1. Bu, evreni oluşturan, karanlığı ve aydınlığı var eden
Tanrı’nın bütün övgülere layık hükmüdür ama buna rağmen güvenmeyenler Tanrı’ya sırt
çeviriyor.
2. O sizi çamurdan
oluşturup ömür vermiştir ve sadece kendisinin bildiği bir zaman sizi diriltecektir.
Ama buna rağmen güvenmiyorsunuz.
3. O bütün evrenin tanrısıdır, içinizi de dışınızı da bilir.
Yaptığınız her şeyi bilir.
4. Sen onlara Tanrı’nın
mesajından ne bahsetsen, önemsemiyorlar.
5. Kendilerine
sunulan gerçeğe güvenmiyorlar. Ama hafife aldıkları o şeyler başlarına gelecek.
6. Yeryüzünde size
vermediğim imkanları verdiğim, bol yağmurlar sağladığım, şehirlerinde dereler
akıttığım nice toplumları suçlu oldukları için ortadan kaldırdım ve onların
ardından başka toplumlar oluşturdum, hiç düşünmüyor musunuz?
7. Sana bu mesajı
kitaba yazılmış bir halde sunsaydım ve onlar da elleriyle dokunsaydı bile
güvenmeyenler yine, “Bu büyük bir aldatmaca” demeye devam ederlerdi.
8. Bazıları da:
“Onun yanına görünür bir melek verilmesi gerekirdi” diyorlar. Eğer melek dedikleri doğa
güçlerini onların üzerine gönderirsem, hiç mühlet
tanınmadan işleri bitirilmiş olur.
9. Bu mesajı
aktarmak için bir doğa gücünü görevlendirsem onu
yine insan kılığına sokardım, bu sefer yine şüpheye
düşerlerdi.
10. Senden önceki elçileri
de hafife aldılar. Ama önemsemeyenlerin hafife aldıkları o şeyler başlarına
geldi.
11. Onlara şunu
söyle: “Yeryüzünde dolaşın da güvenmeyenlerin sonunun nasıl olduğunu görün.”
12. Onlara: “Evreni
sahibi kimdir” diye sor. “Tanrı’dır” de. O merhameti kendine ilke edinmiştir.
Kesinlikle gerçekleşecek olan diriliş günü sizi diriltecek ve zarara uğrayacak
olanlar güvenmeyenler olacak.
13. Gece ve
gündüzün içinde yaşayan her şey ona aittir. O her şeyi işitir ve bilir.
14. Onlara: “Evreni
oluşturan, herkese gıdasını sağlayan ama kendisi yemeğe ihtiyacı olmayan
Tanrı’dan başkasına mı boyun eğeyim!” de ve şunu ekle: “O kendisine hemen
teslim olmamı emretti ve kendisinden başkasına boyun eğmemi yasakladı.”
15-16. Onlara şunu
söyle: "Tanrı’ya karşı çıkarsam, beni de o dehşetli günde
cezalandırmasından korkarım. Merhamet edip cezalandırmadıkları ise büyük bir
kurtuluşa ermiş demektir."
17. Eğer Tanrı
senin başına bir sıkıntı gelmesine izin verse, onu ancak o giderebilir. Eğer o
başına bir rahatlık gelmesine izin verirse de hiçkimse ona engel olamaz. Onun
her şeye gücü yeter.
18. O kullarına
tamamen hakimdir, adaletlidir ve her şeyi bilir.
19. Onlara: “En
güvenilir tanık kimdir biliyor musunuz” diye sor ve “Tanrı hepimize tanıktır. O
sizi ve sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarmak için bana bu mesajı
bildirdi. Siz şimdi Tanrı’dan başka boyun eğilebilecek kişiler olduğunu mu
iddia ediyorsunuz” de ve şunu ekle: “Ben böyle bir şeye kesinlikle karşı
çıkıyorum. Sadece Tanrı’ya boyun eğilmesi gerekir. Onu bırakıp da boyun
eğdiğiniz kişileri reddediyorum ben.”
20. Daha önce
kendilerine mesaj gönderdiğim topluluklar bunun da Tanrı'nın mesajı olduğunu
bal gibi biliyorlar ama güvenmedikleri için çok büyük zarara uğrayacaklar.
21. Tanrı'nın adını
kullanarak yalan uyduran veya onun mesajına güvenmeyenden daha suçlu kim
olabilir. Bu suçlular hiçbir şekilde kurtulamayacaklar.
22. O gün herkesi
diriltirim ve benden başkalarına boyun eğenlere: “Benim verdiğim hükme müdahale
edebileceğini sandığınız kişileri çağırın bakalım” diye seslenirim.
23. Onlar da “Yemin
ederiz ki senden başka hiçkimseye boyun eğmiyorduk Tanrım” demekten başka çare
bulamazlar.
24. Bak şimdi
kendilerini nelerle kandırıyorlar ama uydurdukları şeyler onları yüzüstü
bırakacak.
25. Onlardan seni
dinlemeye gelenler de var. Ama ben onların senin söylediklerini anlamalarının,
işitmelerinin önündeki o görünmez engeli kaldırmam, olduğu gibi bırakırım.
