.

.
.

22 Ağustos 2017

Nisa Suresi


1. Ey insanlar, hepinizi tek bir şeyden oluşturup birlikte yaşamanız için size kendi cinsinizden eşler var eden ve böylece birçok erkek ve kadın oluşturan Tanrı’dan sakının. Adını dilinizden düşürmediğiniz Tanrı’dan sakının  ve bu akrabalık bağına saygılı olun. Tanrı hepinizi görüyor.
2. Dul kalmış olan kadınların mallarına el koymayın. Haksız kazanç sağlamayın. Onlara, kocalarından kalmış olan malları kendi mallarınıza katarak yemeyin. Bu büyük bir zorbalıktır.
3. Eğer o dul bayanlarla evlendiğinizde onlara kalmış olan malları yiyerek haksızlığa düşmekten endişeleniyorsanız, bu durumda, onlarla değil, diğer kadınlardan biriyle evlenebilirsiniz. Onlara haksızlık yapmaktan korkuyorsanız başka bir kadınla veya çalışanlarınızdan biriyle evlenebilirsiniz. Sıkıntıya girmemeniz için en doğrusu budur.
4. Evleneceğiniz bayana seve seve çeyiz alın. Fakat çeyize harcayacağınız miktarın bir kısmını istekleriyle size bağışlarlarsa ondan hoşnutluk ve gönül rahatlığıyla faydalanabilirsiniz
5. Tanrı’nın korumanız için sizi sorumlu tuttuğu o evlendiğiniz dul bayanların çocuklarının mallarını eğer onlar henüz akli olgunluğa ermemişse onlara teslim etmeyin, fakat onların adına onların yeme içme giyim kuşam isteklerini yerine getirin ve onlara güzel davranın.
6. Evlendiğiniz dul bayanların çocuklarına evlenme çağına gelinceye kadar göz kulak olun. Doğru kararlar verecek olgunluğa eriştiklerini görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. Büyüyünce onlara kalacak diye telaşlanıp mallarını sorumsuzca yemeye kalkmayın. İhtiyacı olmayan adam, hiç tenezzül etmesin, onlara kalan maldan kendisi yemesin. Fakat adam yoksulsa, uygun bir şekilde faydalanabilir. Mallarını kendilerine teslim ederken de tanıklar huzurunda teslim edin. Tanrı sizin ne olduğunuzu iyi biliyor.
7. Miras az da olsa çok da olsa bayanlar da bundan böyle erkekler gibi ana babanızdan veya çevrenizdeki diğer kişilerden kalan mirastan pay alacaklar! Bu pay her iki tarafın da hakkıdır.
8. Mirası dağıtımı yapılırken, miras hakkı bulunmayan çevredeki yoksullar ve kimsesizler de orada bulunuyorlarsa, onlara da bir şeyler verip gönüllerini hoş edin.
9. Elinizi vicdanınıza koyun. Bir gün kendi çocuklarınız da başkasının yanında yetim kalabilir. Tanrı’dan sakının, onlara sahip çıkın.
10. Haksız yere yetim malı yemek ateşte yanmanıza sebep olur, ateşte kavrulursunuz.
11. Kocanız öldüğünde Tanrı mirastan erkek çocuklara iki pay, kız çocuklara bir pay vermenizi emrediyor. Eğer, ölen adamın sadece kızı varsa ve onların sayısı ikiden fazlaysa, mirasın en az üçte ikisi onlarındır. Tek kızı varsa, bu durumda mirasın en az yarısı onundur. Ölen adamın tek çocuğu varsa, mirasından ana babasının her birine altıda bir pay verilecektir. Ölen adamın çocuğu yoksa, ana babası da sağ ise, bu durumda annesine en az üçte bir pay verilir. Ölen adamın kardeşleri de varsa, o zaman annesinin payı altıda bir verilecektir. Bütün bu hükümler, ölenin vasiyetindeki şartların yerine getirilmesi ve varsa borçlarının ödenmesinden sonradır. Ana babanızın veya çocuklarınızın hangisinin mirasınıza daha layık olduğunu bilemezsiniz. Tanrı’nın hükmüne uyun. O her şeyi bilir ve adaletlidir.
12. Eğer hanımınız ölürse ve onun çocuğu yoksa mirasın en az yarısı sizindir. Çocuğu varsa, vasiyetindeki şartların yerine getirilmesi ve varsa borçlarının ödenmesinden sonra geriye kalan mirasın en az dörtte biri sizindir. Kocanız ölürse ve onun çocuğu yoksa mirasın en az dörtte biri sizindir. Çocuğu varsa, vasiyetindeki şartların yerine getirilmesi ve varsa borçlarının ödenmesinden sonra geriye kalan mirasın sekizde biri sizindir. Ölen erkek veya kadının, çocuğu anası veya babası olmayıp bir erkek veya bir kız kardeşi varsa, onlardan her biri için altıda bir pay vardır. Birden fazla kardeşi varsa, vasiyetindeki şartların yerine getirilmesi ve varsa borçlarının ödenmesinden sonra geriye kalan mirasın üçte biri aralarında eşit olarak paylaşılacaktır. Miras konusunda sakın kimse kimseye zarar vermesin. Tanrı’nın hükmüne uyun. O her şeyi bilir ve anlayışlıdır.
13. Bunlar Tanrı'nın hükmüdür. Tanrı’nın elçisini dinleyenleri, Tanrı içlerinden dereler akan ve sonsuza dek kalacakları bahçelere yerleştirecektir. Büyük başarı budur işte!
14. Tanrı’nın elçisini dinlemeyen ve bu hükümleri umursamayanlar da ağır bir cezaya çarptırılacak, sonsuza dek ateşte yanacaklar.
15. Aranızdan bir bayanın suç işlediği kesin bir şekilde kanıtlanırsa, Tanrı ona düzelmesini nasip edene kadar süresiz ev hapsi verin.
16. Onlara yaptıklarının yanlışlığını anlatın. Yaptıklarından vazgeçip kendilerini düzeltirlerse serbest bırakın. Tanrı merhametli ve şefkatlidir.
17. Tanrı ancak bu gerçeklerden habersizken bu yanlışı işleyip de daha sonra bunlardan vazgeçip kendini düzeltenleri bağışlar. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
18. Ömrü boyunca yanlış yapıp da ölüm kapıya dayanınca “Yaptıklarıma çok pişmanım” diyenleri ve güvenmemiş bir şekilde ömrünü tüketenleri kesinlikle bağışlamayacak. Tam aksine onları acı bir şekilde cezalandıracak.
