.

.
.

11 Aralık 2016

Yunus Suresi


1. E, l, r…
İşte bunlar hikmetli mesajın parçalarıdır.
2. Herkesi uyar ve güvenenlere de Tanrı tarafından güzel bir mükafat verileceğini müjdele diye içlerinden bir adama mesaj göndermeme şaşırıyorlar mı! Güvenmeyenler: "O kesinlikle bir ajan!" diyorlar.
3. Hepinizin tanrısı evreni altı evrede oluşturan her şeyin hakimi olan Tanrı’dır. Her şeyi düzenler ve bu konuda hiçbir ortağı yoktur, tek yetki sahibi kendisidir. İşte bunlar hepinizin tanrısı olan Tanrı’nın özellikleridir. Ona itaat edin ve bunu hiç aklınızdan çıkarmayın.
4. Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız. Bu, Tanrı'nın bir sözüdür ve kesinlikle gerçekleşecektir. Varoluşu o başlatmıştır, güvenen ve kendini düzeltenlerin karşılığını tastamam vermek için tekrarlayacaktır. Güvenmeyenler de güvenmedikleri için içecekleri kaynar su olacak ve dehşetli bir cezaya çarptırılacaklar.
5. O ışık kaynağı olan bir güneş ve aydınlık bir ay oluşturmuştur. Ayların sayısını bilip ölçmeniz için ay'a evreler belirlemiştir. Tanrı onları bu amaç için oluşturmuştur. Öğrenmek isteyenler için şaheserlerini işte böyle detaylı anlatıyor.
6. Sakınanlar için gece ile gündüzün değişimi ve Tanrı’nın evrende oluşturduğu her şey bir şaheserdir.
7-8. Benim karşıma çıkacağını ummayanların, kendini diriliş öncesi hayata kaptıranların ve onunla mutlu olmaya çalışanların, mesajımı önemsemeyenlerin çabalarına karşılık emeklilik yeri cehennem olacak.
9. Güvenen ve kendini düzeltenleri de Tanrı bu güvenlerine karşılık içinden dereler akan mutluluk bahçelerine sokar.
10. Oraya girdiklerinde "Tanrım sen yücesin!" diye haykırırlar. Huzur içinde yaşarlar. Sözlerini: "Bütün övgülere layık hüküm tüm insanların tanrısına aittir" diye bitirirler.
11. İnsanların iyiliğin çabuk olmasını istediği gibi Tanrı da onlara cezalarını hemen verecek olsaydı, onlara tanınan süre hemen bitirilirdi. Ama benim karşıma çıkacağını ummayanları kendi haline bırakırım, sınırlarımı aşmış bir şekilde başıboş yaşayıp giderler.
12. Bazı insanlar bir sıkıntıya uğradığında yatarken, otururken, kalkarken bana yalvarır. Ama onun sıkıntısını giderdiğimde sanki daha önce uğradığı o sıkıntı için bana hiç yalvarmamış gibi beni umursamadan hayatına devam eder. Sınırı aşan bu kişiler, yaptıklarını doğru zannediyor.
13. Kendileri için görevlendirilmiş elçiler onlara net bir mesaj aktardığı halde güvenmedikleri için suçlu olmalarından dolayı, sizden önceki toplumları ortadan kaldırdım. O suçlulara bu şekilde karşılık verdim.
14. Sonra onların ardından, sizin ne için çabaladığınıza bakmak için dünyada onların yerine sizi geçirdim.
15. Benim karşıma çıkacağını ummayanlara, net mesajımdan bahsedildiğinde "Bize bu mesajdan başka bir şeyler oku veya bunu değiştir" derler. Sen böyle kişilere: "Ben onu öyle kafama göre değiştiremem, ben sadece onun bana bildirdiklerine uyuyorum. Tanrı’ya karşı çıkarsam, beni de o dehşetli günde cezalandırmasından korkarım" de.
16. Onlara şunu söyle: "Tanrı göndermeseydi ben size böyle bir mesaj aktaramazdım ve o size hiç bildirilmemiş olurdu. Bu mesaj gönderilene kadar ömrümü sizin aranızda geçirdim. Hiç düşünmüyor musunuz?”
