1. E, l, r… İşte
bunlar, okunan bu net mesajın parçalarıdır.
2. Öyle bir gün
gelecek ki şimdi güvenmeyenler teslim olmuş olmayı çok isteyecekler.
3. Sen onları kendi
hallerine bırak, yiyip içip zevki sefa sürsünler, boş hedefler uğrunda
oyalansınlar bakalım. İleride her şeyi anlayacaklar.
4. Ben hiçbir şehri
mesajımdan haberdar etmeden ortadan kaldırmadım.
5. Hiçkimse kendisi
için belirlenmiş olan süreyi çabuklaştıramaz veya geciktiremez.
6-7. Onlar:
"Ey Tanrı’nın mesajını aldığını iddia eden adam! Sen sadece bir ajansın.
Eğer gerçekten dediğin gibi biri olsaydın, bize melekleri göstermen
gerekirdi" dediler.
8. Melek dedikleri
doğa güçlerinin ne olduğunu anlayacakları gün onlara hiçbir mühlet tanınmayacak.
9. Bu mesajı sana
ben sunuyorum ve onu ben koruyacağım.
10. Senden önceki
toplumlar için de elçiler görevlendirmiştim.
11. Onlar da
kendileri için görevlendirilen elçileri hafife aldılar.
12. Bu yüzden mesajımı
suçluların bilincine yerleştirmiyorum.
13. Çünkü önceki
toplumların durumu anlatıldığı halde hâla ona güvenmiyorlar.
14-15. Onlara
gökten bir geçit açsam da yukarı çıksalar bile, "Hayal görüyoruz veya göz
yanılması yaşıyoruz" diye düşünürlerdi.
16. Gökte yıldızlar
oluşturdum ve bakanlar için süsledim.
17. Ayrıca onları
bütün kovulmuş şeytanlara karşı bir tedbir yaptım.
18. Dinlemeye
çalışan olursa, onu hemen güçlü bir ışın vurur.
19. Dünyayı yaşama
uygun hale getirdim, onu sağlam dağlar ile donattım ve dünyanın dengesini
koruyan bunca muhteşem canlı türlerini ortaya çıkardım.
20. Size de sizin
besleyemeyeceğiniz nice canlılara da besinler sundum.
21. Her şeyin
denetimi bende, size belli bir ölçüyle sunuyorum.
22. Rüzgarları su
buharlarına aşılama yaparak bulut oluşturması için görevlendiririm ve böylece
yukarıdan yağmur yağdırarak size su sağlarım. Ama siz bu döngüyü
sağlayamazsınız.
23. Hayatı veren de
alan da benim ama ben hiç ölmeyeceğim.
24. Önceden geçip
gidenlerinizi de şu an yaşayanlarınızı da biliyorum.
25. Daha sonra Tanrı
hepinizi diriltecek. O adaletlidir ve her şeyi bilir.
26. Ben insanları,
çeşitli aşamalardan geçen ısınmış killi çamurdan oluşturdum.
27. Canlılığı da
her yere yayılmış olan bir enerjiden oluşturdum.
28-29. Tanrı o doğa
güçlerine: "Çeşitli aşamalardan geçen ısınmış killi çamurdan insanlar
oluşturacağım, tamamlayıp hayat verici mesajımı gönderdiğim zaman onlara hizmet
edin" dedi.
30. Onlar insana
hizmet ediyorlar.
31. Ama kendi
benliği ona hizmet etmiyor.
32. "Ey
benlik, sen neden itaat etmiyorsun?"
33. "Çeşitli
aşamalardan geçen ısınmış killi çamurdan oluşturduğun bir insana itaat
edemem!"
34-35. “Defol
oradan, kovuldun. Yargılanma gününe kadar seni dışlıyorum!”
36. “Tanrım öyleyse diriliş gününe kadar bana mühlet
ver.”
37-38. “Tamam, sana
vakti belirlenmiş o güne kadar mühlet verilecek.”
39-40. "Tanrım madem beni dışladın, ben de kendini
arındıran kulların hariç onlara çeşitli öneriler sunarak dünyadaki herkesi
kışkırtırım!"
41-43. “Gerçek şu
ki, sen benim yolumdan çıkıp da sana uyanlar haricinde hiçbir kulumu
etkileyemezsin. Zaten öyle yapanların hepsi cehenneme girecek.”
44. Cehennem birçok
bölümden oluşuyor. Onların her biri bir bölüme girecek.
45. Sakınanlar da
şelaleler ve bahçeler içinde olacaklar.
46. Oraya huzur ve
güven içinde girerler.
47. İçlerinden
kötülük yapabilme duygusunu çıkarırım. Birbirlerine misafir olurlar,
koltuklarda dostça otururlar.
