.

.
.

4 Aralık 2016

Hicir Suresi


1. E, l, r… İşte bunlar, okunan bu net mesajın parçalarıdır.
2. Öyle bir gün gelecek ki şimdi güvenmeyenler teslim olmuş olmayı çok isteyecekler.
3. Sen onları kendi hallerine bırak, yiyip içip zevki sefa sürsünler, boş hedefler uğrunda oyalansınlar bakalım. İleride her şeyi anlayacaklar.
4. Ben hiçbir şehri mesajımdan haberdar etmeden ortadan kaldırmadım.
5. Hiçkimse kendisi için belirlenmiş olan süreyi çabuklaştıramaz veya geciktiremez.
6-7. Onlar: "Ey Tanrı’nın mesajını aldığını iddia eden adam! Sen sadece bir ajansın. Eğer gerçekten dediğin gibi biri olsaydın, bize melekleri göstermen gerekirdi" dediler.
8. Melek dedikleri doğa güçlerinin ne olduğunu anlayacakları gün onlara hiçbir mühlet tanınmayacak.
9. Bu mesajı sana ben sunuyorum ve onu ben koruyacağım.
10. Senden önceki toplumlar için de elçiler görevlendirmiştim.
11. Onlar da kendileri için görevlendirilen elçileri hafife aldılar.
12. Bu yüzden mesajımı suçluların bilincine yerleştirmiyorum.
13. Çünkü önceki toplumların durumu anlatıldığı halde hâla ona güvenmiyorlar.
14-15. Onlara gökten bir geçit açsam da yukarı çıksalar bile, "Hayal görüyoruz veya göz yanılması yaşıyoruz" diye düşünürlerdi.
16. Gökte yıldızlar oluşturdum ve bakanlar için süsledim.
17. Ayrıca onları bütün kovulmuş şeytanlara karşı bir tedbir yaptım.
18. Dinlemeye çalışan olursa, onu hemen güçlü bir ışın vurur.
19. Dünyayı yaşama uygun hale getirdim, onu sağlam dağlar ile donattım ve dünyanın dengesini koruyan bunca muhteşem canlı türlerini ortaya çıkardım.
20. Size de sizin besleyemeyeceğiniz nice canlılara da besinler sundum.
21. Her şeyin denetimi bende, size belli bir ölçüyle sunuyorum.
22. Rüzgarları su buharlarına aşılama yaparak bulut oluşturması için görevlendiririm ve böylece yukarıdan yağmur yağdırarak size su sağlarım. Ama siz bu döngüyü sağlayamazsınız.
23. Hayatı veren de alan da benim ama ben hiç ölmeyeceğim.
24. Önceden geçip gidenlerinizi de şu an yaşayanlarınızı da biliyorum.
25. Daha sonra Tanrı hepinizi diriltecek. O adaletlidir ve her şeyi bilir.
26. Ben insanları, çeşitli aşamalardan geçen ısınmış killi çamurdan oluşturdum.
27. Canlılığı da her yere yayılmış olan bir enerjiden oluşturdum.
28-29. Tanrı o doğa güçlerine: "Çeşitli aşamalardan geçen ısınmış killi çamurdan insanlar oluşturacağım, tamamlayıp hayat verici mesajımı gönderdiğim zaman onlara hizmet edin" dedi.
30. Onlar insana hizmet ediyorlar.
31. Ama kendi benliği ona hizmet etmiyor.
32. "Ey benlik, sen neden itaat etmiyorsun?"
33. "Çeşitli aşamalardan geçen ısınmış killi çamurdan oluşturduğun bir insana itaat edemem!"
34-35. “Defol oradan, kovuldun. Yargılanma gününe kadar seni dışlıyorum!”
36. “Tanrım öyleyse diriliş gününe kadar bana mühlet ver.”
37-38. “Tamam, sana vakti belirlenmiş o güne kadar mühlet verilecek.”
39-40. "Tanrım madem beni dışladın, ben de kendini arındıran kulların hariç onlara çeşitli öneriler sunarak dünyadaki herkesi kışkırtırım!"
41-43. “Gerçek şu ki, sen benim yolumdan çıkıp da sana uyanlar haricinde hiçbir kulumu etkileyemezsin. Zaten öyle yapanların hepsi cehenneme girecek.”
44. Cehennem birçok bölümden oluşuyor. Onların her biri bir bölüme girecek.
45. Sakınanlar da şelaleler ve bahçeler içinde olacaklar.
46. Oraya huzur ve güven içinde girerler.
47. İçlerinden kötülük yapabilme duygusunu çıkarırım. Birbirlerine misafir olurlar, koltuklarda dostça otururlar.