17. Tanrı'nın adını kullanarak yalan uyduran veya onun mesajına güvenmeyenden daha suçlu kim olabilir! Bu suçlular asla kurtulamayacaklar.
18. Onlar Tanrı’yı bırakıp başlarına gelecek herhangi bir kötülüğü veya iyiliği kontrol edemeyen kişilere itaat ediyorlar ve: "Bunlar yarın Tanrı’nın huzurunda bizi kurtaracaklar" diyorlar. Siz asla gerçekleşmeyecek olan böyle bir şeyi Tanrı'ya akıl mı veriyorsunuz! Tanrı’nın onların boyun eğdikleri kişilerle hiçbir alakası yoktur, çok yücedir.
19. Başlangıçta insanlar tek tip bir topluluktu. Sonra kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Tanrı’nın belirlediği karar olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri konularda hemen yargılama yapılırdı.
20. Bazıları da "Muhammed'e Tanrı'dan bir mucize verilmesi gerekirdi" diyorlar. Onlara şunu söyle: "Mucize sadece Tanrı’nın yetkisindedir. Bekleyin bakalım, hep birlikte bekleyip göreceğiz!"
21. Uğradığı sıkıntıdan sonra bazı insanlara ferahlık verdiğimde, mesajıma karşı hile yapmaya çalışır. Onlara şunu söyle: "Tanrı’nın planı daha hızlıdır. Ayrıca elçileri de sizin bütün planlarınızı kaydediyor."
22. O sizin hem karada hem denizde seyahat edebilmenizi sağlamıştır. Sizler gemide tatlı bir esinti eşliğinde giderken mutlusunuzdur, ancak aniden bir fırtına çıkar da etrafınızı dalgalar kuşatır ve kurtulamayacağını sanırsanız, canı gönülden "Eğer bizi kurtarırsan sana karşılık vereceğiz" diye Tanrı’ya yalvarırsınız.
23. Ama sizi kurtarınca da yeryüzünde onun mesajına aykırı davranırsınız. Ey insanlar böyle yaparak kendinize yazık ediyorsunuz. Diriliş öncesi hayat sadece bir dekordur. Sonunda hepiniz benim karşıma çıkacaksınız ve çabanızın karşılığını size vereceğim.
24. Diriliş öncesi hayatın durumu şuna benzer: Yukarıdan yağmur yağdırırım. İnsanların ve diğer canlıların yiyeceği bitkiler onu emer. Daha sonra toprak kendini süsleyip güzelleştirir. Sahipleri de ürünleri toplamayı düşünürken, bir gece veya bir gündüz vakti onun hakkında kararım gerçekleşir ve sanki düne kadar o yer orası değilmiş gibi orayı tamamen harap ederim. Düşünenler için mesajımı işte böyle detaylı olarak anlatıyorum.
25. Tanrı kurtuluş yurduna davet ediyor. Dilediği kişileri de ona giden yola iletiyor.
26. Kendini düzeltenlere fazlasıyla güzel bir mükafat verilecek. Onlar sıkıntıya da girmeyecek rezil de olmayacaklar. Hasbahçeye girecekler ve sonsuza dek kalacaklar.
27. Yanlış bir çabanın içinde olanların karşılığı da kötü olacak ve çok rezil olacaklar. Hiçkimse onları Tanrı’dan kurtaramayacak. Onların başından aşağı kaynar su dökülmüş gibi içini büyük bir sıkıntı kaplayacak. İşte onlar da ateşe girecekler ve orada sonsuza dek kalacaklar.
28-29. O gün herkesi diriltirim ve benden başkalarına boyun eğenlere: "Siz de boyun eğdiğiniz kişiler de burada durun bakalım" derim. Aralarını bozarım. Boyun eğdikleri kişiler onlara: "Siz ne yaptınız! Bize mi boyun eğiyordunuz! Tanrı şahit ki sizin bize boyun eğdiğinizden haberimiz yoktu" derler.
30. O gün herkes yaptıklarının ne anlama geldiğini anlar. Gerçek efendileri olan Tanrı’nın huzuruna çıkarılırlar. Uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakır.
