1. E, l, r…
İşte bunlar
hikmetli mesajın parçalarıdır.
2. Herkesi uyar ve
güvenenlere de Tanrı tarafından güzel
bir mükafat verileceğini müjdele diye içlerinden bir adama mesaj göndermeme
şaşırıyorlar mı! Güvenmeyenler: "O kesinlikle bir ajan!" diyorlar.
3. Hepinizin
tanrısı evreni altı evrede
oluşturan her şeyin hakimi olan Tanrı’dır. Her şeyi düzenler ve bu konuda
hiçbir ortağı yoktur, tek yetki sahibi kendisidir. İşte bunlar hepinizin
tanrısı olan Tanrı’nın özellikleridir. Ona itaat edin ve bunu hiç aklınızdan
çıkarmayın.
4. Sonunda hepiniz
onun huzuruna çıkarılacaksınız. Bu, Tanrı'nın bir sözüdür ve kesinlikle
gerçekleşecektir. Varoluşu o başlatmıştır, güvenen ve kendini düzeltenlerin
karşılığını tastamam vermek için tekrarlayacaktır. Güvenmeyenler de
güvenmedikleri için içecekleri kaynar su olacak ve dehşetli bir cezaya
çarptırılacaklar.
5. O ışık kaynağı
olan bir güneş ve aydınlık bir ay oluşturmuştur. Ayların sayısını bilip
ölçmeniz için ay'a evreler belirlemiştir. Tanrı onları bu amaç için
oluşturmuştur. Öğrenmek isteyenler için şaheserlerini işte böyle detaylı
anlatıyor.
6. Sakınanlar için
gece ile gündüzün değişimi ve Tanrı’nın evrende oluşturduğu her şey bir şaheserdir.
7-8. Benim karşıma
çıkacağını ummayanların, kendini diriliş öncesi hayata kaptıranların ve onunla
mutlu olmaya çalışanların, mesajımı önemsemeyenlerin çabalarına karşılık
emeklilik yeri cehennem olacak.
9. Güvenen ve
kendini düzeltenleri de Tanrı bu güvenlerine
karşılık içinden dereler akan mutluluk bahçelerine sokar.
10. Oraya
girdiklerinde "Tanrım sen yücesin!" diye haykırırlar. Huzur içinde
yaşarlar. Sözlerini: "Bütün övgülere layık hüküm tüm insanların tanrısına
aittir" diye bitirirler.
11. İnsanların
iyiliğin çabuk olmasını istediği gibi Tanrı da onlara cezalarını hemen verecek
olsaydı, onlara tanınan süre hemen bitirilirdi. Ama benim karşıma çıkacağını
ummayanları kendi haline bırakırım, sınırlarımı aşmış bir şekilde başıboş
yaşayıp giderler.
12. Bazı insanlar
bir sıkıntıya uğradığında yatarken, otururken, kalkarken bana yalvarır. Ama
onun sıkıntısını giderdiğimde sanki daha önce uğradığı o sıkıntı için bana hiç
yalvarmamış gibi beni umursamadan hayatına devam eder. Sınırı aşan bu kişiler,
yaptıklarını doğru zannediyor.
13.
Kendileri için görevlendirilmiş elçiler onlara net bir mesaj aktardığı halde güvenmedikleri için suçlu olmalarından
dolayı, sizden önceki toplumları ortadan kaldırdım. O suçlulara bu şekilde
karşılık verdim.
14. Sonra onların
ardından, sizin ne için çabaladığınıza bakmak için dünyada onların yerine sizi
geçirdim.
15. Benim karşıma
çıkacağını ummayanlara, net mesajımdan bahsedildiğinde "Bize bu mesajdan
başka bir şeyler oku veya bunu değiştir" derler. Sen böyle kişilere:
"Ben onu öyle kafama göre değiştiremem, ben sadece onun bana
bildirdiklerine uyuyorum. Tanrı’ya karşı çıkarsam, beni de o dehşetli günde
cezalandırmasından korkarım" de.
16. Onlara şunu
söyle: "Tanrı göndermeseydi ben size böyle bir mesaj aktaramazdım ve o
size hiç bildirilmemiş olurdu. Bu mesaj gönderilene kadar ömrümü sizin aranızda
geçirdim. Hiç düşünmüyor musunuz?”
