.

.
.

2 Aralık 2016

Enam Suresi

1. Bu, evreni oluşturan, karanlığı ve aydınlığı var eden Tanrı’nın bütün övgülere layık hükmüdür ama buna rağmen güvenmeyenler Tanrı’ya sırt çeviriyor.
2. O sizi çamurdan oluşturup ömür vermiştir ve sadece kendisinin bildiği bir zaman sizi diriltecektir. Ama buna rağmen güvenmiyorsunuz.
3. O bütün evrenin tanrısıdır, içinizi de dışınızı da bilir. Yaptığınız her şeyi bilir.
4. Sen onlara Tanrı’nın mesajından ne bahsetsen, önemsemiyorlar.
5. Kendilerine sunulan gerçeğe güvenmiyorlar. Ama hafife aldıkları o şeyler başlarına gelecek.
6. Yeryüzünde size vermediğim imkanları verdiğim, bol yağmurlar sağladığım, şehirlerinde dereler akıttığım nice toplumları suçlu oldukları için ortadan kaldırdım ve onların ardından başka toplumlar oluşturdum, hiç düşünmüyor musunuz?
7. Sana bu mesajı kitaba yazılmış bir halde sunsaydım ve onlar da elleriyle dokunsaydı bile güvenmeyenler yine, “Bu büyük bir aldatmaca” demeye devam ederlerdi.
8. Bazıları da: “Onun yanına görünür bir melek verilmesi gerekirdi” diyorlar. Eğer melek dedikleri doğa güçlerini onların üzerine gönderirsem, hiç mühlet tanınmadan işleri bitirilmiş olur.
9. Bu mesajı aktarmak için bir doğa gücünü görevlendirsem onu yine insan kılığına sokardım, bu sefer yine şüpheye düşerlerdi.
10. Senden önceki elçileri de hafife aldılar. Ama önemsemeyenlerin hafife aldıkları o şeyler başlarına geldi.
11. Onlara şunu söyle: “Yeryüzünde dolaşın da güvenmeyenlerin sonunun nasıl olduğunu görün.”
12. Onlara: “Evreni sahibi kimdir” diye sor. “Tanrı’dır” de. O merhameti kendine ilke edinmiştir. Kesinlikle gerçekleşecek olan diriliş günü sizi diriltecek ve zarara uğrayacak olanlar güvenmeyenler olacak.
13. Gece ve gündüzün içinde yaşayan her şey ona aittir. O her şeyi işitir ve bilir.
14. Onlara: “Evreni oluşturan, herkese gıdasını sağlayan ama kendisi yemeğe ihtiyacı olmayan Tanrı’dan başkasına mı boyun eğeyim!” de ve şunu ekle: “O kendisine hemen teslim olmamı emretti ve kendisinden başkasına boyun eğmemi yasakladı.”
15-16. Onlara şunu söyle: "Tanrı’ya karşı çıkarsam, beni de o dehşetli günde cezalandırmasından korkarım. Merhamet edip cezalandırmadıkları ise büyük bir kurtuluşa ermiş demektir."
17. Eğer Tanrı senin başına bir sıkıntı gelmesine izin verse, onu ancak o giderebilir. Eğer o başına bir rahatlık gelmesine izin verirse de hiçkimse ona engel olamaz. Onun her şeye gücü yeter.
18. O kullarına tamamen hakimdir, adaletlidir ve her şeyi bilir.
19. Onlara: “En güvenilir tanık kimdir biliyor musunuz” diye sor ve “Tanrı hepimize tanıktır. O sizi ve sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarmak için bana bu mesajı bildirdi. Siz şimdi Tanrı’dan başka boyun eğilebilecek kişiler olduğunu mu iddia ediyorsunuz” de ve şunu ekle: “Ben böyle bir şeye kesinlikle karşı çıkıyorum. Sadece Tanrı’ya boyun eğilmesi gerekir. Onu bırakıp da boyun eğdiğiniz kişileri reddediyorum ben.”
20. Daha önce kendilerine mesaj gönderdiğim topluluklar bunun da Tanrı'nın mesajı olduğunu bal gibi biliyorlar ama güvenmedikleri için çok büyük zarara uğrayacaklar.
21. Tanrı'nın adını kullanarak yalan uyduran veya onun mesajına güvenmeyenden daha suçlu kim olabilir. Bu suçlular hiçbir şekilde kurtulamayacaklar.
22. O gün herkesi diriltirim ve benden başkalarına boyun eğenlere: “Benim verdiğim hükme müdahale edebileceğini sandığınız kişileri çağırın bakalım” diye seslenirim.
23. Onlar da “Yemin ederiz ki senden başka hiçkimseye boyun eğmiyorduk Tanrım” demekten başka çare bulamazlar.
24. Bak şimdi kendilerini nelerle kandırıyorlar ama uydurdukları şeyler onları yüzüstü bırakacak.
25. Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Ama ben onların senin söylediklerini anlamalarının, işitmelerinin önündeki o görünmez engeli kaldırmam, olduğu gibi bırakırım. Çünkü onlara ne zaman mesajımdan bahsedilse, güvenmezler. Senin yanına geldiklerinde, “Bu eski çağlarda yaşamış olan toplumların mitolojik hikayelerinden ibaret” diyerek tartışmaya çalışırlar.