31. Onlara: "Size gökten ve yerden kim gıda sağlıyor, kim size anlama ve kavrama yeteneği veriyor, cansızı canlı ve canlıyı cansız hale kim getiriyor, her şeyi kim düzenliyor?" diye sor. Tanrı diyecekler. Sen de şunu söyle: "Öyleyse neden ondan sakınmıyorsunuz!"
32. İşte bunlar sizin gerçek efendiniz olan Tanrı’nın özellikleridir. Gerçeği bıraktıktan sonra geriye sahtelerinden başka ne kalır ki! Öyleyse neden ona sırt çeviriyorsunuz.
33. Yoldan çıkanlara Tanrı'nın tehdidi uygulanacak çünkü onlar güvenmiyorlar.
34. Onlara: "Sizin Tanrı’nın verdiği hükme müdahale edebileceğini sandığınız kişilerden herhangi birisi yaratabilme ve diriltebilme gücüne sahip mi" diye sor ve şunu söyle: "Sadece Tanrı yaratma ve diriltme gücüne sahiptir. Buna rağmen nasıl ona sırt çeviriyorsunuz!"
35. Onlara: "Tanrı’nın verdiği hükme müdahale edebileceğini sandığınız kişilerden herhangi birisi gerçeği gösterebilir mi" diye sor ve şunu söyle: "Tanrı gerçeği gösterir. Gerçeği gösterene mi uymak gerekir yoksa kendisine gerçek gösterilmedikçe ona ulaşamayan insana mı! Siz napıyorsunuz, nasıl bir hayat sürüyorsunuz böyle!"
36. Onların çoğu kendi tahminlerine göre hareket ediyorlar. Halbuki tahmin ederek gerçeğe ulaşılmaz.  Tanrı onların yaptığı her şeyi biliyor.
37. Bu mesaj birileri tarafından Tanrı adına uydurulmuş bir şey değildir. Kendinden öncekilerin güncellemesi ve Tanrı’nın emrinin detaylı bir açıklamasıdır. İçinde hiçbir belirsizlik yoktur. Tüm insanların tanrısı tarafından sunulmaktadır.
38. Bazıları da "Bunları kendisi uyduruyor" diyor. Onlara şunu söyle: "Eğer haklıysanız, sizin gibi düşünen herkesten yardım alarak bunun gibi bir bölüm uydurun bakalım!"
39. Aslında onlar mesajımı kavrayamadıkları için ve ayrıca onda bahsedilen tehditler henüz gerçekleşmediği için ona güvenmiyorlar. Onlardan önceki toplumlar da güvenmemişti ama bak o suçluların sonu nasıl oldu!
40. Şimdikilerden de bazıları ona güveniyor bazıları güvenmiyor. Tanrı kimin yanlış yolda olduğunu iyi biliyor.
41. Eğer sana güvenmiyorlarsa: "Ben kendi yaptıklarımdan siz de kendi yaptıklarınızdan sorumlusunuz. Ne siz benim yaptıklarımdan ne de ben sizin yaptıklarınızdan sorumlu değilim” de.
42. Onlardan seni dinlemeye gelenler de var ama düşünmüyorlarsa duymazlıktan gelenlere sen nasıl işittirebilirsin ki!
43. Onlardan seni izlemeye gelenler de var ama düşünmüyorlarsa, görmezlikten gelenlere sen nasıl doğruyu gösterebilirsin ki!
44. Tanrı insanlara hiçbir haksızlık yapmıyor, insanlar kendilerine yazık ediyorlar.
45. Onların hepsini biraraya toplayacağı gün, dünyada sadece gündüz ayaküstü sohbet ederken geçirdikleri süre kadar az yaşamış gibi hissedecekler. Tanrı ile karşılaşacağına güvenmeyenler büyük bir zarara uğrayacak ve asla kurtulamayacaklar.
46. Onları tehdit ettiğim şeyleri senin sağlığında gerçekleştirsem de senin hayatına son versem de sonunda hepsi benim karşıma çıkarılacak. Elbette Tanrı onların bütün yaptıklarına tanıktır!
47. Her ana toplum için elçi görevlendirilmiştir. Elçileri de yanlarına gelecek ve hiçbir haksızlığa uğramadan adaletle yargılanacaklar.
48. "Eğer söylediğiniz doğruysa, bahsettiğiniz bu diriliş ne zaman gerçekleşecek" diye soruyorlar.