17. Tanrı'nın adını
kullanarak yalan uyduran veya onun mesajına güvenmeyenden daha suçlu kim
olabilir! Bu suçlular asla kurtulamayacaklar.
18. Onlar Tanrı’yı
bırakıp başlarına gelecek herhangi bir kötülüğü veya iyiliği kontrol edemeyen
kişilere itaat ediyorlar ve: "Bunlar yarın Tanrı’nın huzurunda bizi
kurtaracaklar" diyorlar. Siz asla gerçekleşmeyecek olan böyle bir şeyi
Tanrı'ya akıl mı veriyorsunuz! Tanrı’nın onların boyun eğdikleri kişilerle
hiçbir alakası yoktur, çok yücedir.
19. Başlangıçta
insanlar tek tip bir topluluktu. Sonra kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Tanrı’nın
belirlediği karar olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri konularda hemen yargılama
yapılırdı.
20. Bazıları da
"Muhammed'e Tanrı'dan bir mucize
verilmesi gerekirdi" diyorlar. Onlara şunu söyle: "Mucize sadece
Tanrı’nın yetkisindedir. Bekleyin bakalım, hep birlikte bekleyip
göreceğiz!"
21. Uğradığı
sıkıntıdan sonra bazı insanlara ferahlık verdiğimde, mesajıma karşı hile
yapmaya çalışır. Onlara şunu söyle: "Tanrı’nın planı daha hızlıdır. Ayrıca
elçileri de sizin bütün planlarınızı kaydediyor."
22. O sizin hem
karada hem denizde seyahat edebilmenizi sağlamıştır. Sizler gemide tatlı bir
esinti eşliğinde giderken mutlusunuzdur, ancak aniden bir fırtına çıkar da
etrafınızı dalgalar kuşatır ve kurtulamayacağını sanırsanız, canı gönülden
"Eğer bizi kurtarırsan sana karşılık vereceğiz" diye Tanrı’ya
yalvarırsınız.
23. Ama sizi
kurtarınca da yeryüzünde onun mesajına aykırı davranırsınız. Ey insanlar böyle
yaparak kendinize yazık ediyorsunuz. Diriliş öncesi hayat sadece bir dekordur.
Sonunda hepiniz benim karşıma çıkacaksınız ve çabanızın karşılığını size
vereceğim.
24. Diriliş öncesi
hayatın durumu şuna benzer: Yukarıdan yağmur yağdırırım. İnsanların ve diğer
canlıların yiyeceği bitkiler onu emer. Daha sonra toprak kendini süsleyip
güzelleştirir. Sahipleri de ürünleri toplamayı düşünürken, bir gece veya bir
gündüz vakti onun hakkında kararım gerçekleşir ve sanki düne kadar o yer orası
değilmiş gibi orayı tamamen harap ederim. Düşünenler için mesajımı işte böyle
detaylı olarak anlatıyorum.
25. Tanrı kurtuluş
yurduna davet ediyor. Dilediği kişileri de ona giden yola iletiyor.
26. Kendini
düzeltenlere fazlasıyla güzel bir mükafat verilecek. Onlar sıkıntıya da
girmeyecek rezil de olmayacaklar. Hasbahçeye girecekler ve sonsuza dek
kalacaklar.
27. Yanlış bir
çabanın içinde olanların karşılığı da kötü olacak ve çok rezil olacaklar.
Hiçkimse onları Tanrı’dan kurtaramayacak. Onların başından aşağı kaynar su
dökülmüş gibi içini büyük bir sıkıntı kaplayacak. İşte onlar da ateşe
girecekler ve orada sonsuza dek kalacaklar.
28-29. O gün
herkesi diriltirim ve benden başkalarına boyun eğenlere: "Siz de boyun
eğdiğiniz kişiler de burada durun bakalım" derim. Aralarını bozarım. Boyun
eğdikleri kişiler onlara: "Siz ne yaptınız! Bize mi boyun eğiyordunuz!
Tanrı şahit ki sizin bize boyun eğdiğinizden haberimiz yoktu" derler.
30. O gün herkes
yaptıklarının ne anlama geldiğini anlar. Gerçek efendileri olan Tanrı’nın
huzuruna çıkarılırlar. Uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakır.
31. Onlara:
"Size gökten ve yerden kim gıda sağlıyor, kim size anlama ve kavrama
yeteneği veriyor, cansızı canlı ve canlıyı cansız hale kim getiriyor, her şeyi
kim düzenliyor?" diye sor. Tanrı diyecekler. Sen de şunu söyle:
"Öyleyse neden ondan sakınmıyorsunuz!"
32. İşte bunlar
sizin gerçek efendiniz olan Tanrı’nın özellikleridir. Gerçeği bıraktıktan sonra
geriye sahtelerinden başka ne kalır ki! Öyleyse neden ona sırt çeviriyorsunuz.
33. Yoldan
çıkanlara Tanrı'nın tehdidi
uygulanacak çünkü onlar güvenmiyorlar.
34. Onlara:
"Sizin Tanrı’nın verdiği hükme müdahale edebileceğini sandığınız
kişilerden herhangi birisi yaratabilme ve diriltebilme gücüne sahip mi"
diye sor ve şunu söyle: "Sadece Tanrı yaratma ve diriltme gücüne sahiptir.
Buna rağmen nasıl ona sırt çeviriyorsunuz!"
35. Onlara:
"Tanrı’nın verdiği hükme müdahale edebileceğini sandığınız kişilerden
herhangi birisi gerçeği gösterebilir mi" diye sor ve şunu söyle:
"Tanrı gerçeği gösterir. Gerçeği gösterene mi uymak gerekir yoksa
kendisine gerçek gösterilmedikçe ona ulaşamayan insana mı! Siz napıyorsunuz,
nasıl bir hayat sürüyorsunuz böyle!"
36. Onların çoğu
kendi tahminlerine göre hareket ediyorlar. Halbuki tahmin ederek gerçeğe
ulaşılmaz. Tanrı onların yaptığı her
şeyi biliyor.
37. Bu mesaj
birileri tarafından Tanrı adına uydurulmuş bir şey değildir. Kendinden
öncekilerin güncellemesi ve Tanrı’nın emrinin detaylı bir açıklamasıdır. İçinde
hiçbir belirsizlik yoktur. Tüm insanların tanrısı tarafından sunulmaktadır.
38. Bazıları da
"Bunları kendisi uyduruyor" diyor. Onlara şunu söyle: "Eğer
haklıysanız, sizin gibi düşünen herkesten yardım alarak bunun gibi bir bölüm
uydurun bakalım!"
39. Aslında onlar
mesajımı kavrayamadıkları için ve ayrıca onda bahsedilen tehditler henüz
gerçekleşmediği için ona güvenmiyorlar. Onlardan önceki toplumlar da
güvenmemişti ama bak o suçluların sonu nasıl oldu!
40. Şimdikilerden
de bazıları ona güveniyor bazıları güvenmiyor. Tanrı
kimin yanlış yolda olduğunu iyi biliyor.
41. Eğer sana
güvenmiyorlarsa: "Ben kendi yaptıklarımdan siz de kendi yaptıklarınızdan
sorumlusunuz. Ne siz benim yaptıklarımdan ne de ben sizin yaptıklarınızdan
sorumlu değilim” de.
42. Onlardan seni
dinlemeye gelenler de var ama düşünmüyorlarsa duymazlıktan gelenlere sen nasıl
işittirebilirsin ki!
43. Onlardan seni
izlemeye gelenler de var ama düşünmüyorlarsa, görmezlikten gelenlere sen nasıl
doğruyu gösterebilirsin ki!
44. Tanrı insanlara
hiçbir haksızlık yapmıyor, insanlar kendilerine yazık ediyorlar.
45. Onların hepsini
biraraya toplayacağı gün, dünyada sadece gündüz ayaküstü sohbet ederken
geçirdikleri süre kadar az yaşamış gibi hissedecekler. Tanrı ile
karşılaşacağına güvenmeyenler büyük bir zarara uğrayacak ve asla
kurtulamayacaklar.
46. Onları tehdit
ettiğim şeyleri senin sağlığında gerçekleştirsem de senin hayatına son versem
de sonunda hepsi benim karşıma çıkarılacak. Elbette Tanrı onların bütün
yaptıklarına tanıktır!
47. Her ana toplum
için elçi görevlendirilmiştir. Elçileri de yanlarına gelecek ve hiçbir
haksızlığa uğramadan adaletle yargılanacaklar.
48. "Eğer
söylediğiniz doğruysa, bahsettiğiniz bu diriliş ne zaman gerçekleşecek"
diye soruyorlar.
49. Onlara şunu
söyle: "Tanrı’nın dilemesi dışında, kendime bile bir fayda sağlamak veya
kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Her insanın bir süresi
vardır. Hiçkimse süresi dolduğunda onu bir an bile erteleyemez veya öne
alamaz."
50. Onlara şunu
söyle: "Kıyamet bu gece veya yarın hemen kopsa, haliniz nice olur hiç
düşünmüyor musunuz! Öyleyse suçlular neden ona acele ediyorlar!"
51. O zaman da
onlara şöyle denilecek: "Kıyamet kopunca mı güveniyorsunuz! Şimdi mi!
Halbuki önceden ona acele ediyordunuz!"
52. Sonra o
suçlulara: "Haydi sonsuz cezayı çekin bakalım! Siz sadece çabanızın
karşılığını görüyorsunuz!" denilecek.
53. Sana:
"Bütün bunlar gerçekleşecek mi" diye soruyorlar. Onlara: "Evet, Tanrı’ya
yemin olsun ki gerçekleşecek, bundan asla kaçamayacaksınız!" de.
54. Suçlu her bir
kişi dünyadaki her şey ona ait olsa bile cezadan kurtulmak için hepsini feda
etmek isterdi. Cezalandırılacaklarını anladıklarında içlerinde büyük bir
pişmanlık duyarlar. Hiçbir haksızlığa uğramadan adaletle yargılanırlar.
55. Bakın, bütün
evren Tanrı’nındır! Bakın, çoğu farkında olmasa da Tanrı’nın bahsettiği şeyler
gerçekleşecek!
56. O size hayat
veriyor ve sonra alıyor, sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız.
57. Ey insanlar,
işte size Tanrı'dan bir öğüt,
içinizdeki sorunlara bir çare, güvenenler için de bir şefkat ve rehber olan
mesaj geldi.
58. Onlara şunu
söyle: "Tanrı’nın cömertliği ve şefkatinin bir eseri olan bu mesajla
yetinin. O insanların yazdıklarından daha üstün!"
59. Onlara şunu
söyle: "Şimdi bir düşünün, Tanrı’nın size sunduğu gıdalardan bazılarını
yasak bazılarını da serbest kabul ediyorsunuz ya, böyle yapmanızı Tanrı mı
emretti yoksa siz kendiniz Tanrı adına mı uydurdunuz?"
60. Tanrı adını
kullanarak yalan uyduranlar diriliş günü nasıl bir karşılık göreceklerini
düşünüyorlar! Tanrı insanlara karşı çok cömert ama onların çoğu karşılık
vermiyor.
61. Ben senin
yaptığın her şeye, bu mesajı her aktarışına ve sizin de bütün yaptıklarınıza
siz ona giriştiğiniz andan itibaren baştan sona hepsine tanığım. Evrenin hiçbir
yerinde zerre kadar bir şey bile Tanrı’nın dikkatinden kaçmaz. Bundan küçük
veya büyük her şey detaylı bir şekilde kaydedilmektedir.
62-63. Tanrı’ya
itaat eden, ona güvenen ve ondan sakınanlar korkmayacak ve üzülmeyecekler.
64. Onlar için
diriliş öncesi hayatta da diriliş sonrasında da güzel haberler vardır. Tanrı
sözünden caymaz. İşte o muhteşem bir başarıdır.
65. Onların sözleri
seni üzmesin. Tanrı’nın her şeye gücü yeter. O her şeyi işitir ve bilir.
66. Bakın, evrendeki herkes Tanrı’nın kuludur. Onlar aslında Tanrı’nın
verdiği hükme müdahale edebileceğini sanıp da boyun eğdikleri kişilere bile
uymuyorlar. Onlar sadece bir şeyler uydurup o düşüncelerin peşinden gidiyorlar.
67. O sizin için
geceyi dinlenmenize elverişli, gündüzü de aydınlık yapmıştır. Kulak verenler
için bunlar bir şaheserdir.
68. Bazıları
Tanrı’nın çocuğa sahip olduğunu iddia ediyor. Onun böyle şeylerle hiçbir
alakası yoktur. Onun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Evrendeki her şey onundur. Bu
söylediklerinizin hiçbir aslı astarı yoktur. Tanrı hakkında nasıl böyle bir
yalan uydurabilirsiniz!
69. Onlara şunu
söyle: "Tanrı hakkında yalan uyduranlar asla kurtulamayacaklar!"
