.

.
.

18 Eylül 2017

Maide Suresi


1. Ey güvendiğini söyleyenler, size bildirdiğim ilkelere uyun. Bazı bahsettiğim durumlar haricinde ve av yasaklarını çiğnememeniz şartıyla bütün hayvanları yemeniz serbesttir. Tanrı dilediği hükmü vermiştir.
2. Ey güvendiğini söyleyenler, saldırmazlık dönemi, bağışlar, kamu malları, Tanrı’nın uyulmasını emrettiği sistemden habersiz olan kişiler, Tanrı'nın hoşnutluğunu kazanmak için onun mesajını öğrenmeye çalışanlar söz konusu olduğunda Tanrı’nın mesajına aykırı davranmayın. Av yasağı döneminde avlanmayın. Bir zamanlar sizi memleketinizden kovdular diye kızgınlığınızdan dolayı bir halka karşı savaş açmayın. Tanrı’ya güvenip ondan sakınmak konusunda birlik olun, nefret ve zorbalık konusunda değil. Daima Tanrı’dan sakının, bilin ki Tanrı'nın cezası çok serttir.
3. Tanrı’dan başkalarını yüceltmek için sunulan leş, kan ve domuz etini yemeniz yasaktır. Yani putperest ritüellerde boğularak, sopalarla dövülerek, işkence edilerek, bıçakla delinerek öldürülüp putların önüne koyulan ve yırtıcı hayvanlara terkedilen hayvanlar için kura çekmeniz ve onları yemeniz yasaktır. Bunlar putperestliktir. Ancak normal bir şekilde kesilen hayvanları yiyebilirsiniz. Ama et almaya imkanınız yoksa, onların eylemlerine katılmamak ve inançlarını kabul etmemek şartıyla onlardan da yiyebilirsiniz. Tanrı çok şefkatli ve bağışlayıcıdır. Güvenmeyenler sizi bu ilkelerden baskıyla vazgeçiremeyeceklerini artık anladılar. Onlardan korkmayın. Sadece benden sakının. Artık size mesajımı göndererek ilkelerimi bildirmeyi tamamlayacağım. Sizden hoşnut olmam için bana teslim olmuş bir şekilde yaşayın.
4. Neleri yemenin serbest olduğunu soranlara: “Sağlıklı olan her şeyi yemeniz serbesttir. Yetiştirdiğiniz av hayvanlarının, Tanrı’nın mesajında serbest olduğunu bildirdiği şeylerden sizin için yakaladıklarını da yiyebilirsiniz” de. Daima Tanrı’dan sakının. Tanrı'nın yargılaması hızlıdır.
5. Sağlıklı olan her şeyi yemeniz serbesttir. Daha önceden mesaj gönderilmiş topluluklarla hoşça vakit geçirmenizin bir sakıncası yoktur. Bu mesaja güvendiğini söyleyen bayanlarla da bundan önce mesaj gönderilmiş toplulukların arasından Tanrı’dan başkasına boyun eğmeyen bayanlarla da evlenebilirsiniz. Evin geçimini uygun bir şekilde yerine getirin. Sırf cinsel arzularınızı tatmin etmek için sevgili hayatı yaşamayın. Normal bir evlilik hayatı yaşayın. Kim güvenmeyi bırakıp da artık güvenmemeye başlarsa bütün çabası boşa gidecek ve diriliş sonrası hayatta mahvolacak.
6. Ey güvendiğini söyleyenler, vahiy dersine gitmeden önce ellerinizi ve kirli görünen yerlerinizi güzelce yıkayın, başınızı ve ayaklarınızı temizleyin. Cinsel ilişkiye girmişseniz yıkanın. Yıkanınca daha da kötüleşecek bir rahatsızlığınız varsa veya çölde seyahat halinde olup da yıkanma imkanınız olmaması durumunda tuvalete gitmiş veya cinsel ilişkiye girmişseniz, ellerinizi ve kirli görünen yerlerinizi temiz toprakla temizleyin. Tanrı size kolaylık sağlıyor ve sizi arındırmak istiyor. Artık size mesajını göndermeyi tamamlayacak. Ona bütün bunların karşılığını vermelisiniz.
7. Tanrı’nın size gönderdiği bu güzel mesajdan öğüt alın, dinleyip itaat ediyoruz dediğiniz halde onun size bildirdiği ilkelere aykırı davranmayın. Daima Tanrı’dan sakının. Tanrı herkesin içini bilir.
8. Ey güvendiğini söyleyenler, Tanrı’nın bildirdiği ilkelere uyun ve adaletten şaşmayın. Birilerine kızgın bile olsanız haksızlık yapmayın. Adaletten şaşmayın. Erdemli olan davranış budur. Daima Tanrı’dan sakının. Tanrı yaptığınız her şeyin farkındadır.