26. Kendileri sırt çevirdikleri gibi başkalarını da uzak tutmaya çalışırlar. Böyle yaparak sadece kendilerine yazık ediyorlar ama farkında değiller.
27. Ateşin yanına getirilince, “Keşke Tanrı’nın mesajına güvenmemezlik etmeseydik, ona güvenseydik” derken halleri ne olacak!
28. Daha önceden hiç ummadıkları şeyler başlarına gelecek. Bir fırsat daha verilse bile kendilerine yasaklanan şeyleri tekrar yapmaya devam ederler. Onlar sahtekarın teki.
29. Diriliş öncesi hayattan başka hayatın olmadığını ve diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar.
30. Tanrı’nın huzuruna çıkarıldıklarında halleri ne olacak! Onlara: “Hani bu gerçek değil miymiş” der. Onlar da “Evet Tanrım” derler. O da “Güvenmediğiniz için cezanızı çekin bakalım” der.
31. Tanrı’yla karşılaşacağına güvenmeyenler çok büyük zarara uğrayacak. Sonunda kıyamet ansızın geldiğinde, daha önce işledikleri suçları hatırlayıp “Eyvahlar olsun, biz bunu daha önce hiç umursamıyorduk” derler. Onların suçu çok büyük!
32. Diriliş öncesi hayat değersiz ve önemsizdir. Benden sakınanlar için diriliş sonrası hayat daha iyidir. Keşke anlasanız.
33. Onların senin hakkında ileri sürdükleri iddialardan dolayı moralinin bozulduğunun farkındayım. O suçlular aslında sana değil, Tanrı’nın mesajına güvenmiyorlar.
34. Senden önceki elçilere de güvenmemişlerdi. Onlar kendilerine güvenilmediği ve baskıya uğradıkları halde bana bağlılık göstermeye devam ettiler. Ben de sonunda onları kurtardım. Hiçbir şey Tanrı’nın sözlerinin yerini tutamaz. Şimdi o elçilerin başına gelenler senin de başına geliyor.
35. Onların sana sırt çevirmesi zoruna gidiyorsa, dünyanın merkezine bir delik açıp veya göğe yükselip onlara bir mucize mi göstereceksin! Eğer Tanrı istese, onların hepsini zorla doğru yola sokabilirdi. Sakın bunu görmezden gelme.
36. Sadece kulak verenler benim çağrıma uyar. Ölmüş olanları da Tanrı diriltecek ve onun huzuruna çıkarılacaklar.
37. “Muhammed’e Tanrı’dan bir mucize verilmesi gerekirdi” diyorlar. Onlara şunu söyle: “Elbette Tanrı’nın bir mucize vermeye gücü yeter.” Ama onların çoğu anlamıyor.
38. Yerde yürüyen ve havada uçan bütün canlılar da sizin gibi bir topluluktur. Her şey kaydedilmektedir. Sonunda hepiniz Tanrı’nın huzuruna çıkarılacaksınız.
39. Mesajıma güvenmeyenler, koyu karanlık içinde kalmış bir sağır ve dilsiz gibidir. Tanrı dilediğini öylece terk eder, dilediğini de doğru yola iletir.
40. Onlara şunu söyle: “Düşünün ve dürüstçe söyleyin. Tanrı sizi cezalandırsa veya kıyamet başınıza gelse, ondan başka birine yalvarabilir misiniz!”
41. Elbette hayır, böyle bir anda ondan başka birine yalvaramazsınız ve onu bırakıp da boyun eğdiklerinizi umursamazsınız. Çünkü sizi ancak o kurtarabilir.
42. Senden önceki toplumlar için de elçiler görevlendirdim. Teslim olsunlar diye onları sıkıntılara ve zorluklara uğrattım.
43. Başlarına getirdiğim o zorluklardan sonra bana teslim olmaları gerekirdi ama tam tersine bilinçleri iyice köreldi. Saptırıcılar da yaptıkları yanlışlara fetva verdi.
44. Onlar kendilerine yapılan uyarıları önemsemeyince, onlara her türlü fırsatı sundum. Onlar da bununla şımarmaya başlayınca, onları ansızın cezalandırdım. Tamamen çaresiz kaldılar.
45. Böylece suçlu toplulukları ortadan kaldırdım. Her türlü övgüye layık hüküm, tüm insanların tanrısına aittir.
46. Onlara: “Bakın eğer Tanrı işitmenizi görmenizi ve bütün bilincinizi giderirse, Tanrı’nın dışında o boyun eğdiğiniz kişilerden herhangi birisi onları size geri verebilir mi!” diye sor. Görüyorsun mesajımı onlara detaylı olarak anlatıyorum ama yine de sırt çeviriyorlar.
