1. H, m...
2. Bu mesaj, her
şeye gücü yeten ve her şeyi bilen Tanrı tarafından sunulmaktadır.
3. Tövbeleri sadece
o kabul edebilir ve yanlışları da sadece o bağışlayabilir. Cezası çok serttir.
Çok güçlüdür. Ondan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Sonunda hepiniz onun huzuruna
çıkarılacaksınız.
4. Tanrı’ya
güvenmeyenler onun mesajına da sırt çeviriyorlar. Onların ülkede keyfince
yaşamalarına aldanma.
5. Onlardan önce
Nuh’un toplumu ve diğer toplumlar da güvenmemişti. Her toplum kendileri için
görevlendirilen elçiye zarar vermeye çalıştı ve gerçeği ortadan kaldırmak için
asılsız iddialarla tartıştı. Ben de onları cezalandırdım. Nasılmış benim
cezalandırmam!
6. Güvenmeyenlere Tanrı’nın
tehdidi uygulanacak. Onlar cehenneme girecekler.
7-9. Bütün doğa
güçleri Tanrı’ya boyun eğmiş bir şekilde onun emrini yerine getirir, ona
güvenir. “Tanrım bilginiz ve merhametiniz her şeyden büyüktür. Yaptıklarından
vazgeçip gösterdiğiniz yola girenleri bağışlayınız, onları ateş cezasından uzak
tutunuz. Tanrım onları babaları, eşleri
ve çocuklarından düzgün olanlarla birlikte ölümsüzlük bahçelerine koyunuz.
Sizin her şeye gücünüz yeter ve adaletlisiniz. Onları cezadan kurtarınız. O gün
merhamet edip cezalandırmadıklarınız büyük bir kurtuluşa ermiş demektir”
diyerek güvenenler için bağışlanma diler.
10. Güvenmeyenlere:
“Siz artık birbirinize öfkelisiniz ama Tanrı’nın size olan öfkesi daha büyük
çünkü ona güvenmeniz gerektiği söyleniyordu ama siz yine de güvenmemeye devam
ediyordunuz” diye seslenilecek.
11. “Tanrım bizi
iki kere hayatsız bıraktınız iki kere de hayat verdiniz. Artık suçlu olduğumuzu
anladık. Buradan kurtulmamızın bir yolu yok mu” derler.
12. İşte siz bu
duruma düşeceksiniz çünkü sadece Tanrı’ya itaat etmeniz gerektiği söylendiğinde
güvenmiyorsunuz. Onun dışında itaat edilen kişilere güveniyorsunuz. Halbuki tek
karar yetkisi Tanrı’nındır. O çok büyük ve yücedir.
13. O size birçok
şaheserini gösteriyor ve yukarıdan sizin için yaşam kaynağı olan mesajını
sunuyor. Ama sadece ona yönelenler öğüt alırlar.
14. Güvenmeyenlerin
hoşuna gitmiyor ama her şeye rağmen siz hükümlerinizi katkısız bir şekilde
Tanrı’dan alarak ona itaat etmeye devam edin.
15. O dilediğini
ilerletir. Her şeyin hakimidir. Onun huzuruna çıkacakları gün hakkında uyarması
için kullarından dilediğine kendi buyruğu sayesinde hayat verebilen bir mesaj
gönderir.
16. O gün hepiniz
Tanrı’nın huzuruna çıkacaksınız. Hepinizin ne olduğu ortaya çıkacak. O gün
karar yetkisi kimindir? Sadece her şeyin hakimi tek Tanrı’nındır!
17. O gün herkes
hiçbir haksızlığa uğramadan çabasının karşılığını görecek. Tanrı’nın
yargılaması hızlıdır.
18. Korkudan
yüreklerin ağızlara geleceği o günün hızla yaklaştığını haber ver. Suçluların
daha önceden kendilerini kurtarabileceğini sanarak bağlandığı hiçkimse onları
kurtaramaz.
19. O gözlerin
göremediği ve içeride gizli tutulan her şeyi bilir.
20. Tanrı adaletle
yargılar. Onu bırakıp da boyun eğdiğiniz kişiler ise onun hükmüne hiçbir
şekilde müdahale edemezler. Tanrı her şeyi işitir ve görür.