9. Tanrı güvenen ve kendini düzeltenleri bağışlayıp muhteşem bir şekilde mükafatlandıracağına söz vermiştir.
10. Bana ve mesajıma güvenmeyenler de ateşe girecekler.
11. Ey güvendiğini söyleyenler, Tanrı’nın size gönderdiği bu güzel mesajdan öğüt alın. Birileri sizinle savaşarak hepinizi öldürmek istediğinde Tanrı’nın sizi onlardan kurtardığını unutmayın. Daima Tanrı’dan sakının. Tanrı'ya güvenenler kendini ona bıraksın.
12. Tanrı on iki topluluğa ayırdığı Yakupoğulları’na da mesajıma uyar, kendizi arındırırsanız, elçilerime güvenir ve onları savunursanız, Tanrı uğruna gönüllü harcamalar yaparsanız yanlışlarınızı bağışlayıp içlerinden dereler akan bahçelere yerleştireceğim diye bildirmişti. Buna rağmen güvenmezseniz, çok büyük bir yanlış yapmış olursunuz diye bildirmişti.
13. Fakat onlar kendilerine emredilen ilkelere uymadılar, bilinçleri duyarsızlaştı. Kelimelerin anlamını çarpıttılar. Kendilerine yapılan uyarıları önemsemediler. Tanrı da onları o şekilde terketti. Şimdi de gördüğünüz gibi pek azı hariç hiçbirisi güvenmiyor. Fakat siz onlara aldırış etmeyin, onlarla çatışmayın. Tanrı kendini düzeltenleri sever.
14. Şimdi hristiyan olduğunu iddia edenlere de bir zamanlar mesaj göndermiştim. Fakat onlar da kendilerine emredilen ilkelere uymadılar. Anlaşmazlığa düşüp gruplaştılar. Tanrı da onları o şekilde terketti. Diriliş günü Tanrı onları yargılayacak ve çabalarının karşılığını verecek. 
15. Önceki mesajlara muhatap olmuş topluluklar, işte şimdi de içindeki birçok şeyi örtbas ettiğiniz mesajımı net bir şekilde ortaya koyan ve onun adına uydurulmuş birçok şeyden sizi özgürleştiren bu elçiyi görevlendirdim. Tanrı size aydınlatıcı net bir mesaj sunmaktadır.
16. Tanrı’yı hoşnut etmeye çalışanları Tanrı, koyu karanlıktan kurtarıp aydınlatır kurtuluş yoluna, doğru yola iletir.
17. Meryemoğlu Mesih’in Tanrı olduğunu iddia edenler aslında Tanrı’ya güvenmiyorlar. Tanrı Meryemoğlu Mesih’i ve anasını ve gelmiş geçmiş bütün insanlığı hiç var etmeseydi, kim karışabilirdi? Tanrı evrenin ve içindeki her şeyin hakimidir. Dilediğini oluşturur. Onun her şeye gücü yeter.
18. Yahudi ve hristiyanlar, Tanrı’nın sevgili çocukları olduklarını iddia ediyorlar. Onlara: “Öyleyse neden sizi suçlu olduğunuz için cezalandıracağını söylüyor? Siz de onun oluşturduğu diğer insanlar gibi sıradan bir insansınız. O dilediğini kurtarıp dilediğini cezalandıracak. Tanrı evrenin ve içindeki her şeyin hakimidir. Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız” de.
19. Önceki mesajlara muhatap olmuş topluluklar, “Bizi müjdeleyecek ve uyaracak hiç kimse görevlendirilmedi” dememeniz için herhangi bir elçinin gelmediği çağların ardından işte şimdi de bu elçiyi görevlendirdim. O sizi müjdelemek ve uyarmak için görevlendirilmiştir. Tanrı’nın her şeye gücü yeter.
20-21. Musa da halkına: “Ey halkım, aranızdan birçok elçiler görevlendiren, size birçok imkanlar ve muhteşem lütuflar sağlayan Tanrı’nın size gönderdiği bu güzel mesajdan öğüt alın. Ey halkım, Tanrı’nın size bahsettiği şu güzel şehre girin ve sakın ona güvenmekten vazgeçmeyin, yoksa mahvolursunuz” demişti.
22. Onlar da: “Orada zorba bir halk var Musa. Onlar orada olduğu sürece bir oraya gidemeyiz” dediler.
23. Tanrı’nın kendilerine sunduğu mesajı gerçekten umursayan iki kişi de: “Onların içine karışalım. Onlar bizimle baş edemezler. Eğer gerçekten Tanrı’ya güveniyorsanız kendinizi ona bırakın” dedi.
24. Musa’nın halkı ise: “O halk orada olduğu sürece biz oraya kesinlikle gidemeyiz. Sen git Tanrı’yla birlikte onlarla mücade et, biz burada sonucu bekleyelim” dediler.
25. Bunun üzerine Musa da: “Tanrım görüyorsun, kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık bizimle bu suçlular arasında hükmünüzü veriniz” diye dua etti.
