1. Y, s…
2-4. Hikmetli dolu
bu mesaj tanıktır ki sen Tanrı’nın doğru yolu gösteren bir elçisisin.
5-6. Bu, ataları
uyarılmadığı için habersiz kalmış halkı uyarman amacıyla şefkatli ve her şeye
gücü yeten Tanrı tarafından sunulmaktadır.
7. Ama onların çoğu
güvenmediği için haklarında o söz gerçekleşecek.
8. Boyunlarına,
çenelerine kadar dayanan tasmalar geçireceğim. Başları havaya dikilip kalacak.
9. Onları
parmaklıklar içine koyacağım ve görmelerini gidereceğim, hiçbir şey
göremeyecekler.
10. Senin onları uyarıp
uyarmaman fark etmiyor çünkü onlar güvenmiyorlar.
11. Senin yaptığın
uyarılar görmediği halde Allah'tan çekinen ve onun mesajına uymaya çalışanlara
fayda verir. Böyle kişileri bağışlanma ve büyük bir mükafat ile müjdele!
12. Ben ölüleri
dirilteceğim. Onların neleri tercih ettiğini ve yaptıkları her şeyi
kaydediyorum. Her şeyi kesin bir şekilde kayıt altında tutuyorum.
13. Kendilerine
elçiler görevlendirilmiş şu şehir halkını onlara örnek olarak anlat.
14. Onlar için iki
elçi görevlendirmiştim ama onlara güvenmediler. Ben de o ikisine destek olsun
diye başka bir elçi daha görevlendirdim. “Biz sizin için görevlendirilmiş
elçileriz” dediler.
15. Buna karşılık
halk: “Hayır, siz de bizim gibi sıradan bir insansınız. Allah hiçbir mesaj
göndermez. Siz sahtekarsınız” dediler.
16-17. Onlar da: “Tanrı bizim sizin için görevlendirilmiş elçiler
olduğumuzu bildiriyor. Bizim görevimiz sadece onun bildirdiklerini size net bir
şekilde aktarmaktır” dediler.
18. “Sizin
yüzünüzden çarpılacağız. Eğer bundan vazgeçmezseniz sizi buralardan kovarız,
sizi kötü bir şekilde cezalandırırız” dediler.
19. “Size öğüt
verilince çarpılacağınızı mı düşünüyorsunuz! Siz gerçekten sınırı aşan bir
toplumsunuz!” dediler.
20-25. O sırada
şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi: “Ey halkım, sizden hiçbir menfaat
beklemeyen, doğru yolda olan bu elçileri dinleyin. Ben neden beni yaratana
itaat etmeyeyim ki! Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız. Eğer Allah
başıma bir sıkıntı gelmesine izin verse, onun verdiği hükme müdahale edemeyecek
ve beni kurtaramayacak olan kişilere neden itaat edeyim ki! Öyle yaparsam çok
büyük bir yanlış yapmış olurum. Hepiniz duyun, ben Tanrı’ya güveniyorum!” dedi.
26-27. Ona “Haydi
gir hasbahçeye” denilir. O da “Tanrı’nın beni bağışladığını ve mükafatlandırdığını
keşke halkım bilseydi” der.
28. Onun ardından
halkının üzerine gökten bir ordu indirmedim, buna gerek de yoktu.
29. Bir felaketle
hepsi öldü gitti.
30. Kendilerine ne
zaman bir elçi gelse onu hafife alan kullara yazıklar olsun!
31-32.
Kendilerinden önce nice nesilleri ortadan kaldırdığımı ve onları bir daha asla
göremediklerini ve daha sonra hepsinin diriltilip karşıma çıkarılacağını hiç
düşünmüyorlar mı?
33-34. Ölü gezegeni
canlandırıp yedikleri her türlü tahılları, hurma bahçeleri üzüm bağları oluşturmam,
kaynak suları akıtmam onlar için bir işarettir.
35. Bunları
kendileri meydana getirmiyor ama ürünlerinden yiyorlar. Neden karşılık
vermiyorlar!
36. Topraktan çıkan
bunca muhteşem bitki türlerini, kendi türlerini ve onların bilmedikleri nice
türleri oluşturan çok yücedir.
37. Gündüzün
ardından karanlık içinde kaldıkları geceyi getirmem de onlar için bir
işarettir.
38. Güneş de
kendisi için belirlenmiş yörüngede akıp gitmektedir. Bu, her şeyi bilen ve her
şeyi gücü yeten Tanrı’nın düzenlemesidir.
39. Ay'a da evreler
belirledim. Kurumuş hurma dalına benzeyen bir yörüngeye sahiptir.
40. Güneş ay'a
erişemez, gece gündüzü geçemez. Hepsi bir yörüngede yüzüp gider.
41. Hemcinslerini
yüklü gemilerde taşımam da onlar için bir işarettir.
42. Binmeleri için
buna benzer nice şeyler oluşturdum.