47. Onlara: “Bakın eğer Tanrı sizi ansızın ve açıkça cezalandırsa, bu sadece suçluların zararına olur” de.
48. Seçtiğim elçilerin müjdelemek ve uyarmaktan başka hiçbir görevi yoktur. Her kim güvenir ve kendini düzeltirse, onlar korkmayacak ve üzülmeyecekler.
49. Mesajıma güvenmeyenler de bana sırt çevirdiği için cezaya çarptırılacaklar.
50. Onlara: “Tanrı'nın kontrolünde olan şeyler hakkında benim de yetkim vardır veya geleceği bilirim demiyorum. Ben size melek olduğumu da iddia etmiyorum. Ben sadece onun bana bildirdiklerine uyuyorum” de ve şunu ekle: “Bunu anlayan ile görmezden gelen elbette bir olmaz. Biraz düşünün.”
51. Tanrı’nın huzuruna çıkacağını umursayanlara hiçkimsenin kendilerini ondan koruyamayacağını ve kurtaramayacağını uyarıp ondan sakınmalarını söyle.
52. Tanrı’nın hoşnutluğunu umarak sabah akşam ona itaat edenleri kendinden uzaklaştırma. Ne sen onlardan ne de onlar senden sorumlu değil. Eğer onları kendinden uzaklaştırırsan, suç işlemiş olursun.
53. Ben herkesi birbiriyle sınıyorum. Ama onlar hâla “Tanrı hepimizin içinden onları mı seçmiş” diyorlar. Tanrı kendisine karşılık verenleri bilmez mi hiç?
54. Mesajıma güvenenler senin yanına geldiklerinde onlarla selamlaş ve: “Tanrı merhameti kendine ilke edinmiştir, “İçinizden biri bilmeden bir kötülük yapar ve sonra hemen bundan vazgeçip kendini düzeltirse, unutmayın ki o çok bağışlayıcı ve şefkatlidir” de.
55. Kimi suçlu saydığım ortaya çıksın diye mesajımı işte böyle detaylı olarak açıklıyorum.
56. Onlara: “Sizin Tanrı’yı bırakıp da boyun eğdiğiniz o kişilere boyun eğmem yasaklandı” de ve şunu ekle: “Ben sizin keyfinize göre hareket edemem, yoksa yoldan çıkmış ve onun gösterdiği yolda gitmemiş olurum.”
57. Onlara şunu söyle: “Tanrı beni aydınlattı ama siz ona güvenmiyorsunuz. Sizin istediğiniz mucizeleri ben gösteremem. Bu sadece Tanrı’nın elindedir ve o her zaman gerçeği söyler, en iyi hükmü verir.”
58. Onlara şunu söyle: “Eğer sizin istediğiniz mucizeleri göstermek benim elimde olsaydı, aramızda yargılama yapılmış olurdu. Tanrı kimlerin suçlu olduğunun elbette farkındadır.”
59. Bütün gizlilikler onun elindedir, sadece o bilir. Karada ve denizdeki her şeyi bilir. Yere düşen her bir yaprağın ve toprağın derinliklerindeki her bir tohumun farkındadır. Canlı cansız her şey detaylı olarak kaydedilmektedir.
60. Gece uyuduğunuzda sizin bilincinizi giderir. Gündüz yaşadığınız her şeyi bilir. Belirlenmiş sürenizi doldurmanız için sizi tekrar kendinize getirir. İleride hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız ve çabanızın karşılığını size verecek.
61. O kullarına tamamen hakimdir. O her birinizin farkındadır. Sonunda ölüm vaktiniz geldiğinde hükmü altındaki bir güçle hayatınıza son verir. Hiçbiriniz bundan kaçamazsınız.
62. İleride de hepinizin tanrısı olan o tek Tanrı’nın huzuruna çıkarılırsınız. Unutmayın, tek karar yetkisi onundur ve yargılaması çok hızlıdır.
63-64. Onlara: “Eğer bizi bu sıkıntıdan kurtarırsan karşılığını vereceğiz” diye teslimiyet ve samimiyetle yalvardığınızda sizi karada ve denizde sorunlarınızdan kim kurtarıyor” diye sor ve şunu söyle: “Elbette sizi her türlü sorundan Tanrı kurtarıyor ama siz yine de ondan başkalarına boyun eğiyorsunuz.”
65. Onlara: “Onun size yukarıdan veya yerin altından bir ceza göndermeye veya sizi birbirinize katıp kırdırmaya gücü yeter” de. Görüyorsun işte, anlasınlar diye mesajımı onlara detaylı olarak anlatıyorum.
66-67. Bu gerçeğin ta kendisi olduğu halde halkın ona güvenmiyor. Onlara şunu söyle: “Benim için hiç sorun değil. Size bahsedilen her şey gerçekleşecek, göreceksiniz!”
68. Mesajım hakkında saçma sapan konuşmaya başlarlarsa, onlar konuyu değiştirinceye kadar uzaklaş, yanlışlıkla unutsan bile hatırladıktan sonra o suçluların yanında durma.
69. Sakınanlar onların bu davranışlarından sorumlu değildir ama bu kendilerine çeki düzen versin diye bir hatırlatmadır.
70. Oyun ve eğlenceyi hayat tarzı edinen ve diriliş öncesi hayata aldanan kişilere aldırış etme. Hiçkimsenin kendi yaptıkları yüzünden mahvolmaması için kimsenin onları Tanrı’dan koruyamayacağını, kurtaramayacağını ve kurtulmak için her şeyi feda etmek istese bile kabul edilmeyeceğini anlat. Onlar güvenmedikleri için yaptıkları yüzünden mahvolacak, kaynar sular ve acı bir cezayla cezalandırılacaklar.
71-72. Onlara: “Tanrı’yı bırakıp da bize herhangi bir zarar veya fayda verme hakimiyeti olmayanlara mı boyun eğelim! Tanrı bizi doğru yola ilettiği halde, arkadaşlar haydi sen de bizimle gel diyerek vahiy dersine çağırırken şehirdeki saptırıcıların kandırdığı ve bu yüzden kafası karışan kişiler gibi geri mi dönelim!” de ve şunu ekle: “Doğru yol, Tanrı’nın gösterdiği yoldur. Bize tüm insanların tanrısına teslim olmamız, onun mesajına uymamız ve ondan sakınmamız emredildi. Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız.”
73. O evreni bir amaç için oluşturdu. O gün de olmasını söyler o da oluşur. Ferman verdiği gün onun sözü gerçekleşir ve bütün yetki ona aittir. O görünen ve görünmeyen her şeyi bilir. Adaletlidir ve her şeyin farkındadır.
74. İbrahim babası Azer’e: “Heykelini yaptığın kişilere mi boyun eğiyorsun! Sen de halkın da büyük bir yanlışın içindesiniz” demişti.
75. Ben de İbrahim’in kesin olarak güvenmesi için ona evrenin hakimiyetini düşündürdüm.
76. Karanlık çökünce bir yıldız gördü. “Tanrı buymuş öyle mi” dedi. Ama yıldız batınca da: “Batıp giden bir şey istemem” dedi.
77. Sonra ortaya çıkan ay’ı gördü ve “Tanrı buymuş öyle mi” dedi. Ay gözden kaybolunca, “Tanrım beni doğru yola iletmezsen, ben de bu halk gibi sapıtırım” dedi.
78-79. Sonra doğan güneşi gördü ve “Tanrı buymuş, bu hepsinden daha büyükmüş öyle mi” dedi. Ama güneş de batınca: “Ey halkım, ben sizin Tanrı’yı bırakıp da boyun eğdiğiniz her şeyden uzağım. Ben bütün benliğimle evreni oluşturana teslim oldum, ondan başka hiç kimseye boyun eğmem” dedi.
80-81. Bunun üzerine halkı onunla tartışmaya başladı. İbrahim de: “Benimle Tanrı hakkında boşuna tartışmayın, o beni doğru yola iletti. Sizin onu bırakıp da boyun eğdiğiniz kişilerden Tanrı’nın izniyle hiçbir şekilde korkmuyorum. O her şeyi bilmektedir, anlamıyor musunuz! Siz Tanrı’nın hiçbir yetki vermediği kişilere boyun eğmekten korkmuyorsunuz da ben sizin boyun eğdiklerinizden mi korkacağım! Bir düşünün bakalım, hangimiz daha güvende!” dedi.
82. Bana güvenenler ve benden başkasına boyun eğmeyenler güvendedir ve doğru yoldadır.
83. İşte İbrahim’i halkına karşı böyle desteklemiştim. Ben dilediklerimi ilerletirim. Tanrı adaletlidir ve her şeyi bilir.
84. Sonra ona İshak’ı ve Yakup’u armağan ettim ve hepsini doğru yola ilettim. Daha önce Nuh’u ve onun soyundan Davut, Süleyman, Eyüp, Yusuf, Musa ve Harun’u da doğru yola iletmiştim. Kendini düzeltenleri işte böyle mükafatlandırırım.
85. Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas’ı da doğru yola iletmiştim. Hepsi düzgün kişilerdi.
86. İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut’u da doğru yola iletmiştim. Bütün insanların içinden onları seçmiştim.
87. Onların atalarından çocuklarından ve soydaşlarından bazılarını da seçtim ve doğru yola ilettim.
88. Tanrı işte böylece kullarından dilediğini doğru yola iletir. Eğer onlar benden başkalarına boyun eğselerdi, bütün çabaları boşa giderdi.
89. İşte bunlar elçi olarak seçtiğim ve hikmetli bir mesaj gönderdiğim kişilerdir. Eğer bu halk bu mesaja güvenmezse, onu güvenecek olan başka halklara devrederim.
90. İşte bunlar Tanrı’nın doğru yola ilettikleridir. Sen de onları kendine örnek al. Halkına da şunu söyle: “Buna karşı sizden hiçbir menfaat beklemiyorum. Bu sadece herkes için gönderilmiş bir öğüttür."