19. Ey güvendiğini söyleyenler, bundan böyle kocası ölen bayanlarla kendi rızası ve kendi kararı olmadan keyfinize göre evlenemezsiniz. Evlendiğiniz bayan sizi aldatmadığı sürece, kendisine verdiğiniz şeyleri geri almak için zorluk çıkarmayın. Anlaşmazlık yaşadığınızda bile kadınlarla güzel geçinin. Sizin hor gördüğünüz bir şeyde Tanrı pek çok iyilik verebilir.
20. Hanımızdan boşanıp başka biriyle evlenmek isterseniz, eski eşinize hazineler bile vermiş olsanız, hiçbirini geri almayın. Aldattı iftirası ile onu nasıl geri alabilirsiniz! Bu çok büyük bir suçtur.
21. Nasıl alırsınız ki yıllarca aynı yastığa başkoymuşsunuz ve sizin evlilik sözünüze güvenmişler.
22. Babalarınızın boşadığı üvey anneleriniz ile de artık evlenmeyin. Geçmişte olanlar geçip gitmiştir. Bu çok çirkin, çok rezil ve kötü bir şeydir.
23. Anneniz, kızınız, kız kardeşiniz, halanız, teyzeniz, erkek kardeşinizin kızı, kız kardeşinizin kızı, sizi emziren sütanneniz, sütannenizin kızı, kaynananız, birleştikten sonra boşadığınız eşinizin velayetini üstlendiğiniz kızı, -eğer eşinizi birleşmeden boşadıysanız kızıyla evlenmenizin sakıncası yoktur-, kendi oğlunuzun eski eşiyle de evlenemezsiniz. İki kız kardeşin aynı erkekle evlenmesi de yasaktır. Geçmişte olanlar geçip gitmiştir. Tanrı bağışlayıcı ve şefkatlidir.
24. Tanrı’nın hükmüne uyun. Normal bir bayanla veya çalışanlarınızdan biriyle evlenin. Bu sayılan bayanlar dışında, evlilik bağıyla bağlanmak, sırf cinsel arzularınızı tatmin amacı taşımamak kaydıyla, onlarla evliliğiniz devam ettiği sürece zorunlu harcamaları yaparak bir yuva kurmak herkesin hakkıdır. Zorunlu harcamaları yerine getirdikten sonra, daha fazla veya daha az masraf konusunda anlaşmak artık size kalmıştır. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
25. Normal bir bayanla evlenmeye imkanınız yoksa, çalışanlarınızdan Tanrı’ya güvenen bir bayanla da evlenebilirsiniz. Gerçekten güvenip güvenmediğinizi Tanrı biliyor. Kendi aranızda hepiniz eşitsiniz. Evlenmek istediğiniz bayanın ailesinden habersiz evlenmeyin. Evin geçimini uygun bir şekilde yerine getirin. Sırf cinsel arzularınızı tatmin etmek için sevgili hayatı yaşamayın. Normal bir evlilik hayatı yaşayın. Aranızdan kendi eşine sıkıntı verenler, onları herhangi bir şeyle suçlayıp kesin kanıt olmadan eziyet edip durmasın. Hepiniz Tanrı’ya bağlılık gösterin, bu sizin yararınızadır. Tanrı bağışlayıcı ve şefkatlidir.
26. Tanrı size önceki toplumların durumunu net bir şekilde anlatıp sizin de onlar gibi olmamanızı ve böylece sizi bağışlamayı istiyor. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
27. Tanrı sizi bağışlamak istiyor fakat kafalarına göre yaşayanlar sizin hep yanlışlara sürüklenmenizi istiyor.
28. Tanrı sizi özgürleştirmek istiyor. Çünkü insanlar tek başına bunu beceremez.
29. Ey güvendiğini söyleyenler, karşılıklı rıza ve anlaşma olmaksızın, birbinizin eşyasını çalmayın. Kendinize yazık etmeyin. Tanrı size karşı çok şefkatlidir.
30. Kim benim belirlediğim bu sınırı çiğneyip o suçu işlerse, onu ateşte yakacağım. Bu Tanrı'ya göre hiç de zor değildir.
31. Size yasaklanan bu büyük suçlardan kaçınırsanız diğer yanlışlarınızı bağışlayıp sizi muhteşem bir yere yerleştireceğim.
32. Tanrı’nın hepinize farklı farklı verdiği özellikler hakkında ezbere konuşmayın. Erkek de olsanız kadın olsanız hepiniz kendi çabanızın karşılığını göreceksiniz. Siz Tanrı’nın lütfunu kazanmaya bakın. Tanrı her şeyi bilir.
33. Ana babanızın veya çevrenizdeki diğer kişilerin mirasının nasıl paylaşılacağını size anlattım. Çalışanlarınıza da hakkını tam olarak verin. Tanrı her şeyin farkındadır.
34. Her ne kadar Tanrı hepinize farklı farklı özellikler vermiş olsa da, erkeğin geçim sorumluluğu olsa da erkek bunu hanımını ezmek için bir bahane yapmamalı, tam tersine hanımının üzerine titremelidir. İyi bir eş, Tanrı’ya teslim olan, kocasının yokluğunda iffetini koruyan eştir. Hanımınızla şiddetli geçimsizlik yaşamaya doğru gidiyorsanız, önce oturup düzgün bir şekilde konuşun, olmazsa yataklarında yalnız bırakın, yine olmazsa bir müddet ayrılın. Sizin sözünüzü dinliyorsa ona eziyet etmek için bahane aramayın. Büyüklük ve yücelik yalnızca Tanrı’ya mahsustur.
35. Eğer eşlerin arasının iyice açılıp işin boşanmaya doğru gittiğini görürseniz her ikisinin ailelerinden birer hakem çağırın. Niyetleri gerçekten barışmaksa Tanrı niyetlerini boşa çıkarmaz. Tanrı her şeyi bilir ve her şeyin farkındadır.
36-37. Tanrı’ya boyun eğin, ondan başka hiçkimseye boyun eğmeyin, ana babanıza, çevrenizdeki kimsesiz ve yoksullara, yakın veya uzak komşularınıza, çalışanlarınıza, iş arkadaşlarınıza, kimsesizlere güzel davranın. Tanrı’nın herkesin kullanıma sunduğu kaynaklara el koyup açgözlülük yapan, insanlara karşı açgözlü bir şekilde davranan kendini beğenmiş kibirli kişileri Tanrı kesinlikle sevmez. Tanrı kendisine güvenmeyen bu kişileri ağır bir şekilde cezalandıracak.