49. Onlara şunu söyle: "Tanrı’nın dilemesi dışında, kendime bile bir fayda sağlamak veya kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Her insanın bir süresi vardır. Hiçkimse süresi dolduğunda onu bir an bile erteleyemez veya öne alamaz."
50. Onlara şunu söyle: "Kıyamet bu gece veya yarın hemen kopsa, haliniz nice olur hiç düşünmüyor musunuz! Öyleyse suçlular neden ona acele ediyorlar!"
51. O zaman da onlara şöyle denilecek: "Kıyamet kopunca mı güveniyorsunuz! Şimdi mi! Halbuki önceden ona acele ediyordunuz!"
52. Sonra o suçlulara: "Haydi sonsuz cezayı çekin bakalım! Siz sadece çabanızın karşılığını görüyorsunuz!" denilecek.
53. Sana: "Bütün bunlar gerçekleşecek mi" diye soruyorlar. Onlara: "Evet, Tanrı’ya yemin olsun ki gerçekleşecek, bundan asla kaçamayacaksınız!" de.
54. Suçlu her bir kişi dünyadaki her şey ona ait olsa bile cezadan kurtulmak için hepsini feda etmek isterdi. Cezalandırılacaklarını anladıklarında içlerinde büyük bir pişmanlık duyarlar. Hiçbir haksızlığa uğramadan adaletle yargılanırlar.
55. Bakın, bütün evren Tanrı’nındır! Bakın, çoğu farkında olmasa da Tanrı’nın bahsettiği şeyler gerçekleşecek!
56. O size hayat veriyor ve sonra alıyor, sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız.
57. Ey insanlar, işte size Tanrı'dan bir öğüt, içinizdeki sorunlara bir çare, güvenenler için de bir şefkat ve rehber olan mesaj geldi.
58. Onlara şunu söyle: "Tanrı’nın cömertliği ve şefkatinin bir eseri olan bu mesajla yetinin. O insanların yazdıklarından daha üstün!"
59. Onlara şunu söyle: "Şimdi bir düşünün, Tanrı’nın size sunduğu gıdalardan bazılarını yasak bazılarını da serbest kabul ediyorsunuz ya, böyle yapmanızı Tanrı mı emretti yoksa siz kendiniz Tanrı adına mı uydurdunuz?"
60. Tanrı adını kullanarak yalan uyduranlar diriliş günü nasıl bir karşılık göreceklerini düşünüyorlar! Tanrı insanlara karşı çok cömert ama onların çoğu karşılık vermiyor.
61. Ben senin yaptığın her şeye, bu mesajı her aktarışına ve sizin de bütün yaptıklarınıza siz ona giriştiğiniz andan itibaren baştan sona hepsine tanığım. Evrenin hiçbir yerinde zerre kadar bir şey bile Tanrı’nın dikkatinden kaçmaz. Bundan küçük veya büyük her şey detaylı bir şekilde kaydedilmektedir.
62-63. Tanrı’ya itaat eden, ona güvenen ve ondan sakınanlar korkmayacak ve üzülmeyecekler.
64. Onlar için diriliş öncesi hayatta da diriliş sonrasında da güzel haberler vardır. Tanrı sözünden caymaz. İşte o muhteşem bir başarıdır.
65. Onların sözleri seni üzmesin. Tanrı’nın her şeye gücü yeter. O her şeyi işitir ve bilir.
66. Bakın, evrendeki herkes Tanrı’nın kuludur. Onlar aslında Tanrı’nın verdiği hükme müdahale edebileceğini sanıp da boyun eğdikleri kişilere bile uymuyorlar. Onlar sadece bir şeyler uydurup o düşüncelerin peşinden gidiyorlar.
67. O sizin için geceyi dinlenmenize elverişli, gündüzü de aydınlık yapmıştır. Kulak verenler için bunlar bir şaheserdir.
68. Bazıları Tanrı’nın çocuğa sahip olduğunu iddia ediyor. Onun böyle şeylerle hiçbir alakası yoktur. Onun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Evrendeki her şey onundur. Bu söylediklerinizin hiçbir aslı astarı yoktur. Tanrı hakkında nasıl böyle bir yalan uydurabilirsiniz!