91. Tanrı’yı yanlış anladılar. Çünkü “Tanrı hiç kimseye mesaj göndermez” diyorlar. Onlara: “Musa’nın aktardığı, sizin de kitap haline getirdiğiniz, içindeki birçok şeyi örtbas edip birazını anlattığınız ve insanları aydınlatan, yol gösteren, ne sizin ne de atalarınızın bilmediği şeyleri öğreten mesajı kim gönderdi o zaman” diye sor. “Elbette Tanrı gönderdi” de. Onları kendi hallerine bırak, bir şeylerin peşinde oyalanarak ömürlerini tüketsinler bakalım.
92. Bu, başkenti ve diğer şehirleri uyarman için gönderdiğim ve kendinden öncekilerin güncellemesi olan değerli bir mesajdır. Diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenenler kendilerine gönderilmiş olan bu mesaja da güvenir ve ona özen gösterirler.
93. Kendisine hiçbir şey bildirilmediği halde “Tanrı bana şunları bildirdi” deyip veya “Tanrı’nın sunduğu mesajın benzerini ben de sunabilirim” deyip Tanrı'nın adını kullanarak yalan uyduranlardan daha suçlu kim olabilir! O alçaklar, ölüm sancıları içinde hayatları sona ererken ne yapacaklar? Kurtarabilecekler mi kendilerini? Hayır, tam aksine Tanrı'nın mesajına sırt çevirip onun adını kullanarak yalan uydurdukları için ileride rezil edici bir şekilde cezalandırılacaklar.
94. Sizi en başta nasıl oluşturduysam, o zaman da karşıma yapayalnız geleceksiniz. Size verdiklerimi arkanızda bırakacaksınız. Size verdiğim hükme müdahale edebileceğini ve sizi kurtarabileceğini sandığınız kişiler yanınızda görünmeyecek. Aranızdaki bütün bağlar kopacak ve bütün hayalleriniz suya düşecek.
95. Tanrı tohumu ve çekirdeği yarıp filizlendirir. Cansızı canlı ve canlıyı cansız hale getirir. İşte Tanrı budur. Ona nasıl sırt çevirebilirsiniz!
96. Sabahı ortaya çıkarmaktadır. Geceyi dinlenme zamanı güneşi ve ay’ı da zaman ölçüsü yapmıştır. İşte bu her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen Tanrı'nın düzenlemesidir.
97. Karada ve denizde sorun yaşadığınızda yıldızlarla yolunuzu bulabilmenizi sağlamıştır. Öğrenmek isteyenler için şaheserlerimi işte böyle detaylı olarak açıklıyorum.
98. O hepinizi tek bir şeyden oluşturmuştur. Orada hem yaşamanızı hem de ölmenizi sağlamıştır. Anlamak isteyenler için şaheserlerimi işte böyle açıklıyorum.
99. Uzaydan su indirip her şeyin varoluşunu onunla başlattım. Ve onunla birbirine benzeyen ve benzemeyen nice yeşillikler, bol başaklı tahıllar, salkımlarla dolu hurma ağaçları, üzüm bağları, zeytin ve nar ağaçları oluşturdum. Onların meyvelerinin tomurcuktan meyve olana kadar halini bir inceleyin. Bütün bunlar güvenenler için bir şaheserdir.
100. Tanımadıkları bazı kişilerin de Tanrısal güçleri olduğunu iddia ediyorlar ama onlar sadece Tanrı’nın bir kuludur. Körü körüne Tanrı’nın oğulları ve kızlarını olduğunu iddia ediyorlar. Fakat Tanrı’nın onların bu iddialarıyla hiçbir alakası yoktur, çok yücedir.
101. O evrenin yaratıcısıdır, bir hanımı olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir! Her şeyi o oluşturmuştur ve her şeyi bilmektedir.
102. Hepinizin tanrısı odur. Ondan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Her şeyi o oluşturmuştur. Ona boyun eğin. O her şeye tanıktır.
103. O her şeyi kavrar ama siz onun varlığını kavrayamazsınız. O her şeyi bilir ve her şeyin farkındadır.
104. Size Tanrı’dan net bir mesaj geldi. Kim onu önemserse kendi yararına, kim de umursamazsa kendi zararınadır. Ben sizin bekçiniz değilim.
105. Öğrenmek isteyenler için işte mesajımı böyle detaylı olarak açıklayıp ortaya koyuyorum. Kimisi “Sen bunları birilerinden öğrenmişsin” diyor.
106. Sen her şeye rağmen Tanrı’nın sana bildirdiklerine uymaya devam et. Ondan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Onun dışındakilere boyun eğenlere aldırış etme.
107. Tanrı istese, onların kendinden başkasına boyun eğmelerini zorla engelleyebilirdi. Ben seni onlara bekçi olarak görevlendirmedim. Sen onlardan sorumlu değilsin.
108. Tanrı’dan başkalarına boyun eğenlere hakaret etmeyin ki onlar da kızıp saygısızca Tanrı’ya hakaret etmesin. Herkes kendini doğru sanır ama ileride Tanrı’nın huzuruna çıkarılacaksınız ve çabanızın karşılığını size verecek.
109. Eğer bir mucize gösterilirse, güveneceklerine dair Tanrı’nın adıyla sıkı sıkıya yemin ediyorlar. Onlara: “Mucize göstermek Tanrı’nın elindedir” de. Mucize görseler bile güvenmeyeceklerini anlamıyor musunuz.
