.

.
.

2 Aralık 2016

Zuhruf Suresi


1. H, m.
2. Bu net bir mesajdır.
3. Anlayabilmeniz için bu mesajı arapça yaptım.
4. O benim yanımdaki Ana Kayıt’ta da bulunmaktadır. Çok değerli ve hikmet doludur.
5. Ona gereken değeri vermiyorsunuz diye size mesaj göndermekten vaz mı geçecektim!
6. Önceki toplumlarda da nice elçiler görevlendirdim.
7. Ama onlar kendileri için görevlendirilen her elçiyi hafife alıyorlardı.
8. Sizden daha güçlü nice toplumları ortadan kaldırdım. Hepsi geçmişten bir hatıra haline geldi.
9. Onlara da evreni kimin oluşturduğunu sorsan, her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen Tanrı’nın oluşturduğunu söylerlerdi.
10. O dünyayı sizin için bir yuva haline getirmiş ve geçiminizi sağlamanız için dünyaya birçok imkanlar koymuştur.
11. O uzaydan belli bir oranda su indirip ölü gezegeni canlandırmıştır. İşte siz de böyle diriltileceksiniz.
12. O her türlü canlıdan çeşit çeşit oluşturmuştur. Sizin faydalanmanız için deniz araçlarını ve bindiğiniz hayvanları hizmetinize sunmuştur.
13-14. Onlara bindiğinizde Tanrı’nın mesajını unutmayın ve: "Bunları bizim hizmetimize sunan Tanrı çok yücedir, o olmasa biz bunları başaramazdık. Biz kendimizi ona bırakıyoruz" deyin.
15. Bazıları da doğa güçlerinin Tanrı’nın çocukları olduğunu iddia ediyor. Onlar Tanrı'ya boyun eğen varlıklardan başka bir şey değildir. Böyle insanlar aslında Tanrı'ya güvenmiyor.
16. O yarattıklarından bazılarını kendi kızı yaptı, oğlanları da size mi ayırdı!
17. Halbuki Allah'a yakıştırdıkları kız evlat, kendilerine müjdelendiği zaman morali bozulur ve yüzünün rengi soluyor.
18. "Hiçbir işe yaramayan bir kız babası mı oldum şimdi" diyerek içinden bu duruma karşı çıkıyor.
19. Ama bu konuda hiçbir bilgileri olmamasına rağmen Tanrı'ya boyun eğen doğa güçlerinin dişi olduğunu iddia ediyorlar. Onların bu iddiları kaydedilecek ve bundan dolayı yargılanacaklar.
20. "Allah dilemeseydi biz onlara tapmazdık" diyorlar. Onların bu konuda hiçbir kanıtları yok sadece uyduruyorlar.
21. Yoksa ben onlara bundan önce bir mesaj gönderdim de bu konuda ona mı dayanıyorlar!
22. Tabiki hayır, onlar "Biz dini atalarımızdan öğrendik, onları takip etmeyi sürdüreceğiz"  diyorlar.
23. Senden önce ne zaman bir şehir için uyarıcı görevlendirsem, oranın sömürücüleri de hep "Biz dini atalarımızdan öğrendik, onları takip etmeye devam edeceğiz" derlerdi.
24. "Peki ya ben size atalarınızdan öğrendiğiniz dinin yerine doğrusunu getirmiş olsam da mı" diye sorunca onlar "Sizin aktardığınız bu mesaja güvenmiyoruz" derlerdi.
25. Sonra ben de onları cezalandırırdım, güvenmeyenlerin sonu nasıl oldu bir düşün.
26-27. İbrahim, babasına ve toplumuna "Sizin boyun eğdiğiniz o kişileri ben kabul etmiyorum. Ben sadece beni yaratana boyun eğerim. Bana sadece o önderlik edebilir" dedi.
28. Kendisinden sonraki nesillerin hatırlayabilmesi için bunu özlü bir söz haline getirdi.
29. Onun ardından ben de onları ve soylarını yaşattım ve sonunda onlar için bu net mesajı aktaran elçiyi görevlendirdim.
30-31. Kendilerine bu mesaj aktarılınca, "Bu bir aldatmaca, biz ona güvenmiyoruz. Bu mesaj şu iki şehirden birinin zengin bir adamına sunulması gerekirdi" dediler.
32. Tanrı’nın mesajını kime göndereceğine onlar mı karar verecek! Diriliş öncesi hayatta insanların geçimliklerini ben veriyorum ve birbirlerine iş gördürebilsinler diye geçimliklerini birbirlerinden farklı düzenliyorum. Ama Tanrı’nın mesajı, insanların biriktirdiği bütün servetlerden daha üstündür.
33-35. İnsanların hepsi aynı seviyede bir topluluk olacak olmasaydı, Allah'a güvenmeyenlerin bile evlerinin tavanlarını, kapılarını, üstlerine bastıkları merdivenlerini, oturdukları koltuklarını altından gümüşten yapabilirdim. Bütün bunlar sadece diriliş öncesi hayatın dekorudur. Diriliş sonrası hayat da Tanrı’dan sakınanlar için onun bir hediyesidir.
36. Kim Allah'ın mesajını ciddiye almazsa, bir saptırıcıya kapılır gider, ben de onu o şekilde terkederim.
37. O saptırıcılar onları mesajıma uymaması için oyalar, onlar da kendilerini doğru yolda sanarlar.
38. Sonunda benim karşıma çıktıklarında: “Keşke senden dünyanın öbür ucu kadar uzak dursaydım, size uymakla ne kötü yapmışım” der.
39. Onlara: "Faydası yok artık, çünkü ikiniz de suçlusunuz ve ikiniz de cezalandırılacaksınız" denilir.
40. Kulak asmayanlara sen işittiremezsin ki. Görmezlikten gelenleri yani Tanrı’nın gösterdiği yoldan gitmediği ortada olan kişileri sen doğruya iletemezsin ki.
41-42. Onları tehdit ettiğim şeyleri senin sağlığında gerçekleştirsem de senin canını alsam da böyle kişileri cezalandıracağım. Ben onların üstesinden geleceğim.
43. Sana bildirilen mesaja sımsıkı sarılmaya devam et, sen doğru yoldasın.
44. Bu sana ve halkına bir öğüttür, ileride hepiniz yargılanacaksınız.
45. Senden önce görevlendirdiğim elçilerin haberlerine bak bakalım, Allah'ın dışında boyun eğilecek başka biri daha var demiş miyim!
46. Musa'yı Firavun ve onun meclis üyeleri için mucizelerimle birlikte elçi olarak görevlendirmiştim. "Ben tüm insanların tanrısının elçisiyim" dedi.
47. Onlara mucizelerimi gösterdiğinde umursamadılar.
48. Onlara gösterdiğim bütün mucizeler birbirinden etkiliydi. Teslim olmaları için onları çeşitli sıkıntılara uğrattım.
49. "Hocam madem o sana böyle bir görev verdi, Tanrı’nın bizden bu cezaları kaldırmasını rica et, artık onun gösterdiği yoldan gideceğiz" dediler.
50. Ama onlara verdiğim cezaları kaldırınca, hemen sözlerini çiğnediler.
51-53. Firavun ulusa sesleniş yaparak: "Ey halkım, içinden ırmaklar akan bu ülkenin hakimiyeti bana ait değil mi? Bunu biliyorsunuz değil mi? Yani ben, izin vermesem konuşamayacak olan şu zavallıdan üstün değil miyim? Eğer o gerçekten Tanrı’nın elçisi olsaydı, altın takılara boğulmuş olması ve yanında melekler olması gerekirdi" dedi.
54. Firavun halkını zayıflattı, halk da ona boyun eğdi. Böylece suçlu bir toplum oldular.
55. Beni hayal kırıklığına uğrattıklarında onları cezalandırdım, hepsini su altında bıraktım.
56. Onları tarih haline getirdim ve sonraki nesiller için bir ibret yaptım.
57. Ne zaman Meryemoğlu'ndan bahsedilse, halkın hemen konuyu saptırıyor.
58. "Bizim boyun eğdiğimiz melekler mi yoksa İsa mı üstün" diye soruyorlar. Bunu sırf tartışmak için yapıyorlar. Gerçekten onlar çok tartışmacı bir topluluk.
59. İsa sadece, mesajımı gönderdiğim ve Yakupoğullarına örnek yaptığım bir kuldur.
60. İsteseydim insanları hiç var etmezdim, yeryüzünde sadece melek dediğiniz doğa güçleri olurdu.
61. Kıyamet kesinlikle gerçekleşecek. Bu konuda hiçbir şüpheniz olmasın. Bana itaat edin. Doğru yol budur.
62. Sakın saptırıcılara kanmayın, onlar sizin tam bir düşmanınızdır.
63-64. İsa onlara net mesajımı aktarmıştı. "Size Tanrı’nın mesajını getirdim, anlaşmazlığa düştüğünüz bazı konularda sizi aydınlatacağım. Beni dinleyin, Tanrı’dan sakının. O hepimizin tanrısıdır. Ona boyun eğin. Doğru yol budur" dedi.
65. Ama onun ardından kendi aralarında anlaşmazlığa düşüp mezheplere bölündüler. O suçlular o gün çok acı bir cezaya çarptırılacaklar.
66. Farkında olmadan ansızın gelecek kıyametten başka bir son beklemiyor onları.
67. O gün candostları bile birbirine düşman olur. Ama sakınmış olanlar öyle değildir.
68-70. "Mesajıma güvenen ve bana teslim olan kullarım artık hiç korkmayacak ve hiç üzülmeyeceksiniz. Haydi yoldaşlarınızla birlikte sevinç içinde girin hasbahçeye!" denilir.
71. Onlara altın tabaklar ve bardaklarla hizmet edilir. Orada canınızın çektiği ve gözünüzün beğendiği her şey var. Orada sonsuza dek kalırsınız.
72. Çabanıza mükafat olarak size devredilecek hasbahçe işte bu!
73. Orada yiyeceğiniz her çeşit meyve var.
74. Suçlular da sonsuza dek cehennemde kalırlar.
75. Cezaları hiçbir şekilde hafifletilmez ve tamamen çaresiz kalırlar.
76. Ben onlara haksızlık yapmıyorum. Onların kendisi suçluydu.
77. "Ey görevli, artık Tanrı canımızı alsın" diye feryat ederler. O da: "Hayır siz yaşayacaksınız" der.
78. Ben size gerçeği anlattım ama gerçek çoğunuzun hoşuna gitmedi.
79. Onlar plan kuruyorsa benim de bir planım var.
80. Gizli konuşmalarını ve görüşmelerini benim duyamadığımı mı sanıyorlar! Elbette hepsini duyuyorum ve yanlarındaki elçilerim de hepsini kaydediyor.
81-82. Onlara: "Eğer Allah'ın bir çocuğu olsaydı, ona ilk ben boyun eğerdim. Ama her şeyin hakimi evrenin sahibinin onların bu iddialarıyla hiçbir alakası yok" de.
83. Kendilerine bahsedilmiş olan o günle karşılaşmalarına kadar onları kendi hallerine bırak, bir şeylerin peşinde oyalanarak ömürlerini tüketsinler bakalım.
84. O göğün de tanrısıdır, dünyanın da. O adaletlidir ve her şeyi bilir.
85. Evrenin ve içindeki her şeyin hakimi, kıyametin vaktini kendisinden başka hiçkimsenin bilmediği ve hepinizin huzuruna çıkarılacağınız Tanrı kusursuzdur.
86. Onu bırakıp da boyun eğdikleriniz sizi kurtaramayacak. Sadece onun mesajını öğrenip ona uyanlar kurtulabilecek.
87. Onlara kendilerini kimin oluşturduğunu sorsan, Tanrı derler. Ama buna rağmen nasıl ona sırt çeviriyorlar.
88. Sen: "Tanrım bu halk güvenmiyor" diyorsun.
89. Haydi selametle deyip onları kendi hallerine bırak. İleride her şeyi anlayacaklar.