38. Tanrı'ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmediği halde millete hava atmak için insanlara yardım yapanlar ise saptırıcıların yoldaşı olmuş demektir. Fakat bu yoldaşlığın sonu hiç iyi değildir!
39. Neden Tanrı'ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmiyor ve kendilerine verdiği şeylerden onun yolunda harcamıyorlar! Tanrı onları tamamen farkında.
40. Tanrı hiçbir haksızlık yapmaz. Kendini düzeltenlere kat kat fazlasıyla karşılık verecek, onları muhteşem bir şekilde mükafatlandıracak.
41. Her toplum için seçilmiş tanıkları huzura çağıracağım zaman seni de bunlara karşı tanık olarak çağırdığımda ne yapacaklar!
42. Elçileri dinlemeyip güvenmemiş olanlar o gün yok olmuş olmayı isterler. Olup biten hiçbir şeyi Tanrı’dan gizleyemeyezler.
43. Ey güvendiğini söyleyenler, dilinize hakim olamıyorsanız kendinize gelmeden, -çölde seyahat halinde olup da yıkanma imkanınız olmaması durumu haricinde- cinsel ilişkiye girmişseniz yıkanmadan vahiy dersine katılmayın. Yıkanınca daha da kötüleşecek bir rahatsızlığınız varsa veya çölde seyahat halinde olup da yıkanma imkanınız olmaması durumunda tuvalete gitmiş veya cinsel ilişkiye girmişseniz, ellerinizi ve kirli görünen yerlerinizi temiz toprakla temizleyin. Tanrı anlayışlıdır, bağışlayıcıdır.
44. Daha önceden mesaj gönderilmiş olan topluluklara baksana, kendileri doğru yola sırt çevirdiği gibi sizin de sırt çevirmenizi istiyorlar.
45. Tanrı size düşmanlık edenleri çok iyi biliyor. Merak etmeyin, Tanrı sizi onlardan koruyup kollayabilir.
46. Bazı yahudiler mesajımı anladığı halde uymuyor, sadece okunuşuna hayranlık duyuyorlar. Kelimelerin anlamını çarpıtıyorlar. Tanrı’nın uyulmasını istediği sistemi kötüleyip hor görüyor ve hep birileri tarafından güdülerek yaşıyorlar. Hem anlayıp hem uysalar, hem okuyup hem uygulasalardı kendileri için iyi olurdu, doğru düzgün bir insan olurlardı. Fakat pek azı hariç hiçbiri mesajıma güvenmedi.  
47. Ey daha önceden mesaj gönderilmiş topluluklar, size sunmuş olduğum mesajları güncelleyen bu mesaja güvenin. Yoksa o gün geldiğinde, sizin de halkınızdan daha önceden toplantı günü kuralına karşı gelenlerin de yüzünüze bakmayıp hayallerinizi suya düşereceğim, sizi dışlayacağım. Sakın unutmayın, Tanrı'nın bahsettiği şeyler gerçekleşecek.
48. Tanrı, kendisinden başkalarına boyun eğenleri kesinlikle bağışlamayacak. Bunun dışındaki şeyleri ise dilediği kimse için bağışlar. Tanrı’dan başkalarına boyun eğmek en büyük suçtur.
49. Baksana onlar kurtulacağını zannediyorlar ama Tanrı sadece dilediklerini kurtaracak ve kıl kadar haksızlığa uğramayacaklar.
50. Bak Tanrı’nın adını kullanarak ne yalanlar uyduruyorlar! Bu çok kötü bir suçtur.
51. Daha önceden mesaj gönderilmiş olan topluluklara baksana, kendileri haç’a tapıyor ve egemen güçleri destekliyorlar ama mesajıma güvenenler hakkında: “Bunlar güvenmeyenlerden daha sapık” diyorlar.
52. Tanrı işte böyle kişileri tamamen dışlayacak. Tanrı’nın dışladıklarını hiçkimse kurtaramayacak.
53. Onların evrenin yönetiminde bir ortaklığı olduğunu mu sanıyorsunuz! Gerçekten öyle bir şey olsaydı, insanlara bir iğne bile vermezlerdi.
54. Tanrı dilediği kuluna lütfuyla mesajını sunuyor diye neden kıskançlıktan çılgına dönüyorlar? Öğüt dolu buyruğumu İbrahim’in ailesine de sunarak onları önemli bir önder yaptığımı bilmiyorlar mı?
55. Onlara da kimi güvenmiş kimi de güvenmemişti. Cehennem ateşi onların icabına bakacak!
56. Mesajıma güvenmeyenleri ateşte yakacağım. Sürekli acı çekmeleri için derileri yandıkça yenileyeceğim. Tanrı’nın her şeye gücü yeter ve adaletlidir.
57. Güvenen ve kendini düzeltenleri içlerinden dereler akan ve sonsuza dek kalacakları bahçelere yerleştireceğim. Onlara kusurusz bir eş vereceğim ve sonsuz bir mutluluk içinde yaşatacağım.
58. Tanrı, kendinize duyulan güveni boşa çıkarmamanızı ve yöneticilik konumuna gelirseniz kimseye ayrıcalık tanımamanızı istiyor. Tanrı’nın size yaptığı bu uyarılar sizin mutlu ve huzurlu bir toplum olmanızı sağlar.
59. Ey güvendiğini söyleyenler, Tanrı’nın elçisini dinleyin. Size hizmet edenleri de dinleyin. Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine gerçekten güveniyorsanız, takıldığınız bir konu olduğunda kendi aranızda tartışmak yerine, Tanrı’nın elçisine danışın. Böylesi sizin için daha iyi olur, işin aslını öğrenmiş olursunuz.
60. Hem senden önceki elçilere sunulan mesajlara hem de sana sunulan mesaja güvendiğini iddia edenlere baksana, egemen güçler tarafından yönetilmeye razılar. Halbuki onlara da egemen güçlere boyun eğmekten vazgeçmeleri emredilmişti. Saptırıcılar ise onların böyle büyük bir yanlışın içinde olmalarından gayet memnunlar.
