.

.
.

11 Şubat 2017

Duhan Suresi


1. H, m...
2. Bu net bir mesajdır.
3-6. Onu sunmaya başladığım gece çok değerlidir. İçinde benim belirlediğim uyulması gereken hükümlerin olduğu bu mesajı herkes için bir öğüt yaptım. Tanrı seni de sırf insanlara acıdığı için elçi olarak görevlendirdi. O her şeyi işitir ve bilir.
7. Gerçek şu ki o evrenin ve içindeki her şeyin tanrısıdır.
8. Ondan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Hayatı o verir ve o sonlandırır. Sizin ve geçmişteki bütün atalarınızın tanrısıdır.
9. Fakat onlar şüphe içinde oyalanıp duruyorlar.
10-11. Herkesi kasıp kavuran büyük bir kıtlığa hazır olun. O acı bir felaket olacak.
12. “Tanrım  bizi bu felaketten kurtarınız, size güveniyoruz artık” diye yalvarırlar.
13-14. Her şeyi anlarlar ama artık ne fayda! Onlara bu net mesajı aktaran elçiyi görevlendirdim fakat onlar “Ajan bir hoca” deyip ona sırt çevirdiler.
15. Ben sizi o felaketten bir süre sonra kurtarsam da siz yine eski halinize dönersiniz.
16. Şok olacağınız o diriliş günü geldiğinde hakettiğiniz karşılığı vereceğim.
17-21. Sizden önce firavunun halkını da sınamıştım. Onlara: Ben sizin için görevlendirilmiş güvenilir bir elçiyim. Tanrı'dan sakının. Tanrı'nın kullarının benimle birlikte gelmesine izin verin. Size apaçık mucizeler getirdim. Beni kovmanızdan hepimizin tanrısına sığınıyorum. Bana güvenmiyorsanız, bari beni rahat bırakın” diyen dürüst bir elçi gelmişti.
22. Daha sonra: Onlar beni dinlenmiyorlar diyerek Tanrı’ya dua etti.
23-24. Ben de ona:  Bana boyun eğmiş olan o kişilerle birlikte gece yola çık, sizin peşinizi bırakmayacaklar. Geçtikten sonra denizi de açık bırak, onların hepsi boğulacak diye bildirdim.
25-27. Nice bahçeleri, pınarları, tarlaları, lüks mekanları, keyif sürdükleri güzellikleri geride bıraktılar.
28. İşte böyle!... Bütün bunları başkalarına aktardım.
29. Onlar kimsenin umrunda olmadı ve kendilerine hiçbir mühlet de tanınmadı.
30-31. Yakupoğullarını da büyük bir sıkıntıdan, firavundan kurtardım. O zorba ve acımasız biriydi.
32. İnsanların arasından bilerek onları seçtim.
33. Onlara mesajımı gönderip sınadım.
34-36. Şimdi bunlar da: "Ölünce her şey bitecek fakat diriltilmeyeceğiz. Söyledikleriniz doğruysa hadi atalarımızı geri getirin bakalım" diyorlar.
37. Siz suçlu olduğu için ortadan kaldırdığım Himyer halkından ve onlardan önceki toplumlardan üstün müsünüz!
38. Evreni ve içindekileri boş yere oluşturmadım.
39. Ben onları bir amaç için oluşturdum ama çoğu farkında değil.
40. Yargılanma vakti geldiğinde hepiniz diriltileceksiniz.
41. Boyun eğdiğiniz kişilerin o zaman size hiçbir faydası olmayacak, sizi kurtaramayacaklar.
42. Sadece Tanrı'nın merhamet ettiği kişiler kurtulabilecek. Onun her şeye gücü yeter, şefkatlidir.
43-44. Suçluların yiyeceği dikenli çalılar olacak!
45-46. Midede zeytinyağı tortusu gibi olacak, kaynar su gibi midelerini kaynatacak.
47. “Onu tutuklayıp ateşin ortasına fırlatın!"
48. "Sonra ceza olarak kafasının üstünden kaynar su yağdırın!"
49. "Cezanı çek bakalım, güçlü ve saygıdeğer şahsiyet!"
50. İşte bunlar sizin gerçekleşeceğine güvenmediğiniz şeyler!
51-52. Sakınanlar ise güvenli bir yerde; şelaleler ve bahçeler içinde olacaklar.
53. İpek ve atlastan yapılmış elbiseler giyecekler ve birbirlerine misafir olacaklar.
54. İşte böyle olacak! Ayrıca onlara muhteşem bir eş vereceğim.
55. Kendilerine huzur içinde her çeşit meyve ikram edilecek.
56-57. Diriliş öncesi ölümden başka bir ölüm yaşamayacaklar. Tanrı onlara lutfederek cehennemden uzak tutacak. Büyük başarı budur işte!
58. Anlasınlar diye bu mesajı senin dilinde kolaylaştırdım.
59. Hep birlikte bekleyip göreceksiniz.