21. Yeryüzünde
dolaşıp da sizden önceki toplumların sonunun nasıl olduğunu hiç düşünmüyor
musunuz? Onlar sizden daha güçlüydü ve daha çok toprağı sahiplenmişlerdi. Ama
suçlu oldukları için Tanrı onları cezalandırdı ve hiçkimse onları Tanrı’dan
kurtaramadı.
22. Çünkü kendileri için görevlendirilmiş elçiler onlara
net bir mesaj aktardığı halde güvenmemişlerdi. Bu yüzden Tanrı da onları
cezalandırmıştı. O çok güçlüdür ve cezası çok serttir.
23-24. Musa'yı da
apaçık mucizeler ve mesajım ile Firavun, baş hoca ve Karun için elçi olarak
görevlendirmiştim. Ama onlar “Bu sahtekar bir hoca!” dediler.
25. Onlara mesajım
aktarılınca, “Onunla birlikte Tanrı’ya güvenenlerin erkek bebeklerini öldürün,
bayanlarını istismar edin” diye emretti. Güvenmeyenler hep böyle kötü planlar
peşindedir.
26. Firavun: “Bana
izin verin Musa’yı idam edeyim. Bakalım Tanrı
onu kurtarabilecek mi! Sizin yasanızı değiştirmesinden ve iktidarı ele geçirip
ülkeyi mahvetmesinden endişeleniyorum” dedi.
27. Musa:
“Yargılanma gününün gerçekleşeceğine güvenmeyen bütün zorbalardan hepimizin
yöneticisi olan Tanrı’ya sığınıyorum” dedi.
28-29. Firavun'un ailesinden o
ana kadar güvendiğini saklayan güvenmiş bir kişi: “Benim tek yöneticim
Tanrı’dır dediği için bir insanı idam mı edeceksiniz! Halbuki o size Tanrı tarafından
apaçık mucizeler de göstermiştir. Eğer o sahtekarsa zararı kendinedir. Ama o
haklıysa, sizi yaptığı tehditlerin bir kısmı başınıza gelebilir. Şunu bilin ki Tanrı acımasız sahtekarları kesinlikle beraat
ettirmeyecek. Ey halkım! Bugün siz güç sahibisiniz, ülkenin iktidarı sizde ama
Tanrı bizi cezalandırmaya kalksa bizi kim kurtarabilir?” dedi. Bunun üzerine
Firavun: “Ben sadece kendi görüşümü söylüyorum ve size doğruyu gösteriyorum”
dedi.
30-35. Güvenmiş olan kişi: “Ey halkım! Korkarım ki önceki toplumların, Nuh toplumunun, Âd, Semud ve diğer
halkların başına gelen felaketler sizin de başınıza gelecek. Tanrı kullarına
haksızlık yapmaz. Ey halkım! Şok olacağınız o gün için sizin hakkınızda
endişeleniyorum. O gün kurtulmaya çalışırsınız ama hiçkimse sizi Tanrı’dan
kurtaramaz. Tanrı’nın hüküm giydirdiği kişiler için hiçbir kurtuluş olmayacak.
Eskiden Yusuf da size net bir mesaj aktarmıştı ama ona da güvenmemiştiniz. Daha
sonra o ölünce de, Tanrı bundan sonra bir elçi göndermesin demiştiniz. Tanrı
işte böyle güvenmeyen ve sınırı aşanları terkeder. Körükörüne Tanrı’nın
mesajına sırt çevirenlere hem Tanrı hem de ona güvenenler öfkelenir. Tanrı
böyle keyfine göre hüküm veren zorbaların bilincini açmaz” dedi.
36-37. Firavun ise: "Bana bir kule yaptır baş hoca! Uzayın geçitlerine
ulaşıp Musa’nın Tanrı’sıyla görüşeyim bakalım. Ben
onun bir sahtekar olduğuna inanıyorum" dedi. Doğru yola sırt çevirdiği
halde yaptıklarını doğru zannediyordu. Ama Firavunun planları sadece kendine
zarar vermiş oldu.