61. O ikiyüzlülere Tanrı elçisinin sunduğu bu mesaja uymaları söylendiğinde hiç aldırış etmiyorlar.
62. Fakat senle karşılaştıklarında, iyilik güzellikten başka bir niyetleri olmadığına dair Tanrı'ya yemin ediyorlar. Kendi çabalarından dolayı ceza hükmünü yiyecekleri zaman ne yapacaklar!
63. Tanrı onların içini çok iyi biliyor. Sen onlara aldırış etme. Başbaşa kaldığında yürekten öğüt ver.
64. Elçi görevlendirilme nedeni Tanrı’nın hükmünü bizzat onun ağzından dinlemeleri içindir. Kendilerine yazık eden o kişiler senle karşılaştıklarında, Tanrı’dan bağışlanma dileseydiler, bu elçi de onlara sahip çıkardı, Tanrı da onlara merhametli ve şefkatli yaklaşırdı.
65. Ortaya çıkan sorunlarında, canı gönülden teslim olmuş bir şekilde hiçbir rahatsızlık hissetmeden senin aktardığın mesaja göre hareket etmedikleri sürece kesinlikle güvenmiş sayılmazlar.
66. Eğer onlara kendilerini arındırmak için her şeyilerini feda etmelerini emretseydim, pek azı hariç hiçbiri bunu yapmazdı. Halbuki kendilerine verilen öğüdü tutsalar hem kendileri için iyi olur hem de iddialarını ispatlamış olurlardı.
67-68. Ben de onları doğru yola iletir ve ileride de onları muhteşem bir şekilde mükafatlandırırdım.
69. Şimdi Tanrı’nın elçisini dinleyenler; Tanrı’nın mesajını gönderdiği o elçilerin, o mesajların canlı şahitlerinin, onun mesajına uymuş olan o doğru düzgün kişilerin yoldaşıdır. Ne harika bir yoldaşlık!
70. Bu Tanrı’nın büyük bir lütfudur. O her şeyin farkındadır.
71. Ey güvendiğini söyleyenler, güvenlik tedbirlerinizi alın ve size saldırdıklarında siz de hep birlikte kararlı bir şekilde kendinizi savunun.
72-73. Aranızda, başınıza bir olay geldiğinde, “Allah'tan, iyi ki onlarla beraber değildim” diyen, Tanrı size rahatlık sağladığında ise sanki kendisiyle aranızdaki güven hiç zedelenmemiş gibi: “Keşke ben de onların yanında olsaydım, kendime büyük bir kazanç sağlardım” diyen, ikili oynayan kişiler var.
74. Diriliş öncesi hayatı değil de diriliş sonrası hayatı tercih edenler, Tanrı'nın mesajı yüzünden kendilerine savaş açıldığında onlara karşı kendini savunsun. Tanrı’nın mesajı uğruna mücadele edenler, yense de yenilse de, onları muhteşem bir şekilde mükafatlandıracağım.
75. “Tanrım bize zorbalık yapan bu halktan bizi koruyup kurtarınız, buralardan gidebilme imkanı sağlayınız” diye dualar eden ve Tanrı’nın mesajı uğruna göç etmek için maddi imkanı olmayan erkek bayan ve çocukları neden savunmuyorsunuz!  
76. Güvenmeyenler, egemen güçler uğruna mücadele ediyor, güvenenler de Tanrı’nın mesajı uğruna mücadele ederler. Saptırıcılara uyan o kişiler size saldırdığında siz de kendinizi savunun. Saptırıcıların oyunu kolay bozulur.
77. “Siz şimdilik Tanrı onlarla alakalı bir emir verene kadar onlara aldırış etmeyin, çatışmayın. Mesajıma uyun ve kendinizi arındırın” demiş olduğum kişilere baksana. Şimdi kendilerine savaş izni verilince, onların bazıları Tanrı’dan korkacağına milletten korkuyor, “Tanrım neden bize hemen savaş izni verdiniz, keşke biraz daha bekleseydiniz” diyorlar. Bilin ki diriliş öncesi hayat çok kısadır. Tanrı’dan sakınanlara verilecek mükafat ise hiç bitmeyecektir. Hiçbiriniz kıl kadar haksızlığa uğramayacaksınız.
78. En güvenli sığınaklara bile saklansanız, ölümden kaçamazsınız. Rahatlığa kavuşunca, onun Tanrı’nın hükmü olduğunu düşünüyor ama sıkıntı yaşayınca “Bunları başımıza sen açtın” diyorlar. Onlara Tanrı’nın bütün olup bitenlerin farkında olduğunu söyle. Bunlar ne laftan anlamaz adamlar böyle!
79. Başınıza gelen her olay kendi yaptıklarınız yüzündendir. Sahip olduğunuz bütün iyilik güzellikler Tanrı’nın sayesindedir. Sen ise bu halka elçi olarak görevlendirdiğim birisin. Unutmayın ki Tanrı her şeyin farkındadır.
80. Tanrı’ya teslim olanlar, onun elçisini de dinler. Kim de umursamazsa bilsin ki seni onlara bekçi olarak görevlendirmedim. 
81. “Tamam, söylediklerini kabul ediyoruz” diyorlar fakat senin yanından ayrıldıklarında, senin aktardığın mesajla çelişen işler çeviriyorlar. Sen onlara aldırış etme, kendini Tanrı’ya bırak. Kurtarıcı olarak Tanrı yeter.
82. Neden bu mesaj üzerinde hiç düşünmüyorlar? Eğer bunu gerçekten Tanrı göndermemiş olsaydı, açık bir şekilde farkederdiniz.
83. Yalan yanlış duydukları her söylentiyi hemen yayıyorlar. Halbuki o konuda, bu elçiye ve kendilerine hizmet edenlere bildirseler sorumlular, haberin doğruluğunu araştırırlardı. Tanrı lütfedip acımasaydı, pek azınız hariç hepiniz o saptırıcıların anlattıklarını, gerçek olarak kabul ederdiniz.
84. Sen Tanrı’nın mesajı uğruna mücadele etmeye devam et. Sen sadece kendinden sorumlusun. Size karşı bir saldırı olduğunda güvenenlerin korkmaması için cesaretlendir. Tanrı güvenmeyenlerin size bir zarar vermesini engelleyecektir. Tanrı’nın cezalandıracağı kişilerin uğrayacağı zarar çok büyük olacak.