Çünkü onlara ne zaman mesajımdan bahsedilse, güvenmezler. Senin yanına
geldiklerinde, “Bu eski çağlarda yaşamış olan toplumların mitolojik
hikayelerinden ibaret” diyerek tartışmaya çalışırlar.
26. Kendileri sırt
çevirdikleri gibi başkalarını da uzak tutmaya çalışırlar. Böyle yaparak sadece
kendilerine yazık ediyorlar ama farkında değiller.
27. Ateşin yanına
getirilince, “Keşke Tanrı’nın mesajına güvenmemezlik etmeseydik, ona
güvenseydik” derken halleri ne olacak!
28. Daha önceden
hiç ummadıkları şeyler başlarına gelecek. Bir fırsat daha verilse bile
kendilerine yasaklanan şeyleri tekrar yapmaya devam ederler. Onlar sahtekarın
teki.
29. Diriliş öncesi
hayattan başka hayatın olmadığını ve diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar.
30. Tanrı’nın
huzuruna çıkarıldıklarında halleri ne olacak! Onlara: “Hani bu gerçek değil
miymiş” der. Onlar da “Evet Tanrım” derler. O da “Güvenmediğiniz için cezanızı
çekin bakalım” der.
31. Tanrı’yla
karşılaşacağına güvenmeyenler çok büyük zarara uğrayacak. Sonunda kıyamet
ansızın geldiğinde, daha önce işledikleri suçları hatırlayıp “Eyvahlar olsun,
biz bunu daha önce hiç umursamıyorduk” derler. Onların suçu çok büyük!
32. Diriliş öncesi
hayat değersiz ve önemsizdir. Benden sakınanlar için diriliş sonrası hayat daha
iyidir. Keşke anlasanız.
33. Onların senin
hakkında ileri sürdükleri iddialardan dolayı moralinin bozulduğunun
farkındayım. O suçlular aslında sana değil, Tanrı’nın mesajına güvenmiyorlar.
34. Senden önceki
elçilere de güvenmemişlerdi. Onlar kendilerine güvenilmediği ve baskıya
uğradıkları halde bana bağlılık göstermeye devam ettiler. Ben de sonunda onları
kurtardım. Hiçbir şey Tanrı’nın sözlerinin yerini tutamaz. Şimdi o elçilerin
başına gelenler senin de başına geliyor.
35. Onların sana
sırt çevirmesi zoruna gidiyorsa, dünyanın merkezine bir delik açıp veya göğe
yükselip onlara bir mucize mi göstereceksin! Eğer Tanrı istese, onların hepsini
zorla doğru yola sokabilirdi. Sakın bunu görmezden gelme.
36. Sadece kulak
verenler benim çağrıma uyar. Ölmüş olanları da Tanrı diriltecek ve onun
huzuruna çıkarılacaklar.
37. “Muhammed’e Tanrı’dan bir mucize verilmesi gerekirdi”
diyorlar. Onlara şunu söyle: “Elbette Tanrı’nın bir mucize vermeye gücü yeter.”
Ama onların çoğu anlamıyor.
38. Yerde yürüyen
ve havada uçan bütün canlılar da sizin gibi bir topluluktur. Her şey
kaydedilmektedir. Sonunda hepiniz Tanrı’nın huzuruna çıkarılacaksınız.
39. Mesajıma
güvenmeyenler, koyu karanlık içinde kalmış bir sağır ve dilsiz gibidir. Tanrı
dilediğini öylece terk eder, dilediğini de doğru yola iletir.
40. Onlara şunu
söyle: “Düşünün ve dürüstçe söyleyin. Tanrı sizi cezalandırsa veya kıyamet
başınıza gelse, ondan başka birine yalvarabilir misiniz!”
41. Elbette hayır,
böyle bir anda ondan başka birine yalvaramazsınız ve onu bırakıp da boyun
eğdiklerinizi umursamazsınız. Çünkü sizi ancak o kurtarabilir.
42. Senden önceki
toplumlar için de elçiler görevlendirdim. Teslim olsunlar diye onları
sıkıntılara ve zorluklara uğrattım.
43. Başlarına
getirdiğim o zorluklardan sonra bana teslim olmaları gerekirdi ama tam tersine
bilinçleri iyice köreldi. Saptırıcılar da yaptıkları yanlışlara fetva verdi.
44. Onlar
kendilerine yapılan uyarıları önemsemeyince, onlara her türlü fırsatı sundum.
Onlar da bununla şımarmaya başlayınca, onları ansızın cezalandırdım. Tamamen
çaresiz kaldılar.
45. Böylece suçlu
toplulukları ortadan kaldırdım. Her türlü övgüye layık hüküm, tüm insanların
tanrısına aittir.
46. Onlara: “Bakın
eğer Tanrı işitmenizi görmenizi ve bütün bilincinizi giderirse, Tanrı’nın
dışında o boyun eğdiğiniz kişilerden herhangi birisi onları size geri verebilir
mi!” diye sor. Görüyorsun mesajımı onlara detaylı olarak anlatıyorum ama yine
de sırt çeviriyorlar.
47. Onlara: “Bakın
eğer Tanrı sizi ansızın ve açıkça cezalandırsa, bu sadece suçluların zararına
olur” de.
48. Seçtiğim
elçilerin müjdelemek ve uyarmaktan başka hiçbir görevi yoktur. Her kim güvenir
ve kendini düzeltirse, onlar korkmayacak ve üzülmeyecekler.
