.

.
.

9 Aralık 2016

Yasin Suresi

1. Y, s…
2-4. Hikmetli dolu bu mesaj tanıktır ki sen Tanrı’nın doğru yolu gösteren bir elçisisin.
5-6. Bu, ataları uyarılmadığı için habersiz kalmış halkı uyarman amacıyla şefkatli ve her şeye gücü yeten Tanrı tarafından sunulmaktadır.
7. Ama onların çoğu güvenmediği için haklarında o söz gerçekleşecek.
8. Boyunlarına, çenelerine kadar dayanan tasmalar geçireceğim. Başları havaya dikilip kalacak.
9. Onları parmaklıklar içine koyacağım ve görmelerini gidereceğim, hiçbir şey göremeyecekler.
10. Senin onları uyarıp uyarmaman fark etmiyor çünkü onlar güvenmiyorlar.
11. Senin yaptığın uyarılar görmediği halde Allah'tan çekinen ve onun mesajına uymaya çalışanlara fayda verir. Böyle kişileri bağışlanma ve büyük bir mükafat ile müjdele!
12. Ben ölüleri dirilteceğim. Onların neleri tercih ettiğini ve yaptıkları her şeyi kaydediyorum. Her şeyi kesin bir şekilde kayıt altında tutuyorum.
13. Kendilerine elçiler görevlendirilmiş şu şehir halkını onlara örnek olarak anlat.
14. Onlar için iki elçi görevlendirmiştim ama onlara güvenmediler. Ben de o ikisine destek olsun diye başka bir elçi daha görevlendirdim. “Biz sizin için görevlendirilmiş elçileriz” dediler.
15. Buna karşılık halk: “Hayır, siz de bizim gibi sıradan bir insansınız. Allah hiçbir mesaj göndermez. Siz sahtekarsınız” dediler.
16-17. Onlar da: “Tanrı bizim sizin için görevlendirilmiş elçiler olduğumuzu bildiriyor. Bizim görevimiz sadece onun bildirdiklerini size net bir şekilde aktarmaktır” dediler.
18. “Sizin yüzünüzden çarpılacağız. Eğer bundan vazgeçmezseniz sizi buralardan kovarız, sizi kötü bir şekilde cezalandırırız” dediler.
19. “Size öğüt verilince çarpılacağınızı mı düşünüyorsunuz! Siz gerçekten sınırı aşan bir toplumsunuz!” dediler.
20-25. O sırada şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi: “Ey halkım, sizden hiçbir menfaat beklemeyen, doğru yolda olan bu elçileri dinleyin. Ben neden beni yaratana itaat etmeyeyim ki! Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız. Eğer Allah başıma bir sıkıntı gelmesine izin verse, onun verdiği hükme müdahale edemeyecek ve beni kurtaramayacak olan kişilere neden itaat edeyim ki! Öyle yaparsam çok büyük bir yanlış yapmış olurum. Hepiniz duyun, ben Tanrı’ya güveniyorum!” dedi.
26-27. Ona “Haydi gir hasbahçeye” denilir. O da “Tanrı’nın beni bağışladığını ve mükafatlandırdığını keşke halkım bilseydi” der.
28. Onun ardından halkının üzerine gökten bir ordu indirmedim, buna gerek de yoktu.
29. Bir felaketle hepsi öldü gitti.
30. Kendilerine ne zaman bir elçi gelse onu hafife alan kullara yazıklar olsun!
31-32. Kendilerinden önce nice nesilleri ortadan kaldırdığımı ve onları bir daha asla göremediklerini ve daha sonra hepsinin diriltilip karşıma çıkarılacağını hiç düşünmüyorlar mı?
33-34. Ölü gezegeni canlandırıp yedikleri her türlü tahılları, hurma bahçeleri üzüm bağları oluşturmam, kaynak suları akıtmam onlar için bir işarettir.
35. Bunları kendileri meydana getirmiyor ama ürünlerinden yiyorlar. Neden karşılık vermiyorlar!
36. Topraktan çıkan bunca muhteşem bitki türlerini, kendi türlerini ve onların bilmedikleri nice türleri oluşturan çok yücedir.
37. Gündüzün ardından karanlık içinde kaldıkları geceyi getirmem de onlar için bir işarettir.
38. Güneş de kendisi için belirlenmiş yörüngede akıp gitmektedir. Bu, her şeyi bilen ve her şeyi gücü yeten Tanrı’nın düzenlemesidir.
39. Ay'a da evreler belirledim. Kurumuş hurma dalına benzeyen bir yörüngeye sahiptir.
40. Güneş ay'a erişemez, gece gündüzü geçemez. Hepsi bir yörüngede yüzüp gider.
41. Hemcinslerini yüklü gemilerde taşımam da onlar için bir işarettir.
42. Binmeleri için buna benzer nice şeyler oluşturdum.
43. İstesem onları imdat çağrısı gönderemeden ve kurtarılamadan sular altında bırakırım.
44. Ama kimine acıdığım için kimi de sırf belli bir süreye kadar yaşasın diye onları yaşatırım.
45-46. Onlara: "Gizli ve açık her halinizde Tanrı’dan sakının ki size merhamet etsin" denildiğinde ve onlara Tanrı’nın mesajı ulaştığında umursamıyorlar.
47. Onlara: "Tanrı’nın size sunduğu şeylerden onun yolunda harcayın" denildiğinde, güvenmeyenler güvenenlere "Tanrı dilerse onların rızkını verir, onları biz mi besleyeceğiz! Siz gerçekten şaşırmışsınız!" derler.
48. "Eğer söylediğiniz doğruysa, bahsettiğiniz bu diriliş ne zaman gerçekleşecek" diye soruyorlar.
49. Birbirleriyle mücadele ederken kendilerini yakalayacak bir tek ses onlara yetecek.
50. İşte o zaman küçük bir vasiyette bile bulunamaz evlerine de dönemezler.
51. Ferman verilir ve gömülü oldukları yerden fırlayıp Tanrı’ya doğru giderler.
52. "Eyvah! Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı, demek Allah'ın bahsettiği buymuş, elçiler doğru söylemiş!" derler.
53. Bir tek ses ile hepsi karşımda toplanır.
54. O gün hiçkimseye en ufak bir haksızlık yapılmaz ve sadece çabanızın karşılığını alırsınız.
55. Hasbahçeye girenler artık keyif sürmekle meşguldür.
56. Eşleriyle birlikte gölgeler içinde koltuklara otururlar.
57. Onlara her türlü meyve ve canlarının istediği her şey sunulur.
58. İşte bu şefkatli Tanrı tarafından mutluluk dolu bir hayat mükafatıdır.
59. Siz de artık şöyle bir kenara ayrılın bakalım ey suçlular!
60-61. Ey insanlar ben sizi şeytana uymayın, o sizin tam bir düşmanınız, sadece bana uyun, doğru yol bu diye uyarmamış mıydım!
62. Ama o sizin çoğunuzu doğru yoldan uzaklaştırdı, neden bunu görmezden geldiniz!
63. İşte size bahsedilen cehennem bu!
64. Güvenmediğiniz için orada kavrulacaksınız artık.
65. O gün onların konuşmalarını gideririm ve yaptıklarını bana elleri anlatır ayakları da tanıklık yapar.
66. İstesem size görme özelliği vermezdim ve bu yüzden yolunuzu hissederek bulmaya çalışırdınız. Eğer öyle yapsaydım nasıl görebilecektiniz!
67. İstesem sizi cansız yapardım, ondan sonra ne hareket edebilir ne de konuşabilirdiniz!
68. Kime uzun ömür verdiysem onun oluşumunu tersine çeviriyorum, düşünmüyor musunuz?
69-70. Ben Muhammed’e şiir öğretmedim, böyle bir şey ona yakışmaz zaten. Bu, dirileri uyarmak ve güvenmeyenlere o sözün gerçekleşmesi için bir uyarı ve net bir mesajdır.
71. Kullandıkları hayvanları benim kudretimle oluşturduğumu bilmiyorlar mı!
72. Onları tamamen kendilerinin hizmetine sundum, onları binek olarak kullanabilir ve hepsinin etlerini yiyebilirler.
73. Onlardan birçok içecek ve faydalar elde ederler. Neden karşılık vermiyorlar.
74. Ama tam aksine, kendilerini kurtarmaları ümidiyle Tanrı’dan başkalarına boyun eğiyorlar.
75. Halbuki boyun eğdikleri kişiler onları kurtaramaz. Tam tersine, onlar o boyun eğdikleri kişilerin hazır askeridir.
76. Onların sözleri seni üzmesin, ben onların gizlediği ve açığa vurduğu her şeyi biliyorum.
77. İnsan benim onu bir spermden oluşturduğumu bilmiyor mu da bana karşı çıkıyor!
78. Kendi oluşumunu unutup "çürümüş kemikleri kim diriltebilir" diyerek bir iddiada bulunuyor!
79. Onlara şunu söyle: “Onları en başta oluşturan diriltecek. O her türlü oluşumu bilir.”
80. O sizin için yeşil bitkilerden oksijen oluşturur. Ateşi bu sayede tutuşturuyorsunuz.
81. Evreni oluşturmuş olanın, onun benzerini oluşturmaya gücü yetmez mi! Tabi ki yeter! O her şeyi bilir ve her şeyi oluşturabilir.
82. O bir şeye karar verdiğinde ona sadece, olmasını söyler o da oluşur.
83. Her şeyin hakimiyeti elinde olan çok yücedir. Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız.