1. H, m.
2. Bu net bir
mesajdır.
3. Anlayabilmeniz
için bu mesajı arapça yaptım.
4. O benim
yanımdaki Ana Kayıt’ta da bulunmaktadır. Çok değerli ve hikmet doludur.
5. Ona gereken
değeri vermiyorsunuz diye size mesaj göndermekten vaz mı geçecektim!
6. Önceki
toplumlarda da nice elçiler görevlendirdim.
7. Ama onlar
kendileri için görevlendirilen her elçiyi hafife alıyorlardı.
8. Sizden daha
güçlü nice toplumları ortadan kaldırdım. Hepsi geçmişten bir hatıra haline
geldi.
9. Onlara da evreni kimin oluşturduğunu sorsan, her şeye gücü yeten
ve her şeyi bilen Tanrı’nın oluşturduğunu söylerlerdi.
10. O dünyayı sizin
için bir yuva haline getirmiş ve geçiminizi sağlamanız için dünyaya birçok
imkanlar koymuştur.
11. O uzaydan belli
bir oranda su indirip ölü gezegeni canlandırmıştır. İşte siz de böyle
diriltileceksiniz.
12. O her türlü
canlıdan çeşit çeşit oluşturmuştur. Sizin faydalanmanız için deniz araçlarını
ve bindiğiniz hayvanları hizmetinize sunmuştur.
13-14. Onlara
bindiğinizde Tanrı’nın mesajını unutmayın ve: "Bunları bizim hizmetimize
sunan Tanrı çok yücedir, o olmasa biz bunları başaramazdık. Biz kendimizi ona
bırakıyoruz" deyin.
15. Bazıları da doğa güçlerinin Tanrı’nın çocukları olduğunu iddia ediyor. Onlar Tanrı'ya
boyun eğen varlıklardan başka bir şey değildir. Böyle insanlar aslında Tanrı'ya güvenmiyor.
16. O
yarattıklarından bazılarını kendi kızı yaptı, oğlanları da size mi ayırdı!
17. Halbuki Allah'a
yakıştırdıkları kız evlat, kendilerine müjdelendiği zaman morali bozulur ve
yüzünün rengi soluyor.
18. "Hiçbir
işe yaramayan bir kız babası mı oldum şimdi" diyerek içinden bu duruma
karşı çıkıyor.
19. Ama bu konuda
hiçbir bilgileri olmamasına rağmen Tanrı'ya boyun eğen doğa güçlerinin dişi olduğunu iddia ediyorlar. Onların bu iddiları kaydedilecek ve bundan dolayı
yargılanacaklar.
20. "Allah dilemeseydi
biz onlara tapmazdık" diyorlar. Onların bu konuda hiçbir kanıtları yok
sadece uyduruyorlar.
21. Yoksa ben
onlara bundan önce bir mesaj gönderdim de bu konuda ona mı dayanıyorlar!
22. Tabiki hayır,
onlar "Biz dini atalarımızdan öğrendik, onları takip etmeyi
sürdüreceğiz" diyorlar.
23. Senden önce ne
zaman bir şehir için uyarıcı görevlendirsem, oranın sömürücüleri de hep
"Biz dini atalarımızdan öğrendik, onları takip etmeye devam edeceğiz"
derlerdi.
24. "Peki ya
ben size atalarınızdan öğrendiğiniz dinin yerine doğrusunu getirmiş olsam da
mı" diye sorunca onlar "Sizin aktardığınız bu mesaja
güvenmiyoruz" derlerdi.
25. Sonra ben de
onları cezalandırırdım, güvenmeyenlerin sonu nasıl oldu bir düşün.
26-27. İbrahim,
babasına ve toplumuna "Sizin boyun eğdiğiniz o kişileri ben kabul
etmiyorum. Ben sadece beni yaratana boyun eğerim. Bana sadece o önderlik
edebilir" dedi.
28. Kendisinden
sonraki nesillerin hatırlayabilmesi için bunu özlü bir söz haline getirdi.
29. Onun ardından
ben de onları ve soylarını yaşattım ve sonunda onlar için bu net mesajı aktaran
elçiyi görevlendirdim.
30-31. Kendilerine
bu mesaj aktarılınca, "Bu bir aldatmaca, biz ona güvenmiyoruz. Bu mesaj şu
iki şehirden birinin zengin bir adamına sunulması gerekirdi" dediler.
32. Tanrı’nın mesajını
kime göndereceğine onlar mı karar verecek! Diriliş öncesi hayatta insanların
geçimliklerini ben veriyorum ve birbirlerine iş gördürebilsinler diye
geçimliklerini birbirlerinden farklı düzenliyorum. Ama Tanrı’nın mesajı,
insanların biriktirdiği bütün servetlerden daha üstündür.
33-35. İnsanların
hepsi aynı seviyede bir topluluk olacak olmasaydı, Allah'a güvenmeyenlerin bile
evlerinin tavanlarını, kapılarını, üstlerine bastıkları merdivenlerini,
oturdukları koltuklarını altından gümüşten yapabilirdim. Bütün bunlar sadece
diriliş öncesi hayatın dekorudur. Diriliş sonrası hayat da Tanrı’dan sakınanlar
için onun bir hediyesidir.
36. Kim Allah'ın
mesajını ciddiye almazsa, bir saptırıcıya kapılır gider, ben de onu o şekilde
terkederim.
37. O saptırıcılar
onları mesajıma uymaması için oyalar, onlar da kendilerini doğru yolda
sanarlar.
38. Sonunda benim
karşıma çıktıklarında: “Keşke senden dünyanın öbür ucu kadar uzak dursaydım,
size uymakla ne kötü yapmışım” der.
39. Onlara:
"Faydası yok artık, çünkü ikiniz de suçlusunuz ve ikiniz de
cezalandırılacaksınız" denilir.
40. Kulak
asmayanlara sen işittiremezsin ki. Görmezlikten gelenleri yani Tanrı’nın
gösterdiği yoldan gitmediği ortada olan kişileri sen doğruya iletemezsin ki.
41-42. Onları
tehdit ettiğim şeyleri senin sağlığında gerçekleştirsem de senin canını alsam
da böyle kişileri cezalandıracağım. Ben onların üstesinden geleceğim.
43. Sana bildirilen
mesaja sımsıkı sarılmaya devam et, sen doğru yoldasın.
44. Bu sana ve
halkına bir öğüttür, ileride hepiniz yargılanacaksınız.
45. Senden önce
görevlendirdiğim elçilerin haberlerine bak bakalım, Allah'ın dışında boyun
eğilecek başka biri daha var demiş miyim!
46. Musa'yı Firavun
ve onun meclis üyeleri için mucizelerimle birlikte elçi olarak
görevlendirmiştim. "Ben tüm insanların tanrısının elçisiyim" dedi.
47. Onlara
mucizelerimi gösterdiğinde umursamadılar.
48. Onlara
gösterdiğim bütün mucizeler birbirinden etkiliydi. Teslim olmaları için onları
çeşitli sıkıntılara uğrattım.
49. "Hocam
madem o sana böyle bir görev verdi, Tanrı’nın bizden bu cezaları kaldırmasını
rica et, artık onun gösterdiği yoldan gideceğiz" dediler.
50. Ama onlara
verdiğim cezaları kaldırınca, hemen sözlerini çiğnediler.
51-53. Firavun
ulusa sesleniş yaparak: "Ey halkım, içinden ırmaklar akan bu ülkenin
hakimiyeti bana ait değil mi? Bunu biliyorsunuz değil mi? Yani ben, izin
vermesem konuşamayacak olan şu zavallıdan üstün değil miyim? Eğer o gerçekten
Tanrı’nın elçisi olsaydı, altın takılara boğulmuş olması ve yanında melekler
olması gerekirdi" dedi.
54. Firavun halkını
zayıflattı, halk da ona boyun eğdi. Böylece suçlu bir toplum oldular.
55. Beni hayal
kırıklığına uğrattıklarında onları cezalandırdım, hepsini su altında bıraktım.
56. Onları tarih
haline getirdim ve sonraki nesiller için bir ibret yaptım.
57. Ne zaman
Meryemoğlu'ndan bahsedilse, halkın hemen konuyu saptırıyor.
58. "Bizim
boyun eğdiğimiz melekler mi yoksa İsa mı üstün" diye soruyorlar. Bunu sırf
tartışmak için yapıyorlar. Gerçekten onlar çok tartışmacı bir topluluk.
59. İsa sadece,
mesajımı gönderdiğim ve Yakupoğullarına örnek yaptığım bir kuldur.
60. İsteseydim
insanları hiç var etmezdim, yeryüzünde sadece melek dediğiniz doğa güçleri
olurdu.
61. Kıyamet
kesinlikle gerçekleşecek. Bu konuda hiçbir şüpheniz olmasın. Bana itaat edin.
Doğru yol budur.
62. Sakın
saptırıcılara kanmayın, onlar sizin tam bir düşmanınızdır.
63-64. İsa onlara
net mesajımı aktarmıştı. "Size Tanrı’nın mesajını getirdim, anlaşmazlığa
düştüğünüz bazı konularda sizi aydınlatacağım. Beni dinleyin, Tanrı’dan sakının.
O hepimizin tanrısıdır. Ona boyun eğin. Doğru yol budur" dedi.
65. Ama onun
ardından kendi aralarında anlaşmazlığa düşüp mezheplere bölündüler. O suçlular
o gün çok acı bir cezaya çarptırılacaklar.
66. Farkında
olmadan ansızın gelecek kıyametten başka bir son beklemiyor onları.
67. O gün
candostları bile birbirine düşman olur. Ama sakınmış olanlar öyle değildir.
68-70.
"Mesajıma güvenen ve bana teslim olan kullarım artık hiç korkmayacak ve
hiç üzülmeyeceksiniz. Haydi yoldaşlarınızla birlikte sevinç içinde girin
hasbahçeye!" denilir.
71. Onlara altın
tabaklar ve bardaklarla hizmet edilir. Orada canınızın çektiği ve gözünüzün
beğendiği her şey var. Orada sonsuza dek kalırsınız.
72. Çabanıza
mükafat olarak size devredilecek hasbahçe işte bu!
73. Orada yiyeceğiniz
her çeşit meyve var.
74. Suçlular da
sonsuza dek cehennemde kalırlar.
75. Cezaları hiçbir
şekilde hafifletilmez ve tamamen çaresiz kalırlar.
76. Ben onlara
haksızlık yapmıyorum. Onların kendisi suçluydu.
77. "Ey
görevli, artık Tanrı canımızı alsın" diye feryat ederler. O da:
"Hayır siz yaşayacaksınız" der.
78. Ben size
gerçeği anlattım ama gerçek çoğunuzun hoşuna gitmedi.
79. Onlar plan
kuruyorsa benim de bir planım var.
80. Gizli
konuşmalarını ve görüşmelerini benim duyamadığımı mı sanıyorlar! Elbette
hepsini duyuyorum ve yanlarındaki elçilerim de hepsini kaydediyor.
81-82. Onlara:
"Eğer Allah'ın bir çocuğu olsaydı, ona ilk ben boyun eğerdim. Ama her
şeyin hakimi evrenin sahibinin onların bu
iddialarıyla hiçbir alakası yok" de.
83. Kendilerine
bahsedilmiş olan o günle karşılaşmalarına kadar onları kendi hallerine bırak,
bir şeylerin peşinde oyalanarak ömürlerini tüketsinler bakalım.
84. O göğün de
tanrısıdır, dünyanın da. O adaletlidir ve her şeyi bilir.
85. Evrenin ve
içindeki her şeyin hakimi, kıyametin vaktini kendisinden başka hiçkimsenin
bilmediği ve hepinizin huzuruna çıkarılacağınız Tanrı kusursuzdur.
86. Onu bırakıp da
boyun eğdikleriniz sizi kurtaramayacak. Sadece onun mesajını öğrenip ona
uyanlar kurtulabilecek.
87. Onlara
kendilerini kimin oluşturduğunu sorsan, Tanrı derler. Ama buna rağmen nasıl ona
sırt çeviriyorlar.
88. Sen: "Tanrım bu halk güvenmiyor" diyorsun.
89. Haydi selametle
deyip onları kendi hallerine bırak. İleride her şeyi anlayacaklar.