26. Tanrı ise: “Artık onlar oraya kırk sene gidemezler. Başıboş bir şekilde yaşayıp giderler. O suçlular moralini bozma” dedi.
27-29. Tanrı’ya karşı iki farklı yaklaşım sergileyen insanoğlunun durumunu anlat onlara. Birisi kurtulacak diğeri kurtulamayacak. Çünkü o kana susamış, diğerini öldürmeye çalışıyor. Diğeri ise onun gibi değil, evrenin sahibi olan Tanrı’dan korkuyor, onu öldürmeye çalışmıyor. İşte Tanrı kendisinden sakınan bu tip kişileri kurtarır. “Suçlarla dolu hayatına bir de beni öldürmenin suçunu ekliyorsun. Böyle gidersen ateşe girersin. Bu suçun cezası budur” diyor.
30.Öteki ise onu öldürmeye kafayı koyuyor ve sonunda onu öldürüyor ve böylece kendine yazık etmiş oluyor.
31. Sonra Tanrı onun karşısına, eski suçlu yaşantısından vazgeçip kendini düzelten birini çıkarıyor ki henüz yaşarken o işlediği cinayet kötülüğünden nasıl kurtulacağını görsün. Yaptıklarına pişman olunca da: “Yazıklar olsun bana, yaşadığı rezil hayatından tövbe edip kendini düzelten şu kişi kadar da mı olamıyorum ki o işlediğim kötülükten kurtulayım” diyor.
32. İşte böyle… Yakupoğullarına gönderdiğim mesajda: “Ülkede işlenen cinayetlere karşılık idam cezası haricinde, kim birini öldürürse herkesi öldürmüş gibidir. Bir kişinin hayatını kurtaran da herkesin hayatını kurtarmış gibidir” diye bildirmiştim. Onlar için görevlendirdiğim elçiler de onlara net bir mesaj aktarmıştı fakat buna rağmen ülkelerinde o suçu işlemeye devam ettiler.
33. Tanrı’nın elçisine karşı savaş açan ve insanların canına kastedenler suçlu oldukları için eninde sonunda ya çatışmada öldürülür, ya idam edilir, ya elleri ve ayakları kesilir veya hapsedilir. Böyle kişiler diriliş öncesi hayatta rezil olur, diriliş sonrası hayatta da dehşetli bir cezaya çarptırılırlar.
34. Fakat siz onları ele geçirmeden önce bu işleri bırakmış olanları artık cezalandırmayın. Tanrı’nın şefkatli ve bağışlayıcı olduğunu unutmayın.
35. Ey güvendiğini söyleyenler, kurtuluşa ermek için daima Tanrı’dan sakının, hep ona yakın olmaya çalışın ve onun mesajı uğruna mücadeleye devam edin.
36. Güvenmeyenler ise diriliş günü cezadan kurtulmak için dünyadaki her şeyi ve hatta kat kat fazlasını verseler de kurtulamayacaklar, dehşetli bir cezaya çarptırılacaklar. 
37. Ateşten çıkmak isteseler de çıkamayacaklar, sonsuz bir cezaya mahkum olacaklar.
38. Tanrı o yağmacı eşkiyaları yaptıklarına pişman etmenize, bir daha gasp yapamayacak hale getirmenize müsaade etmektedir. Tanrı’nın her şeye gücü yeter ve adaletlidir.
39. Fakat bu işleri bırakıp kendini düzeltenleri Tanrı bağışlar. Tanrı çok şefkatli ve bağışlayıcıdır.
40. Tanrı'nın bütün evrena hakim olduğunu, dilediğini kurtarıp dilediğini de cezalandıracağını ve her şeye gücünün yettiğini bilmiyor musunuz?
41. Ey elçi, güvendiğini söyleyen bu kişilerin arasından güvenmeyenlere ve senin adına yalanlar uydurmak için, senin yanına gelemeyen bazı kişilere bilgi aktarmak için seni dinlemeye gelen, kelimelerin anlamını çarpıtan, “Bizim size anlattığımız anlayışa uygun konuşuyorsa kabul edin, bizim anlayışımıza aykırı konuşursa reddedin” diye milleti senden uzaklaştırmaya çalışan o yahudilere kafanı takma. Tanrı’nın arındırmayıp terkettiklerini hiçkimse kurtaramayacak. Onlar diriliş öncesi hayatta rezil olduğu gibi, diriliş sonrası hayatta da dehşetli bir cezaya çarptırılacaklar.
42. Onlar din üzerinden sağladıkları kazançları elden gitmesin diye senin adına yalanlar uyduruyorlar. Yanına geldiklerinde onlarla muhatap olup olmamak artık sana kalmış. Onlarla muhatap olmasan da bir sakıncası yok. Fakat onlarla muhatap olursan haksızlık yapma. Tanrı adil davranışları sever.