85. Yanlış bir çabanın içinde olanlar da, doğru bir çabanın içinde olanlar da karşılığını alacak. Tanrı herkesin karşılığını verecek.
86. Size iyi niyetle yaklaşanlara, siz de aynı şekilde güzel davranın. Tanrı herkesin ne olduğunu iyi biliyor.
87. Tanrı’dan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Kesinlikle gerçekleşecek olan diriliş günü sizi diriltecek. Tanrı'nın bahsettiği şeyler gerçekleşecek.
88. Tanrı onları kendi çabalarından dolayı terketmişken neden o ikiyüzlüler hakkında iki guruba ayrılıyorsunuz? Tanrı’nın terkettiklerini kurtarmaya mı çalışıyorsunuz? Onun terkettiklerini hiçkimse kurtaramaz.
89. Onlar sizi de kendilerine benzetmeye çalışıyorlar. Kendileri güvenmediği gibi sizin de güvenmemenizi istiyorlar. Tanrı’nın mesajına teslim olmadıkları sürece onlarla ittifak yapmayın. Taşkınlık yapıp size saldırırlarsa siz de kendinizi savunun. Onlarla güçbirliği ve ittifak yapmayın.
90. Ancak aranızda saldırmazlık antlaşması bulunan bir topluluğa sığınmış olanlara ve ne sizinle ne de kendi halkıyla çatışmak istemediklerinden dolayı size gelip tarafsızlık sözü verenlere dokunmayın. Tanrı isteseydi sizi onlardan korumazdı, onlar da sizinle çatışırdı. Tanrı size ilişmeyenlere, sizinle çatışmadan uzak durup barış içinde yaşamak isteyenlere dokunmanıza izin vermiyor.
91. Fakat sizin de gördüğünüz gibi bazıları, hem sizden ve hem de kendi halklarından yana güvende olmak istedikleri için, iki tarafa da söz veriyor ama kendi halkları tarafından size karşı bir işbirliğine çağırıldıklarında, balıklama dalıyorlar. Eğer onlar sizinle barış içinde yaşamaz ve çatışırsa, taşkınlık yapıp size saldırırlarsa siz de kendinizi savunun. Elbette böyle kişilere dokunmanızı yasaklamıyorum.
92. Yanlışlıkla olması dışında, güvenenler birbirini öldüremez. Yanlışlıkla öldürdüğünde ise, ölenin ailesine tazminat ödemeli ve güvenenlerden boyunduruk altında olan birini özgürleştirmelidir. Ancak aile tazminattan vazgeçerse ödemez. Yanlışlıkla öldürülen o güvenen kişinin içinde yaşadığı halk size düşmanlık eden bir halk ise, yalnızca güvenenlerden boyunduruk altında olan birini özgürleştirmesi yeterlidir. Yanlışlıkla öldürülen o güvenen kişinin içinde yaşadığı halk sizinle aranızda saldırmazlık antlaşması bulunan bir halk ise hem ölenin ailesine tazminat ödemeli hem de güvenenlerden boyunduruk altında olan birini özgürleştirmelidir. Bunlara imkanı olmayanlar, iki aylık bir rehabilitasyona girmelidir. Tanrı size anlayış gösteriyor. O her şeyi bilir ve adaletlidir.
93. Güvenen bir kişiyi kasten öldürenlere Tanrı öfkelenir ve onları dışlar. İleride de içinde sonsuza dek kalmak üzere cehenneme sokar ve onları dehşetli bir şekilde cezalandırır.
94. Ey güvendiğini söyleyenler, Tanrı'nın mesajı yüzünden sizinle savaşanlara karşı kendinizi savunurken, teslim oldukları halde ölünce mallarını alayım diye teslim olanları diriliş öncesi bu hayatın geçici menfaatleri uğruna öldürmeyin. Asıl ganimet Tanrı’nın size vadettikleridir. Eskiden siz de onlar gibiydiniz ama Tanrı sizi lütfuyla o durumdan kurtardı. O yüzden kan dökmeye hevesli olmayın. Tanrı ne için çabaladığınızın farkındadır.
95. Güvenenler arasından Tanrı’nın mesajı uğruna canla başla mücadele edenler ile geçerli bir mazereti olmadığı halde boş oturanlar elbette aynı kefeye konmayacak. Tanrı hepsini de mükafatlandıracağını vadediyor ama Tanrı, mesajı uğruna canla başla mücadele edenleri boş oturanlara üstün kılacak, onlara daha muhteşem mükafatlar verecektir.
96. Onları bağışlayıp kurtaracak, çok görkemli bir yere yerleştirecektir. Tanrı bağışlayıcı ve şefkatlidir.
97. Öyle kişiler var ki “Neden bu haldesiniz” diye sorunca, “Bize bu ülkede baskı yaptıkları için böyleyiz” diyorlar. Tanrı’nın gezegeni geniştir. Neden başka bir bölgeye göçmüyorsunuz? Onlar son nefeslerini verirken huzursuz bir şekilde giderler. Sonra da cehenneme girerler. Ne kötü bir son!
98-99. Bir çözüm yolu bulamayan ve maddi imkanı olmayan olmayan erkek bayan ve çocuklar bu hükmün dışındadır. Tanrı onları cezalandırmaz. Tanrı anlayışlıdır, bağışlayıcıdır.
100. Kim Tanrı'nın mesajı uğrunda göç ederse, yeryüzünde gidecek çok yer ve imkan bulur. Tanrı'nın ve elçisinin uğrunda göç etmek amacıyla evinden çıkan yarı yolda ölse bile, Tanrı onun mükafatını verir. Tanrı bağışlayıcı ve şefkatlidir.
101. Yeryüzünde yolculuğa çıktığınızda, güvenmeyenlerin size sorun çıkarmasından endişe ederseniz, vahiy dersini bırakmanızda sorun yoktur. Güvenmeyenler size tam bir düşmandır.
102. Sen de onların yanındayken onlara vahiy dersi yaptırmak istediğinde, onlardan bir grup silahlarını da yanlarına alıp seninle beraber dersi yapsınlar. Bunlar anlayıp itaat ettiklerinde arkanıza geçsinler. Sonra vahiy dersine katılmamış olan diğer grup gelsin, silahlarını ve güvenlik tedbirlerini alarak senle beraber vahiy dersini yapsın. Çünkü güvenmeyenler sizi silahsız ve eşyasız vaziyetteyken kıstırıp birden baskın yaparak işinizi bitirmek istiyorlar. Yağmurdan dolayı sıkıntıya düşerseniz veya hastaysanız, silahlarınızı bırakmanızda sorun yoktur. Ama yine de tedbiri elden bırakmayın. Tanrı güvenmeyen o kişileri rezil edici bir cezaya çarptıracak.