48. Orada çalışmakla uğraşmazlar ve oradan hiç çıkarılmazlar.
49-50. Kullarıma benim şefkatli ve bağışlayıcı olduğumu ama cezamın da çok acı olduğunu söyle.
51. Şimdi onlara İbrahim'in misafirlerini anlat.
52. Onun yanına gelip "Selam" dediler. İbrahim: "Ben sizden dolayı bir tedirginlik hissediyorum" dedi.
53. Onlar da: "Korkma. Biz sana, peygamber olacak bir çocuk müjdelemek için geldik" dediler.
54. İbrahim: "Beni müjdelemeye mi! İhtiyarlamaya başladığım halde beni bir çocukla mı müjdeleyeceksiniz?" dedi.
55. Onlar da: "Sana verdiğimiz müjde gerçek. Böyle umutsuz olma" dediler.
56. İbrahim: "Doğru yolda gitmeyenlerden başka kim Tanrı’nın merhametinden umudunu kesebilir ki!" dedi.
57. "Gelişinizin başka bir sebebi var mı sayın elçiler" diye sordu.
58-60. Onlar da: "Biz suçlu bir topluma karşı görevlendirildik. Lut'un bütün ailesini kurtaracağız. Karısı hariç çünkü o da pisliğe bulaşmış birisi" dediler.
61-62. Elçiler Lut'un evine gelince: "Sizi tanıyamadım" dedi.
63-65. Onlar da: "Evet, biz onların ummadığı şeyi gerçekleştirmek için geldik. Sana da bir mesajımız var. Kesinlikle doğru söylüyoruz. Akşam olunca ailenle birlikte hiç oyalanmadan yola koyulun ve size söylenen yere gidin" dediler.
66. Lut'a o halkın sabah ortadan kaldırılacağı hükmünü bildirdim.
67. Sonra şehir halkı birbirlerine haber vererek Lut'un yanına geldiler.
68-69. Lut: "Bunlar benim misafirlerim, sakın sarkıntılık etmeyin. Tanrı’dan sakının, beni rezil etmeyin" dedi.
70. Onlar da: "Biz sana, işimize karışma dememiş miydik!" dediler.
71. Lut: "Bakın size uygun olan bacılarımızdır" dedi.
72. Sana yemin ederim ki onlar gözü dönmüş bir şekilde yoldan çıkmışlardı.
73. Ama sabahleyin bir felakete uğradılar.
74. Orayı altüst ettim. Üzerlerine lav yağdırdım.
75. Bütün bunlar, aklını kullananlar için bir derstir.
76. O şehir işlek bir bölgededir.
77. Güvenenler için bu bir ibrettir.
78. Sık ormanlarla kaplı Medyen toplumu da suçluydu.
79. Bu yüzden onları da cezalandırdım. Bu iki şehir de işlek bir bölgededir.
80. Petra halkı da kendileri için görevlendirilen elçilere güvenmedi.
81. Ben onlara mesajımı sundum ama ona sırt çevirdiler.
82. Kayalıklardan kendilerine sağlam evler yontuyorlardı.
83. Ama onlar da bir sabah felakete uğradılar.
84. Biriktirdikleri şeyler onları kurtaramadı.
85. Ben evreni ve içindekileri bir amaç için oluşturdum. Kıyamet kesinlikle gerçekleşecek. Bu yüzden güzel bir şekilde hazırlan.
86. Tanrı her şeyi oluşturabilir ve her şeyi bilir.
87. İşte sana da birçok tekrar içeren önemli bir mesaj gönderdim.
88. İnsanlardan bazılarına kendilerini denemek için faydalandırdığım şeylere özenme. Onlar için moralini bozma. Güvenenlere kol kanat ger.
89-91. Onlara şunu söyle: “Bakın sizi açıkça uyarıyorum. Daha önceden Tanrı’nın mesajını parça parça edip anlaşmazlığa düşenlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmesin.”
92-93. Tanrı’ya andolsun ki onların yaptıklarından dolayı hepsini yargılayacağım.
94. Sen, sana emredileni yerine getirmeye devam et, benden başkalarına boyun eğen o kişilere aldırış etme.
95. Seni hafife alanların icabına ben bakacağım.
96. Onlar Tanrı’dan başkalarına boyun eğiyorlar ama ileride her şeyi anlayacaklar.
97. Onların söylediği şeylerden dolayı canının sıkıldığının farkındayım.
98. Sen Tanrı’nın hükmünü yerine getirmeye devam et, sürekli ona itaat et.
99. Ölene kadar Tanrı’ya boyun eğ.