43. Tanrı’nın bir diğer mesajı olan Tevrat’ı iyi bildikleri halde senin aktardığın mesaja neden sırt çeviriyorlar? Onlar gerçekte Tanrı’nın mesajına güvenmiyorlar.
44. Daha önceden de insanlığı aydınlatıp doğru yolu göstermek için Tevrat’ı göndermiştim. Tanrı’ya teslim olan, halkı Tanrı’nın mesajıyla uyaran bilge ve aydın kişiler de Tanrı’nın mesajının canlı şahitleri ve bağlıları olarak yahudilere karşı Tevrat’a göre hareket ederlerdi. O yüzden siz de kimseden korkmayın. Sadece benden sakının. Basit menfaatleri benim mesajıma tercih etmeyin. Tanrı’nın mesajına göre hareket etmeyenler ona güvenmeyenlerdir.
45. Onlara da katil kim olursa olsun bütün cinayetler hakkında idam cezasını uygulamalarını, göz burun kulak diş veya herhangi bir yaralama olayında tazminat uygulamalarını bildirmiştim. Ancak aile idamdan vazgeçerse, cinayet işleyen de tazminat ödemelidir. Tanrı’nın mesajına göre hareket etmeyenler suçludur.
46. Onun ardından Tevrat’ı güncellemesi için Meryemoğlu İsa’yı da elçi olarak görevlendirdim. İnsanlığı aydınlatıp doğru yolu göstermek için ona da Tevrat’ı güncelleyen, sakınanlara doğru yolu gösteren bir öğüt olan İncil’i gönderdim.
47. Daha önceden İncil’i göndermiş olduğum topluluklar Tanrı’nın mesajına göre hareket etsinler. Tanrı’nın mesajına göre hareket etmeyenler suçludur.
48. İşte sana da önceki mesajları güncelleyen, önceki mesajların mihenk taşı olan bu mesajı sunuyorum. Halka karşı bu mesaja göre hareket et. Sana sunulan bu mesaja rağmen onların keyfine uyma. Hepinizin uyması için tek yasa bildirdim. Tanrı istese, sizi zorla doğru yolda birleşmiş bir topluluk haline getirebilirdi fakat o size verdikleriyle sizi sınıyor. Hep iyi insanlar olmaya çalışın. Sonunda hepiniz Tanrı’nın huzuruna çıkarılacaksınız ve ayrılığa düştüğünüz konularda sizi yargılayacak.
49. Sen de halka karşı bu mesaja göre hareket et. Onların keyfine uyma. Dikkat et, seni Tanrı’nın sunduğu mesajın dışına çıkarmasınlar. Eğer umursamıyorlarsa, bil ki Tanrı onları suçlu oldukları için cezalandırır. Bu halkın çoğu da suçlu.
50. Tanrı’nın ilkelerini umursamıyorlar mı? Güvenenler için en güzel ilkeler Tanrı’nın bildirdikleridir.
51. Ey güvendiğini söyleyenler, yahudi ve hristiyanlara uymayın. Onlar sadece kendi menfaatlerini düşünürler. Onlara uyarsanız onlar gibi olursunuz. Unutmayın ki Tanrı öyle suçluları asla beraat ettirmeyecek. 
52. Gördüğün gibi bilinci sakat olan o ikiyüzlüler: “Gün gelip devran dönünce bize dokunmasınlar” diyerek onlarla ittifak yapıyorlar fakat Tanrı size zafer nasip eder ve onlar da içlerinden geçen bu düşünceler sebebiyle pişman olurlar.
53. Güvenenler de: “Bakın, bizim yanımızda olduklarına dair Tanrı’nın adıyla sıkı sıkıya yemin ediyorlardı ama işte bütün çabaları boşa çıktı, kendilerine yazık ettiler” derler.
54. Ey güvendiğini söyleyenler, aranızdan her kim bu hayat tarzından cayarsa bilsin ki Tanrı onların yerini öyle insanlarla doldurur ki onlar Tanrı’yı gerçekten severler, Tanrı da onları sever, güvenmeyenleri değil birbirlerini koruyup kollarlar, elalem ne der diye düşünmezler. Tanrı’nın mesajı uğruna mücadele ederler. Bu, Tanrı'nın dilediği kuluna nasip ettiği bir lütfudur. O her şeyin farkındadır.
55. Tanrı’nın elçisi ve Tanrı’ya güvenen, ona teslim olan, onun mesajına uyup kendini arındıranlar yoldaştır.
56. Tanrı’nın elçisini ve Tanrı’ya güvenenleri yoldaş edinenler unutmasın ki kazanacak olanlar Tanrı’nın tarafında olanlardır.
57. Ey güvendiğini söyleyenler, size sunulan bu mesaja aldırış etmeyip önemsemeyen bundan önce mesaj gönderilmiş o topluluklarla ve güvenmeyen o kişilerle ittifak yapmayın. Eğer Tanrı’ya güveniyorsanız, ondan başka hiçkimseden korkmayın.