103. Vahiy dersini bitirince hiçbir durum ve şartta Tanrı'yı hatırınızdan çıkarmayın. Güvende olduğunuzda vahiy derslerini yine eskisi gibi yapmaya devam edin. Çünkü vahiy dersi güvenenler için kesin bir emirdir.
104. Onlardan gözünüz yılmasın. Siz yara aldıysanız, onlar da yara aldı ama Tanrı size vadettiği şeyleri onlara vadetmiyor. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
105. Sana Tanrı’nın ilkelerine göre insanlar arasında adaleti sağlaman amacıyla bu mesaj sunulmaktadır. Güvenmeyenlerle boşuna tartışma.
106. Daima Tanrı’dan bağışlanma dile. O çok şefkatli bağışlayıcıdır.
107. Güvenmeyenlere kafanı takma. Tanrı kendisine güvenmeyen suçluları sevmez.
108. Onlar yaptıklarını milletten gizleyebilirler ama Tanrı’dan asla gizleyemezler. Tanrı onların ne için çabaladığının farkında.
109. Onlar diriliş öncesi bu hayatta sizi kandırdılar diyelim. Peki diriliş günü Tanrı’yı nasıl kandıracaklar? Kim onları kurtaracak?
110. Bir yanlış yapan, bir suç işleyen Tanrı’dan bağışlanma dilerse, Tanrı da ona merhametli ve şefkatli yaklaşır.
111. Yanlış yapan Tanrı’ya değil, sadece kendine zarar verir. Tanrı her şeyi bilir ve adaletlidir.
112. Kendi yaptığı yanlışı, suçu başkasının masum birinin üzerine atan çok büyük bir suç işlemiş olur.
113. Tanrı sana lütfedip acımasaydı, onların bazıları seni bile kandırmaya çalışabilirdi. Onlar seni aldatamazlar ancak kendilerini kandırırlar. Tanrı sana daha önceden farkında olmadığın şeyleri bildirmiş, öğüt dolu buyruğunu sunmuştur. Bu sana Tanrı’nın büyük bir lütfudur.
114. Gizli toplantıların çoğu kötü niyetlidir. Ancak maddi yardımlaşma yapmak veya başka bir iyilik yapmak veya insanlar arasında güvenliği sağlamak için yapılan gizli toplantılar doğrudur. Bunları Tanrı'nın hoşnutluğunu kazanmak için yapanları muhteşem bir şekilde mükafatlandıracağım.
115. Bunun gerçekten Tanrı'nın mesajı olduğunu anladığı halde güvenmekten vazgeçen ve Tanrı’nın elçisine karşı ayaklananları da cehennemde yakacağım. Ne kötü bir son!
116. Tanrı, kendisinden başkalarına boyun eğenleri kesinlikle bağışlamayacak. Bunun dışındaki şeyleri ise dilediği kimse için bağışlar. Tanrı’dan başkalarına boyun eğmek en büyük yanlıştır.
117-120. Onlar Tanrı’yı bırakıp Tanrıça denilen şeylere boyun eğiyor ama gerçekte ise Tanrı’nın terkettiği o küstah saptırıcıların sözlerine uyuyorlar. Saptırıcılar, Tanrı’nın kullarından haraç alarak yaşıyor, onları kandırıyor, onları hurafelere boğuyor, Tanrı’nın uyulmasını istediği sistemi olduğundan çok farklı gösteriyorlar. Tanrı’yı bırakıp da o saptırıcılara uyanlar çok büyük zarara uğrayacaklar. Saptırıcılar insanlara çeşitli ümitler vererek hurafelere boğuyorlar ama onların verdiği ümitler bir aldanıştan ibarettir.
121. Böyle kişiler cehenneme girecek ve hiçbir şekilde kurtulamayacaklar.
122. Ama bana güvenen ve kendini düzeltenleri içlerinden dereler akan ve sonsuza dek kalacakları bahçelere yerleştireceğim. Bu, Tanrı'nın bir sözüdür ve kesinlikle gerçekleşecektir. Tanrı'nın bahsettiği şeyler gerçekleşecektir.
123. Ne sizin ne de önceki mesajlara muhatap olmuş toplulukların hurafeleri doğru değildir. Yanlış bir çabanın içinde olanlar karşılığını alacak ve hiçkimse onları Tanrı’dan koruyup kurtaramayacak.
124. Erkek veya kadın, her kim güvenir ve kendini düzeltirse, onlar da kıl kadar haksızlığa uğramadan bahçelere girecekler.
125. Bütün benliğiyle Tanrı’ya yönelen Tanrı’nın elçi olarak görevlendirdiği İbrahim gibi bütün benliğiyle Tanrı'ya teslim olan ve kendini düzeltenler doğru yoldadır.
126. Bütün evren Tanrı’nındır ve o her şeyin farkındadır.
127. Bayanlara mirastan pay verilmemesi için seninle hâla tartışmaya devam edenlere şunu söyle: “Evlendiğiniz ve mallarına el koyduğunuz dul kalmış bayanlar ve onların yetim kalmış evlatları hakkında uymanız gereken ilkeleri Tanrı size bildirdi. Onlara adil davranın. Tanrı yaptığınız tüm iyiliklerin farkındadır.
128. Eğer kocanızla şiddetli geçimsizlik yaşamaya ve boşanmaya doğru gidiyorsanız, önce oturup düzgün bir şekilde konuşarak aranızı düzeltmeye çalışmanız daha iyidir. Karşılıklı konuşup anlaşmak her zaman en iyi yoldur. İnsanın benliğinde bencillik vardır ama Tanrı’dan sakınır ve kendinizi düzeltirseniz elbette o çabalarınızın farkındadır.
129. İsteseniz de çok eşlilikte bütün hanımlarınızı aynı oranda sevemezsiniz ama bütün ilginizi sadece birine yöneltip diğerini ihmal etmeyin. Tanrı’dan sakınır ve kendinizi düzeltirseniz o çok bağışlayıcı ve şefkatlidir.
