1. H, m...
2. Bu net bir
mesajdır.
3-6. Onu sunmaya
başladığım gece çok değerlidir. İçinde benim belirlediğim uyulması gereken
hükümlerin olduğu bu mesajı herkes için bir öğüt yaptım. Tanrı seni de sırf
insanlara acıdığı için elçi olarak görevlendirdi. O her şeyi işitir ve bilir.
7. Gerçek şu ki o evrenin
ve içindeki her şeyin tanrısıdır.
8. Ondan başka
hiçkimseye boyun eğilmez. Hayatı o verir ve o sonlandırır. Sizin ve geçmişteki
bütün atalarınızın tanrısıdır.
9. Fakat onlar
şüphe içinde oyalanıp duruyorlar.
10-11. Herkesi
kasıp kavuran büyük bir kıtlığa hazır olun. O acı bir felaket olacak.
12. “Tanrım bizi bu felaketten kurtarınız, size
güveniyoruz artık” diye yalvarırlar.
13-14. Her şeyi
anlarlar ama artık ne fayda! Onlara bu net mesajı aktaran elçiyi görevlendirdim
fakat onlar “Ajan bir hoca” deyip ona sırt çevirdiler.
15. Ben sizi o
felaketten bir süre sonra kurtarsam da siz yine eski halinize dönersiniz.
16. Şok olacağınız
o diriliş günü geldiğinde hakettiğiniz karşılığı vereceğim.
17-21. Sizden önce
firavunun halkını da sınamıştım. Onlara: “Ben sizin için görevlendirilmiş güvenilir bir
elçiyim. Tanrı'dan sakının. Tanrı'nın kullarının benimle birlikte gelmesine
izin verin. Size apaçık mucizeler getirdim. Beni kovmanızdan hepimizin tanrısına
sığınıyorum. Bana güvenmiyorsanız, bari beni rahat bırakın” diyen dürüst bir
elçi gelmişti.
22. Daha sonra: “Onlar beni dinlenmiyorlar” diyerek Tanrı’ya dua etti.
23-24. Ben de
ona: “Bana boyun eğmiş olan o kişilerle birlikte gece
yola çık, sizin peşinizi bırakmayacaklar. Geçtikten sonra denizi de açık bırak,
onların hepsi boğulacak” diye bildirdim.
25-27. Nice
bahçeleri, pınarları, tarlaları, lüks mekanları, keyif sürdükleri güzellikleri
geride bıraktılar.
28. İşte böyle!...
Bütün bunları başkalarına aktardım.
29. Onlar kimsenin
umrunda olmadı ve kendilerine hiçbir mühlet de tanınmadı.
30-31.
Yakupoğullarını da büyük bir sıkıntıdan,
firavundan kurtardım. O zorba ve acımasız biriydi.
32.
İnsanların arasından bilerek onları seçtim.
33.
Onlara mesajımı gönderip sınadım.
34-36. Şimdi bunlar
da: "Ölünce her şey bitecek fakat diriltilmeyeceğiz. Söyledikleriniz
doğruysa hadi atalarımızı geri getirin bakalım" diyorlar.
37. Siz suçlu
olduğu için ortadan kaldırdığım Himyer halkından ve onlardan önceki
toplumlardan üstün müsünüz!
38. Evreni ve
içindekileri boş yere oluşturmadım.
39. Ben onları bir
amaç için oluşturdum ama çoğu farkında değil.
40. Yargılanma
vakti geldiğinde hepiniz diriltileceksiniz.
41. Boyun eğdiğiniz
kişilerin o zaman size hiçbir faydası olmayacak, sizi kurtaramayacaklar.
42. Sadece Tanrı'nın
merhamet ettiği kişiler kurtulabilecek. Onun her şeye gücü yeter, şefkatlidir.
43-44. Suçluların
yiyeceği dikenli çalılar olacak!
45-46. Midede
zeytinyağı tortusu gibi olacak, kaynar su gibi midelerini kaynatacak.
47. “Onu tutuklayıp
ateşin ortasına fırlatın!"
48. "Sonra
ceza olarak kafasının üstünden kaynar su yağdırın!"
49. "Cezanı
çek bakalım, güçlü ve saygıdeğer şahsiyet!"
50. İşte bunlar
sizin gerçekleşeceğine güvenmediğiniz şeyler!
51-52. Sakınanlar
ise güvenli bir yerde; şelaleler ve bahçeler içinde olacaklar.
53. İpek ve
atlastan yapılmış elbiseler giyecekler ve birbirlerine misafir olacaklar.
54. İşte böyle
olacak! Ayrıca onlara muhteşem bir eş vereceğim.
55. Kendilerine
huzur içinde her çeşit meyve ikram edilecek.
56-57. Diriliş
öncesi ölümden başka bir ölüm yaşamayacaklar. Tanrı onlara lutfederek
cehennemden uzak tutacak. Büyük başarı budur işte!
58. Anlasınlar diye
bu mesajı senin dilinde kolaylaştırdım.
59. Hep birlikte bekleyip göreceksiniz.