58. Siz onları bu mesaja uymaya çağırıyorsunuz ama onlar hiç oralı olmuyor, önemsemiyorlar. Onlar kuru bir kalabalıktır.
59. Önceki mesajlara muhatap olmuş topluluklara: “Siz sırf, Tanrı’ya güvendiğimiz hem bize sunduğu mesaja hem de önceki mesajlarına güvendiğimiz için bize düşmanlık ediyorsunuz. Çünkü çoğunuz böyle yapmıyorsunuz” de.
60. Onlara şunu söyle: “Sizi daha çok kızdıracak bir şey söyleyeyim mi? Karakteri ve davranışları bozuk olanlara Tanrı'nın verdiği karşılık egemen güçlere boyun eğdikleri, haramzade domuzlar ve taklitçi maymunlar oldukları için Tanrı’nın öfkelenip dışlamasıdır.
61. Onlar sizinle karşılaştıklarında “Tabi ki biz de güveniyoruz” diyorlar. Halbuki hiçbir zaman güvenmediler. Tanrı onların içini bilmektedir.
62. Gördüğün gibi onların çoğu sağladıkları kazançları elden gitmesin diye hâla nefret ve zorbalık körüklemeye devam ediyorlar. Yaptıkları ne berbat bir şey!
63. Sağladıkları kazançları elden gitmesin diye işledikleri yanlışlara karşı bilge ve aydın kişilerin onları uyarması gerekirdi. Yaptıkları ne kötü bir şey!
64. Yahudiler, kötülüğü Tanrı’nın yarattığını iddia ediyorlar. Halbuki kötülüğü yapanlar insanların kendileridir. Onlar bu inançları yüzünden Tanrı tarafından dışlanmışlardır. Bakın, kötülüğü Tanrı yaratmaz. Tanrı son derece cömerttir, dilediği gibi lütuflarda bulunur. Tanrı’nın sana sunduğu bu mesajın onların çoğuna faydası olmuyor, güvenmemeye ve hadlerini aşmaya devam ediyorlar. Onlar anlaşmazlığa düşüp gruplaştılar. Ben de onları o şekilde terkettim. Onlar geçmişte pek çok zaman ortalığı karıştırıp savaş çıkarmaya çalıştılar ama Tanrı onlara geçit vermedi. Tanrı karışıklık çıkaranları sevmez.
65. Önceki mesajlara muhatap olmuş topluluklar, bu mesajıma güvenip benden sakınırlarsa yanlışlarını bağışlar ve mutluluk bahçelerine yerleştiririm.
66. Onlar Tanrı’nın Tevrat’ta ve İncil’de bildirmiş olduğu ve şimdi de bu mesajla bildirdiği ilkelere uyarlarsa, iki cihanda da mutlu olurlar. Elbette onların arasından doğru yolda gidenler de var fakat çoğu yanlış yolda.
67. Ey elçi, sen Tanrı’nın mesajını aktarmaya devam et. Eğer bunu yapmazsan onun sana verdiği görevi yerine getirmemiş olursun. Korkma, Tanrı seni insanlardan korur. Tanrı kendisine güvenmeyenleri kesinlikle beraat ettirmeyecek.
68. Önceki mesajlara muhatap olmuş topluluklara: “Tanrı’nın Tevrat’ta ve İncil’de bildirmiş olduğu ve şimdi de bu mesajla bildirdiği ilkelere uymadığınız sürece tamamen yanlış yoldasınız” de. Tanrı’nın sana sunduğu bu mesajın onların çoğuna faydası olmuyor, güvenmemeye ve hadlerini aşmaya devam ediyorlar. Fakat sen güvenmeyenler için moralini bozma.
69. Sana indirdiğim mesaja güvendiğini söyleyenler, yahudiler, sâbîler ve hristiyanların arasından her kim Tanrı'ya ve diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenir ve kendini düzeltirse onlar korkmayacak ve üzülmeyecekler.
70. Yakupoğulları için de elçiler görevlendirip uymaları gereken ilkeleri bildirmiştim. O elçilerin aktardığı mesajlar işlerine gelmediği için güvenmedikleri yetmediği gibi bir de onlara karşı mücadele ettiler.
71. “Nasıl olsa sonunda bağışlanacağız” diye düşündüler. Bu yüzden görmezlikten duymazlıktan geldiler. Fakat yine de Tanrı onları cezalandırmadı. İşte şimdi de onların çoğu görmezlikten duymazlıktan gelmeye devam ediyorlar. Elbette Tanrı onların ne için çabaladığının farkında.
72. Meryemoğlu Mesih’in Tanrı olduğunu iddia edenler de aslında Tanrı’ya güvenmiyorlar. Halbuki Mesih Yakupoğullarına: “O hepimizin tanrısıdır. Ona itaat edin. Tanrı’dan başkasına boyun eğenleri Tanrı asla hasbahçeye sokmayacak, ateşe sokacak. O suçluları hiçkimse kurtaramayacak” demişti.