49. Mesajıma
güvenmeyenler de bana sırt çevirdiği için cezaya çarptırılacaklar.
50. Onlara:
“Tanrı'nın kontrolünde olan şeyler hakkında benim de yetkim vardır veya
geleceği bilirim demiyorum. Ben size melek olduğumu da iddia etmiyorum. Ben
sadece onun bana bildirdiklerine uyuyorum” de ve şunu ekle: “Bunu anlayan ile
görmezden gelen elbette bir olmaz. Biraz düşünün.”
51. Tanrı’nın
huzuruna çıkacağını umursayanlara hiçkimsenin kendilerini ondan
koruyamayacağını ve kurtaramayacağını uyarıp ondan sakınmalarını söyle.
52. Tanrı’nın
hoşnutluğunu umarak sabah akşam ona itaat edenleri kendinden uzaklaştırma. Ne
sen onlardan ne de onlar senden sorumlu değil. Eğer onları kendinden
uzaklaştırırsan, suç işlemiş olursun.
53. Ben herkesi
birbiriyle sınıyorum. Ama onlar hâla “Tanrı hepimizin içinden onları mı seçmiş”
diyorlar. Tanrı kendisine karşılık verenleri bilmez mi hiç?
54. Mesajıma
güvenenler senin yanına geldiklerinde onlarla selamlaş ve: “Tanrı merhameti
kendine ilke edinmiştir, “İçinizden biri bilmeden bir kötülük yapar ve sonra
hemen bundan vazgeçip kendini düzeltirse, unutmayın ki o çok bağışlayıcı ve
şefkatlidir” de.
55. Kimi suçlu
saydığım ortaya çıksın diye mesajımı işte böyle detaylı olarak açıklıyorum.
56. Onlara: “Sizin
Tanrı’yı bırakıp da boyun eğdiğiniz o kişilere boyun eğmem yasaklandı” de ve
şunu ekle: “Ben sizin keyfinize göre hareket edemem, yoksa yoldan çıkmış ve
onun gösterdiği yolda gitmemiş olurum.”
57. Onlara şunu
söyle: “Tanrı beni aydınlattı ama siz ona
güvenmiyorsunuz. Sizin istediğiniz mucizeleri ben gösteremem. Bu sadece
Tanrı’nın elindedir ve o her zaman gerçeği söyler, en iyi hükmü verir.”
58. Onlara şunu
söyle: “Eğer sizin istediğiniz mucizeleri göstermek benim elimde olsaydı,
aramızda yargılama yapılmış olurdu. Tanrı kimlerin suçlu olduğunun elbette
farkındadır.”
59. Bütün
gizlilikler onun elindedir, sadece o bilir. Karada ve denizdeki her şeyi bilir.
Yere düşen her bir yaprağın ve toprağın derinliklerindeki her bir tohumun
farkındadır. Canlı cansız her şey detaylı olarak kaydedilmektedir.
60. Gece
uyuduğunuzda sizin bilincinizi giderir. Gündüz yaşadığınız her şeyi bilir.
Belirlenmiş sürenizi doldurmanız için sizi tekrar kendinize getirir. İleride
hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız ve çabanızın karşılığını size verecek.
61. O kullarına
tamamen hakimdir. O her birinizin farkındadır. Sonunda ölüm vaktiniz geldiğinde
hükmü altındaki bir güçle hayatınıza son verir. Hiçbiriniz bundan kaçamazsınız.
62. İleride de hepinizin
tanrısı olan o tek Tanrı’nın huzuruna çıkarılırsınız. Unutmayın, tek karar
yetkisi onundur ve yargılaması çok hızlıdır.
63-64. Onlara:
“Eğer bizi bu sıkıntıdan kurtarırsan karşılığını vereceğiz” diye teslimiyet ve
samimiyetle yalvardığınızda sizi karada ve denizde sorunlarınızdan kim
kurtarıyor” diye sor ve şunu söyle: “Elbette sizi her türlü sorundan Tanrı
kurtarıyor ama siz yine de ondan başkalarına boyun eğiyorsunuz.”
65. Onlara: “Onun
size yukarıdan veya yerin altından bir ceza göndermeye veya sizi birbirinize
katıp kırdırmaya gücü yeter” de. Görüyorsun işte, anlasınlar diye mesajımı
onlara detaylı olarak anlatıyorum.
66-67. Bu gerçeğin
ta kendisi olduğu halde halkın ona güvenmiyor. Onlara şunu söyle: “Benim için
hiç sorun değil. Size bahsedilen her şey gerçekleşecek, göreceksiniz!”
68. Mesajım
hakkında saçma sapan konuşmaya başlarlarsa, onlar konuyu değiştirinceye kadar
uzaklaş, yanlışlıkla unutsan bile hatırladıktan sonra o suçluların yanında
durma.
69. Sakınanlar
onların bu davranışlarından sorumlu değildir ama bu kendilerine çeki düzen
versin diye bir hatırlatmadır.