38-44. Güvenmiş olan kişi: "Ey halkım! Şimdi beni dinleyin de size
doğruyu göstereyim. Ey halkım! Diriliş öncesi bu hayat bir dekordur. Gerçek
hayat diriliş sonrasındadır. Kim kendini
bozarsa, yaptıklarının cezasını çekecek. Erkek veya kadın, her kim güvenir ve
kendini düzeltirse, onlar da sonsuza dek kalacakları hasbahçeye girecekler. Ey
halkım, neden ben sizi kurtuluşa çağırdığım halde siz beni ateşe
çağırıyorsunuz? Siz benim Tanrı'ya güvenmememi ve onun dışındakilere körükörüne
itaat etmemi istiyorsunuz. Ben ise sizin sadece bağışlayıcı ve her şeye gücü
yeten Tanrı'ya itaat etmenizi istiyorum. Sizin benden itaat etmemi
istedikleriniz ne diriliş öncesi hayatta ne de diriliş sonrasında hiçbir
karşılık veremezler. Sonunda hepimiz Tanrı'nın huzuruna çıkarılacağız. Sınırı
aşanlar ateşe girecekler. Bu söylediklerimin doğru olduğunu göreceksiniz. Ben
Tanrı'ya teslim oldum. O bütün kullarını görmektedir" dedi.
45. Tanrı onu
kendisi hakkında planlanan kötülüklerden korudu. Ama Firavun hanedanı dehşetli
bir cezaya çarptırılacak.
46. Sonsuza dek
ateşte kalacaklar. Kıyamet koptuğunda "Firavun hanedanını o dehşetli
cezaya sokun!" denir.
47. Ateştekiler
birbiriyle tartışır. Ezilenler sömürücülere: "Biz size bağlıydık, hani
şimdi bizi ateşten herhangi bir şekilde kurtarabiliyor musunuz!" derler.
48. Sömürücüler de:
"Hepimiz ateşin içindeyiz. Tanrı kullarını yargıladı artık" diye
cevap verirler.
49. Ateşe girmiş
olanlar cehennem görevlilerine: "Nolur Tanrı’dan
cezamızı bir süre hafifletmesini isteyin" diye yalvarırlar.
50. Onlar da:
"Aranızdan seçilmiş elçiler size net bir mesaj aktarmadı mı" diye
sorunca, "Evet" derler. Bunun üzerine görevliler: "Madem öyle,
yalvarıp durun bakalım! Güvenmemiş olanların feryadı boşunadır!" derler.
51. Ben elçi olarak
görevlendirdiğim kişileri ve onlara güvenenleri diriliş öncesi hayatta
kurtardığım gibi onları size bahsettiğim şeylerin gerçekleşeceği o gün de
kurtarırım.
52. Suçlular ise o
gün hiçbir şekilde kendilerini savunamayacak ve tamamen dışlanacaklar. Çok kötü
bir sona uğrayacaklar.
53-54. Musa'ya da
akıllılar için bir rehber ve öğüt olarak yol gösterici bir mesaj göndermiş ve
onu Yakupoğullarına devretmiştim.
55. Sen bağlılık
göstermeye devam et. Tanrı’nın bahsettiği şeyler gerçekleşecek. Sabah akşam Tanrı’nın
hükmüne uy ve seni dinleyenlere sahip çık.
56. Körükörüne
Tanrı’nın mesajına sırt çevirenler psikolojik olarak asla tatmin edemeyecekleri
bir üstünlük kompleksi içindeler. Sen onlardan Tanrı'ya sığın. O her şeyi
işitir ve görür.
57. Evrenin oluşumu
insanların oluşumundan daha büyük bir şeydir ama insanların çoğu farkında
değil.
58. Elbette
görmezlikten gelen ile gören bir olmaz. Güvenen ve kendini düzeltenler ile
kendini bozanlar da bir olmaz. Ne kadar azınız önemsiyorsunuz!
59. Kıyamet
kesinlikle gerçekleşecek ama bu halkın çoğu güvenmiyor.
60. Tanrı: "Bana itaat edin karşılığını
vereyim. Bana itaat etmeye çekinenler, perişan bir şekilde cehenneme
girecekler" dedi.
61. Tanrı sizin
için geceyi dinlenmenize elverişli, gündüzü de aydınlık yapmıştır. Tanrı
insanlara karşı çok cömert ama onların çoğu karşılık vermiyor.
62. Boyun eğmeniz
gereken tek kişi Tanrı’dır. Her şeyi o oluşturmuştur. Ondan başka hiçkimseye
boyun eğilmez. Ona nasıl sırt çevirebilirsiniz!
63. Tanrı'nın
mesajına güvenmeyenler işte ona sırt çevirmiş oluyorlar.
64. Tanrı dünyayı
sizin için bir yuva, uzayı da bir tavan yapmıştır. Sizi türetmiş ve türünüzü geliştirmiştir.