73. Teslis inancını taşıyanlar da aslında Tanrı’ya güvenmiyorlar. Tek olan Tanrı’dan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Teslis inancından vazgeçmeyen o güvenmeyen kişiler acı bir şekilde cezalandırılacaklar.
74. Neden Tanrı’ya yönelip ondan bağışlanma dilemiyorlar? O çok şefkatli ve bağışlayıcıdır.
75. Meryemoğlu Mesih bir elçiden başka bir şey değildir. Ondan önce de nice elçiler görevlendirilmiştir. Mesih’in annesi de Tanrı’nın mesajına uyan bir kadındı. Onlar sizin gibi yiyen içen sıradan insanlardı. Görüyorsun mesajımı onlara detaylı olarak anlatıyorum ama yine de sırt çeviriyorlar.
76. Onlara: “Tanrı’yı bırakıp da size herhangi bir zarar veya fayda verme hakimiyeti olmayanlara mı boyun eğiyorsunuz!” de. Tanrı her şeyi işitir ve bilir.
77. Önceki mesajlara muhatap olmuş topluluklara: “Tanrı hakkında yalan uydurmayın. Çok büyük bir yanlışın içinde olan ve birçok insanı da yanıltan o eski putperestlerin inançlarına özenmeyin” de.
78. Yakupoğullarının arasından Tanrı’nın mesajına güvenmeyenleri Davud da Meryemoğlu İsa da dışlamıştı. Çünkü onlar Tanrı'nın mesajına aykırı davranıp sınırı aştılar.
79. Yanlış yapmaya devam ettiler. Yaptıkları ne berbat bir şey!
80. Gördüğün gibi onların çoğu güvenmeyenlerle ittifak yapıyorlar. Tanrı’nın hoşnut olmadığı çok yanlış işler yapıyorlar. Onlar sonsuz bir cezaya çarptırılacaklar.
81. Onlar Tanrı’nın elçilerine ve onlara sunulan mesajlara gerçekten güvenselerdi güvenmeyenlerle ittifak yapmazlardı. Fakat onların çoğu güvenmiyorlar.
82. Gördüğün gibi güvenendiğini söyleyen bu insanlara karşı halkın arasından en büyük düşmanlığı yahudilerin ve Tanrı'nın mesajını bilmeyenlerin yapıyor, “Biz hristiyanız” diyenler onlara daha düzgün davranıyor. Çünkü onların arasında gerçekten Tanrı’dan korkup sakınan, ona sırt çevirmeyen kişiler var. 
83-84. Bu elçiye sunulmuş olan mesajı dinleyince, Tanrı'nın mesajı olduğunu anlıyor ve çok etkileniyorlar. “Güveniyoruz Tanrım. Bizleri bu mesajın canlı şahitleri arasına yazınız! Biz elbette Tanrı’ya da bize sunduğu mesajına da güveniyoruz ve Tanrı’nın bizi mükafatlandırmasını diliyoruz” diyorlar.
85. Buna karşılık Tanrı da onları içlerinden dereler akan ve sonsuza dek kalacakları bahçelerle mükafatlandıracak. Kendini düzeltenlerin mükafatı işte budur! 
86. Bana ve mesajıma güvenmeyenler de ateşe girecekler.
87. Ey güvendiğini söyleyenler, Tanrı’nın yasaklamadığı sağlıklı gıdalar hakkında yasaklar uydurmayın. Sınırı aşmayın. O kendisine karşı gelenleri sevmez. 
88. Tanrı’nın yasaklamadığı sağlıklı gıdalardan yiyin. Güvendiğinizi söylediğiniz Tanrı’dan sakının.
89. Tanrı sizin yanlış konularda yaptığınız yeminleri yerine getirmenizi istemiyor. Verdiğiniz güvencelere uymanızı istiyor. Uymayan olursa bunun karşılığında, on yoksula kendi kullandıkları ayarında gıda veya giyim yardımı yapmalı ve boyunduruk altında olan birini özgürleştirmelidir. Bunlara imkanı olmayanlar, üç günlük bir rehabilitasyona girmelidir. Verdiğiniz güvenceleri çiğnemenizin cezası budur. Verdiğiniz güvenceleri çiğnemeyin. Tanrı her konuda mesajını net bir şekilde ortaya koyuyor. Ona bunların karşılığını vermelisiniz.
90. Ey güvendiğini söyleyenler! Sarhoş edici maddeler, şans oyunları, fal işleri ve anıtlar saptırıcıların insanları yoldan çıkarmak için yaptığı şeylerdendir. Kurtuluşa erebilmek için bunlardan uzak durmalısınız.