69. Onlara şunu söyle: "Tanrı hakkında yalan uyduranlar asla kurtulamayacaklar!"
70. Dirilişten önce biraz yaşayıp sonunda hepsi benim karşıma çıkarılacak ve güvenmemiş oldukları için onları dehşetli bir cezaya çarptıracağım!
71-72. Onlara Nuh'un haberini aktar. O, halkına: "Ey halkım, benim görevim yani size Tanrı’nın mesajını aktarmam zorunuza gidiyorsa, şunu bilin ki ben Tanrı’ya teslim oldum. Tanrı’yı bırakıp da boyun eğdiğiniz o kişilerle birlikte ne karar veriyorsanız verin, sorun değil. Sonra verdiğiniz kararı hemen uygulayın. Siz sırt çeviriyorsanız, bilin ki ben sizden buna karşı hiçbir menfaat beklemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan Tanrı’dır. O kendisine teslim olmamı emretti" dedi.
73. Ama onlar Nuh'a güvenmediler. Ben de onu ve beraberindekileri deniz aracıyla kurtardım, onları yaşatmaya devam ettim. Mesajıma güvenmeyenleri de sular altında bıraktım. Uyarılarıma kulak asmayanların sonu nasıl oldu bak!
74. Nuh'tan sonraki nesiller için de elçiler görevlendirdim. Onlara net mesajımı aktardılar. Fakat onlar daha önceden ona aykırı bir hayat süregeldikleri için güvenmediler. Tanrı, sınırı aşanların bilincini açmaz.
75. Daha sonra Musa ve Harun'u Firavun ve onun meclis üyeleri için mucizelerimle birlikte elçi olarak görevlendirdim. Buna rağmen suçlu bir toplum olarak yaşamakta ısrar ettiler.
76. Onlara mesajım aktarıldığında, "Bu büyük bir aldatmaca!” dediler.
77. Musa: "Size gönderilen mesaja aldatmaca mı diyorsunuz! Aldatıcıların yaptığı şeyler boştur" dedi.
78. Onlar da: "Siz bizim atalarımızdan öğrendiğimiz dini terk etmemizi ve ülkenin iktidarının ikinizin eline geçmesini mi istiyorsunuz! Biz size güvenmiyoruz" dediler.
79. Firavun: "Bütün bilgili hocaları getirin bana!" diye emir verdi.
80. Hocalar gelince Musa: "Ne yapacaksanız yapın hadi!" dedi.
81-82. Onlar başlayınca Musa: "Sizin yaptığınız sadece bir aldatmaca. Tanrı onların gerçek olmadığını ortaya çıkaracak. Tanrı suçluların işini amacına ulaştırmaz. Suçlular hoşlanmasa da Tanrı, sözleriyle gerçeği ortaya koyar" dedi.
83. Firavun ve meclis üyelerinin cezalandırmasından korktukları için Musa'ya halkının bazı gençleri dışında güvenen olmadı. Çünkü Firavun, ülkede zorba ve acımasız biriydi.
84. Musa: "Ey halkım, eğer gerçekten Tanrı’ya teslim olup güveniyorsanız kendinizi ona bırakın" dedi.
85-86. Onlar da: "Biz kendimizi Tanrı’ya bıraktık. Tanrım bizi o zorbaların baskısından koruyunuz, güvenmeyen o toplumdan bizi şefkatli bir şekilde kurtarınız" diye dua ettiler.
87. Musa ve kardeşine: "Şehirde bazı evleri hazırlayıp oralarda toplanın ve halkınıza mesajımı öğretin. Güvenenleri de müjdeleyin" diye bildirdim.
88. Musa: "Tanrım bu diriliş öncesi hayatta Firavun ve meclis üyelerine birçok zenginlik ve servet verdiniz. Ama onlar bu imkanları kullanarak insanların sizin gösterdiğiniz yola girmesine engel oluyorlar. Tanrım onların servetlerini ellerinden çıkarınız, bilinçlerini köreltiniz. Onlar o dehşetli cezaya çarptırılacaklarını anlayana kadar güvenmezler" dedi.