110. Daha önceden güvenmedikleri için anlamalarının ve kavramalarının önündeki engeli kaldırmam, kendi hallerine bırakırım sınırlarımı aşmış bir şekilde başıboş yaşayıp giderler.
111. Kafalarındaki melekleri de görseler, ölülerle de konuşsalar, bütün mucizeler önlerine serilse de Tanrı izin vermeden güvenemezler. Ama onların çoğu bunu önemsemiyor.
112. Bütün peygamberleri saptırıcılara düşman yaptım. Onlar birbirini kandırmak için aldatıcı sözler aktarırlar. Tanrı istese onlara zorla engel olabilir. Sen onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
113. Onlara diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyenler kulak verir ve onlardan hoşlanırlar, o yanlışları yapmaya devam ederler.
114. Onlara: "O size detaylı olarak açıklanmış bir mesaj sunmuşken, Tanrı’dan başka bir hüküm koyucu mu kabul edeyim!" de. Kendilerine mesaj gönderdiklerim bunun da gerçekten Tanrı tarafından sunulduğunu biliyorlar. Bu konuda hiç şüphen olmasın.
115. Tanrı’nın mesajı gerçeği ve adaleti ortaya koymaktadır. Hiçbir şey onun sözlerinin yerini tutamaz. O her şeyi işitir ve bilir.
116. Bu bölgedekilerin çoğunluğuna uyarsan seni Tanrı’nın mesajından saptırırlar. Çünkü onlar kendi inançlarına göre hareket ederler ve uydururlar.
117. Gösterdiği yolda kimin gidip gitmediğini Tanrı bilir.
118. Eğer onun mesajına güveniyorsanız, Tanrı’nın mesajında serbest olduğu bildirilen şeyleri yiyin.
119. O size, zorda kalma durumunuz haricinde neleri yasakladığını detaylı olarak açıklamışken, Tanrı’nın mesajında serbest olduğu bildirilen şeyleri neden yemekten çekiniyorsunuz! Birçok kişi kendi kafasına göre körü körüne yanlışa sürükleniyor. Tanrı sınırını çiğneyenleri elbette biliyor.
120. Ne açıkça ne de gizlice suç işlemeyin. Suç işleyenler yaptıklarına karşılık cezaya çarptırılacaklar.
121. Tanrı’nın mesajında yasak olduğu bildirilen o şeyleri yemeyin, onlar putperestliktir. O saptırıcılar, kendilerine uyanlara sizinle tartışmalarını söylüyor. Eğer onlara uyarsanız, siz de Tanrı’dan başkalarına boyun eğmiş olursunuz.
122. Kendisi ölü iken dirilttiğim yani insanlar içinde yaşarken kendisini aydınlattığım kişi ile koyu karanlık içinde kalan ve oradan çıkamayan kişi bir olur mu? Ama güvenmeyenler yine de yaptıklarını doğru zannediyor.
123. Her şehirde buna benzer ileri gelen suçluların aldatabilmesine izin veriyorum ama farkında olmasalar da onlar sadece kendilerini aldatıyorlar.
124. Onlara ne zaman mesajımdan bahsedilse, “Tanrı’nın elçilerine gönderilen mesajlar bize de gönderilmedikçe güvenemeyiz” diyorlar. Tanrı mesajını kime göndereceğini iyi bilir. Suçlular da uydurdukları şeyler yüzünden Tanrı tarafından rezil edilip acı bir cezaya çarptırılacaklar.
125. Tanrı kimi doğru yola iletmek isterse, onun bilincini kendisine teslim olmaya açar. Kimi de terkederse onun içini de sanki dağa tırmanıyormuş gibi sıkıp daraltır, yani Tanrı kendisine güvenmeyenleri arındırmaz.
126. İşte bu mesaj, Tanrı’nın yolunu net bir şekilde göstermektedir. Ciddiye alanlar için mesajımı detaylı bir şekilde açıkladım.
127. Tanrı onları koruyup çabalarına mükafat olarak kurtuluş yurduna yerleştirecek.
128. O gün onların hepsini diriltir ve “Ey karanlık adamlar, siz birçok kişiyi aldattınız” der. Onlara uyan kişiler de: “Tanrım bize belirlediğiniz süre dolana kadar birbirimizden faydalandık” derler. O da: “Tanrı’nın izniyle artık ateş sizin sonsuz ikametgahınız olacak” der. Tanrı adaletlidir ve her şeyi bilir.
129. Yaptıklarına karşılık suçluları işte bu şekilde bir araya toplayacağım.
130. “Ey bütün insanlar, aranızdan seçilmiş elçiler benim mesajımı aktarıp böyle bir günle karşılaşacağınızı uyarmadı mı” diye sorar. Onlar da “Kendimize karşı tanığız” derler. Böylece onlar diriliş öncesi hayata aldanmış olurlar ve güvenmediklerine kendileri tanıklık etmiş olur.