130. Her şeye rağmen boşanacak olursanız da Tanrı sizi birbirinize muhtaç eylemez. O son derece adildir.
131. Bütün evren Tanrı’nındır. Bundan önce mesaj gönderilmiş topluluklara da size emredilen şey Tanrı’dan sakınmanızdır. Eğer ona güvenmiyorsanız da bilin ki Tanrı bütün evrenin sahibidir. Hiçkimseye ihtiyacı yoktur, bütün övgülere layıktır.
132. Bütün evren Tanrı’nındır. Kurtarıcı olarak Tanrı yeter.
133. Ey halk, Tanrı istese sizi ortadan kaldırıp yerinize başka bir topluluk meydana getirebilir. Bu ona göre hiç de zor değildir.
134. Kim diriliş öncesi hayatı kazanmaya çalışırsa, bilsin ki diriliş öncesi hayatın da diriliş sonrası hayatın da hakimi Tanrı’dır. O her şeyi işitir ve görür.
135. Ey güvendiğini söyleyenler, Tanrı’nın bildirdiği ilkelere uyun ve ucu çevrenizdeki kişilere, ana-babanıza hatta kendinize dokunsa bile adaletten şaşmayın. Zengin fakir ayrımı yapmadan Tanrı’nın bildirdiği ilkeleri uygulayın. İntikam duygusuyla hüküm verip haksızlık yapmayın. Eğer Tanrı’nın bildirdiği ilkeleri hor görüp kendi bildiğinizi okumaya devam ederseniz, unutmayın ki Tanrı yaptığınız her şeyin farkındadır.
136. Ey güvendiğini söyleyenler, Tanrı’nın elçisine, ona sunduğu mesaja ve daha önceden sunmuş olduğu mesajlara güvenmekten caymayın. Tanrı’ya ve onun güçlerine, mesajlarına elçilerine ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyenler çok büyük bir yanlışın içindeler.
137. Muhammed’in gerçekten Tanrı’nın net mesajını aktaran bir elçi olduğunu anladıkları halde güvenmekten vazgeçen ve güvenmemiş bir şekilde ömrünü tüketenleri Tanrı kesinlikle bağışlamayacak, asla kurtarmayacak.
138-139. Güvenenlere karşı güvenmeyen o kişilerle ittifak yapan ikiyüzlülerin acı bir cezaya çarptırılacağını haber ver. Onlar üstünlüğün güvenmeyenlerde olduğunu düşünüyorlar ama üstünlük tamamen Tanrı’nın elindedir.
140. Tanrı size, bulunduğunuz ortamda Tanrı’nın mesajına güvenilmeyip hafife alındığını duyduğunuzda onlar konuyu değiştirinceye kadar yanlarından uzaklaşmanızı bildirmişti. Yoksa siz de onlar gibi gözükebilirsiniz. Tanrı o ikiyüzlülerin ve güvenmeyenlerin hepsini cehenneme toplayacak.
141. Onlar sizin ne yaptığınıza bakıyor. Tanrı size bir kapı açtığında, “Biz de sizinle beraberiz” diyorlar. Fakat güvenmeyenler bir kazanım elde edince de: “Sizi güvenenlere karşı biz kollayıp kurtardık” diyorlar. Diriliş günü Tanrı onların hepsi yargılayacak ve güvenenleri güvenmeyenlerden üstün kılacaktır.
142. Akılları sıra Tanrı’yı aldatmaya çalışıyorlar ama sadece kendilerini aldatıyorlar. Vahiy dersine sırf milleti inandırmak için istemeye istemeye gidiyorlar. Gerçekte Tanrı’yı hiç umursamıyorlar.
143. İkili oynuyorlar, oradan oraya savruluyorlar. Tanrı’nın terkettiklerini hiçkimse kurtaramaz.
144. Ey güvendiğini söyleyenler birbirinize karşı, güvenmeyen o kişilerle ittifak yapmayın. Yoksa siz de mi Tanrı tarafından dehşetli bir cezaya çarptırılmak istiyorsunuz?
145. İkiyüzlüler ateşi boylayacak ve hiçkimse onları kurtaramayacak.
146. Fakat yaptıklarından vazgeçip kendini düzelten ve artık hükümlerini katkısız bir şekilde Tanrı’dan alarak ona sımsıkı sarılanlar da güvenen bir kişi hükmündedir. Tanrı güvenenlere muhteşem bir mükafat verecektir.
147. Eğer Tanrı’ya karşılık verir yani ona güvenirseniz sizi cezaya çarptırmaz. Tanrı her şeyi bilir, karşılığını verir.
148. Tanrı, kişinin uğradığı bir haksızlığı haber vermesi için yaptığı dışında, insanların hatalarının dillendirilmesini sevmez. Zaten o her şeyin farkındadır, her şeyi bilmektedir.
149. O yüzden kötülükten vazgeçip iyi insanlar olmaya başlarsanız, bunu herkese ilan etmenize gerek yok. Sizi bağışlayıp değerlendirecek olan Tanrı’dır.
150-151. Tanrı’nın elçilerine güvenmeyen, Tanrı’nın elçileri arasında ayrım yapanlar, mesajının işine gelen kısmına güvenip de işine gelmeyen kısmına güvenmeyenler veya buna benzer şeyler yapanlar Tanrı’ya güvenmiyor demektir. Tanrı kendisine güvenmeyen bu kişileri ağır bir şekilde cezalandıracak.
152. Tanrı’nın elçilerine güvenen, Tanrı’nın elçilerinin hiçbiri arasında ayrım yapmayanlara da Tanrı mükafatlarını tam olarak verecek. O bağışlayıcı ve şefkatlidir.
153. Önceki mesajlara muhatap olmuş topluluklar sana sunulan bu mesajın yukarıdan kitap halinde gönderilmesi gerektiğini zannediyorlar. Musa’ya gönderilen mesaj yazılı kitap halinde verildiği halde, ondan da başka şeyler istemişlerdi. Tanrı'yı gözleriyle görmek istediklerini söylemişlerdi. Daha sonra işledikleri suçlar yüzünden felaketlere uğramışlardı. Onlara da net bir mesaj aktarılmasına rağmen kutsal sığır inancından vazgeçemediler. Yine de onları cezalandırmadım. Halbuki Musa’ya apaçık mucizeler de vermiştim.
154. Onları o dağın eteğine yerleştirip onlara da bana itaat etmelerini emretmiştim. Onlara da toplantı günü kuralına karşı gelmemelerini söylemiştim. Onlara da ilkeler emretmiştim.