70. Dirilişten önce
biraz yaşayıp sonunda hepsi benim karşıma çıkarılacak ve güvenmemiş oldukları
için onları dehşetli bir cezaya çarptıracağım!
71-72. Onlara Nuh'un
haberini aktar. O, halkına: "Ey halkım, benim görevim yani size Tanrı’nın
mesajını aktarmam zorunuza gidiyorsa, şunu bilin ki ben Tanrı’ya teslim oldum.
Tanrı’yı bırakıp da boyun eğdiğiniz o kişilerle birlikte ne karar veriyorsanız
verin, sorun değil. Sonra verdiğiniz kararı hemen uygulayın. Siz sırt
çeviriyorsanız, bilin ki ben sizden buna karşı hiçbir menfaat beklemiyorum.
Benim mükafatımı verecek olan Tanrı’dır. O kendisine teslim olmamı
emretti" dedi.
73. Ama onlar Nuh'a
güvenmediler. Ben de onu ve beraberindekileri deniz aracıyla kurtardım, onları
yaşatmaya devam ettim. Mesajıma güvenmeyenleri de sular altında bıraktım.
Uyarılarıma kulak asmayanların sonu nasıl oldu bak!
74. Nuh'tan sonraki
nesiller için de elçiler görevlendirdim. Onlara net mesajımı aktardılar. Fakat onlar daha önceden ona aykırı bir hayat süregeldikleri
için güvenmediler. Tanrı, sınırı
aşanların bilincini açmaz.
75. Daha sonra Musa
ve Harun'u Firavun ve onun meclis üyeleri için mucizelerimle birlikte elçi
olarak görevlendirdim. Buna rağmen suçlu bir
toplum olarak yaşamakta ısrar ettiler.
76. Onlara mesajım
aktarıldığında, "Bu büyük bir aldatmaca!” dediler.
77. Musa:
"Size gönderilen mesaja aldatmaca mı diyorsunuz! Aldatıcıların yaptığı
şeyler boştur" dedi.
78. Onlar da:
"Siz bizim atalarımızdan öğrendiğimiz dini terk etmemizi ve ülkenin
iktidarının ikinizin eline geçmesini mi istiyorsunuz! Biz size
güvenmiyoruz" dediler.
79. Firavun:
"Bütün bilgili hocaları getirin bana!" diye emir verdi.
80. Hocalar gelince
Musa: "Ne yapacaksanız yapın hadi!" dedi.
81-82. Onlar
başlayınca Musa: "Sizin yaptığınız sadece bir aldatmaca. Tanrı onların
gerçek olmadığını ortaya çıkaracak. Tanrı suçluların işini amacına ulaştırmaz.
Suçlular hoşlanmasa da Tanrı, sözleriyle gerçeği ortaya koyar" dedi.
83. Firavun ve
meclis üyelerinin cezalandırmasından korktukları için Musa'ya halkının bazı
gençleri dışında güvenen olmadı. Çünkü Firavun, ülkede zorba ve acımasız
biriydi.
84. Musa: "Ey
halkım, eğer gerçekten Tanrı’ya teslim olup güveniyorsanız kendinizi ona
bırakın" dedi.
85-86. Onlar da:
"Biz kendimizi Tanrı’ya bıraktık. Tanrım
bizi o zorbaların baskısından koruyunuz, güvenmeyen o toplumdan bizi şefkatli
bir şekilde kurtarınız" diye dua ettiler.
87. Musa ve
kardeşine: "Şehirde bazı evleri hazırlayıp oralarda toplanın ve halkınıza
mesajımı öğretin. Güvenenleri de müjdeleyin" diye bildirdim.
88. Musa: "Tanrım bu diriliş öncesi hayatta Firavun ve
meclis üyelerine birçok zenginlik ve servet verdiniz. Ama onlar bu imkanları
kullanarak insanların sizin gösterdiğiniz yola girmesine engel oluyorlar. Tanrım onların servetlerini ellerinden
çıkarınız, bilinçlerini köreltiniz. Onlar o dehşetli cezaya çarptırılacaklarını
anlayana kadar güvenmezler" dedi.
89. O da:
"İsteğinizi yerine getirdim. Siz de benim emrimi yerine getirin,
önemsemeyenlerin yoluna uymayın" dedi.