89. O da: "İsteğinizi yerine getirdim. Siz de benim emrimi yerine getirin, önemsemeyenlerin yoluna uymayın" dedi.
90. Yakupoğullarını denizin içinden geçirdim. Firavun da öfke ve düşmanlık içinde ordusuyla birlikte onların peşine düştü. Sonunda sular altında kalıp boğulmak üzereyken: "Artık ben de Yakupoğulları gibi, Tanrı’dan başka boyun eğilecek hiçkimse olmadığına güveniyorum artık. Ben de ona teslim oluyorum" dedi.
91-92. O da: "Şimdi mi! Halbuki daha önce karşı çıkıyordun ve suç işliyordun! İnsanların birçoğu benim ibret yaptığım şeyleri önemsemese de senden sonraki nesillere bir ibret olması için bugün senin sadece cesedini koruyacağım" dedi.
93. Yakupoğullarını güzel bir bölgeye yerleştirdim ve birçok sağlıklı besin kaynakları sundum. Fakat kendilerine mesaj aktarılınca anlaşmazlığa düştüler. Aralarında anlaşmazlığa düştüğü konularda diriliş günü Tanrı yargılama yapacak.
94. Sana bu mesajı benim sunmadığımdan şüpheleniyorsan, senden önceki elçilere sunduğum mesajları okuyanlardan araştır. Bu mesaj sana Tanrı’dan geliyor, bu konuda hiçbir şüpheye düşme.
95. Sakın Tanrı’nın mesajına güvensizlik duyma, yoksa sen de mahvolursun.
96-97. Güvenmeyenlere Tanrı’nın sözü gerçekleşecek. Onlar her türlü işareti görse bile o dehşetli cezaya çarptırılacaklarını anlayana kadar güvenmezler.
98. Daha önceki hiçbir şehir güvenmedi ve huzur içinde yaşayamadı. Sadece Yunus'un elçi olarak görevlendirildiği şehir güvendi. Onlar güvendiği için diriliş öncesi hayatta onları cezalandırıp sıkıntılara uğratmadım. Ömürleri dolana kadar onları güzelce yaşattım.
99. Tanrı istese, dünyadaki bütün herkesin kendisine güvenmesini sağlayabilir ama sen insanları zorla güvendiremezsin.
100. Herhangi bir insan ancak Tanrı’nın belirlediği şartlara uyduğunda ona güvenebilir. O, aklını kullanmayanları arındırmaz.
101. Onlara şunu söyle: "Evreni bir düşünün bakalım, uyarılar ve bunca işaretler güvenmeyenlere hiçbir etki yapmaz.”
102. Onlar kendilerinden önceki toplumların başlarına gelen o günlerin benzerini bekliyorlar. Onlara: "Bekleyin bakalım, hep birlikte bekleyip göreceğiz!" de.
103. Ben sadece elçilerimi ve güvenenleri kurtarırım. Güvenenleri kurtarmak benim görevimdir.
104-105. Onlara şunu söyle: "Ey halkım eğer benim hayat tarzımı hala anlayamadıysanız bilin ki ben sizin Tanrı’yı bırakıp da itaat ettiğiniz o kişilere itaat etmiyorum. Ben sizin hayatınıza son verecek olan Tanrı’ya itaat ediyorum. O kendisine güvenmemi, bütün benliğimle onun belirlediği kurallara uymamı ve kendisinden başka herhangi bir kişiye itaat etmemi yasakladı."
106. Tanrı’yı bırakıp da başına gelecek herhangi bir sıkıntıyı veya rahatlığı kontrol edemeyen kişilere boyun eğme. Böyle yaparsan, sen de suç işlemiş olursun.
107. Eğer Tanrı senin başına bir sıkıntı gelmesine izin verse, onu ancak o giderebilir. Eğer o başına bir rahatlık gelmesine izin verirse de hiçkimse ona engel olamaz. O dilediği kuluna rahatlık verir. Bağışlayıcıdır, şefkatlidir.
108. Onlara şunu söyle: "Ey insanlar işte size Tanrı’dan bir mesaj geldi. Her kim onun gösterdiği yolda giderse kendi yararınadır. Kim de onun gösterdiği yoldan gitmezse kendi zararınadır. Ben sizin bekçiniz değilim!"
109. Sen de sana bildirilene uy ve ona bağlı kalmaya devam et. Sonunda Tanrı hepinizi yargılayacak. En adil yargıç odur.