.

.
.

5 Kasım 2016

Kamer Suresi


1. Gerçekler gün gibi ortaya çıktı.
2. Ama onlara ne zaman mesajımdan bahsedilse, “Etkileyici bir aldatmaca” diyerek sırt çeviriyorlar.
3. Güvenmiyorlar. Kendi keyiflerine ve geleneklerine uyuyorlar.
4-5. Halbuki vazgeçmelerini sağlayacak uyarılar ve mükemmel öğütler içeren nice haberler geldi. Ama onlara uyarılar fayda vermedi.
6. Sen de onları kendi hallerine bırak. O gün Çağırma Görevlisi daha önce yaşanmamış bir şeye çağırır.
7-8. Boyunlarını Çağırma Görevlisine doğru uzatarak dağılmış çekirgeler gibi ürkek bakışlarla gömülü oldukları yerden çıkarlar. Güvenmemiş olanlar, “Bu çok zor bir gün” derler.
9. Onlardan önce Nuh toplumu da güvenmemişti. Kuluma güvenmediler, "Cinlenmiş bu!" diyerek dışladılar.
10. O da Tanrı’ya “Yenik düştüm, bana yardım et” diye dua etti.
11-12. Ben de bulutlardan sağanak yağış boşalttım, yerden gayzerler fışkırttım ve iki yönden gelen su belirlenen bir görevi yerine getirmek üzere birleşti.
13-15. Güvenmedikleri o insana mükafat olarak ben de onu gözlerimin önünde yüzen, panelleri ve uskurları olan bir araçla taşıdım ve onu delil olarak bıraktım. Var mı düşünen?
16. Uyarılarım ve cezalandırmam nasılmış!
17. Ben bu mesajı anlaşılsın diye kolaylaştırdım, var mı düşünen?
18. Âd toplumu da güvenmedi ama uyarılarım ve cezalandırmam nasıl oldu!
19-20. Onlara uzun süren bir felaket gününde insanları içi boş hurma kütükleri gibi fırlatan kasırga gönderdim.
21. Uyarılarım ve cezalandırmam nasılmış!
22. Ben bu mesajı anlaşılsın diye kolaylaştırdım, var mı düşünen?
23. Semud toplumu da uyarılara güvenmedi.
24-25. “Bizim gibi sıradan bir insana mı uyacağız, o zaman sapıtmış ve ahmaklık etmiş oluruz! Tanrı’nın mesajı aramızdan ona mı verilmiş, o sadece küstah bir sahtekar!“ dediler.
26. İleride kimin küstah bir sahtekar olduğunu anlayacaklar.
27. Ben onların ne olduğunu ortaya çıkarmak için dişi bir deve göndereceğim, onları seyret ve sabret.
28. Onlara suyun aralarında paylaştırıldığını, herkesin sırayla içeceğini bildir.
29. Daha sonra onlar arkadaşlarını çağırdılar, o da bu işi üstlendi ve onu kesti.
30. Uyarılarım ve cezalandırmam nasıl oldu!
31. Onları bir felakete uğrattım da ahırdaki samanlara döndüler.
32. Ben bu mesajı anlaşılsın diye kolaylaştırdım, var mı düşünen?
33. Lut’un toplumu da uyarılara güvenmedi.
34-35. Ben de onları volkan yağmuruna tuttum. Lut’un ailesi hariç, onları tarafımdan bir güzellik olarak sabaha karşı kurtardım. Yaptığım güzelliklerin karşılığını verenleri işte böyle mükafatlandırırım.
36. Lut onları benim cezam hakkında uyarmıştı ama uyarılara güvenmediler.
37. Onun misafirlerine göz diktiler, ben de onların gözlerini kör ettim. “Uyarılarımın ve cezamın tadını çıkarın!”
38. Belirlenen ceza onlara sabah erkenden geldi.
39. “Uyarılarımın ve cezamın tadını çıkarın!”
40. Ben bu mesajı anlaşılsın diye kolaylaştırdım, var mı düşünen?
41. Firavun hanedanına da uyarılar geldi.
42. Fakat onlar hiçbir mesajıma güvenmedi. Ben de onları üstün ve güçlü bir şekilde yakaladım.
43. Şimdi sizin aranızdan bana güvenmeyenler onlardan üstün mü, yoksa sizin için benim kitabımda bir kurtuluş ilanı mı var!
44. Yoksa “Biz kurtulacak topluluğuz” mu diyorlar!
45. Bütün topluluklar darmadağın olacak ve birbirlerine sırt çevirecekler.
46. Onlara söz verilen vakit kıyamettir. Kıyamet ise çok korkunç ve çok acıdır.
47. Suçlular doğru yoldan uzak ve ahmaklık içindedir.
48. O gün yüzükoyun cehenneme sürülürler. “Tadın bakalım Kavurucu’nun okşamasını!”
49. Ben her şeyi ölçüyle oluşturuyorum.
50. Buyruğum bir nefes kadar yakındır.
51. Daha önce sizinle aynı yoldan giden nice toplumları ortadan kaldırdım, hiç düşünmüyor musunuz?
52. Onların yaptıkları her şey kaydedilmiştir.
53. Küçük büyük her şey yazılmıştır.
54-55. Her şeye gücü yeten o yüce hükümdardan sakınanlar da onun tarafından güzel bir yerle; içinden dereler akan bahçelerle mükafatlandırılacaklar.