1. Gerçekler gün
gibi ortaya çıktı.
2. Ama onlara ne
zaman mesajımdan bahsedilse, “Etkileyici bir aldatmaca” diyerek sırt
çeviriyorlar.
3. Güvenmiyorlar.
Kendi keyiflerine ve geleneklerine uyuyorlar.
4-5. Halbuki
vazgeçmelerini sağlayacak uyarılar ve mükemmel öğütler içeren nice haberler
geldi. Ama onlara uyarılar fayda vermedi.
6. Sen de onları
kendi hallerine bırak. O gün Çağırma Görevlisi daha önce yaşanmamış bir şeye
çağırır.
7-8. Boyunlarını
Çağırma Görevlisine doğru uzatarak dağılmış çekirgeler gibi ürkek bakışlarla
gömülü oldukları yerden çıkarlar. Güvenmemiş olanlar, “Bu çok zor bir gün”
derler.
9. Onlardan önce
Nuh toplumu da güvenmemişti. Kuluma güvenmediler, "Cinlenmiş bu!"
diyerek dışladılar.
10. O da Tanrı’ya “Yenik
düştüm, bana yardım et” diye dua etti.
11-12. Ben de
bulutlardan sağanak yağış boşalttım, yerden gayzerler fışkırttım ve iki yönden
gelen su belirlenen bir görevi yerine getirmek üzere birleşti.
13-15.
Güvenmedikleri o insana mükafat olarak ben de onu gözlerimin önünde yüzen,
panelleri ve uskurları olan bir araçla taşıdım ve onu delil olarak bıraktım.
Var mı düşünen?
16. Uyarılarım ve
cezalandırmam nasılmış!
17. Ben bu mesajı
anlaşılsın diye kolaylaştırdım, var mı düşünen?
18. Âd toplumu da
güvenmedi ama uyarılarım ve cezalandırmam nasıl oldu!
19-20. Onlara uzun
süren bir felaket gününde insanları içi boş hurma kütükleri gibi fırlatan
kasırga gönderdim.
21. Uyarılarım ve
cezalandırmam nasılmış!
22. Ben bu mesajı
anlaşılsın diye kolaylaştırdım, var mı düşünen?
23. Semud toplumu
da uyarılara güvenmedi.
24-25. “Bizim gibi
sıradan bir insana mı uyacağız, o zaman sapıtmış ve ahmaklık etmiş oluruz!
Tanrı’nın mesajı aramızdan ona mı verilmiş, o sadece küstah bir sahtekar!“
dediler.
26. İleride kimin
küstah bir sahtekar olduğunu anlayacaklar.
27. Ben onların ne
olduğunu ortaya çıkarmak için dişi bir deve göndereceğim, onları seyret ve
sabret.
28. Onlara suyun
aralarında paylaştırıldığını, herkesin sırayla içeceğini bildir.
29. Daha sonra
onlar arkadaşlarını çağırdılar, o da bu işi üstlendi ve onu kesti.
30. Uyarılarım ve
cezalandırmam nasıl oldu!
31. Onları bir
felakete uğrattım da ahırdaki samanlara döndüler.
32. Ben bu mesajı
anlaşılsın diye kolaylaştırdım, var mı düşünen?
33. Lut’un toplumu
da uyarılara güvenmedi.
34-35. Ben de
onları volkan yağmuruna tuttum. Lut’un ailesi hariç, onları tarafımdan bir
güzellik olarak sabaha karşı kurtardım. Yaptığım güzelliklerin karşılığını
verenleri işte böyle mükafatlandırırım.
36. Lut onları
benim cezam hakkında uyarmıştı ama uyarılara güvenmediler.
37. Onun
misafirlerine göz diktiler, ben de onların gözlerini kör ettim. “Uyarılarımın
ve cezamın tadını çıkarın!”
38. Belirlenen ceza
onlara sabah erkenden geldi.
39. “Uyarılarımın
ve cezamın tadını çıkarın!”
40. Ben bu mesajı
anlaşılsın diye kolaylaştırdım, var mı düşünen?
41. Firavun
hanedanına da uyarılar geldi.
42. Fakat onlar
hiçbir mesajıma güvenmedi. Ben de onları üstün ve güçlü bir şekilde yakaladım.
43. Şimdi sizin
aranızdan bana güvenmeyenler onlardan üstün mü, yoksa sizin için benim
kitabımda bir kurtuluş ilanı mı var!
44. Yoksa “Biz
kurtulacak topluluğuz” mu diyorlar!
45. Bütün
topluluklar darmadağın olacak ve birbirlerine sırt çevirecekler.
46. Onlara söz
verilen vakit kıyamettir. Kıyamet ise çok korkunç ve çok acıdır.
47. Suçlular doğru
yoldan uzak ve ahmaklık içindedir.
48. O gün yüzükoyun
cehenneme sürülürler. “Tadın bakalım Kavurucu’nun okşamasını!”
49. Ben her şeyi
ölçüyle oluşturuyorum.
50. Buyruğum bir
nefes kadar yakındır.
51. Daha önce
sizinle aynı yoldan giden nice toplumları ortadan kaldırdım, hiç düşünmüyor
musunuz?
52. Onların
yaptıkları her şey kaydedilmiştir.
53. Küçük büyük her
şey yazılmıştır.
54-55. Her şeye
gücü yeten o yüce hükümdardan sakınanlar da onun tarafından güzel bir yerle;
içinden dereler akan bahçelerle mükafatlandırılacaklar.