70. Oyun ve
eğlenceyi hayat tarzı edinen ve diriliş öncesi hayata aldanan kişilere aldırış
etme. Hiçkimsenin kendi yaptıkları yüzünden mahvolmaması için kimsenin onları
Tanrı’dan koruyamayacağını, kurtaramayacağını ve kurtulmak için her şeyi feda
etmek istese bile kabul edilmeyeceğini anlat. Onlar güvenmedikleri için
yaptıkları yüzünden mahvolacak, kaynar sular ve acı bir cezayla
cezalandırılacaklar.
71-72. Onlara:
“Tanrı’yı bırakıp da bize herhangi bir zarar veya fayda verme hakimiyeti
olmayanlara mı boyun eğelim! Tanrı bizi doğru yola ilettiği halde, arkadaşlar
haydi sen de bizimle gel diyerek vahiy dersine çağırırken şehirdeki
saptırıcıların kandırdığı ve bu yüzden kafası karışan kişiler gibi geri mi
dönelim!” de ve şunu ekle: “Doğru yol, Tanrı’nın gösterdiği yoldur. Bize tüm insanların
tanrısına teslim olmamız, onun mesajına uymamız ve
ondan sakınmamız emredildi. Sonunda hepiniz onun huzuruna çıkarılacaksınız.”
73. O evreni bir amaç için oluşturdu. O gün de olmasını söyler
o da oluşur. Ferman verdiği gün onun sözü gerçekleşir ve bütün yetki ona
aittir. O görünen ve görünmeyen her şeyi bilir.
Adaletlidir ve her şeyin farkındadır.
74. İbrahim babası
Azer’e: “Heykelini yaptığın kişilere mi boyun eğiyorsun! Sen de halkın da büyük
bir yanlışın içindesiniz” demişti.
75. Ben de
İbrahim’in kesin olarak güvenmesi için ona evrenin hakimiyetini düşündürdüm.
76. Karanlık
çökünce bir yıldız gördü. “Tanrı buymuş
öyle mi” dedi. Ama yıldız batınca da: “Batıp giden bir şey istemem” dedi.
77. Sonra ortaya
çıkan ay’ı gördü ve “Tanrı buymuş öyle
mi” dedi. Ay gözden kaybolunca, “Tanrım
beni doğru yola iletmezsen, ben de bu halk gibi sapıtırım” dedi.
78-79. Sonra doğan
güneşi gördü ve “Tanrı buymuş, bu
hepsinden daha büyükmüş öyle mi” dedi. Ama güneş de batınca: “Ey halkım, ben
sizin Tanrı’yı bırakıp da boyun eğdiğiniz her şeyden uzağım. Ben bütün
benliğimle evreni oluşturana teslim
oldum, ondan başka hiç kimseye boyun eğmem” dedi.
80-81. Bunun üzerine
halkı onunla tartışmaya başladı. İbrahim de: “Benimle Tanrı hakkında boşuna
tartışmayın, o beni doğru yola iletti. Sizin onu bırakıp da boyun eğdiğiniz
kişilerden Tanrı’nın izniyle hiçbir şekilde korkmuyorum. O her şeyi
bilmektedir, anlamıyor musunuz! Siz Tanrı’nın hiçbir yetki vermediği kişilere
boyun eğmekten korkmuyorsunuz da ben sizin boyun eğdiklerinizden mi korkacağım!
Bir düşünün bakalım, hangimiz daha güvende!” dedi.
82. Bana güvenenler
ve benden başkasına boyun eğmeyenler güvendedir ve doğru yoldadır.
83. İşte İbrahim’i
halkına karşı böyle desteklemiştim. Ben dilediklerimi ilerletirim. Tanrı adaletlidir
ve her şeyi bilir.
84. Sonra ona
İshak’ı ve Yakup’u armağan ettim ve hepsini doğru yola ilettim. Daha önce Nuh’u
ve onun soyundan Davut, Süleyman, Eyüp, Yusuf, Musa ve Harun’u da doğru yola
iletmiştim. Kendini düzeltenleri işte böyle mükafatlandırırım.
85. Zekeriya,
Yahya, İsa ve İlyas’ı da doğru yola iletmiştim. Hepsi düzgün kişilerdi.
86. İsmail, Elyesa,
Yunus ve Lut’u da doğru yola iletmiştim. Bütün insanların içinden onları
seçmiştim.
87. Onların
atalarından çocuklarından ve soydaşlarından bazılarını da seçtim ve doğru yola
ilettim.
88. Tanrı işte
böylece kullarından dilediğini doğru yola iletir. Eğer onlar benden başkalarına
boyun eğselerdi, bütün çabaları boşa giderdi.
89. İşte bunlar
elçi olarak seçtiğim ve hikmetli bir mesaj gönderdiğim kişilerdir. Eğer bu halk
bu mesaja güvenmezse, onu güvenecek olan başka halklara devrederim.
90. İşte bunlar
Tanrı’nın doğru yola ilettikleridir. Sen de onları kendine örnek al. Halkına da
şunu söyle: “Buna karşı sizden hiçbir menfaat beklemiyorum. Bu sadece herkes
için gönderilmiş bir öğüttür."
91. Tanrı’yı yanlış
anladılar. Çünkü “Tanrı hiç kimseye mesaj göndermez” diyorlar. Onlara:
“Musa’nın aktardığı, sizin de kitap haline getirdiğiniz, içindeki birçok şeyi
örtbas edip birazını anlattığınız ve insanları aydınlatan, yol gösteren, ne
sizin ne de atalarınızın bilmediği şeyleri öğreten mesajı kim gönderdi o zaman”
diye sor. “Elbette Tanrı gönderdi” de. Onları kendi hallerine bırak, bir
şeylerin peşinde oyalanarak ömürlerini tüketsinler bakalım.