43. İstesem onları
imdat çağrısı gönderemeden ve kurtarılamadan sular altında bırakırım.
44. Ama kimine
acıdığım için kimi de sırf belli bir süreye kadar yaşasın diye onları
yaşatırım.
45-46. Onlara:
"Gizli ve açık her halinizde Tanrı’dan sakının ki size merhamet
etsin" denildiğinde ve onlara Tanrı’nın mesajı ulaştığında umursamıyorlar.
47. Onlara:
"Tanrı’nın size sunduğu şeylerden onun yolunda harcayın"
denildiğinde, güvenmeyenler güvenenlere "Tanrı dilerse onların rızkını
verir, onları biz mi besleyeceğiz! Siz gerçekten şaşırmışsınız!" derler.
48. "Eğer
söylediğiniz doğruysa, bahsettiğiniz bu diriliş ne zaman gerçekleşecek"
diye soruyorlar.
49. Birbirleriyle
mücadele ederken kendilerini yakalayacak bir tek ses onlara yetecek.
50. İşte o zaman
küçük bir vasiyette bile bulunamaz evlerine de dönemezler.
51. Ferman verilir
ve gömülü oldukları yerden fırlayıp Tanrı’ya doğru giderler.
52. "Eyvah!
Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı, demek Allah'ın bahsettiği buymuş, elçiler
doğru söylemiş!" derler.
53. Bir tek ses ile
hepsi karşımda toplanır.
54. O gün
hiçkimseye en ufak bir haksızlık yapılmaz ve sadece çabanızın karşılığını
alırsınız.
55. Hasbahçeye
girenler artık keyif sürmekle meşguldür.
56. Eşleriyle
birlikte gölgeler içinde koltuklara otururlar.
57. Onlara her
türlü meyve ve canlarının istediği her şey sunulur.
58. İşte bu
şefkatli Tanrı tarafından mutluluk dolu bir
hayat mükafatıdır.
59. Siz de artık
şöyle bir kenara ayrılın bakalım ey suçlular!
60-61. Ey insanlar
ben sizi şeytana uymayın, o sizin tam bir düşmanınız, sadece bana uyun, doğru
yol bu diye uyarmamış mıydım!
62. Ama o sizin
çoğunuzu doğru yoldan uzaklaştırdı, neden bunu görmezden geldiniz!
63. İşte size
bahsedilen cehennem bu!
64. Güvenmediğiniz
için orada kavrulacaksınız artık.
65. O gün onların
konuşmalarını gideririm ve yaptıklarını bana elleri anlatır ayakları da
tanıklık yapar.
66. İstesem size
görme özelliği vermezdim ve bu yüzden yolunuzu hissederek bulmaya çalışırdınız.
Eğer öyle yapsaydım nasıl görebilecektiniz!
67. İstesem sizi
cansız yapardım, ondan sonra ne hareket edebilir ne de konuşabilirdiniz!
68. Kime uzun ömür
verdiysem onun oluşumunu tersine çeviriyorum, düşünmüyor musunuz?
69-70. Ben
Muhammed’e şiir öğretmedim, böyle bir şey ona yakışmaz zaten. Bu, dirileri
uyarmak ve güvenmeyenlere o sözün gerçekleşmesi için bir uyarı ve net bir
mesajdır.
71. Kullandıkları
hayvanları benim kudretimle oluşturduğumu bilmiyorlar mı!
72. Onları tamamen
kendilerinin hizmetine sundum, onları binek olarak kullanabilir ve hepsinin
etlerini yiyebilirler.
73. Onlardan birçok
içecek ve faydalar elde ederler. Neden karşılık vermiyorlar.
74. Ama tam aksine,
kendilerini kurtarmaları ümidiyle Tanrı’dan başkalarına boyun eğiyorlar.
75. Halbuki boyun
eğdikleri kişiler onları kurtaramaz. Tam tersine, onlar o boyun eğdikleri
kişilerin hazır askeridir.
76. Onların sözleri
seni üzmesin, ben onların gizlediği ve açığa vurduğu her şeyi biliyorum.
77. İnsan benim onu
bir spermden oluşturduğumu bilmiyor mu da bana karşı çıkıyor!
78. Kendi oluşumunu
unutup "çürümüş kemikleri kim diriltebilir" diyerek bir iddiada
bulunuyor!
79. Onlara şunu
söyle: “Onları en başta oluşturan diriltecek. O her türlü oluşumu bilir.”
80. O sizin için
yeşil bitkilerden oksijen oluşturur. Ateşi bu sayede tutuşturuyorsunuz.
81. Evreni
oluşturmuş olanın, onun benzerini oluşturmaya gücü yetmez mi! Tabi ki yeter! O
her şeyi bilir ve her şeyi oluşturabilir.
82. O bir şeye
karar verdiğinde ona sadece, olmasını söyler o da oluşur.
83. Her şeyin hakimiyeti
elinde olan çok yücedir. Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız.