1-5. Her türlü
sorumluluğu yüklenen, iş bölümü yapan, verilen emri hemen başarıyla yerine
getiren doğa güçlerini tanık tutarım ki size
bahsedilenler kesinlikle olacak.
6. Yargılanma
gerçekleşecek.
7-8. Dalgalarla
dolu uzayı tanık tutarım ki siz çeşitli amaçlar peşindesiniz.
9. Birçoğunuz sırt
çeviriyorsunuz.
10-12. “Yargılanma
günü ne zamanmış” diyerek umursamazlık içinde bir şeylerin peşinde ömürlerini
tüketen sahtekarlara yazıklar olsun!
13. O gün onlar
ateşle cezalandırılacaklar.
14. “Daha önceden
sabırsızlanıp durduğunuz cezanızı çekin bakalım!”
15. Sakınmış
olanlar da bahçeler ve şelaleler arasında olacaklar.
16. Tanrı’nın mükafatını
alacaklar çünkü onlar daha önceden kendini düzeltmişlerdi.
17-18. Sabah akşam
bağışlanma diliyorlardı.
19. Mallarının bir
kısmını ihtiyaç sahipleriyle yoksullarla paylaşıyorlardı.
20-21. Kesin olarak
güvenenler için dünyada ve kendi vücudunuzda nice şaheserler vardır, hiç
düşünmüyor musunuz!
22. Besinlerinizin
de size bahsedilen şeylerin de kaynağı uzaydadır.
23. Evrenin
sahibine and olsun ki onun sözü sizin birbirinizle konuşmanız kadar gerçektir.
24. Bak İbrahim’in
değerli misafirlerinin haberi geldi sana.
25. Onun yanına
gelip “Selam” dediler. O da “Selam. Sizi tanıyamadım” dedi.
26. Daha sonra
eşinin yanına gidip dana kebabı getirdi.
27. Onlara ikram
etti. "Neden yemiyorsunuz" diye sordu.
28. Onlardan
tedirgin oldu. “Korkma” dediler. Ben onu, peygamber olacak bir çocukla
müjdeledim.
29. Eşi de bunu
duyunca yüreği küt küt atarak “Adetten kesilmiş yaşlı bir kadınım ben” dedi,
şaşkınlıktan ağzı açık kaldı.
30. Onlar da:
“Orası öyle ama bu Tanrı’nın hükmüdür. O adaletlidir ve her şeyi bilir”
dediler.
31. İbrahim:
“Gelişinizin başka bir sebebi var mı sayın elçiler” diye sordu.
32-33. “Biz suçlu
bir topluma volkanik lav yağdırmak için görevlendirildik” dediler.
34. Sınırı aşanlar
için Tanrı’nın belirlediği ceza işte bu şekildeydi.
35. O şehirde
bulunan bana güvenen kişileri de oradan çıkardım.
36. Zaten orada
bana teslim olan sadece bir aile vardı.
37. Acı bir şekilde
cezalandırılmaktan korkanlar için o şehrin kalıntılarını ibret olarak bıraktım.
38. Apaçık
mucizelerimle birlikte Firavun için elçi olarak görevlendirdiğim Musa’nın
olayında da sizin için ibretler vardır.
39. O ve bütün
devlet adamları, Musa’nın ajan bir hoca olduğunu iddia ederek sırt çevirdi.
40. Ben de onu ve
ordusunu cezalandırdım, onları sular altında bıraktım. Yaptıklarına pişman
edildi.
41. Bir kasırgayla
ortadan kaldırdığım Âd toplumu da sizin için bir ibrettir.
42. O kasırga
vurduğu herkesi öldürdü.
43. “Çok az
zamanınız kaldı” diye tehdit edilen Semud toplumu da sizin için bir ibrettir.
44. Onlar Tanrı’nın
hükmüne karşı çıktılar ve bekledikleri felaket başlarına geldi.
45. Hiçbir şekilde
kaçıp kurtulamadılar.
46. Bunların
hepsinden daha önce yaşamış olan Nuh’un toplumu da sizin için bir ibrettir.
Onlar da suçlu bir toplumdu.
47. Ben bütün uzayı
kendi hakimiyetimle oluşturdum ve onu hâla genişletiyorum.
48. Dünyayı da
muhteşem bir şekilde yaşama elverişli hale getirdim.
49. Her türlü
canlıdan çeşit çeşit oluşturdum. Bunları biraz düşünün.
50. Hepiniz
Tanrı’ya koşun, ben sadece onun tarafından sizi net bir şekilde uyarmakla
görevlendirilmiş biriyim.
51. Tanrı’dan başka
hiçkimseye boyun eğmeyin, ben sadece onun tarafından sizi net bir şekilde
uyarmakla görevlendirilmiş biriyim.
52. Sizden önceki
toplumlara elçi olarak görevlendirdiğim her kişiyi de ajan bir hoca olmakla
suçlamışlardı.
53. Birbirlerine
bunu mu emrettiler! Gerçekten onlar sınırı aşan bir topluluktu.
54. Sen onlara
aldırış etme, onlardan sorumlu değilsin.
55. Öğüt vermeye
devam et çünkü güvenenler öğütten faydalanır.
56. O yabancı
toplulukları da bütün insanları da bana itaat etmeleri için oluşturdum.
57. Ben sizden
herhangi bir besin istemiyorum, beni doyurmanızı da istemiyorum.
58. Tanrı herkesin
besinini sağlar ama kendisi hiç acıkmaz, çok güçlüdür.
59. Bu suçlular da diğerleri
ile birlikte cezalandırılacak, sabırsızlanmasınlar.
60. Güvenmeyenler,
kendilerine bahsedilen gün geldiğinde çok acı bir cezaya çarptırılacaklar.