48. Orada
çalışmakla uğraşmazlar ve oradan hiç çıkarılmazlar.
49-50. Kullarıma
benim şefkatli ve bağışlayıcı olduğumu ama cezamın da çok acı olduğunu söyle.
51. Şimdi onlara
İbrahim'in misafirlerini anlat.
52. Onun yanına
gelip "Selam" dediler. İbrahim: "Ben sizden dolayı bir
tedirginlik hissediyorum" dedi.
53. Onlar da:
"Korkma. Biz sana, peygamber olacak bir çocuk müjdelemek için geldik"
dediler.
54. İbrahim:
"Beni müjdelemeye mi! İhtiyarlamaya başladığım halde beni bir çocukla mı
müjdeleyeceksiniz?" dedi.
55. Onlar da:
"Sana verdiğimiz müjde gerçek. Böyle umutsuz olma" dediler.
56. İbrahim:
"Doğru yolda gitmeyenlerden başka kim Tanrı’nın merhametinden umudunu
kesebilir ki!" dedi.
57.
"Gelişinizin başka bir sebebi var mı sayın elçiler" diye sordu.
58-60. Onlar da:
"Biz suçlu bir topluma karşı görevlendirildik. Lut'un bütün ailesini
kurtaracağız. Karısı hariç çünkü o da pisliğe bulaşmış birisi" dediler.
61-62. Elçiler
Lut'un evine gelince: "Sizi tanıyamadım" dedi.
63-65. Onlar da:
"Evet, biz onların ummadığı şeyi gerçekleştirmek için geldik. Sana da bir
mesajımız var. Kesinlikle doğru söylüyoruz. Akşam olunca ailenle birlikte hiç
oyalanmadan yola koyulun ve size söylenen yere gidin" dediler.
66. Lut'a o halkın
sabah ortadan kaldırılacağı hükmünü bildirdim.
67. Sonra şehir
halkı birbirlerine haber vererek Lut'un yanına geldiler.
68-69. Lut:
"Bunlar benim misafirlerim, sakın sarkıntılık etmeyin. Tanrı’dan sakının,
beni rezil etmeyin" dedi.
70. Onlar da:
"Biz sana, işimize karışma dememiş miydik!" dediler.
71. Lut:
"Bakın size uygun olan bacılarımızdır" dedi.
72. Sana yemin
ederim ki onlar gözü dönmüş bir şekilde yoldan çıkmışlardı.
73. Ama sabahleyin
bir felakete uğradılar.
74. Orayı altüst
ettim. Üzerlerine lav yağdırdım.
75. Bütün bunlar,
aklını kullananlar için bir derstir.
76. O şehir işlek
bir bölgededir.
77. Güvenenler için
bu bir ibrettir.
78. Sık ormanlarla
kaplı Medyen toplumu da suçluydu.
79. Bu yüzden
onları da cezalandırdım. Bu iki şehir de işlek bir bölgededir.
80. Petra halkı da
kendileri için görevlendirilen elçilere güvenmedi.
81. Ben onlara
mesajımı sundum ama ona sırt çevirdiler.
82. Kayalıklardan
kendilerine sağlam evler yontuyorlardı.
83. Ama onlar da
bir sabah felakete uğradılar.
84. Biriktirdikleri
şeyler onları kurtaramadı.
85. Ben evreni ve içindekileri bir amaç için oluşturdum. Kıyamet
kesinlikle gerçekleşecek. Bu yüzden güzel bir şekilde hazırlan.
86. Tanrı her şeyi
oluşturabilir ve her şeyi bilir.
87. İşte sana da
birçok tekrar içeren önemli bir mesaj gönderdim.
88. İnsanlardan
bazılarına kendilerini denemek için faydalandırdığım şeylere özenme. Onlar için
moralini bozma. Güvenenlere kol kanat ger.
89-91. Onlara şunu
söyle: “Bakın sizi açıkça uyarıyorum. Daha önceden Tanrı’nın mesajını parça
parça edip anlaşmazlığa düşenlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmesin.”
92-93. Tanrı’ya andolsun
ki onların yaptıklarından dolayı hepsini yargılayacağım.
94. Sen, sana
emredileni yerine getirmeye devam et, benden başkalarına boyun eğen o kişilere
aldırış etme.
95. Seni hafife
alanların icabına ben bakacağım.
96. Onlar Tanrı’dan
başkalarına boyun eğiyorlar ama ileride her şeyi anlayacaklar.
97. Onların
söylediği şeylerden dolayı canının sıkıldığının farkındayım.
98. Sen Tanrı’nın
hükmünü yerine getirmeye devam et, sürekli ona itaat et.
99. Ölene kadar Tanrı’ya
boyun eğ.