155. Fakat onlar kendilerine emredilen ilkelere uymadılar, Tanrı’nın mesajına güvenmediler ve kendilerini uyaranları haksız yere öldürdüler. Böylece sabit fikirli olduklarını gösterdiler. Güvenmedikleri için Tanrı da onların bilinçlerini açmadı. Onların da pek azı hariç hiçbiri güvenmemişti.  
156. Güvenmedikleri gibi Meryem’de çok kötü bir iftirada bulundular.
157. Tanrı’nın elçisi Meryemoğlu İsa Mesih’i biz öldürdük diye böbürlendiler. Halbuki asarak idam ettikleri o değil, İsa zannettikleri başka biriydi. Bu konuda tartışıp duranlar kendi söylediklerinden bile emin değiller. Çünkü bu konuda hiçbir kanıtları yok. Sırf kendi inançlarına göre hareket ediyorlar. Onların öldürdükleri kesinlikle İsa değildi.
158. Onun hayatını Tanrı kendi istediği bir zamanda sonlandırdı. Tanrı'nın her şeye gücü yeter ve adaletlidir.
159. Daha sonra İsa diriliş günü önceki mesajlara muhatap olmuş toplulukların arasından Tanrı’ya güvenmemiş bir şekilde ömrünü tüketenler hakkında tanıklık yapacak.
160. Yahudiler de gerçekte yasaklanmamış olan yiyecekleri kendi kendilerine yasaklamışlardı, ben de sınırı aştıkları, Tanrı'nın mesajına devamlı sırt çevirdikleri için onları bu halde bıraktım. 
161. İnsanlara faizli borç vermeyi yasakladığım halde bunu yaparak insanları sömürüyorlar. Tanrı önceki mesajlara muhatap olmuş toplulukların arasından kendisine güvenmeyen bu kişileri acı bir şekilde cezalandıracak.
162. Onların arasından Tanrı’ya güvenenler ise hem senden önceki elçilere sunulan mesajlara hem de sana sunulan mesaja güveniyorlar. Tanrı’ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güveniyorlar, onun mesajına uyup kendilerini arındırıyorlar. Tanrı böyle kişileri de muhteşem bir şekilde mükafatlandıracak.
163. Sana mesajımı gönderdiğim gibi Nuh’a ve ondan sonra görevlendirilmiş olan diğer elçilere, İbrahim'e İsmail'e İshak'a Yakup'a ve onların neslinden görevlendirilmiş diğer elçilere, İsa’ya Eyüp’e Yunus’a Harun’a Süleyman’a da göndermiştim. Örneğin Davut’a Zebur’u gönderdim. 
164. O elçilerin kimini sana anlattım, kimini de anlatmadım. Musa’yla konuşan da Tanrı’ydı.
165. İnsanların Tanrı’ya karşı hiçbir bahanesi kalmasın diye Tanrı insanları uyarmak ve müjdelemek için elçiler görevlendirmiştir. Tanrı'nın her şeye gücü yeter ve adaletlidir.
166. Tanrı, kendisinden başka hiçkimseye boyun eğilmemesi gerektiğini bildirmiş, elçiler de bunu eksiksiz bir şekilde aktarmıştır. Tanrı her şeyin farkındadır.
167. Tanrı'nın mesajına güvenmeyip sırt çevirenler çok büyük bir yanlışın içindedirler.
168. Tanrı güvenmeyen o suçluları kesinlikle bağışlamayacak, asla kurtarmayacak.
169. Onları içinde sonsuza dek kalmak üzere cehenneme atacak. Bu Tanrı’ya göre hiç de zor değildir.
170. Ey halk, bu elçi size Tanrı’nın mesajını aktarmaktadır. Ona güvenmeniz kendi yararınızadır. Güvenmezseniz de bilin ki Tanrı bütün evrenin sahibidir. O her şeyi bilir ve adaletlidir.
171. Önceki mesajlara muhatap olmuş topluluklar, Tanrı hakkında yalan uydurmayın. Meryemoğlu İsa Mesih sadece Tanrı’nın bir elçisidir. Onu Meryem için kararlaştırdığı bir hükümle, bir emirle oluşturmuştur. Tanrı’nın bu elçisine de güvenin. Kendi iyiliğiniz için teslis inancını terkedin. Tanrı tektir. Tanrı'nın kesinlikle çocuğu yoktur. Evrendeki her şey onundur. Kurtarıcı olarak Tanrı yeter.
172. Mesih de canı gönülden Tanrı’ya itaat etmiştir, sizi kendisine hayran bırakan o doğa güçleri de. Kim ona itaat etmeye sırt çevirirse bilsin ki Tanrı sonunda herkesi kendi huzuruna çıkaracak.
173. Güvenen ve kendini düzeltenlerin mükafatlarını tam olarak verecek ve fazlasıyla ikramda bulunacak. Ona itaat etmeye sırt çevirenleri de acı bir şekilde cezalandıracak ve hiçkimse onları Tanrı’dan koruyup kurtaramayacak.
174. Ey halk, işte size Tanrı’dan net bir mesaj geldi. O sizi net bir şekilde aydınlatmak için mesajını sunmaktadır.
175. Tanrı’ya güvenip ona sımsıkı sarılanları doğru yola iletir ve ileride de onlara merhamet ederek lütfuyla hasbahçeye yerleştirir.
176. Çocuğu anası veya babası olmayan kişinin mirasından kız kardeşlere pay verilmemesi için seninle hâla tartışmaya devam edenlere şunu söyle: “Çocuğu anası veya babası olmayan kişinin mirası hakkında uymanız gereken ilkeleri Tanrı size bildirdi. Eğer çocuğu anası veya babası olmayan fakat kız kardeşi olan bir erkek ölürse, mirasının en az yarısı kız kardeşine verilmelidir. Eğer çocuğu anası veya babası olmayan fakat erkek kardeşi olan bir kadın ölürse mirasının tamamı o erkek kardeşe verilmelidir. Eğer çocuğu anası veya babası olmayan fakat iki kızkardeşi olan bir erkek ölürse mirasının en az üçte ikisi onlara verilmelidir. Eğer çocuğu anası veya babası olmayan kişinin hem erkek hem de kız kardeşleri varsa bu durumda kadına bir, erkeğe iki pay verilmelidir. Haksızlık yapmamanız için Tanrı size ayrıntılı bir şekilde açıklıyor. O her şeyin farkındadır.