91. O saptırıcılar içki ve kumar yüzünden daima anlaşmazlık ve ayrılık içinde olmanızı hedefliyorlar ve sizi Tanrı’nın öğüdünü öğrenmek için gittiğiniz o vahiy derslerinden alıkoymak istiyorlar. Bu tür işleri tamamen bırakın.
92. Tanrı’nın elçisini dinleyin ve daima Tanrı’dan sakının. Eğer umursamazsanız bilin ki elçimin net bir şekilde aktarmaktan başka yapacağı bir şey yoktur.
93. Önceki yaşam tarzından vazgeçip artık Tanrı’ya güvenen ve ondan sakınmaya, kendini düzeltmeye başlayan, kendinize çeki düzen veren ve bu şekilde hayatına devam edenlerin daha önceden içmiş olmaları konusunda bir sorumluluğu yoktur. Tanrı kendini düzeltenleri sever.
94. Ey güvendiğini söyleyenler, av yasağı döneminde hayvan burnunuzun dibine kadar gelse de Tanrı tarafından sınandığınızı sakın unutmayın. Böylece Tanrı, kimin kendisini görmediği halde kendisinden korktuğunu ortaya çıkarmış oluyor. Bu hükümleri umursamayanlar acı bir cezaya çarptırılacaktır.
95. Ey güvendiğini söyleyenler, av yasağı döneminde avlanmayın. Eğer bile bile av yasağını çiğnerseniz, ceza olarak aranızdan iki dürüst bilirkişinin kararıyla tesbit edilecek caydırıcı bir tazminat ödemeli ve bu tazminatı yoksullara gıda yardımı olarak vermelisiniz ve yaptığınız bu yanlışı düzeltmek için rehabilitasyona girmelisiniz. Tanrı bundan önce çiğnemiş olduğunuz av yasaklarını bağışlıyor ama her kim av yasaklarını çiğnemeye devam ederse, Tanrı onları cezalandırır. Tanrı'nın cezalandırması çok serttir.
96. Siz de yabancılar da balık tutabilir ve deniz ürünlerinden yiyebilirsiniz fakat av yasağı döneminde balık avlamayın. Huzuruna çıkarılacağınız Tanrı’dan sakının.
97. Tanrı bu halka da bu güvenli yoldan yürümeleri gerektiğini bildirmiş ve onları av yasakları ve bağışlar gibi bazı ilkelerden sorumlu tutmuştur. Evet, Tanrı’nın evrendeki her şeyi bildiğini, her şeyin farkında olduğunu sakın unutmayın.
98. Unutmayın Tanrı çok şefkatli ve bağışlayıcıdır ama cezası da çok serttir.
99. Elçinin görevi sadece aktarmaktır fakat Tanrı gizli açık her şeyinizi bilmektedir.
100. Onlara: “İkiyüzlüler her ne kadar çoğunlukta da olsa gerçekten samimi olanlarla, ikiyüzlüler asla bir olmayacak” de. Kurtuluşa ermek için daima Tanrı'dan sakının ey akıllılar.
101. Ey güvendiğini söyleyenler, boşuna elçi tarafından size hiçbir faydası olmayacak şeylerin anlatılmasını bekleyip durmayın. Bu mesaj size sunularak zaten gerekli olan her şey size açıklanmış oluyor. Tanrı sizi gereksiz şeylerden sorumlu tutmaz. O çok anlayışlı ve bağışlayıcıdır. 
102. Sizden öncekiler de elçi tarafından kendilerine hiçbir faydası olmayacak şeylerin anlatılmasını beklediler, ama o mesajlarda da öyle şeyler anlatılmadığı için güvenmediler.
103. Tanrı hiçbir hayvanın etinden sütünden derisinden gücünden faydalanmayı yasaklamamıştır. Bu tür iddialar Tanrı’nın mesajına güvenmeyenlerin Tanrı’nın adını kullanarak uydurduğu yalanlardır. Onlar sadece bir yobazdır.
104. Onlara Tanrı elçisinin sunduğu bu mesaja uymaları söylendiğinde, "Hayır, biz sadece atalarımızdan öğrendiklerimize uyarız" diyorlar. Peki ya ataları doğru yolda gitmeyen taklitçi kişilerse?
105. Ey güvendiğini söyleyenler, gösterdiğim yolda yürümeye devam edin, bu yolda yürümeyenler sizi ilgilendirmez. Siz sadece kendinizden sorumlusunuz. Sonunda hepiniz Tanrı’nın huzuruna çıkarılacaksınız ve çabanızın karşılığını size verecek. 
106. Ey güvendiğini söyleyenler, ölmeden önce malınızın nasıl paylaşılacağını belirleyerek talimat verirken aranızdan iki dürüst kişiyi tanık tutun. Seyahatteyken ölümün geldiğini düşünüyorsanız da sizden olmayan başka iki kişiyi de yapacağınız anlaşmadan sonra bekleterek tanık tutabilirsiniz. Yine de içiniz rahat değilse onlara: “Bir yakınımız aleyhine de olsa, sus payı da teklif etseler Tanrı’nın bildiğini kuldan gizlemeyeceğiz. Eğer öyle yaparsak suç işlemiş oluruz” diye Tanrı’nın adıyla yemin de ettirebilirsiniz.
107. Onların dürüst olmadığı söylenirse, onların yerine uygun gördüğünüz başka iki kişiyi tanık tutabilir ve onlara da: “Bizim tanıklığımız daha uygun görüldü, bizde yalan dolan olmaz. Öyle bir şey yaparsak suç işlemiş oluruz” diye Tanrı’nın adıyla yemin de ettirebilirsiniz.
108. Doğru düzgün tanıklık yapmaları, yalan beyanda bulundukları ortaya çıkarsa da bir daha tanıklıklarının hiçbir zaman geçerli olmayacağını anlamaları için en doğrusu budur. Tanrı’dan sakının, onu ciddiye alıp dinleyin. Tanrı suçluları asla beraat ettirmeyecek. 
109. O gün Tanrı görevlendirmiş olduğu elçileri de diriltir ve onlara: “Size nasıl karşılık verdiler” diye sorar. Onlar da: “Bunu biz bilemeyiz. İnsanların iç yüzünü ancak siz bilirsiniz” derler.
110. Tanrı Meryemoğlu İsa’ya ve anasına da onlara sunduğu mesajdan öğüt almalarını söylemişti. Onu da muhteşem mesajıyla desteklemiş, o da doğumundan ölümüne kadar insanlara Tanrı’nın mesajını aktarmıştı. Ona öğüt dolu buyruğunu sunmuştu, yani Tevrat’ı ve İncil’i. O da insanlıktan çıkmış kişileri Tanrı’nın buyruğu sayesinde adam edip kirlenmiş kişileri arındırıyor, yani bilinci kapanmış olanların Tanrı’nın buyruğu sayesinde bilincini açıyordu. İsa da Yakupoğullarına net bir mesaj aktarmıştı fakat ona güvenmediler, "Büyük bir aldatmaca bu!" dediler. Onu öldürmeye çalıştılar fakat ben onların İsa’ya bir zarar vermesini engelledim.
111. İsa’nın arkadaşlarına da bana ve elçime güvenmelerini söylemiştim. Onlar da İsa’ya: “Bil ki biz ona güveniyoruz, ona teslim oluyoruz” demişlerdi.
112. Meryemoğlu İsa’nın arkadaşları da İsa’nın Tanrı’dan bir işaret göstermesini istemişlerdi. O ise onlara Tanrı’ya güvenip ondan sakınmalarını söylemekten başka bir şey yapmamıştı.
113. “Senin gerçekten Tanrı’nın mesajını aktardığına dair içimizin huzurla dolması için bir işaret görmek istiyoruz” dediler.
114. Meryemoğlu İsa da: “Hepimizin görebileceği bir işaret gösterir misiniz ey tanrımız? Beni başarıya ulaştırınız. Siz son derece lütufkarsınız” diye dua etti.
115. Tanrı ise: “Size sunduğum mesaj işaret olarak yeter. Buna rağmen yine de güvenmiyorsanız, ileride sizi görülmemiş bir şekilde cezalandırırım” dedi.
116. Tanrı Meryemoğlu İsa’ya: “Sen millete Tanrı’yı bırakıp bana ve anama boyun eğin diye bir şey söyledin mi hiç” diye sorar. O da: “Siz çok yücesiniz. Ben sizin hakkınızda asla yalan uyduramam. Eğer öyle bir şey söylemiş olsaydım, elbette bunu bilirdiniz. Ben sizin her şeyinizi bilemem ama siz benim her şeyimi bilirsiniz. Bütün gizlilikleri bilirsiniz” der.
117. “Ben sadece insanlara sizin mesajınızı aktardım. O hepimizin tanrısıdır. Ona itaat edin. Aralarında bulunduğum müddetçe onlara tanıktım ama siz benim hayatımı sonlandırdığınızda, benden sonra onların ne yaptıklarını bilmiyorum, onları siz gördünüz. Siz her şeye tanıksınız” der.
118. “İstediğinizi cezalandırır istediğinizi de cezalandırmazsınız. Hiçkimse size karşı çıkamaz. Sizin her şeye gücünüz yeter ve adaletlisiniz” der.
119. Tanrı da: “Bugün sadece mesajıma uyanlar kurtulacak” der. Onlar içlerinden dereler akan ve sonsuza dek kalacakları bahçelerle mükafatlandırılırlar. Tanrı onlardan memnun, onlar da Tanrı'dan memnun kalırlar. İşte bu muhteşem bir başarıdır.
120. Tanrı evrenin ve içindeki her şeyin hakimidir. Onun her şeye gücü yeter.