Size birçok sağlıklı besin kaynakları sunmuştur. İşte hepinizin tanrısı olan
Tanrı budur. Tüm insanların tanrısı yücedir.
65. O diridir.
Ondan başka hiçkimseye boyun eğilmez. Hükümlerinizi katkısız bir şekilde
Tanrı’dan alarak ona itaat edin. Her türlü övgüye layık hüküm, tüm insanların
tanrısına aittir.
66-68. Onlara şunu
söyle: “Tanrı’dan gelen mesaj sizin Tanrı’yı bırakıp da boyun eğdiğiniz o
kişilere boyun eğmemi yasaklıyor ve tüm insanların tanrısına teslim olmamı istiyor. O sizin oluşumuzu
topraktan başlatmıştır ve sizi bir tek spermden çoğaltmaktadır. Spermi zigota
dönüştürür ve daha sonra bir bebek olarak dünyaya çıkarır. Sonra olgunlaşır ve
yaşlanırsınız. Bazılarınız henüz yaşlanmadan hayatı sonlandırılır. Ama sonuçta
hepiniz kendiniz için belirlenmiş süreyi doldurursunuz. Umarım anlarsınız. O
size hayat veriyor ve sonra alıyor. O bir şeye karar verdiğinde ona sadece,
olmasını söyler o da oluşur."
69. Bak işte
Tanrı'nın mesajına sırt çevirenler nasıl da onu umursamıyorlar!
70. Elçilerime
bildirdiğim mesaja güvenmeyenler ileride her şeyi anlayacaklar.
71-72. Onların
boyunlarına zincirli tasmalar takılacak ve cehenneme sürülerek ateşte
kavrulacaklar.
73-74. Onlara:
"Tanrı'yı bırakıp da boyun eğdikleriniz hani nerede!" denilir. Onlar
da: "Bizi yüzüstü bıraktılar. Ümitlerimiz boşa çıktı" derler. Tanrı
kendisine güvenmeyen o kişilere hüküm giydirecek.
75. Çünkü dünyada
benim mesajımdan başka şeylere güvenip onlarla yetindiniz!
76. Onlara
"Haydi sonsuza dek kalmak üzere girin bakalım cehennemin
kapılarından!" denir. Ne dehşetli bir yerdir onun mesajını
önemsemeyenlerin kalacağı bu yer!
77. Sen bağlılık
göstermeye devam et. Tanrı’nın bahsettiği şeyler gerçekleşecek. Onları tehdit
ettiğim şeyleri senin sağlığında gerçekleştirsem de senin hayatına son versem
de sonunda hepsi benim karşıma çıkarılacak.
78. Senden önce
nice insanları elçi olarak görevlendirdim. Onların kimini sana anlattım, kimini
de anlatmadım. Tanrı izin vermeden hiçbir elçi mucize gösteremez. Yanlış
yollara dalanlar Tanrı'nın buyruğu gerçekleştiğinde mahvolacaklar.
79. Tanrı bütün
hayvanları sizin hizmetinize sunmuştur. Onları binek olarak kullanabilir ve
hepsinin etlerini yiyebilirsiniz.
80. Onların her
şeyinden faydalanabilirsiniz. Gitmek istediğiniz yerlere onlarla ulaşabilirsiniz.
Karada onlarla suda deniz araçlarıyla seyahat edersiniz.
81. O size birçok
şaheserini gösteriyor. Tanrı'nın hangi şaheserini görmezlikten gelebilirsiniz!
82. Yeryüzünde
dolaşıp da sizden önceki toplumların sonunun nasıl olduğunu hiç düşünmüyor
musunuz? Onlar sizden daha fazlaydı, daha güçlüydü ve daha çok toprağı
sahiplenmişlerdi ama biriktirdikleri şeyler onları kurtaramadı.
83.
Kendileri için görevlendirilmiş elçiler onlara net bir mesaj aktardığı halde onlar kendi bildikleriyle yetindiler ama
hafife aldıkları şey başlarına geldi.
84. Cezamı
gördüklerinde: "Artık Tanrı'ya tamamen güveniyoruz ve onun dışındakilere
boyun eğmeyi bırakıyoruz" dediler.
85. Cezamı
gördüklerinde bana güvenmelerinin onlara hiçbir faydası olmadı. Bu, Tanrı'nın
kullarına uyguladığı bir kanundur. Güvenmeyenler mahvolur.