131. Unutma ki Tanrı mesajından habersiz bir toplumu ortadan kaldırmak gibi bir haksızlık yapmadı.
132. Herkes çabasına göre gruplandırılacak. Zaten Tanrı onların yaptıklarından habersiz değildi.
133. Tanrı’nın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, merhamet sahibidir. Sizi nasıl başka toplumların soyundan getirdiyse, istese sizi de ortadan kaldırıp yerinize dilediklerini getirebilir.
134. Size bahsedilenler kesinlikle gerçekleşecek, bundan hiçbir şekilde kaçamazsınız.
135. Onlara şunu söyle: “Ey halkım elinizden geleni ardınıza koymayın, ben görevimi yapmaya devam edeceğim. İleride kimin haklı olduğunu anlayacaksınız. Suçlular asla kurtulamayacaklar.”
136. Tanrı’nın oluşturduğu mahsullerden ve hayvanlardan ona pay ayırıyorlar. Birazını Tanrı’ya birazını da onun verdiği hükme müdahale edebileceğini sandıkları kişilere sunuyorlar. Onlara sundukları Tanrı’ya ulaşmıyor ama Tanrı’ya sunduklarını da onlara veriyorlar. Çok saçma bir iş yapıyorlar!
137. Böylece Tanrı’nın verdiği hükme müdahale edebileceğini sandıkları kişiler onlara bebeklerini öldürebilme fetvası veriyorlar. Onları mahvediyorlar, Tanrı'nın bildirdiği sistemi onlara içinden çıkılmaz bir hale getiriyorlar. Tanrı istese onlara zorla engel olabilirdi. Sen onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
138. Tanrı’nın mesajında yasak olduğu bildirilmediği halde, onun adına yalan uydurarak kendi iddialarına göre bazı mahsullerin ve hayvanların yasak olduğunu ve kendi istedikleri kişilerden başkasının yiyemeyeceğini ve bazı hayvanlara binmenin yasak olduğunu söylüyorlar. Ama o ileride onların bu uydurmalarının cezasını verecek.
139. “Şu hayvanların karınlarındaki yavruları sadece erkeklerimiz yiyebilir, eşlerimize yasaktır. Eğer karnındaki ölü doğarsa, onlar da yiyebilir” diyorlar. Tanrı ileride onların bu iddialarının cezasını verecek. O adaletlidir ve her şeyi bilir.
140. Körükörüne ahmakça bebeklerini öldürenler ve Tanrı’nın sunduğu yiyecekleri onun adına yalan uydurarak yasak sayanlar kesinlikle sapıtmıştır, doğru yolda değildir.
141. Ekilip dikilen ve kendi başına yetişen bütün bahçeleri, çeşit çeşit hurma ağaçlarını ve ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen nar ve zeytin ağaçlarını oluşturan odur. Olgunlaştığında meyvelerinden yiyin ve ürünleri topladığınız gün yoksullara da pay ayırın. Sınırı aşmayın, o sınırı aşanları sevmez.
142. Yük taşıyan, binilen ve yünlerinden faydalanılan hayvanları oluşturan da odur. Tanrı’nın size sunduğu bu besinleri yiyin, o saptırıcıların sözlerine aldanmayın. Onlar sizin tam bir düşmanınızdır.
143. O sekiz çift hayvanı tamamıyla sizin hizmetinize sunmuştur. İki çift koyun ve iki çift keçidir. Onlara “Tanrı koç ve tekeleri mi yasaklamış, koyunları ve keçileri mi veya koyun ve keçilerin karnındaki yavruları mı! Eğer haklıysanız haydi bana ispatlayın” diye sor.
144. İki çift deve ve iki çift sığırdır. Onlara: “Tanrı boğa ve erkek develeri mi yasaklamış, inek ve dişi develeri mi veya ineklerin ve dişi develerin karnındaki yavruları mı! Tanrı’nın size bunları emrettiğine emin misiniz?” diye sor. Tanrı adını kullanarak yalan uydurup insanları körükörüne yanlışa sürükleyenlerden daha suçlu kim olabilir! Tanrı böyle suçluları asla beraat ettirmeyecek.
145. Onlara şunu söyle: “Bana bildirilen mesajın içinde bir kimsenin yiyecekleri konusunda, Tanrı’dan başkalarını yüceltmek için sunulan leş, akıtılmış kan ve domuz eti dışında yasak olan hiçbir şey yoktur. Bu sayılanlar da Tanrı’ya ortak koşmak ve yoldan çıkmaktır. Ama her kim zordaysa, onların eylemlerine katılmamak ve inançlarını kabul etmemek şartıyla yiyebilir. Tanrı bağışlayıcı ve şefkatlidir.”
146. Yahudiler de kendilerine bütün tek toynaklı hayvanları, sığır ve koyunların sırtlarındaki, bağırsaklarındaki ve kemiklerin üzerindekiler hariç iç yağlarını dahi yasaklamışlardı, ben de sınırı aştıkları için onları bu halde bıraktım. Ben herkese hakettiğini veririm.