90. Yakupoğullarını
denizin içinden geçirdim. Firavun da öfke ve düşmanlık içinde ordusuyla
birlikte onların peşine düştü. Sonunda sular altında kalıp boğulmak üzereyken:
"Artık ben de Yakupoğulları gibi, Tanrı’dan başka boyun eğilecek hiçkimse
olmadığına güveniyorum artık. Ben de ona teslim oluyorum" dedi.
91-92. O da:
"Şimdi mi! Halbuki daha önce karşı çıkıyordun ve suç işliyordun! İnsanların
birçoğu benim ibret yaptığım şeyleri önemsemese de senden sonraki nesillere bir
ibret olması için bugün senin sadece cesedini koruyacağım" dedi.
93. Yakupoğullarını
güzel bir bölgeye yerleştirdim ve birçok sağlıklı besin kaynakları sundum.
Fakat kendilerine mesaj aktarılınca anlaşmazlığa düştüler. Aralarında
anlaşmazlığa düştüğü konularda diriliş günü Tanrı
yargılama yapacak.
94. Sana bu mesajı
benim sunmadığımdan şüpheleniyorsan, senden önceki elçilere sunduğum mesajları
okuyanlardan araştır. Bu mesaj sana Tanrı’dan
geliyor, bu konuda hiçbir şüpheye düşme.
95. Sakın Tanrı’nın
mesajına güvensizlik duyma, yoksa sen de mahvolursun.
96-97.
Güvenmeyenlere Tanrı’nın sözü gerçekleşecek. Onlar her türlü işareti görse bile
o dehşetli cezaya çarptırılacaklarını anlayana kadar güvenmezler.
98. Daha önceki
hiçbir şehir güvenmedi ve huzur içinde yaşayamadı. Sadece Yunus'un elçi olarak
görevlendirildiği şehir güvendi. Onlar güvendiği için diriliş öncesi hayatta
onları cezalandırıp sıkıntılara uğratmadım. Ömürleri dolana kadar onları
güzelce yaşattım.
99. Tanrı istese, dünyadaki bütün herkesin
kendisine güvenmesini sağlayabilir ama sen insanları zorla güvendiremezsin.
100. Herhangi bir
insan ancak Tanrı’nın belirlediği şartlara uyduğunda ona güvenebilir. O, aklını
kullanmayanları arındırmaz.
101. Onlara şunu
söyle: "Evreni bir düşünün bakalım, uyarılar ve bunca işaretler
güvenmeyenlere hiçbir etki yapmaz.”
102. Onlar
kendilerinden önceki toplumların başlarına gelen o günlerin benzerini
bekliyorlar. Onlara: "Bekleyin bakalım, hep birlikte bekleyip
göreceğiz!" de.
103. Ben sadece
elçilerimi ve güvenenleri kurtarırım. Güvenenleri kurtarmak benim görevimdir.
104-105. Onlara
şunu söyle: "Ey halkım eğer benim hayat tarzımı hala anlayamadıysanız
bilin ki ben sizin Tanrı’yı bırakıp da itaat ettiğiniz o kişilere itaat
etmiyorum. Ben sizin hayatınıza son verecek olan Tanrı’ya itaat ediyorum. O
kendisine güvenmemi, bütün benliğimle onun belirlediği kurallara uymamı ve
kendisinden başka herhangi bir kişiye itaat etmemi yasakladı."
106. Tanrı’yı
bırakıp da başına gelecek herhangi bir sıkıntıyı veya rahatlığı kontrol
edemeyen kişilere boyun eğme. Böyle yaparsan, sen de suç işlemiş olursun.
107. Eğer Tanrı
senin başına bir sıkıntı gelmesine izin verse, onu ancak o giderebilir. Eğer o
başına bir rahatlık gelmesine izin verirse de hiçkimse ona engel olamaz. O
dilediği kuluna rahatlık verir. Bağışlayıcıdır, şefkatlidir.
108. Onlara şunu
söyle: "Ey insanlar işte size Tanrı’dan
bir mesaj geldi. Her kim onun gösterdiği yolda giderse kendi yararınadır. Kim
de onun gösterdiği yoldan gitmezse kendi zararınadır. Ben sizin bekçiniz
değilim!"
109. Sen de sana
bildirilene uy ve ona bağlı kalmaya devam et. Sonunda Tanrı hepinizi
yargılayacak. En adil yargıç odur.