92. Bu, başkenti ve
diğer şehirleri uyarman için gönderdiğim ve kendinden öncekilerin güncellemesi
olan değerli bir mesajdır. Diriliş sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenenler
kendilerine gönderilmiş olan bu mesaja da güvenir ve ona özen gösterirler.
93. Kendisine
hiçbir şey bildirilmediği halde “Tanrı bana şunları bildirdi” deyip veya
“Tanrı’nın sunduğu mesajın benzerini ben de sunabilirim” deyip Tanrı'nın adını
kullanarak yalan uyduranlardan daha suçlu kim olabilir! O alçaklar, ölüm
sancıları içinde hayatları sona ererken ne yapacaklar? Kurtarabilecekler mi
kendilerini? Hayır, tam aksine Tanrı'nın mesajına sırt çevirip onun adını
kullanarak yalan uydurdukları için ileride rezil edici
bir şekilde cezalandırılacaklar.
94. Sizi en başta
nasıl oluşturduysam, o zaman da karşıma yapayalnız geleceksiniz. Size
verdiklerimi arkanızda bırakacaksınız. Size verdiğim hükme müdahale
edebileceğini ve sizi kurtarabileceğini sandığınız kişiler yanınızda
görünmeyecek. Aranızdaki bütün bağlar kopacak ve bütün hayalleriniz suya
düşecek.
95. Tanrı tohumu ve
çekirdeği yarıp filizlendirir. Cansızı canlı ve canlıyı cansız hale getirir.
İşte Tanrı budur. Ona nasıl sırt çevirebilirsiniz!
96. Sabahı ortaya
çıkarmaktadır. Geceyi dinlenme zamanı güneşi ve ay’ı da zaman ölçüsü yapmıştır.
İşte bu her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen Tanrı'nın düzenlemesidir.
97. Karada ve
denizde sorun yaşadığınızda yıldızlarla yolunuzu bulabilmenizi sağlamıştır.
Öğrenmek isteyenler için şaheserlerimi işte böyle detaylı olarak açıklıyorum.
98. O hepinizi tek
bir şeyden oluşturmuştur. Orada hem yaşamanızı hem de ölmenizi sağlamıştır.
Anlamak isteyenler için şaheserlerimi işte böyle açıklıyorum.
99. Uzaydan su
indirip her şeyin varoluşunu onunla başlattım. Ve onunla birbirine benzeyen ve
benzemeyen nice yeşillikler, bol başaklı tahıllar, salkımlarla dolu hurma
ağaçları, üzüm bağları, zeytin ve nar ağaçları oluşturdum. Onların meyvelerinin
tomurcuktan meyve olana kadar halini bir inceleyin. Bütün bunlar güvenenler
için bir şaheserdir.
100. Tanımadıkları
bazı kişilerin de Tanrısal güçleri olduğunu iddia ediyorlar ama onlar sadece
Tanrı’nın bir kuludur. Körü körüne Tanrı’nın oğulları ve kızlarını olduğunu
iddia ediyorlar. Fakat Tanrı’nın onların bu iddialarıyla hiçbir alakası yoktur,
çok yücedir.
101. O evrenin yaratıcısıdır, bir hanımı olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir! Her şeyi o
oluşturmuştur ve her şeyi bilmektedir.
102. Hepinizin
tanrısı odur. Ondan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Her şeyi o oluşturmuştur.
Ona boyun eğin. O her şeye tanıktır.
103. O her şeyi
kavrar ama siz onun varlığını kavrayamazsınız. O her şeyi bilir ve her şeyin
farkındadır.
104. Size Tanrı’dan
net bir mesaj geldi. Kim onu önemserse kendi yararına, kim de umursamazsa kendi
zararınadır. Ben sizin bekçiniz değilim.
105. Öğrenmek
isteyenler için işte mesajımı böyle detaylı olarak açıklayıp ortaya koyuyorum.
Kimisi “Sen bunları birilerinden öğrenmişsin” diyor.
106. Sen her şeye
rağmen Tanrı’nın sana bildirdiklerine uymaya devam et. Ondan başka hiçkimseye
boyun eğilmez. Onun dışındakilere boyun eğenlere aldırış etme.
107. Tanrı istese,
onların kendinden başkasına boyun eğmelerini zorla engelleyebilirdi. Ben seni
onlara bekçi olarak görevlendirmedim. Sen onlardan sorumlu değilsin.
108. Tanrı’dan
başkalarına boyun eğenlere hakaret etmeyin ki onlar da kızıp saygısızca
Tanrı’ya hakaret etmesin. Herkes kendini doğru sanır ama ileride Tanrı’nın
huzuruna çıkarılacaksınız ve çabanızın karşılığını size verecek.
109. Eğer bir
mucize gösterilirse, güveneceklerine dair Tanrı’nın adıyla sıkı sıkıya yemin
ediyorlar. Onlara: “Mucize göstermek Tanrı’nın elindedir” de. Mucize görseler
bile güvenmeyeceklerini anlamıyor musunuz.