147. Eğer sana güvenmiyorlarsa, “Tanrı çok merhametlidir ama suçlular onun cezasından kurtulamayacak” de.
148. Tanrı’dan başkalarına boyun eğenler, “Eğer Tanrı istemeseydi, biz de atalarımız da ondan başkalarına boyun eğmezdik ve hiçbir şeyi de kendimize yasaklamazdık” derler. Onlardan öncekiler de böyle sahtekarlıklar yapmışlardı ama sonunda benim cezamı tattılar. Onlara: “Buna dair bize gösterebileceğiniz bir kanıtınız var mı? Siz kendi inançlarına göre hareket ediyor ve uyduruyorsunuz” de.
149. Onlara şunu söyle: “Kesin delil, Tanrı’nın mesajıdır. O istese hepinizi zorla doğru yola iletebilir.”
150. Onlara: “Bu bahsettiklerinizi Tanrı’nın emrettiğini hanginiz söylüyor” diye sor. Onlar bu iddialarından bahsetse bile sen onları onaylama. Mesajıma güvenmeyen, diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyen ve Tanrı’dan başkalarına boyun eğen o kişilerin keyfine uyma.
151-152. Onlara şunu söyle: “Gelin size Tanrı’nın gerçekte neleri emrettiğini okuyayım. Ondan başka hiçkimseye boyun eğmeyin. Ana babanıza güzel davranın. Geçim endişesiyle bebeklerinizi öldürmeyin. O sizin de evlatlarınızın da gıdasını sağlar. Gizli ve açık kötülüklerden uzak durun. Haksız yere Tanrı’nın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. İşte o size bunları emretti. Umarım anlarsınız. Yetişkin olana kadar kendisinin ihtiyaçlarını karşılamak için ona yapacağınız harcamaların dışında yetim malına el uzatmayın. Alışverişinizde hile yapmayın, ölçüde tartıda adaletli olun. Ben hiçkimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmam. Söz sahibi olduğunuzda yakınlarınıza ayrıcalık tanımayın. Tanrı’nın sözüne uyun. İşte o size bunları emretti. Umarım kavrarsınız.”
153. İşte bu mesaj benim yolumu net bir şekilde göstermektedir. Siz de bu yolda yürüyün, başka yollara girmeyin. Yoksa sizi onun mesajından uzaklaştırırlar. Kurtulabilmeniz için o size bunları emretmektedir.
154. Tanrı’yla karşılaşacaklarına güvensinler diye kendini düzeltenlere bir rehber ve şefkat olarak, her konuyu detaylı ve net bir şekilde açıklayan mesajımı Musa’ya da bildirmiştim.
155-157. İşte bu da; “Sadece bizden önceki iki topluluğa mesaj sunuldu, biz de onların bildiklerinden habersizdik” veya “Bize de mesaj sunulsaydı, biz doğru yola onlardan daha çok sarılırdık” dememeniz için sunduğum değerli bir mesajdır. Merhamet görmeniz için ona uyun ve özen gösterin. İşte size Tanrı’dan bir şefkat ve rehber olan net bir mesaj geldi. Onun mesajına güvenmeyen ve sırt çevirenden daha suçlu kim olabilir! Mesajıma sırt çevirenleri dehşetli bir şekilde cezalandıracağım.
158. Buna rağmen onlar hâla Allah'ı ve melekleri görelim diyorlar, bir işaret bekliyorlar. Bir işaret görecekleri gün daha önceden güvenmemiş olanların ve güvenip de kendini düzeltmemiş olanların güvenmesi onları hiçbir şekilde kurtaramayacak. Onlara şunu söyle: “Hep birlikte bekleyip göreceğiz!”
159. Uymaları için bildirilen sistemi paramparça edip çeşitli gruplara ayrılanlardan sen sorumlu değilsin. Tanrı onları yargılayacak ve çabalarının karşılığını verecek.
160. Kim kendini düzeltirse ona kat kat mükafat verilecek. Kim de kendini bozarsa, hiçbir haksızlığa uğramadan yaptıklarının cezasını çekecek.
161. Onlara şunu söyle: “Tanrı beni doğru yola, doğru hayat tarzına, bütün benliğiyle Tanrı’ya yönelip ondan başka hiç kimseye boyun eğmeyen İbrahim’in yoluna iletti.”
162-163. Onlara şunu söyle: “Bana gönderilen mesaj, uymamız gereken ilkeler, hayatım ve ölümüm tüm insanların tanrısı tarafındandır. Ondan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Bana işte bunlar emredildi ve ona hemen teslim oldum.”
164. Onlara şunu söyle: “O her şeyin tanrısıyken ondan başka bir tanrı mı kabul edeyim! Herkes çabasının karşılığını görecek. Hiçkimse herhangi birinin işlediği suç için şefaat edemeyecek. Sonunda hepiniz Tanrı’nın huzuruna çıkarılacaksınız ve ayrılığa düştüğünüz konularda sizi yargılayacak.”
165. O dünyada yeni bir tür olarak sizi oluşturdu. Size verdikleriyle sizi sınamak için geçimliklerinizi birbirinden farklı düzenliyor. Tanrı’nın yargılaması çok hızlıdır. O bağışlayıcı ve şefkatlidir.