alıp Tanrı’ya yönelmiyorlar.
127. Onların içyüzünü haber veren bir bölüm sunulduğunda: “Aramızda bir köstebek mi var acaba” diye düşünüyor fakat yine de aldırış etmiyorlar. Onlar Tanrı’yı ciddiye almadığı için Tanrı da onları kendi hallerine terketmiştir.
128. İşte şimdi de aranızdan bu kişi elçi olarak görevlendirilmiştir. O sizin kötülüğünüzü istemiyor, iyiliğiniz için uğraşıyor. Güvenenlere karşı çok merhametli ve şefkatlidir.
129. Umursamayanlara da: “Ben Tanrı’ya güveniyorum. Ondan başka boyun eğilecek hiçkimse yoktur. Teslimiyetim sadece onadır. O her şeyin hakimidir.