110. Daha önceden
güvenmedikleri için anlamalarının ve kavramalarının önündeki engeli kaldırmam,
kendi hallerine bırakırım sınırlarımı aşmış bir şekilde başıboş yaşayıp
giderler.
111. Kafalarındaki
melekleri de görseler, ölülerle de konuşsalar, bütün mucizeler önlerine serilse de Tanrı izin
vermeden güvenemezler. Ama onların çoğu bunu önemsemiyor.
112. Bütün
peygamberleri saptırıcılara düşman yaptım. Onlar birbirini kandırmak için
aldatıcı sözler aktarırlar. Tanrı istese onlara zorla engel olabilir. Sen
onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
113. Onlara diriliş
sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyenler kulak verir ve onlardan
hoşlanırlar, o yanlışları yapmaya devam ederler.
114. Onlara:
"O size detaylı olarak açıklanmış bir mesaj sunmuşken, Tanrı’dan başka bir
hüküm koyucu mu kabul edeyim!" de. Kendilerine mesaj gönderdiklerim bunun
da gerçekten Tanrı tarafından sunulduğunu biliyorlar. Bu konuda hiç şüphen
olmasın.
115. Tanrı’nın
mesajı gerçeği ve adaleti ortaya koymaktadır. Hiçbir şey onun sözlerinin yerini
tutamaz. O her şeyi işitir ve bilir.
116. Bu
bölgedekilerin çoğunluğuna uyarsan seni Tanrı’nın mesajından saptırırlar. Çünkü
onlar kendi inançlarına göre hareket ederler ve uydururlar.
117. Gösterdiği
yolda kimin gidip gitmediğini Tanrı bilir.
118. Eğer onun
mesajına güveniyorsanız, Tanrı’nın mesajında serbest olduğu bildirilen şeyleri
yiyin.
119. O size, zorda
kalma durumunuz haricinde neleri yasakladığını detaylı olarak açıklamışken,
Tanrı’nın mesajında serbest olduğu bildirilen şeyleri neden yemekten
çekiniyorsunuz! Birçok kişi kendi kafasına göre körü körüne yanlışa
sürükleniyor. Tanrı sınırını çiğneyenleri elbette biliyor.
120. Ne açıkça ne
de gizlice suç işlemeyin. Suç işleyenler yaptıklarına karşılık cezaya
çarptırılacaklar.
121. Tanrı’nın
mesajında yasak olduğu bildirilen o şeyleri yemeyin, onlar putperestliktir. O
saptırıcılar, kendilerine uyanlara sizinle tartışmalarını söylüyor. Eğer onlara
uyarsanız, siz de Tanrı’dan başkalarına boyun eğmiş olursunuz.
122. Kendisi ölü
iken dirilttiğim yani insanlar içinde yaşarken kendisini aydınlattığım kişi ile
koyu karanlık içinde kalan ve oradan çıkamayan kişi bir olur mu? Ama
güvenmeyenler yine de yaptıklarını doğru zannediyor.
123. Her şehirde
buna benzer ileri gelen suçluların aldatabilmesine izin veriyorum ama farkında
olmasalar da onlar sadece kendilerini aldatıyorlar.
124. Onlara ne
zaman mesajımdan bahsedilse, “Tanrı’nın elçilerine gönderilen mesajlar bize de
gönderilmedikçe güvenemeyiz” diyorlar. Tanrı mesajını kime göndereceğini iyi
bilir. Suçlular da uydurdukları şeyler yüzünden Tanrı tarafından rezil edilip
acı bir cezaya çarptırılacaklar.
125. Tanrı kimi
doğru yola iletmek isterse, onun bilincini kendisine teslim olmaya açar. Kimi
de terkederse onun içini de sanki dağa tırmanıyormuş gibi sıkıp daraltır, yani
Tanrı kendisine güvenmeyenleri arındırmaz.
126. İşte bu mesaj,
Tanrı’nın yolunu net bir şekilde göstermektedir. Ciddiye alanlar için mesajımı
detaylı bir şekilde açıkladım.
127. Tanrı onları
koruyup çabalarına mükafat olarak kurtuluş yurduna yerleştirecek.
128. O gün onların
hepsini diriltir ve “Ey karanlık adamlar, siz birçok kişiyi aldattınız” der.
Onlara uyan kişiler de: “Tanrım bize belirlediğiniz süre dolana kadar
birbirimizden faydalandık” derler. O da: “Tanrı’nın izniyle artık ateş sizin
sonsuz ikametgahınız olacak” der. Tanrı adaletlidir ve her şeyi bilir.
129. Yaptıklarına
karşılık suçluları işte bu şekilde bir araya toplayacağım.
130. “Ey bütün
insanlar, aranızdan seçilmiş elçiler benim mesajımı aktarıp böyle bir günle
karşılaşacağınızı uyarmadı mı” diye sorar. Onlar da “Kendimize karşı tanığız”
derler. Böylece onlar diriliş öncesi hayata aldanmış olurlar ve
güvenmediklerine kendileri tanıklık etmiş olur.
131. Unutma ki Tanrı
mesajından habersiz bir toplumu ortadan kaldırmak gibi bir haksızlık yapmadı.
132. Herkes
çabasına göre gruplandırılacak. Zaten Tanrı onların yaptıklarından habersiz
değildi.
133. Tanrı’nın
hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, merhamet sahibidir. Sizi nasıl başka toplumların
soyundan getirdiyse, istese sizi de ortadan kaldırıp yerinize dilediklerini getirebilir.
134. Size
bahsedilenler kesinlikle gerçekleşecek, bundan hiçbir şekilde kaçamazsınız.
135. Onlara şunu
söyle: “Ey halkım elinizden geleni ardınıza koymayın, ben görevimi yapmaya
devam edeceğim. İleride kimin haklı olduğunu anlayacaksınız. Suçlular asla
kurtulamayacaklar.”
136. Tanrı’nın
oluşturduğu mahsullerden ve hayvanlardan ona pay ayırıyorlar. Birazını Tanrı’ya
birazını da onun verdiği hükme müdahale edebileceğini sandıkları kişilere
sunuyorlar. Onlara sundukları Tanrı’ya ulaşmıyor ama Tanrı’ya sunduklarını da
onlara veriyorlar. Çok saçma bir iş yapıyorlar!
137. Böylece
Tanrı’nın verdiği hükme müdahale edebileceğini sandıkları kişiler onlara
bebeklerini öldürebilme fetvası veriyorlar. Onları mahvediyorlar, Tanrı'nın
bildirdiği sistemi onlara içinden çıkılmaz bir hale getiriyorlar. Tanrı istese
onlara zorla engel olabilirdi. Sen onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
138. Tanrı’nın
mesajında yasak olduğu bildirilmediği halde, onun adına yalan uydurarak kendi
iddialarına göre bazı mahsullerin ve hayvanların yasak olduğunu ve kendi
istedikleri kişilerden başkasının yiyemeyeceğini ve bazı hayvanlara binmenin
yasak olduğunu söylüyorlar. Ama o ileride onların bu uydurmalarının cezasını
verecek.
139. “Şu
hayvanların karınlarındaki yavruları sadece erkeklerimiz yiyebilir, eşlerimize
yasaktır. Eğer karnındaki ölü doğarsa, onlar da yiyebilir” diyorlar. Tanrı
ileride onların bu iddialarının cezasını verecek. O adaletlidir ve her şeyi
bilir.
140. Körükörüne
ahmakça bebeklerini öldürenler ve Tanrı’nın sunduğu yiyecekleri onun adına
yalan uydurarak yasak sayanlar kesinlikle sapıtmıştır, doğru yolda değildir.
141. Ekilip dikilen
ve kendi başına yetişen bütün bahçeleri, çeşit çeşit hurma ağaçlarını ve
ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen nar ve zeytin ağaçlarını oluşturan
odur. Olgunlaştığında meyvelerinden yiyin ve ürünleri topladığınız gün
yoksullara da pay ayırın. Sınırı aşmayın, o sınırı aşanları sevmez.
142. Yük taşıyan,
binilen ve yünlerinden faydalanılan hayvanları oluşturan da odur. Tanrı’nın size
sunduğu bu besinleri yiyin, o saptırıcıların sözlerine aldanmayın. Onlar sizin
tam bir düşmanınızdır.
143. O sekiz çift
hayvanı tamamıyla sizin hizmetinize sunmuştur. İki çift koyun ve iki çift
keçidir. Onlara “Tanrı koç ve tekeleri mi yasaklamış, koyunları ve keçileri mi
veya koyun ve keçilerin karnındaki yavruları mı! Eğer haklıysanız haydi bana
ispatlayın” diye sor.
144. İki çift deve
ve iki çift sığırdır. Onlara: “Tanrı boğa ve erkek develeri mi yasaklamış, inek
ve dişi develeri mi veya ineklerin ve dişi develerin karnındaki yavruları mı!
Tanrı’nın size bunları emrettiğine emin misiniz?” diye sor. Tanrı adını
kullanarak yalan uydurup insanları körükörüne yanlışa sürükleyenlerden daha
suçlu kim olabilir! Tanrı böyle suçluları asla beraat ettirmeyecek.
145. Onlara şunu
söyle: “Bana bildirilen mesajın içinde bir kimsenin yiyecekleri konusunda,
Tanrı’dan başkalarını yüceltmek için sunulan leş, akıtılmış kan ve domuz eti
dışında yasak olan hiçbir şey yoktur. Bu sayılanlar da Tanrı’ya ortak koşmak ve
yoldan çıkmaktır. Ama her kim zordaysa, onların eylemlerine katılmamak ve
inançlarını kabul etmemek şartıyla yiyebilir. Tanrı bağışlayıcı ve
şefkatlidir.”
146. Yahudiler de
kendilerine bütün tek toynaklı hayvanları, sığır ve koyunların sırtlarındaki,
bağırsaklarındaki ve kemiklerin üzerindekiler hariç iç yağlarını dahi
yasaklamışlardı, ben de sınırı aştıkları için onları bu halde bıraktım. Ben
herkese hakettiğini veririm.
147. Eğer sana
güvenmiyorlarsa, “Tanrı çok merhametlidir ama suçlular onun cezasından kurtulamayacak”
de.
148. Tanrı’dan
başkalarına boyun eğenler, “Eğer Tanrı istemeseydi, biz de atalarımız da ondan
başkalarına boyun eğmezdik ve hiçbir şeyi de kendimize yasaklamazdık” derler.
Onlardan öncekiler de böyle sahtekarlıklar yapmışlardı ama sonunda benim cezamı
tattılar. Onlara: “Buna dair bize gösterebileceğiniz bir kanıtınız var mı? Siz
kendi inançlarına göre hareket ediyor ve uyduruyorsunuz” de.
149. Onlara şunu
söyle: “Kesin delil, Tanrı’nın mesajıdır. O istese hepinizi zorla doğru yola
iletebilir.”
150. Onlara: “Bu
bahsettiklerinizi Tanrı’nın emrettiğini hanginiz söylüyor” diye sor. Onlar bu
iddialarından bahsetse bile sen onları onaylama. Mesajıma güvenmeyen, diriliş
sonrası hayatın gerçekleşeceğine güvenmeyen ve Tanrı’dan başkalarına boyun eğen
o kişilerin keyfine uyma.
151-152. Onlara
şunu söyle: “Gelin size Tanrı’nın gerçekte neleri emrettiğini okuyayım. Ondan
başka hiçkimseye boyun eğmeyin. Ana babanıza güzel davranın. Geçim endişesiyle
bebeklerinizi öldürmeyin. O sizin de evlatlarınızın da gıdasını sağlar. Gizli
ve açık kötülüklerden uzak durun. Haksız yere Tanrı’nın dokunulmaz kıldığı cana
kıymayın. İşte o size bunları emretti. Umarım anlarsınız. Yetişkin olana kadar
kendisinin ihtiyaçlarını karşılamak için ona yapacağınız harcamaların dışında
yetim malına el uzatmayın. Alışverişinizde hile yapmayın, ölçüde tartıda
adaletli olun. Ben hiçkimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmam.
Söz sahibi olduğunuzda yakınlarınıza ayrıcalık tanımayın. Tanrı’nın sözüne
uyun. İşte o size bunları emretti. Umarım kavrarsınız.”
153. İşte bu mesaj
benim yolumu net bir şekilde göstermektedir. Siz de bu yolda yürüyün, başka
yollara girmeyin. Yoksa sizi onun mesajından uzaklaştırırlar. Kurtulabilmeniz
için o size bunları emretmektedir.
154. Tanrı’yla karşılaşacaklarına
güvensinler diye kendini düzeltenlere bir rehber ve şefkat olarak, her konuyu
detaylı ve net bir şekilde açıklayan mesajımı Musa’ya da bildirmiştim.
155-157. İşte bu
da; “Sadece bizden önceki iki topluluğa mesaj sunuldu, biz de onların bildiklerinden
habersizdik” veya “Bize de mesaj sunulsaydı, biz doğru yola onlardan daha çok
sarılırdık” dememeniz için sunduğum değerli bir mesajdır. Merhamet görmeniz
için ona uyun ve özen gösterin. İşte size Tanrı’dan bir şefkat ve rehber olan
net bir mesaj geldi. Onun mesajına güvenmeyen ve sırt çevirenden daha suçlu kim
olabilir! Mesajıma sırt çevirenleri dehşetli bir şekilde cezalandıracağım.
158. Buna rağmen
onlar hâla Allah'ı ve melekleri görelim diyorlar, bir işaret bekliyorlar. Bir işaret görecekleri gün daha önceden
güvenmemiş olanların ve güvenip de kendini düzeltmemiş olanların güvenmesi
onları hiçbir şekilde kurtaramayacak. Onlara şunu söyle: “Hep birlikte bekleyip
göreceğiz!”
159. Uymaları için
bildirilen sistemi paramparça edip çeşitli gruplara ayrılanlardan sen sorumlu
değilsin. Tanrı onları yargılayacak ve çabalarının karşılığını verecek.
160. Kim kendini
düzeltirse ona kat kat mükafat verilecek. Kim de kendini bozarsa, hiçbir
haksızlığa uğramadan yaptıklarının cezasını çekecek.
161. Onlara şunu
söyle: “Tanrı beni doğru yola, doğru
hayat tarzına, bütün benliğiyle Tanrı’ya yönelip ondan başka hiç kimseye boyun
eğmeyen İbrahim’in yoluna iletti.”
162-163. Onlara
şunu söyle: “Bana gönderilen mesaj, uymamız gereken ilkeler, hayatım ve ölümüm
tüm insanların tanrısı tarafındandır. Ondan başka hiçkimseye boyun eğilmez.
Bana işte bunlar emredildi ve ona hemen teslim oldum.”
164. Onlara şunu
söyle: “O her şeyin tanrısıyken ondan başka bir tanrı mı kabul edeyim! Herkes
çabasının karşılığını görecek. Hiçkimse herhangi birinin işlediği suç için
şefaat edemeyecek. Sonunda hepiniz Tanrı’nın huzuruna çıkarılacaksınız ve
ayrılığa düştüğünüz konularda sizi yargılayacak.”
165. O dünyada yeni bir
tür olarak sizi oluşturdu. Size verdikleriyle sizi sınamak için geçimliklerinizi
birbirinden farklı düzenliyor. Tanrı’nın yargılaması çok hızlıdır. O
bağışlayıcı ve şefkatlidir.